GENEL - 22 Ocak 2017 Pazar 13:44

Zigana’da çığ faciasında hayatını kaybeden 10 dağcı törenle anıldı

A
A
A
Zigana’da çığ faciasında hayatını kaybeden 10 dağcı törenle anıldı

Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı’nda 8 yıl önce meydana gelen çığ faciasında hayatını kaybeden 10 dağcı için anma töreni düzenlendi.
Torul Kaymakamlığı, Trabzon Tenis Dağcılık Kayak İhtisas Kulübü (TEDAK) ve Gümüşhane Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen anma programı düzenlenen yürüyüşle başladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu tarafından Zigana Dağı zirvesinde kurulan Kış Temel Eğitim Kampı’na katılan Türkiye’nin dört bir tarafından dağcılık kulüpleri üyesi dağcılar ile Gümüşhane, Trabzon ve Rize’den bölgeye gelen dağcılar, Zigana Dağı zirvesindeki Gümüşkayak Tesisleri’nden çığ felaketinin olduğu bölgede Gümüşhane Valiliği tarafından yaptırılan anıta kadar yaklaşık 3 kilometrelik yolda yürüyüş gerçekleştirdi. Güneşli bir günde gerçekleştirilen anma programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Programda konuşan Gümüşhane Valisi Okay Memiş, 25 Ocak 2009 tarihinde çığ felaketi sonucu 10 dağcıyı kaybettiklerini hatırlatarak, “Dağcılık sporu çok önemli bir spor. Eğitim düzeyi yüksek ve ülkenin münevver insanlarının daha çok tercih ettiği bir spor. Kaybımız çok büyük. Büyük üzüntü yaşıyoruz. Onların anısını yaşatmak ve yaşananlardan ders almak maksadıyla bir aradayız. Bu tür sporlar kendi içerisinde bir takım riskler barındırıyor. Ancak bizde devlet otoritesini temsil eden insanlar olarak nerelerde çığ olabilir, nerelerde bu sporu yapan insanlar olumsuz durumlarla karşılaşabilir diye dersimizi çalışıyoruz” dedi.
Nasuh Mahruki’nin kitabında yer alan “Eğer siz dağı yenmeye çalışırsanız dağ sizi yener” ifadelerine vurgu yapan Vali Memiş, “Bu bütün ekstrem sporlar için söz konusu. İnsanoğlu doğayla ne kadar bütünleşirse, kendisini doğadan üstün, doğadan ayrıcalıklı görmek yerine onun bir parçası olarak görürse dünyadaki yaşamında, çevrenin korunmasında da büyük tesiri olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Ersan Başar ise, 8 yıl önce elim bir çığ felaketinde 10 dağcı dostlarını kaybettiklerini belirterek, “8 yıl önce burada spor için, doğa için, dağlar için gelen, bölgesini tanıtmak için gelen arkadaşlarımız elim bir kazada şehit oldular. Karın altında kaldılar. Onların amaçları spor yapmak, birlikte olmak, bu güzellikleri görmek ve dünyaya tanıtmaktı. 8 yıl uzun bir süre gibi gelebilir ancak biz aynı hissi duygularla, aynı düşüncelerle hepsini yad ediyoruz. Türkiye Dağcılık Federasyonu olayın ilk olduğu andan beri buradaydı, yine burada, bundan sonra da burada olacak. Şehitlerimizi hiçbir zaman unutmayacağız” diye konuştu.
Konuşmaların ardından hayatını kaybeden 10 dağcı için İlçe Müftüsü Hasan Değirmenci tarafından dua okundu. Etkinliğin sonunda Gümüşhane Belediyesi tarafından Kış Temel Eğitim Kampı ve yürüyüşe katılan sporculara kumanya dağıtıldı. Anma törenine Gümüşhane Valisi Okay Memiş, Torul Kaymakamı Mustafa Karali, İl Emniyet Müdürü Orhan Kar, İl Jandarma Komutan Vekili Dr. Yarbay Semih Bulut, Torul Belediye Başkanı Nidai Köroğlu, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü İsrafil Aslan, Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Alaattin Karaca, yüzlerce dağcı ve ölen dağcıların arkadaşları katıldı.
