YEREL HABERLER - 23 Eylül 2016 Cuma 15:36

Torul’da muhtarlar toplantısı

A
A
A
Torul’da muhtarlar toplantısı

Gümüşhane’nin Torul ilçesinde Vali Okay Memiş ve Milletvekilleri Hacı Osman Akgül ve Cihan Pektaş’ın katılımıyla köy ve mahalle muhtarlarıyla toplantı yapıldı.
İlçe Müftülüğü Konferans Salonunda gerçekleştirilen toplantıya Garnizon Komutanı Albay Cezayir Danışan, Torul Kaymakamı Hakan Kafkas, İl Emniyet Müdürü Orhan Kar, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, Trabzon Orman Bölge Müdürü Mümin Döngez, Doğa Koruma ve Milli Parklar 12.Bölge Müdürü Mustafa Bulut, Torul Belediye Başkanı Nidai Köroğlu, kurum müdürleri, İl Genel Meclisi üyeleri, sivil toplum örgütü üyeleri, sivil toplum örgütü temsilcileri, köy ve mahalle muhtarları katıldı.
Toplantıda yaptığı konuşmada Torul, Kürtün ve Gümüşhane merkezinin coğrafi yapısından dolayı ulaşım kalitesinde bir düşüklük olduğunu ifade eden Vali Memiş, “Ben hemen hemen birçok köyü gezdim. Kendimize bir takım hedefler belirledik. Özellikle Torul, Kürtün ilçelerinde asfaltı tamamlanmayan köy bırakmayacağız. Köyü asfalt olan köy muhtarı bizlerden, köy içindeki mezarlığa ve köy konaklarına da asfalt istiyor. Bizim bütün projelerimizi öncelik sırasına göre belirledik. Şu anda bir çok köyümüzün asfaltı yok. Öncelik bu yolların asfaltlanması olacak. Ondan sonra diğer kalan kısımlara kaynak aktaracağız” dedi.
MTA, KARACA MAĞARASINDA İNCELEME YAPACAK
Torul’un kendileri için çok önemli olduğunu ve kamu yatırımlarından da en fazla pay alan ilçelerden birisi olduğunu dile getiren Vali Memiş, “Karaca Mağarası’nın yıllık 60-70 bin civarında ziyaretçi potansiyeli var. Maden Tetkik Arama Enstitüsüne bir yazı gönderdim. Mühendislere o madeni inceleteceğiz. Eğer teknik açıdan mahsuru yoksa 70 bin rakamı bizim için yeterli değil. Olabiliyorsa, mağaraya zarar vermeyecekse bu rakamın 250 bin olması gerekir. İhalesini aldık, yol yapımına başlıyorlar. Burayı yeşil yol kapsamında yapacağız” diye konuştu.
“LİMNİ EN AZ UZUNGÖL KADAR POPÜLER BİR YER OLACAK”
İlçeye bağlı Zigana köyü sınırları içerisinde bulunan Limni Gölünün ise muazzam bir güzellik olduğunu kaydeden Vali Memiş, “Zigana’dan Limni gölüne kalan mesafeyi betonladık. 1 km’si kaldı. Limni Gölü’yle Zigana Kayak Merkezi arasındaki yolun da ihalesini yaptık. Burayı da İl Özel İdareden değil Vekillerimizin aktardığı kaynaklarla yapıyoruz. Limni en az Uzungöl kadar popüler bir yer olacak” ifadelerini kullandı.
“2 YIL İÇERİSİNDE KÖYLERİMİZİN TAMAMI ASFALT YOLA KAVUŞMUŞ OLACAK”
AK Parti Gümüşhane Milletvekili Osman Akgül ise konuşmasında bir iş yapılırken iyi bir strateji belirlenmesi gerektiğine dikkati çekerek, “Bir işin planlamasını doğru yaptığınız zaman o işleri doğru zamanda yapmış oluyorsunuz ve bu da yaptığınız işler açısından çok önemli. Bizlerde sayın Valimizle bir strateji belirledik. Bu strateji çerçevesinde de en az 2 yıl içerisinde köylerimizin tamamı asfalt yola kavuşmuş olacak” dedi.
