YEREL HABERLER - 28 Nisan 2017 Cuma 18:57

Gümüşhane 7 yıl sonra kayısı yiyecek

A
A
A
Gümüşhane 7 yıl sonra kayısı yiyecek

Temiz su kaynakları ve kirlenmemiş toprakları, organik üretim kültürüyle Osmanlı saraylarına meyve gönderen Gümüşhane’de 7 yıl sonra kayısı meyvesi donmayarak çiçekten meyveye döndü.

Temiz su kaynakları ve kirlenmemiş toprakları, organik üretim kültürüyle Osmanlı saraylarına meyve gönderen Gümüşhane’de 7 yıl sonra kayısı meyvesi donmayarak çiçekten meyveye döndü.


Gümüşhane Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Edip Birşen, meyveye aroma ve tadını veren potasyum oranı yüksek toprakları bulunan Gümüşhane’nin meyvecilik açısından mevsimsel olarak bazen sıkıntılar yaşayabilen bir bölge olduğunu söyledi.



“Potasyum meyveye aromasını, tadını veren bitki elementi”


Meyvecilik yönünden Gümüşhane’nin avantajlı ve dezavantajlı yönleri olduğunu kaydeden Birşen, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Temiz su kaynaklarımız ve kirlenmemiş topraklarımız var. Organik üretim kültürümüz var. Kimyasal gübre ve zirai ilaç kullanımı yok denecek kadar az. Bunun yanında yaptığımız toprak tahlillerinde potasyum oranı yüksek çıktı. Potasyum meyveye aromasını, tadını veren bitki elementi. Bunun yanında meyvelerimizin aromasını veren en önemli faktörlerden birisi de güneş. Güneşli gün sayımızın fazla olması, bunun yanında da güneşimizin kaliteli olması. Kaliteli bir güneşe sahibiz. Bu ne demek? Fazla derece ısı oluşturmayan yüksek bir rakıma sahip olduğumuz için ve yüksek rakımdan dolayı güneş ışınlarına yakın olduğumuzdan dolayı meyve kalitemiz, aromamız çok yüksek oluyor. Albenisi fazla ve ticari sahası geniş bir ürün” dedi.



“Küresel ısınma nedeniyle daha geç çiçek açan meyve çeşitlerini ilimize kazandırmaya çalışıyoruz”


Meyve üretimini engelleyen nedenlerden birisinin fazla arazi olmaması ve ilkbahar geç donlarının son yıllarda küresel ısınmaya bağlı olarak Gümüşhane’de çok fazla görülmeye başlamış olması olduğunu ifade eden Birşen, “Daha önceki yıllarda atalarımızın, dedelerimizin diktiği kayısı, elma, armut, kiraz, vişne ve ceviz gibi meyveler yerli çeşit olduğu için erken çiçek açıyorlar. Daha geç çiçek açan meyve çeşitlerini ilimize kazandırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.



“Şuana kadar yaptığımız arazi tespitlerinde herhangi bir don zararı görülmedi”


Nisan ayı başında Gümüşhane’de gerçekleşen kar yağışının ardından don olayı gerçekleştiğini ve akabinde de geçtiğimiz Salı günü yüksek kesimlerde sıfırın altında 2 dereceye kadar hava sıcaklığının düştüğüne değinen Birşen, “Yükseklerde hafif etki yaptı. Şuana kadar yaptığımız arazi tespitlerinde herhangi bir don zararı görülmedi. Büyük bir oranda yok. Hafif don oldu. Bu da ürün verimine çok fazla etkisi olacağını düşünmüyoruz. Önce çiçek açan sert çekirdekli badem, kayısı, kiraz, vişne gibi ağaçlarımızda don zararımız yok. Şuana kadar yaptığımız tespitlerde mühendislerimizin arazide yaptığı tespitlerde yok. İklimsel verilerimiz bu şekilde giderse inşallah Gümüşhane ürettiği tüm meyveleri bu yıl yiyecektir. 7 yıldır kayısıyı don vuruyordu. Ama bu yıl gayet iyiler hepsi” ifadelerini kullandı.



