ASAYİŞ - 14 Eylül 2017 Perşembe 17:50

Gümüşhane’deki orman yangını

A
A
A
Gümüşhane’deki orman yangını

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyünde sarıçam ağaçlarından oluşan ormanlık alanda başlayan yangın kontrol altına alınamıyor.

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyünde sarıçam ağaçlarından oluşan ormanlık alanda başlayan yangın kontrol altına alınamıyor. Yol olmaması nedeniyle insan gücüyle mücadele edilen ve 1,5 hektarlık alana ulaşan yangın için Ankara’dan yangın söndürme helikopteri talep edildi.


Bugün saat 13.30 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenle köyün Çayırlar mevkii ’Gobayde’ denilen bölgede yangın çıktı. Vatandaşların görerek ihbar etmesinin ardından olay yerine çok sayıda yaya ekip ulaşırken, bölgenin sarp ve yolunun olmaması çalışmalarını güçleştiriyor.


Araçların ulaşamadığı alana yaya olarak ulaşan ve yangına müdahale etmeye çalışan ekipler, rüzgarın da etkisiyle yaklaşık 1,5 hektarlık alana yayılan yangını kontrol altına almaya çalışıyor.


Torul Kaymakamı Mustafa Karali, yangının çıkış sebebinin henüz belirlenemediğini belirterek, yangına Torul Orman İşletme Müdürlüğü, Torul Belediyesi, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile İlçe Özel İdare personelinin müdahale ettiğini söyledi. Yaklaşık 40 personelle yangına müdahale etmeye çalıştıklarını dile getiren Karali, “Ama tabi havanın sıcak ve uzun zamandır kurak olması sebebiyle hem ağaç keserek, hem kazarak hem de bireysel müdahalelerle orman yangını engellenemiyor. Yayılma söz konusu. Bölgede taşlık ve sarı çam ormanı olduğu için hızlı bir şeklide de yayılma görüyoruz” dedi.



“Orman Bölge Müdürlüğü’nden helikopter talep ettik ama yarın sabah yola çıkacak”


Orman Bölge Müdürlüğü’nden bir yangın söndürme helikopteri taleplerinin olduğunu ifade eden Karali, “Ancak helikopter talebi Ankara’dan karşılanacağı için ve gece görüşü olmadığı için ancak yarın sabah itibariyle yola çıkabileceği ve yarın öğlen Torul’a ulaşabileceği bilgisini aldık. Bu anlamda biz bu zamana kadar gece boyunca yangınla mücadele etmeye çalışacağız. Ama bir yayılma durumunda da yarın öğlen gelecek helikopterle bu yangınla başa çıkabileceğimizi düşünüyoruz” diye konuştu.



“Kuraklık ve rüzgar sebebiyle kontrol altına alamıyoruz”


Kuraklık ve rüzgar sebebiyle yangını kontrol altına alamadıklarını kaydeden Karali, “Ama arazide arkadaşlarımızın çalışması devam ediyor. Jandarma bölgede. Bende koordine etmek amacıyla birazdan bölgeye gideceğim. Bu anlamda elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Yerleşim alanına müdahil olması şu an için söz konusu değil. Yangın rüzgarla çok hızlı yayılabilen bir afet. Bu anlamda yayılması da söz konusu olabilir. Bunun olmaması için elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Şu anda 1,5 dönümlük bir alana yayıldı ve artmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.


Kazma ve küreklerle yangına müdahale eden köylülerden Ahmet Yılmaz, yangının köyün Gobayde denilen mevkide çıktığını ve kaynağının belli olmadığını, resmi ekiplere vatandaşların da yardım ettiğini söyledi.