Muhtarlarla bu tür toplantılar yapmaya devam edeceklerini belirten Akgül, “Bizim performansımızı onlar değerlendirecektir. Bu çerçevede seçimden önce de taahhütlerimiz vardı. Köylerimizin ihtiyaçlarını planlı bir şekilde halledeceğiz. Ben muhtarlarımızdan sürekli bizi aramalarını, sorunlarını bildirmelerini istiyorum” şeklinde konuştu.
AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş da seçim öncesi muhtarlarla bir araya geldiklerini, sürekli iletişim halinde olduklarını ifade ederek, “Seçim zamanı muhtarlarımızın bizden talepleri olmuştu. Biz de bu taleplerin tamamını yerine getireceğimizi söylemiştik. Köylerimizle ilgili çalışmalarımızı öncelik sırasına koyduk. Torul ve Kürtün coğrafi şartlar itibariyle zorlu bölgelerimiz. Ama ne olursa olsun Torul’un en ücra köşesinde yaşayan vatandaş da bizim kardeşimiz. Torul’un da, Kürtün’ün de yollarını yapıyoruz, bunları bitireceğiz. Köylerimizin diğer ihtiyaçlarını muhtarlarımız bize iletiyor. En fazla talep yol oluyor. Dolayısıyla biz bu yolları asfalt yapıyoruz. Uzun zaman dayanabilecek, bozulmayacak yollar yapıyoruz” diye konuştu.
“TORUL’UN TURİZM POTANSİYELİNİ ÖN PLANA ÇIKARACAĞIZ”
Torul’da tarım olmamasına karşın enfes tabii güzellikler olduğunu vurgulayan Pektaş, “Torul tarihi bir şehir. Torul’un turizm potansiyelini ön plana çıkarmaya karar verdik. Torul Kalesi Türkiye’nin en eski kalelerinden bir tanesi. Bu sebeple Karaca Mağarası ve Limni Gölü’nün yollarını hızlı bir şekilde yapıyoruz. Buradaki turizmi hareketlendirmemiz için yöresel ürünleri ön plana çıkarmamız gerekir. Turistler gittikleri yerlerin yöresel ürünlerine rağbet ediyorlar. Bunun akabinde açılacak olan yeni tesislerle işsizliğe de tedbir alınmış olacak. Bu şekilde daha çok istihdam sağlanacak. Yaylalarımızı da değerlendireceğiz. Yaylarımızda hukuki sorunlar var. Bunları da aşacağız” ifadelerini kullandı.
“GÜMÜŞHANE’NİN HER TARAFI ŞANTİYE HALİNDE”
Terörle mücadelenin yatırımların önünde büyük engel oluşturduğunu belirten Pektaş, “Yatırımlardan kesiliyor. Ülkemiz büyük bir beka mücadelesi veriyor. Bir taraftan terör örgütleriyle mücadele ederken para harcarken diğer taraftan yatırımlarımızı azaltmadan hatta artırarak sürdürüyoruz. Gümüşhane’nin her tarafı şantiye halinde” dedi.
