YEREL HABERLER - 27 Nisan 2017 Perşembe 22:05

Gümüşhane’de Sultan II.Abdulhamit anlatıldı

A
A
A
Gümüşhane’de Sultan II.Abdulhamit anlatıldı

Osmanlı İmparatorluğu’nun 34.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 34.padişahı Sultan II.Abdulhamit Han, tahttan indirilişinin yıldönümünde Gümüşhane’de ‘Türk Siyasal Hayatında II. Abdülhamit Han’ konulu konferans ile anıldı.


Gümüşhane Üniversitesi Genç Atılım Kulübü tarafından düzenlenen konferansa konuşmacı olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Alkan katıldı.


Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çok Amaçlı Salonda düzenlenen konferansta konuşan Prof.Dr. Alkan Sultan II. Abdülhamit’in 27 Nisan tarihinde tahtan indirildiğini hatırlatarak, 27 Nisan tarihimin çok önemli bir tarih olduğu belirterek, “Biz 102 yıl sonra 27 Nisan’da Sultan Abdülhamit hakkında konuşma yapıyoruz. Sultan Abdülhamit’in konuşması biz tarihçileri mutlu ediyor. Sultan Abdülhamit artık Türkiye’nin gündeminde. Sultan Abdülhamit’in siyaseti, düşünceleri, icraatları, model oldu. Yani şuanda 2017 Türkiye’sinde mevcut siyasi iktidar ve Cumhurbaşkanının siyaseti bağlamında benzerlikler veya ayrılıklar noktasında ortak noktalar konusunda bir takım tespitler yapılıyor. Sağlıklımı sağlıksız mı o ayrı bir şey. Şuan ki mevcut durumun resmini çekmek çalışıyorum. Ne kadar bezerler yani Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sultan II. Abdülhamit siyasetlerini dönemini mukayese etmek siyaset bilim açısından ne kadar doğrudur, tutarlıdır, o ayrı bir tartışma konusu. Ama şuanda Türkiye gündeminde çok ciddi anlamda akademik camiada, siyaset bilimlerinde bir paralellik arz ediyor” dedi.


Türk demokrasi tarihinin 1876’da başlatılabileceğini ifade eden Alkan, “Türk Siyasi tarihinde II. Abdülhamit’in yeri nedir dediğinizde direk anayasa ve meşruiyet yönetim tarzları noktasında Sultan Abdülhamit’in ciddi anlamda rolü ve yeri var. Bu yönetim tarzının pratiğe aktarılmasında altında mührü bulunan kişi Abdülhamit’tir. Sultan Abdülhamit buna evet demeseydi meşruti yönetime geçmeyecektir. Bu anlamda Sultan Abdülhamit’in Türk Siyasi tarihindeki yeri son derece önemli. Kurumsal kimlik anlamında, meşrutiyete geçme noktasında, anayasal bir yönetime ve anayasaya sahip olma anlamında il gideceğimiz durak 1876-1877 ve Sultan II. Abdülhamit’tir” diye konuştu.


Konferansta Genç Atılım Kulübü Başkanı Oğuzhan Budak ise Türk gençleri olarak, ülkenin üzerinde oynanan oyunların farkında olduklarını belirterek, “Yüzyıllardır bu milletin üzerinde aynı oyunların oynandığını biliyoruz. Bu oyunları bizler bozacağız. Türk gençliğine büyük sorumluluk düştüğünün farkındayız. Gençler olarak asıl gayemiz alanımız ne olursa olsun kendimizi yüksek tarih şuuru ile yetiştirip, bu kıran kırana mücadeleye kendimizi hazırlamaktır” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Orta Doğu’daki çatışma yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye yönlendiriyor Orta Doğu’da ABD-İsrail-İran ve Lübnan arasındaki çatışmalı süreçlerde Türkiye’nin barışçıl diplomasisi Türk yatırımcıya güven verirken, yabancı yatırımcının Türkiye’ye yönelmesini sağladığı değerlendiriliyor. Diyarbakırlı iş adamı Nihat Şahin, Orta Doğu’da ABD-İsrail-İran ve Lübnan arasındaki çatışmalı süreçlerde Türkiye’nin barışçıl diplomasisi Türk yatırımcıya güven verirken, yabancı yatırımcının Türkiye’ye yönelmesini sağladığını değerlendirdi. Şahin, savaştan Orta Doğu‘da en az etkilenen ülkenin Türkiye olduğunu belirtti. Antalya’da bulundukları bir ödül töreninde turizmci arkadaşlarıyla istişareler ettiklerini söyleyen Şahin, "Çok fazla etkilemiş olduğu alan yok. Ama turizmci arkadaşlarımızın, savaşın dışında olan bir ülke olduğumuzu anlatmamız gerekir. Orta Doğu ülkelerinde etkilenebilecek ülkeler vardır. Ama Türkiye Cumhuriyeti Avrupa ülkesi. Savaştan en çok etkilenen ülkeler Dubai, Katar olmasına rağmen bunlar finans anlamında biraz güçlü ülkeler ama bizim ülkemiz büyük bir ülke, 86 milyon bir ülkeyiz. Devletimizin, hükümetimizin bu savaşlarla ilgili ilgili öngörüleri, finansla ilgili tedbirleri, güvenlik tedbirleri mevcuttur ve başarılı görüyorum. Turizmde Türkiye Cumhuriyeti’nin etkileneceğini düşünmüyorum" dedi. Şahin, mevcut otellerinin doluluk oranının yüzde 100 olduğunu kaydederek, "Şu anda Mersin’de turizmle ilgili konaklama tesislerimizin içinde doluluk oranları yüksek. Türkiye Cumhuriyeti, Çukurova bölgesi savaş bölgesinden gelen vatandaşlarımız tarafından kaygı duyulmayan bir bölge olarak gördüklerinden dolayı Mersin’e geliyorlar. Yoksa başka ülkelere giderler. Kültür olarak da birbirimize yakınız. İran, Irak, Suriye bu bölgeler her zaman Türkiye’yi kendilerine yakın hisseden devletlerdir. Misafirperverliğimizi, bizimle ilgili hizmetlerimizi konaklama ile ilgili hizmetlerimizi sorunsuz yerine getiriyoruz. Turizm tabii ki bir ülkenin en önemli gelir kaynağı" diye konuştu. Türkiye’nin herhangi bir savaşa taraf olmamasının yatırımcılar için büyük bir avantaj olduğu değerlendirmesinde bulunan Şahin, konuşmasını şöyle tamamladı: "Çünkü bizim dış ülkelerle, yatırımla ilgili, istihdamla ilgili elimizi güçlendiriyor. Sunabileceğimiz imkanlarımız var. Onlara sunabileceğimiz güvenli sahalarımız var. O bölgeden gelen yatırımcılarla istihdamla ilgili imkanlar sunuyoruz, onlar bize sunuyorlar. Şu anda görüşmelerimiz devam etmektedir. Kendimizi iyi tanıtıp o bölgelerde kaygı duyan yatırımcı insanları kendi bölgemize çekmiş oluruz."