EĞİTİM - 18 Eylül 2017 Pazartesi 12:53

Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz’ın memleketi Gümüşha’ne adının verildiği okulda yeni dönem hüzünlü başladı

A
A
A
Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz’ın memleketi Gümüşha’ne adının verildiği okulda yeni dönem hüzünlü başladı

Geçtiğimiz yaz okullar kapandıktan sonra görev yaptığı Şanlıurfa’dan memleketi Gümüşhane’ye dönerken Tunceli’de bölücü terör örgütü tarafından kaçırılıp şehit edilen Necmettin Yılmaz’ın (23) adının verildiği Torul’daki okulda yeni dönem hüzünlü başladı.

Geçtiğimiz yaz okullar kapandıktan sonra görev yaptığı Şanlıurfa’dan memleketi Gümüşhane’ye dönerken Tunceli’de bölücü terör örgütü tarafından kaçırılıp şehit edilen Necmettin Yılmaz’ın (23) adının verildiği Torul’daki okulda yeni dönem hüzünlü başladı.


İlçeye bağlı Demirkapı köyü nüfusuna kayıtlı şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ın adı Torul ilçe merkezindeki Anadolu İmam Hatip Lisesine verilmişti. Şehit öğretmenin adına okulda fotoğraflarının ve özgeçmişinin yer aldığı hatıra köşesi hazırlanırken, ders yılının başında öğrenci ve öğretmenler sınıf tahtalarına yazdıkları “Şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ı saygıyla anıyoruz” yazısıyla ilk derse girdi.



“Öğrencilerimizle birlikte her yıl onu anma törenleri düzenlemeyi düşünüyoruz”


Şehit Necmettin Yılmaz Anadolu İmam Hatip Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Şenis Kudukılıç, Necmettin öğretmeni geçen yıl eğitim öğretim yılı sonunda teröre kurban verdiklerini hatırlatarak, “İnşallah bizde Necmettin öğretmenimizin adını bundan sonra okulumuzda yaşatmaya, sürekli onu saygıyla anmaya çalışacağız. Yeni öğrencilerimizle birlikte sürekli okulumuzda onun adını yaşatarak başarılı öğrenciler yetiştirmek amacımız. Öğrencilerimizle birlikte her yıl onu anma törenleri düzenlemeyi düşünüyoruz. Onun isteği öğrencileriyle birlikte her yıl başarılı bir dönem geçirmekti. Bizde bunu okulda onun adını da yaşatarak devam ettireceğiz inşallah” dedi.



“Necmettin öğretmen istediği mesleğe ulaşmak için çok çabaladı, çok sıkıntılar yaşadı”


Geçtiğimiz yıl okuldan mezun olan ve şehit öğretmen Necmettin Yılmaz’ın kız kardeşi Yasemin’le birlikte aynı sıraları paylaşan Rabia Kayıhan ise “Onun kardeşi benim sınıf arkadaşım, kardeşimdi. Herşeyini bana anlatırdı. Abisini çok seviyordu. Bizim mezun olduğumuz zaman bu olayı öğrendik ve çok üzüldük. Onun yerinde olmayı kimse istemez. Canından çok sevdiği abisi, kardeşi, herşeyini paylaştığı insan hayattan koptu. Şehit öğretmenimiz Necmettin öğretmen istediği mesleğe ulaşmak için çok çabaladı. Çok sıkıntılar yaşadı. Atandığı zaman çok sevinmişti. Biz üzülmüştük doğuda görev yapacak diye ama o çok istedi ve ‘Onların da öğrenmeye ihtiyacı var’ diyerek gitti. Çok seviyorduk, çok değerli bir öğretmenimizdi. Bize çok yardımcı oluyordu. Kardeşini ve beni hiç ayırmadı” diye konuştu.