Yangın büyümeden ve daha büyük zarar vermeden söndürülmesi temennisinde bulunan Yılmaz, “Bölgeye yol yok. En yakınında Yücebelen yaylası var. Oradan sonra patika yollarla ulaşılıyor. Arazi biraz sarp ve yamaç. Daha önce bu bölgenin yedi harmanlar mevkiinde de yangın çıkmıştı fakat küçüktü. İnşallah burayı da büyümeden engelleriz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "İstanbul Deklarasyonu"nda ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesine vurgu İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birliği (PAB) 152. Genel Kurulu, yayımlanan "İstanbul Deklarasyonu" ile tamamlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından yönetilen kapanış oturumunda, "Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temasıyla hazırlanan İstanbul Deklarasyonu oy birliğiyle kabul edildi. Ayrıca "Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesi için eşgüdümlü parlamenter çabalara duyulan acil ihtiyaç" başlıklı acil gündem maddesi de kabul edilirken, Ekim 2026’da düzenlenecek 153. PAB Genel Kurulu’na ise Tanzanya’nın ev sahipliği yapacağı bildirildi. Dünyanın dört bir yanından parlamento temsilcilerinin katıldığı PAB 152. Genel Kurulu’nın son gününde barışın tesisi, küresel ekonomi ve Orta Doğu’daki krizlere yönelik çözüm önerileri içeren karar taslakları, Genel Kurul onayına sunuldu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından yönetilen kapanış oturumunda, "Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temasıyla hazırlanan İstanbul Deklarasyonu oy birliğiyle kabul edildi. İstanbul Deklarasyonu’nda silahlı çatışmalar ve jeopolitik gerginliklerdeki artıştan, uluslararası hukuk ihlallerinden, süregiden terörizm ve aşırıcılık tehdidinden ve toplumların kapsayıcılıktan uzaklaşmasına dair çekinceler vurgulandı. Yeni teknolojiler, dezenformasyon ve iklim değişikliğinin neden olduğu meselelere işaret edilen deklarasyonda, diyalog ve diplomasinin zayıflamasından, buna karşılık barışın güç yoluyla sağlanabileceği düşüncesinin yayılmasından duyulan endişeye dikkat çekildi. Deklarasyonda cezasızlık kültürünün hesap verebilirliği aşındırdığı ve istikrarsızlığı derinleştirdiği kaydedilerek, barış, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne işaret edildi. Çatışma ortamlarında sivillerin korunmasının öncelikli olması gerektiği vurgulanan deklarasyonda, uluslararası insancıl hukuka tam riayetin gerekliliği belirtildi. Parlamenter diplomasiyi ve uluslararası iş birliğini güçlendirmenin önemi vurgulanan deklarasyonda şu ifadelere yer verildi: "Deklarasyon, demokratik, kapsayıcı ve temsil kabiliyeti yüksek bir yönetişim anlayışı ile yeni teknolojiler karşısında sorumlu yönetim politikalarının geliştirilmesini tavsiye ediyor. Diyalog, işbirliği ve güvenin teşvik edilmesini, çatışmaların önlenmesine ve sorunların barışçıl yollarla çözümüne katkı sunulmasını taahhüt ediyor." Genel Kurul’da karar tasarıları kabul edildi 152. Genel Kurul Toplantısı’nda barışın inşasından sürdürülebilir kalkınmaya dair bir dizi karar tasarısı kabul edildi. Kapanış oturumunda, "Barış ve Uluslararası Güvenlik Daimi Komitesi" tarafından hazırlanan çatışma sonrası yönetim mekanizmalarına ilişkin karar tasarısı onaylandı. Sürdürülebilir Kalkınma Daimi Komitesi’nin korumacı politikalarla mücadeleyi öngören karar tasarısı da Genel Kurul’dan geçti. Ayrıca bu oturumda gündeme alınan Orta Doğu başta olmak üzere kriz bölgelerindeki ateşkes süreçlerini desteklemeyi amaçlayan acil gündem maddesi de karara bağlandı. 153. Genel Kurul Tanzanya’da düzenlenecek Kapanış töreninde, Ekim 2026’da düzenlenecek 153. PAB Genel Kurulu’na Tanzanya’nın ev sahipliği yapacağı bildirildi. PAB Genel Sekreterliği görev süresinin sonuna gelen Martin Chungong için de veda töreni düzenlendi. Zirve, PAB Marşı’nın çalınması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından TBMM Başkanı Kurtulmuş’un kapanış konuşmasıyla sona erdi. PAB Genel Kurulu’nda Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunmasına ilişkin acil gündem maddesi de kabul edildi. Genel Kurul’da, "Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesi için eşgüdümlü parlamenter çabalara duyulan acil ihtiyaç" başlıklı acil gündem maddesinin eklenmesi kabul edildi. İstanbul’da yapılan toplantıda Katar, Türkiye, Avustralya, Fransa, Brezilya, Zambiya, Polonya, Portekiz ve İtalya’nın yanı sıra Arap Grubu, Latin Amerika ve Karayipler Grubu ile Afrika Grubu tarafından sunulan Genel Kurul gündemine acil bir madde eklenmesine ilişkin öneri oylandı. Oylamada ateşkesin korunması ve barışın desteklenmesine ilişkin öneri bin 316 kabul, 3 ret ve 51 çekimser oy ile gerekli üçte iki çoğunluğu sağlayarak kabul edildi. Kararda, son dönemde artan silahlı çatışmaların uluslararası barış ve güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Çatışmaların yol açtığı insani sonuçlara dikkat çekilen kararda, artan sivil kayıplar ve kötüleşen insani koşullar karşısında acil ve ortak bir uluslararası çabanın gerekliliği ifade edildi. Kararda, uluslararası insancıl hukuk ile uluslararası insan hakları hukukuna her koşulda saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı. Sivil altyapıya yönelik saldırılar ile insani yardımın engellenmesine ilişkin endişelerin dile getirildiği kararda, ateşkeslerin korunması, müzakere süreçlerinin yeniden başlatılması ve gerilimin daha fazla tırmanmasının önlenmesi çağrısında bulunuldu. Kararda, diyalog ve diplomasiye öncelik verilmesi gerektiği vurgulanarak, cezasızlık kültürünün şiddeti beslediği, ihlaller karşısında hesap verebilirliğin sağlanmasının kalıcı ve adil bir barış için hayati önemde olduğu ifade edildi.