TORUL KALESİNE CAM TERAS GÜNDEMDE, HARŞİT ÇAYINA ÇAMLICA’DA SET VURULACAK
Milletvekili Pektaş, geçtiğimiz aylarda yolu yapılan Torul kalesine çok güzel bir cam seyir terası projesi yapmak istediklerini belirterek, zorlu projeyi gerçekleştirmek istediklerini vurguladı ve “Ayrıca DSİ’nin belli bir noktaya getirdiği bir proje var. Torul’da tarihi köprüyü kurtarmak için Çamlıca’nın oraya bir set çekeceğiz. Arkasını su dolduracağız. Piknik alanı, mesire alanı yapacağız. Setin üzerini de yol yapacağız. Araçlar karşıya geçecek şekilde güzel bir proje. Onu da en kısa zamanda ihale edeceğiz” şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim, bundan kaçmıyorum’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor mağlubiyetiyle ilgili, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. İlk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Corendon Alanyaspor kendi sahasında karşılaştığı Samsunspor’a 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Maça iyi başladık. İlk dakikalarda 2-3 kez topu üçüncü bölgeye taşımayı başardık. 3-4 korner pozisyonlarına girmeye başardık. Ama karar anlarında çok iyi değildik ve kornerlerden de bir şey çıkaramadık. Oyun eşit gidiyordu. İki takımda oynamaya çalışıyordu. Büyük bir pozisyon yoktu. Samsunspor’un golüne kadar. Gol pozisyonunda da stoper kendi ceza sahasından bizim ceza sahamıza kadar top sürerek geldi. Pas verdi, asist yaptı. Bu imkansız, böyle bir gol yemek kabul edilemez. Bu seviyede böyle bir hata kabul edilemez. Çocuklarım da futbol oynuyor. Onların maçlarında bile kabul edilemeyecek bir durum. Rakip ceza sahasından diğer ceza sahasına kadar top sürmesi kabul edilemez. Daha fazla baskı yapılması gerekiyor en fazla faul ile durdurulması gerekiyor. Golden sonra da özgüvenimiz düştü. Zaten Beşiktaş maçında mağlup olmuştuk. Sonrasında ikinci gol kendi aramızdaki bir top kaybından geldi. Ve Samsunspor için kolay bir gol oldu. Basit hatalar yaptık ve cezası ağır oldu. Devrede bazı değişikliler yaptık, daha fazla risk aldık ve adam adama döndük. Sonrasında 2-1’i yakalayacak pozisyonlar bulduk. Mesela Steve Mounie’nin kafa pozisyonu var. Kendi oyuncuma çarptı kaleye giden top. Adam adam oyunda bazı zorluklar oluyor. Adam adama oynama kapasitesine sahip oyuncularımız yok. Tüm maç boyunca bunu sürdürecek karaktereristlik özelliğimiz yok. Özellikle Beşiktaş maçı gibi zorlu maçın ardından bunu yapamazdık. Bazı sıkıntılar yaşadık rakip de 3-4 gol şansı yakaladı. Risk alınca rakibimiz 3. golü buldu. Ama sonrasında oyuncularım inanmaya devam ettiler 2. ve 3. golü buldular. Son topu da uzun kullanabildik. Ama topu kaybettik. Bugün maçta iyi şey bizim adımıza oyuncularımızın son dakikaya kadar mücadele etmesiydi. "3 final maçımız var’’ Son kalan 3 maçlarının final niteliğinde olacağının altını çizen Pereira, "Şimdi odaklanmamız gerekiyor. Çünkü önümüzde 3 final maçımız var. Ve galibiyette uzlaşmak için de rakibe hiç birşey vermemiz gerekiyor. Son iki maçta rakibimize çok fazla şanlar verdik. Çok iyi organizasyonlarla gelen goller değildi bizim hatalarımızdan gelen gollerdi. Samsunspor hak etti demiyorum. Ama goller bizim hatalarımızdan geldi. Bunu kabul etmek çok zor. Bazen Rakip çok iyi oynar iyi organizasyon yapar bize zorluk çıkarırlar o zaman alkışlarım. Ama böyle basit goller yiyin kabul etmesi gerçekten zor oluyor. Bir sonraki adımımız hataları aza indirmek olmalı. Şimdi 3 final maçımız var 9 puan alabilir. Bizim için önemli’’ ifadelerini kullandı. Samsunspor maçı yenilgisinin ilk sorumlusunun kendisi olduğunu aktaran Pereira, "Bugünkü yenilginin ilk sorumlusu benim bundan kaçmıyorum. ilk 11’i ben seçiyorum, oyunu ben kuruyorum antrenmanları ben yaptırıyorum. O yüzden ilk sorumlu benim’’ şeklinde konuştu.