“Bende onun gibi olmak istiyorum, onu unutturmayacağız”


Necmettin öğretmenin isminin okullarına verilmesi için çok mutlu olduğuna değinen Kayıhan, “Bende onun gibi olmak istiyorum. Bende bu yolda, istediğim hedefte şehit olmak isterim. Onun mertebesine ulaşmak isterim. Çok üzgünüm. Onun ismini duyurmaya, yaşatmaya çalışacağım. Ben ve arkadaşlarım da onun için çok çalışacağız. Onu hiç unutmayacak ve unutturmayacağım” ifadelerini kullandı.


Okul Müdürü Özkan Demirci ile birlikte okulu, öğretmen ve öğrencileri ziyaret eden Gümüşhane İl Milli Eğitim Şube Müdürü İlhan Yıldız da “Bu olaydan dolayı Gümüşhane halkı ve Milli Eğitim Camiası olarak çok büyük üzüntü duyduk. Kur’an-ı Kerim’de de dendiği gibi ‘Şehitleri öldü sanmayın’ ayetine istinaden Necmettin öğretmeni yaşatmak amacıyla Torul’daki okulumuza ismini vererek onu ebediyen yaşatmaya çalışıyoruz. Onun adını sonsuza kadar yaşatmayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.


Yıldız, hain terör örgütü PKK’nın eğitim ordusundan bir neferin gittiğini sandığını fakat Necmettin Yılmaz’ın isminin yaşatıldığı okuldan yüzlerce, binlerce Necmettin öğretmenin yine çıkacağını ve onun yaptığı bu kutsal görevi ifa etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.


Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine bağlı Çiftçibaşı köyünde öğretmenlik yaparken memleketi Gümüşhane’nin Torul ilçesi Demirkapı köyü nüfusuna kayıtlı 23 yaşındaki Necmettin Yılmaz, 16 Haziran’da Tunceli-Pülümür karayolunu kesen PKK’lı bir grup terörist tarafından kaçırılmış, 12 Temmuz Pazar günü de cesedi Pülümür çayında bulunduktan sonra 16 Temmuz’da Torul ilçesinde düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlanmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "İstanbul Deklarasyonu"nda ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesine vurgu İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birliği (PAB) 152. Genel Kurulu, yayımlanan "İstanbul Deklarasyonu" ile tamamlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından yönetilen kapanış oturumunda, "Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temasıyla hazırlanan İstanbul Deklarasyonu oy birliğiyle kabul edildi. Ayrıca "Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesi için eşgüdümlü parlamenter çabalara duyulan acil ihtiyaç" başlıklı acil gündem maddesi de kabul edilirken, Ekim 2026’da düzenlenecek 153. PAB Genel Kurulu’na ise Tanzanya’nın ev sahipliği yapacağı bildirildi. Dünyanın dört bir yanından parlamento temsilcilerinin katıldığı PAB 152. Genel Kurulu’nın son gününde barışın tesisi, küresel ekonomi ve Orta Doğu’daki krizlere yönelik çözüm önerileri içeren karar taslakları, Genel Kurul onayına sunuldu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından yönetilen kapanış oturumunda, "Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" temasıyla hazırlanan İstanbul Deklarasyonu oy birliğiyle kabul edildi. İstanbul Deklarasyonu’nda silahlı çatışmalar ve jeopolitik gerginliklerdeki artıştan, uluslararası hukuk ihlallerinden, süregiden terörizm ve aşırıcılık tehdidinden ve toplumların kapsayıcılıktan uzaklaşmasına dair çekinceler vurgulandı. Yeni teknolojiler, dezenformasyon ve iklim değişikliğinin neden olduğu meselelere işaret edilen deklarasyonda, diyalog ve diplomasinin zayıflamasından, buna karşılık barışın güç yoluyla sağlanabileceği düşüncesinin yayılmasından duyulan endişeye dikkat çekildi. Deklarasyonda cezasızlık kültürünün hesap verebilirliği aşındırdığı ve istikrarsızlığı derinleştirdiği kaydedilerek, barış, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne işaret edildi. Çatışma ortamlarında sivillerin korunmasının öncelikli olması gerektiği vurgulanan deklarasyonda, uluslararası insancıl hukuka tam riayetin gerekliliği belirtildi. Parlamenter diplomasiyi ve uluslararası iş birliğini güçlendirmenin önemi vurgulanan deklarasyonda şu ifadelere yer verildi: "Deklarasyon, demokratik, kapsayıcı ve temsil kabiliyeti yüksek bir yönetişim anlayışı ile yeni teknolojiler karşısında sorumlu yönetim politikalarının geliştirilmesini tavsiye ediyor. Diyalog, işbirliği ve güvenin teşvik edilmesini, çatışmaların önlenmesine ve sorunların barışçıl yollarla çözümüne katkı sunulmasını taahhüt ediyor." Genel Kurul’da karar tasarıları kabul edildi 152. Genel Kurul Toplantısı’nda barışın inşasından sürdürülebilir kalkınmaya dair bir dizi karar tasarısı kabul edildi. Kapanış oturumunda, "Barış ve Uluslararası Güvenlik Daimi Komitesi" tarafından hazırlanan çatışma sonrası yönetim mekanizmalarına ilişkin karar tasarısı onaylandı. Sürdürülebilir Kalkınma Daimi Komitesi’nin korumacı politikalarla mücadeleyi öngören karar tasarısı da Genel Kurul’dan geçti. Ayrıca bu oturumda gündeme alınan Orta Doğu başta olmak üzere kriz bölgelerindeki ateşkes süreçlerini desteklemeyi amaçlayan acil gündem maddesi de karara bağlandı. 153. Genel Kurul Tanzanya’da düzenlenecek Kapanış töreninde, Ekim 2026’da düzenlenecek 153. PAB Genel Kurulu’na Tanzanya’nın ev sahipliği yapacağı bildirildi. PAB Genel Sekreterliği görev süresinin sonuna gelen Martin Chungong için de veda töreni düzenlendi. Zirve, PAB Marşı’nın çalınması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından TBMM Başkanı Kurtulmuş’un kapanış konuşmasıyla sona erdi. PAB Genel Kurulu’nda Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunmasına ilişkin acil gündem maddesi de kabul edildi. Genel Kurul’da, "Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesi için eşgüdümlü parlamenter çabalara duyulan acil ihtiyaç" başlıklı acil gündem maddesinin eklenmesi kabul edildi. İstanbul’da yapılan toplantıda Katar, Türkiye, Avustralya, Fransa, Brezilya, Zambiya, Polonya, Portekiz ve İtalya’nın yanı sıra Arap Grubu, Latin Amerika ve Karayipler Grubu ile Afrika Grubu tarafından sunulan Genel Kurul gündemine acil bir madde eklenmesine ilişkin öneri oylandı. Oylamada ateşkesin korunması ve barışın desteklenmesine ilişkin öneri bin 316 kabul, 3 ret ve 51 çekimser oy ile gerekli üçte iki çoğunluğu sağlayarak kabul edildi. Kararda, son dönemde artan silahlı çatışmaların uluslararası barış ve güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Çatışmaların yol açtığı insani sonuçlara dikkat çekilen kararda, artan sivil kayıplar ve kötüleşen insani koşullar karşısında acil ve ortak bir uluslararası çabanın gerekliliği ifade edildi. Kararda, uluslararası insancıl hukuk ile uluslararası insan hakları hukukuna her koşulda saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı. Sivil altyapıya yönelik saldırılar ile insani yardımın engellenmesine ilişkin endişelerin dile getirildiği kararda, ateşkeslerin korunması, müzakere süreçlerinin yeniden başlatılması ve gerilimin daha fazla tırmanmasının önlenmesi çağrısında bulunuldu. Kararda, diyalog ve diplomasiye öncelik verilmesi gerektiği vurgulanarak, cezasızlık kültürünün şiddeti beslediği, ihlaller karşısında hesap verebilirliğin sağlanmasının kalıcı ve adil bir barış için hayati önemde olduğu ifade edildi.