Zigana Dağı’nda 25 Ocak 2009’da doğa yürüyüşü yapan TEDAK üyesi 17 kişi çığ altında kalmıştı. Olayda Burçak Sevim, Davut Akdeniz, Erhan Terzi, Özlem Timurcuoğlu, Hüseyin Karaosmanoğlu, Gülhanım Piyale, Yasemin Aktaş, Hasan Ali İsoğlu, Dursun İnan olay yerinde, Hüsniye Sarıbıyık da tedavi gördüğü Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesinde hayatını kaybetmişti. Çığda Rahmi Keleş, Yonca Yılmaz, Elmas Aykaç, Ural Ayar, Hasan Anahar, Hasan Çiftçi ve Emel Şimşek de yaralanmış, olayın ardından Gümüşhane Valiliğince Zigana Dağı’nda hayatını kaybeden 10 dağcı için anıt yaptırılmıştı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de dolandırıcılık şebekesi çökertildi: 100 milyonluk para trafiği ortaya çıktı Mersin polisinin yaptığı çalışmada 100 milyon liralık para trafiği oluşturan dolandırıcılık şebekesi çökertildi, yakalanan şüphelilerden 7’si tutuklandı. Vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle Mersin’e getirerek banka hesabı ve telefon hattı açtırıp dolandırıcılık yapan şüphelilerin 120 kişiyi mağdur ettiği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik belirlenen bir şebekeye yönelik planlı çalışma yaptı. Ekiplerin çalışmasında vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle Mersin’e getirerek banka hesabı ve GSM hattı açtırdıkları, bu hesap ve hatları dolandırıcılık eylemlerinde kullandıkları, para transferlerini yönlendirdikleri ve bir uygulama üzerinden organize şekilde hareket ettikleri tespit edildi. Bunun üzerine operasyon yapan polis 12 şüpheliyi yakaladı. Şüphelilere ait ev görünümlü ofisler ile araçlarda yapılan aramalarda ise 3 adet ruhsatsız tabanca, 45 adet fişek, 32 adet cep telefonu ile çok sayıda SIM kart, 410 bin TL, 6 adet laptop, farklı şahıslara ait çok sayıda kimlik ve banka kartı ele geçirildi. 100 milyon liralık para trafiği ortaya çıktı Polisin yaptığı detaylı incelemelerde şüphelilerin şu ana kadar 120 kişiyi mağdur ettiği, banka hareketlerinde ise yaklaşık 100 milyon TL üzerinde para trafiği bulunduğu tespit edildi. Emniyette işlemleri yapılan şüphelilerden 1’i ifadesi sonrasında serbest kalırken, 11’i adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan şüphelilerden 7’si tutuklandı, 4’ü ise adli kontrol şartı ile serbest kaldı. Operasyona ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Kayseri Recep Uçar: "İki tane kırılma anı bizim puan almadan gitmemize sebebiyet verdi" Çaykur Rizespor Teknik Direktör Recep Uçar, Kayserispor maçının ardından, "İki tane kırılma anı bugün evimize puan almadan gitmemize sebebiyet verdi" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Çaykur Rizespor, deplasmanda Kayserispor’a 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, açıklamalarda bulundu. Uçar maçta iki tane kırılma anı olduğunu söyledi. Kayserispor’un beklenenden çok daha iyi mücadele ettiğini belirten Uçar, "Maçtan önce de zor bir maçın beklediğini söylemiştim. Nitekim tahmin ettiğimiz gibi bir maç. Aslında maçı zor kılan unsur oyunun kendisi değil, biraz Kayserispor’un telafisi olmayan bir durumda bulunması. Bugün burada oluşturulan ambiyans maçın zorluk derecesini ciddi oranda artırdı. Aslında baktığımızda onlar; desteğin de etkisiyle daha agresif başladıkları, daha coşkulu başladıkları bir oyun ama sonrasında bizim oyunu dengelediğimiz hatta kontrol