Kayseri Kayseri’deki ‘ilaç yolsuzluğu’ davasında tutuklu sanık kalmadı Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastaların adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu 88 milyon 591 lira zarara uğrattıkları iddia edilen 2’si tutuklu 12 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşma sonunda davada tutuklu sanık kalmadı. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören hastalar adına sahte rapor ve reçete düzenleyerek kamuyu zarara uğrattıkları iddiasıyla aralarında eczacı ve eczacı kalfalarının da bulunduğu 2’si tutuklu 12 sanığın yargılanmasına 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bir sanığın mazeret belirterek katılmadığı duruşmada, resmi evrakta sahtecilik yaparak kamu zararına neden olduğu suçlamasıyla hakim karşısına çıkan eczacı ve eczacı kalfalarının ifadelerinde ortak kanaat, hastaneden gelen e-reçete ve raporları kendilerinin düzenleme yetkilerinin olmadığı oldu. Eczacılar kalfaları işaret etti Eczane sahipleri ifadelerinde reçeteleri sisteme kalfalarının girdiğini söyleyerek eczacı kalfalarını işaret ederken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan reçeteleri işleme koymadıklarını ifade etti. Eczacılık sisteminin işleyişinden bahseden sanıkların tamamı, "E-reçete veya raporu doktor düzenler. Bu raporların altında üç profesörün ve başhekimin onayı bulunur. Bize gelen rapor ve reçeteleri kontrol ettiğimizde SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kurallarına uygun olduğunu gördükten sonra ilacı depodan isteriz. Süreçte bizim başka bir müdahalemiz olamaz" şeklinde beyanda bulundular. İlacı temin eden ile teslim alan belirlenemedi Sanık ifadelerinde ilacı eczanelerden kimin teslim aldığı noktasında da farklı iddiaların olması dikkat çekti. Tutuklu eczacı kalfaları E.Ö ve E.Ö’nin teslim aldığı, ilacı eczaneden istediği yönünde ifadelerde bulunuldu. Ayrıca Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç’ın doktorların elektronik imzalarını kullanarak bu reçete ve raporları hazırladığı yönünde de beyanlarda bulunuldu. "Benim adıma ilaç bir yıl süreyle alınmış" Şikayetiyle ‘ilaç yolsuzluğu’ davasının başlamasına neden olan C.B., iddialarını mahkemede tekrarlayarak, "Benim adıma bir yıla yakın süre bu ilaç temin edildi. Ben defalarca SGK’ya, CİMER’e şikâyetlerde bulundum. Ne zaman konu basında yer aldı, o zaman soruşturma açıldı. Bu ilaç bana hiç ulaşmadı, benim adıma birileri aldı ve sattı. Şikâyetçiyim, mağdur edildim" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturma Sanıkların tamamının dinlenmesinin ardından sanık avukatları dinlendi. Avukatlar soruşturma aşamasındaki eksikliklere de dikkat çekerek, ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçlamasının kabul edilemeyeceğini, evrakı düzenleyenin doktorlar olduğunu, eczacıların yalnızca kendilerine ulaşan reçeteleri işleme koyduklarını vurguladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen soruşturmanın da dava açısından önemli olduğunu dile getiren avukatlar, bu konuda bilirkişi raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti. Ayrıca sanık avukatları, HTS kayıtları ile söz konusu reçetelerin tarihleri arasında da uyuşmazlık olduğunu, savcılığın süreci gerekli titizlikte yürütmediğini belirtti. Tutuklu sanık kalmadı Savcılık, mütalaasında adli kontrol şartı bulunan sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasını, tutuklu bulunan 2 sanığın da tahliyesini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme başkanı, savcılık mütalaası doğrultusunda 2 sanığın tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrollerinin kaldırılmasına, mahkeme önünde ifade veren tüm sanıkların davadan vareste tutulmasına karar verdi. Mahkeme ileri bir tarihe ertelenirken, davada tutuklu sanık kalmadı.