SPOR - 15 Aralık 2016 Perşembe 16:22

Gümüşhanespor ağır saha koşullarından şikayetçi

A
A
A
Gümüşhanespor ağır saha koşullarından şikayetçi

Ziraat Türkiye Kupası H Grubu’nda Kızılcabölükspor’u 1-0 mağlup eden Gümüşhanespor’un Teknik Direktörü Tarık Daşgün, "Kupa maçları ve kış şartları performansımızı etkiledi" dedi.
Ziraat Türkiye Kupası H Grubu 2. hafta maçında Gümüşhanespor, Kızılcabölükspor’u 1-0 mağlup etti. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Gümüşhanespor Teknik Direktörü Tarık Daşgün, adeta buz pistine dönen Yeni Şehir Stadyumu’nu kast ederek, “Hedefe giden yolda bu şartlarda nasıl maç kazanacağız düşündürücü” diye konuştu.

“Sporcularımız hangi şart olursa olsun formaları için mücadele ediyorlar”
Ağır şartlarda müsabakadan 1-0 galip ayrılan sporcularını tebrik eden Daşgün, “Yüreğiyle, profesyonelliğin gereğini gösteriyorlar. Hangi şart olursa olsun çıkıp formaları için mücadele ediyorlar. Rakibimizi de tebrik ediyorum. Ne olacağı belli olmayan oyunlar olur bu sahaların üzerinde. Favorisi, iyi takımı yoktur. Biz şükürler olsun bunu da kayıpsız geçtik. Gol geç geldi ama gelmeyebilirdi de. Çocukların özverisinden dolayı onları kutlarım. Maç maç bakıyoruz. Bu maça baktık ve şükürler olsun kazandık” dedi.

“Artık Etimesgut maçına bakıyoruz”
Artık pazar günü ligde ilk devrenin son maçında yine sahalarında karşılaşacakları Etimesgut müsabakasını düşünmeye başladıklarını belirten Daşgün, “Şimdi döndük çok daha önemli lig maçımıza. Etimesgut maçı muhakkak almamız gereken bir maç. Ekip, oyuncular, inanmış taraftarlarımızla tek vücut olmaya devam ediyoruz. İnşallah doğa ve saha şartları bizi etkilemez. Sezon içinde takımın düşüşü de çıkışı da olacak dedik. Eksiklerimiz var. Zaman zaman cezalılar, zaman zaman sakatlar. Bizim oyunumuzu etkileyen önemli oyunculardan da eksik kaldık. Buna rağmen sahaya çıkıp mücadele eden herkes yüreğini koymaya devam ediyor. Bazen istediğimiz sonuçlar olmuyor. İnşallah Pazar günkü maçı kazanıp rakibimizin de puan kaybetmesini bekleyerek en azından devreye lider girmemiz lazım. Biz kendi maçımızı kazanmayla ilgili yapacağız. Pazar günü çıkıp Gümüşhanespor’u inşallah devreye lider girmesi için bize düşen herşeyi yapacağız” diye konuştu.

“Kupa maçları ve kış şartları performansımızı etkiledi”
Kupa maçlarının takımın performansını etkilediğini dile getiren Daşgün, kış şartları nedeniyle uzun zamandır sağlıklı ve düzenli antrenman yapamadıklarını, taktiksel çalışmaların azaldığını belirterek, “Sakatlıklar da etkiledi ama kupa maçları da etkiledi. Bundan dolayı kamp programını da değiştirmek zorunda kaldık. Diğer takımlardan 10 gün sonra kampa gideceğiz. Kamp programımız 1 Ocak’ta başlayacak, 13-14’ünde gelip maç için burada antrenman yapacağız. Kampımızı Antalya Manavgat’ta yapacağız. 12-13 günlük kamp dönemimiz olacak. Orada daha çok taktiksel çalışmalar yapacağız. İnşallah ikinci devrede bu düşüşleri tamamlayıp tekrar yukarı doğru bir ivme kazandıracağız” ifadelerini kullandı.

