GENEL - 30 Ocak 2018 Salı 13:20

Gümüşhane’de 55’ten fazla kale ve kule var

A
A
A
Gümüşhane’de 55’ten fazla kale ve kule var

Gümüşhaneli tarihçi Serhat Doğan, il genelinde sayısı 55’ten fazla olan kale ve gözetleme kulelerinin Avrupa’daki örnekleri gibi gözlem evi olarak kullanılarak turizme kazandırılabileceğini söyledi.

Gümüşhaneli tarihçi Serhat Doğan, il genelinde sayısı 55’ten fazla olan kale ve gözetleme kulelerinin Avrupa’daki örnekleri gibi gözlem evi olarak kullanılarak turizme kazandırılabileceğini söyledi.


Marmara Üniversitesi Tarih bölümü mezunu ve aynı üniversitenin Türkiyat Araştırmaları Enstitüsünde Genel Türk Tarihi üzerine yüksek lisans yapan Doğan, Torul ilçesine bağlı Kalecik köyünde bulunan Kalecik Kalesinde incelemelerde bulundu.


TEMA Vakfı Başkanı Yusuf Oral’la birlikte başlattıkları kültür gezileri kapsamında kaleleri ziyaret ederek incelemelerde bulunan Doğan, tarihi ipek yolunun en önemli güzergahlarından birisi olan Gümüşhane’de 55’ten fazla kale ve gözetleme kulesinin mutlaka turizme kazandırılması gerektiğini söyledi.


Kalecik kalesinin tipik tek altıgen gözetleme kulesi şeklinde ve 2 ana burca sahip olduğunu ifade eden Doğan, daha çok hakim tepelere yapılan bu yapıların ipek yolu üzerindeki kervanların güvenliklerini sağlamak ve yoğun kış şartlarında mahsur kalan ticaret kervanlarına yardımcı olabilmek maksadıyla inşa edildiğini kaydetti.



“Günümüzde bu tarz kale örneklerine çok fazla rastlamıyoruz”


Kale ve gözetleme kulelerinin çoğunun Selçuklu döneminden kalma, Osmanlı döneminde de aynı amaçla kullanıldığını ifade eden Doğan, “Fazla muhafız yaşamamış. Bir kale dizdarı ve bir düzine askerin kalabileceği kuleler bunlar. Bunların birçoğu Sulçuklular döneminden günümüze miras. Osmanlı döneminde de aynı şekilde ticari kervanların geçişinde onları kollamak veya yoğun kış şartlarında mahsur kalan ticaret kervanlarına yardımcı olabilmek maksadıyla inşa edilmiş. Kaledeki pekçok yer dökük halde ama restore edildiği taktirde güzel bir görüntüye sahip olur. Günümüzde bu tarz kale örneklerine çok fazla rastlamıyoruz. Özellikle bu bölgede çok fazla örneklere rastlamıyoruz” dedi.



“Doğu Karadeniz ve Kafkasya coğrafyasında kaleler ve gözetleme kuleleri dağların yüksek kesimlerine yapılır”


Doğu Karadeniz ve Kafkasya coğrafyasında kaleler ve gözetleme kulelerinin dağların yüksek kesimlerine yapıldığını dile getiren Doğan, Gümüşhane’nin turizmine destek olacak bu yapıların korunması gerektiğinin altını çizdi.



“Avrupa’da kule kalelerin meteorolojiye tahsis edildiği yada gözlem evi olarak kullanıldığı örnekler var”


Bir bölgenin turistik değerini artırabilmek için o bölgede bulunan tarihi ve coğrafyayı iyi değerlendirmek gerektiğinin altını çizen Doğan, “O bölgenin sosyal ve kültürel meselelerini çok iyi harmanlayıp turizm içerisinde iyi değerlendirmek lazım. Burası bu şehrin tarihi bir mirasıdır. İlla turistin gelmesine de gerek yok. Burası çok farklı amaçlarla kullanılabilir. Avrupa’da örnekleri var. Kule kalelerin meteorolojiye tahsis edildiği yada gözlem evi olarak kullanıldığı örnekler var” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.