“Çiftçilerimizi don olayı öncesinde uyarıyoruz”


Hem toprak hem de güneş nedeniyle Gümüşhane’nin aroması yüksek ve çok lezzetli bir kayısısı olduğunu belirten Birşen, “Sıfırın altında 2 dereceye kadar çok zarar vermiyor. Tomurcuk dönemini geçtik. Artık küçük meyve dönemindeyiz. Bu dönemde de meyve sıfırın altında 4 dereceye kadar dayanabiliyor. Üreticilerimize don olayı olmadan önce SMS sistemiyle bildirim yapıyoruz. Bahçelerinde ateş yakarak özellikle duman yapan ucuz maliyetli saman veya kullanılmış eski lastik yaktırarak don zararlarını azaltabiliyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Orta Doğu’daki çatışma yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye yönlendiriyor Orta Doğu’da ABD-İsrail-İran ve Lübnan arasındaki çatışmalı süreçlerde Türkiye’nin barışçıl diplomasisi Türk yatırımcıya güven verirken, yabancı yatırımcının Türkiye’ye yönelmesini sağladığı değerlendiriliyor. Diyarbakırlı iş adamı Nihat Şahin, Orta Doğu’da ABD-İsrail-İran ve Lübnan arasındaki çatışmalı süreçlerde Türkiye’nin barışçıl diplomasisi Türk yatırımcıya güven verirken, yabancı yatırımcının Türkiye’ye yönelmesini sağladığını değerlendirdi. Şahin, savaştan Orta Doğu‘da en az etkilenen ülkenin Türkiye olduğunu belirtti. Antalya’da bulundukları bir ödül töreninde turizmci arkadaşlarıyla istişareler ettiklerini söyleyen Şahin, "Çok fazla etkilemiş olduğu alan yok. Ama turizmci arkadaşlarımızın, savaşın dışında olan bir ülke olduğumuzu anlatmamız gerekir. Orta Doğu ülkelerinde etkilenebilecek ülkeler vardır. Ama Türkiye Cumhuriyeti Avrupa ülkesi. Savaştan en çok etkilenen ülkeler Dubai, Katar olmasına rağmen bunlar finans anlamında biraz güçlü ülkeler ama bizim ülkemiz büyük bir ülke, 86 milyon bir ülkeyiz. Devletimizin, hükümetimizin bu savaşlarla ilgili ilgili öngörüleri, finansla ilgili tedbirleri, güvenlik tedbirleri mevcuttur ve başarılı görüyorum. Turizmde Türkiye Cumhuriyeti’nin etkileneceğini düşünmüyorum" dedi. Şahin, mevcut otellerinin doluluk oranının yüzde 100 olduğunu kaydederek, "Şu anda Mersin’de turizmle ilgili konaklama tesislerimizin içinde doluluk oranları yüksek. Türkiye Cumhuriyeti, Çukurova bölgesi savaş bölgesinden gelen vatandaşlarımız tarafından kaygı duyulmayan bir bölge olarak gördüklerinden dolayı Mersin’e geliyorlar. Yoksa başka ülkelere giderler. Kültür olarak da birbirimize yakınız. İran, Irak, Suriye bu bölgeler her zaman Türkiye’yi kendilerine yakın hisseden devletlerdir. Misafirperverliğimizi, bizimle ilgili hizmetlerimizi konaklama ile ilgili hizmetlerimizi sorunsuz yerine getiriyoruz. Turizm tabii ki bir ülkenin en önemli gelir kaynağı" diye konuştu. Türkiye’nin herhangi bir savaşa taraf olmamasının yatırımcılar için büyük bir avantaj olduğu değerlendirmesinde bulunan Şahin, konuşmasını şöyle tamamladı: "Çünkü bizim dış ülkelerle, yatırımla ilgili, istihdamla ilgili elimizi güçlendiriyor. Sunabileceğimiz imkanlarımız var. Onlara sunabileceğimiz güvenli sahalarımız var. O bölgeden gelen yatırımcılarla istihdamla ilgili imkanlar sunuyoruz, onlar bize sunuyorlar. Şu anda görüşmelerimiz devam etmektedir. Kendimizi iyi tanıtıp o bölgelerde kaygı duyan yatırımcı insanları kendi bölgemize çekmiş oluruz."