ettiğimiz bir oyun. İlk yarı genelinde maçın ikili mücadeleler şeklinde geçen bir oyun ama bence iki tane kırılma anı var. Birincisi bizim attığımız VAR’dan dönen gol. O pozisyonda hem iptal edilmesi hem de iki tane oyuncumuzun sarı kart görmesi. Devre arasına çok büyük moralle gireceğimiz bir oyunda hem golümüzün iptal olduğu hem de cebimizde iki tane sarı kartla girdiğimiz bir oyun bizi negatif anlamda etkilediğini söyleyebilirim. İkinci yarı girdiğimiz pozisyonda her ne kadar ofsayt bayrağı kalksa da yüzde 100 ofsayt olmayan bir pozisyon, muhtemelen VAR’dan dönüp lehimize bir gol olarak geçecekti. Belki de Kayseri adına daha zor bir maç geçecekti. Sonrasında oyunu kazanma hamleleri yaptık, hatta çift santrfora dönerken merkezden bize yakışmayan bir gol yedik. Sonraki bölümde yaptığımız hamleler olsa da ceza sahasından yediğimiz gol bizim adımıza maçı daha zor hale getirdi. İki tane kırılma anı bugün evimize puan almadan gitmemize sebebiyet verdi. Bu dosyayı kapatacağız, Rizespor olarak 3 maçımız var. Hedefimiz ilk 8 sıra içerisinde bitirme hedefimiz. Aynı kararlılıkla devam edeceğiz, önümüzdeki 3 maçtan maksimum puan alıp yolumuza devam etmeye çalışacağız. Alacağımız dersleri alacağız. Kayserispor’a kalan maçlarda başarılar dilerim" ifadelerini kullandı.
Denizli Denizli’de çocuklar "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" çağrısına kulak veriyor Denizli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklara unutulmaz anlar yaşatan etkinliklerle kutlamaya devam ediyor. Kutlamalar kapsamında DBB Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen "Çocuk Okuma Şöleni", çocukların kitaplarla iç içe vakit geçirdiği, adeta bir yaşam alanına dönüşen renkli görüntülere sahne oldu. Etkinliğin merkezinde ise Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin dijital bağımlılıkla mücadele amacıyla hayata geçirdiği "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi yer aldı. Proje kapsamında çocuklar, ekranlardan uzaklaşarak kitaplarla buluşturuldu ve ücretsiz kitap dağıtımıyla okuma alışkanlığına teşvik edildi. Çocukların kitap seçerken yaşadığı heyecan, projenin ne kadar yerinde bir adım olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Minderlere oturup kitap okuyan çocukların oluşturduğu samimi atmosfer, ailelerin de yoğun ilgisiyle daha da anlam kazandı. Veliler, çocuklarıyla birlikte kitap sayfaları arasında vakit geçirerek hem keyifli hem de bilinçlendirici bir gün yaşadı. "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi kapsamında yapılan yönlendirmelerde çocuklara, dijital ekranlara alternatif olarak kitap okumanın önemi anlatılırken, görevli eğitmenler ve kütüphane personeli de çocuklarla birebir ilgilendi. Etkinlik boyunca bazı çocuklar aldıkları kitapları hemen okumaya başlarken, bazıları ise arkadaşlarıyla kitaplarını değişerek paylaşım kültürünü de deneyimledi. Kütüphane içinde oluşan bu canlı ve sıcak ortam, projenin sadece bir kampanya değil, aynı zamanda bir farkındalık hareketi olduğunu ortaya koydu. Denizli Büyükşehir Belediyesi, "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesiyle çocukları dijital bağımlılıktan uzaklaştırmayı, onları kitapla, bilgiyle ve hayal gücüyle buluşturmayı hedeflerken 23 Nisan etkinlikleriyle de bu yaklaşımını daha geniş kitlelere ulaştırmaya devam ediyor.