“Devre arasında 3 oyuncu transfer etmek istiyoruz”
Aşırı olmamakla birlikte sakatlıklardan kaynaklanan eksik yerlere devre arasında en fazla 3 takviye yapmayı planladıklarını ifade eden Daşgün, şöyle konuştu:
“Hiçbir zaman devre ara transferinin olumlu olduğuna inanmayan bir insanım. Fakat nokta 2-3 transferin de bize faydalı olacağını düşünüyorum. 6-7 kişilik bir düşüncemiz yok. Biz sezon başında takımı kurarken devre arası transferi yapmayacak şekilde kurduk. Hatta bütün oyuncularımızla 2 yıllık anlaştık. 2 yıllık planlama yaparak transferleri yaptık. Ama sezonu kapatan arkadaşlarımız oldu. Fikir birliğinde olamadığımız, ayrı düştüğümüz, bir arada olmayacaklarımız da olabilir.”
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum 22 yılda 109 milyon 508 bin adet fidan toprakla buluştu Erzurum’da 2003-2025 yılları arasında 109 milyon 508 bin adet fidan toprakla buluşturuldu, aynı dönemde 176 milyonun üzerinde fidan üretimi gerçekleştirildi. Vali Aydın Baruş, Orman Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret ederek Bölge Müdürü Serkan Karakurt’tan yürütülen çalışmalar hakkında brifing aldı. Ziyarette Erzurum’da 2026 yılı yatırım programı kapsamında ormancılık faaliyetlerine hız verildiği; ağaçlandırmadan toprak muhafazaya, orman yollarından üretim çalışmalarına kadar geniş bir alanda önemli projeler hayata geçirildiği ifade edildi. 2026 yılı içerisinde ise 8 milyon 410 bin adet fidanın toprakla buluşturulması hedeflendiği vurgulanırken; 400 hektar toprak muhafaza, 500 hektar sel kontrolü ve 1.800 hektar mera ıslahı çalışması planlandığı dile getirildi. Ayrıca silvikültür faaliyetleri, fidan ve tohum üretimi ile orman yolu yapım ve bakım çalışmaları aralıksız sürdürüleceği vurgulandı. Erzurum’a 410 milyon TL yatırım Erzurum’da ORKÖY destekleri kapsamında 185 aileye 50 milyon 328 bin TL kredi ve hibe sağlanması için saha çalışmaları ve tespitler tamamlandı. Tüm bu çalışmalar doğrultusunda Erzurum’a 2026 yılı için toplam 410 milyon TL yatırım yapılacağı dile getirildi Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Vali Baruş, ormanların; havayı filtre eden, temiz hava sağlayan ve su kaynaklarınının korunmasında hayati rol üstlenen en önemli doğal varlıklardan biri olduğunu ifade etti. Vali Baruş, Orman Teşkilatı’nın mesai mefhumu gözetmeksizin sahada görev yaptığını, özellikle orman yangınları ve doğal afetler başta olmak üzere her türlü zorlu durumda vatandaşın yanında yer aldığını bizzat müşahede ettiğini belirtti. Personele teşekkür mesajı Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü personelinin özverili çalışmalarına teşekkür eden Vali Aydın Baruş, orman varlığının artırılması, mevcut orman alanlarının korunması ve sürdürülebilir şekilde geleceğe taşınması adına çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Ayrıca ormanların yangınlardan korunması, orman alanlarının rehabilitasyonu ve değişen iklim şartları doğrultusunda ağaçlandırma faaliyetlerinin artırılması için gerekli tüm desteğin verilmeye devam edileceğini ifade etti.
Antalya Akdeniz’de ilk olma özelliği taşıyan Faz-1 klinik araştırma merkezi açıldı Akdeniz Bölgesi’nde ilk olma özelliği taşıyan Faz-1 Klinik Araştırma Merkezi hizmete açıldı. Merkezde, yeni geliştirilen ilaçların faz-1 çalışmaları gerçekleştirilecek. Memorial Antalya Hastanesi Merkez koordinatörü ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Demirkan, Faz-1 çalışmalarının yalnızca belirli bir branşla sınırlı olmadığını belirterek, "Onkoloji, kardiyoloji, nöroloji, immünoloji ve diğer bilim dallarında da Faz-1 çalışmaları yürütülecek" dedi. Tüm dalları kapsayan araştırmalar Akdeniz Bölgesi’nde ilk kez Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan merkezin geniş kapsamlı araştırmalara ev sahipliği yapacağını ifade eden Prof. Dr. Demirkan, "Bölümüm hematoloji olmasına rağmen yalnızca bu alanla sınırlı kalmayacağız. Tüm branşlarda Faz-1 araştırmaları yapılacak" diye konuştu. İlaçların güvenliği ve dozu belirleniyor Faz-1 çalışmalarının temel amacının ilaçların güvenliği ve uygun dozunun belirlenmesi olduğunu vurgulayan Demirkan, şu bilgileri paylaştı: "Faz-1 çalışmaları, ilaçların yan etkilerinin değerlendirildiği ve en uygun dozun seçildiği ilk aşamadır. Bu süreç başarıyla tamamlanırsa Faz-2 ve Faz-3 aşamalarına geçilir. Faz-1 çalışmaları genellikle 60-80 gönüllü ile sınırlıdır" Demirkan, ileri aşamalarda hasta sayısının arttığını ve özellikle Faz-3 çalışmalarında 600 ila 1000 kişilik geniş ve uluslararası katılımlı gruplarla araştırmalar yapıldığını kaydetti. "Sağlıklı ve hasta gönüllüler katılabilecek" Çalışmalara hem sağlıklı bireylerin hem de tedavi seçeneklerini tüketmiş hastaların dahil olabileceğini belirten Demirkan, "Kanser hastalarında yeni geliştirilen ilaçlar ilk kez bu aşamada uygulanabilir" ifadelerini kullandı. Ayrıca gönüllülerin çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınmasının zorunlu olduğu ve istedikleri zaman araştırmadan ayrılabilecekleri bildirildi. "Faz çalışmaları akademik açıdan en üst düzeyde" Faz çalışmalarının bilimsel açıdan önemine değinen Demirkan, "Bu merkezler inovasyona en yakın yerlerdir. Hastalar yeni tedavilere erken erişim imkanı bulur. Aynı zamanda akademik çalışmaların en üst düzeyde yürütüldüğü alanlardır" dedi. Klinik araştırmalar sayesinde birçok hastalıkta yaşam süresinin önemli ölçüde arttığını vurgulayan Demirkan, "Bazı hastalıklarda 1-2 yıl olan yaşam süresi 9-10 yılın üzerine çıkmış, hatta tam şifa sağlanan durumlar görülmüştür" diye konuştu. "Klinik araştırmaların yüzde 80’i dört alanda" Dünya genelinde klinik araştırmaların büyük bölümünün belirli alanlarda yoğunlaştığını belirten Demirkan, "Hematoloji ve onkoloji, immünoloji, nöroloji ve kardiyoloji hastalıkları klinik araştırmaların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor. Bu alanlarda yeni bulunan ilaçların Faz- 1 çalışmalarını bu merkezde yapmayı planlıyoruz" dedi. Dr. Demirkan, Faz-1 çalışmalarında gönüllülerin klinik çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınması gerektiğini, ayrıca istedikleri zaman çalışmadan ayrılabileceklerini de sözlerime ekledi.