GENEL - 03 Eylül 2018 Pazartesi 10:25

Zigana’nın Ormanları ondan soruluyor

A
A
A
Zigana’nın Ormanları ondan soruluyor

Gümüşhane’de Torul Orman İşletme Müdürlüğü’nde çalışan tek kadın orman mühendisi olan Zigana İşletme Şefi Ilgın Akın Karslıoğlu, 6 yıldır bölgede yaptığı başarılı çalışmalarla göz dolduruyor.

Gümüşhane’de Torul Orman İşletme Müdürlüğü’nde çalışan tek kadın orman mühendisi olan Zigana İşletme Şefi Ilgın Akın Karslıoğlu, 6 yıldır bölgede yaptığı başarılı çalışmalarla göz dolduruyor.


Görev sahası Torul ve Kürtün ilçeleri olan Torul Orman İşletme Müdürlüğü’nde görev yapan bir çocuk annesi Karslıoğlu, 82 bin hektar ormanlık alandan sorumlu olan kurumda çalışan tek kadın orman mühendisi.


Kuruma bağlı Zigana İşletme Şefi olarak görev yapan ve görevi gereği sık sık ormanlık alanlara giden, kesim sahaları ve diğer çalışmaları denetleyen Karslıoğlu, mesleğe ilk başladığı şehir olan Gümüşhane’de kendisi gibi orman mühendisi olan ve aynı kurumda çalıştığı eşi Şener Karslıoğlu ile birlikte görev yapıyor.


Trabzonlu olduğunu ve hiç köy hayatı yaşamadığı için ilk başlarda zorlandığını kaydeden Karslıoğlu, “Mesleğin zorluklarını ilk başlarda çok yaşadım. Çünkü ben köyde büyümedim. Ormanda yürümek benim için çok zor oldu ilk başta. Ama düşe kalka zamanla alışıyor ve mesleği seviyorsunuz. Bayan mühendislere de tavsiyem korkmasınlar. Kendilerine güvendikçe işin üstesinden gelebilirler” dedi.



“Bu meslek aklımda yoktu, zamanla doğa ve yeşil sizi içine alıyor”


Eşi ve Torul Orman İşletme Müdürü Aziz Altınışık’ın her konuda kendisine destek olması nedeniyle şanslı olduğunu söyleyen Karslıoğlu, “Müdürüm ve eşim bana her zaman destek oldular. Beraber uyum içerisinde çalıştık. Aslında bu meslek aklımda yoktu. Hiç bilmeden bu mesleğe başladım. Zamanla doğa ve yeşil sizi içine alıyor. İster istemez seviyorsunuz” diye konuştu.


Zigana dağındaki 154 numaralı üretim bölmesinde denetlemelerde bulunan, kesilecek ağaçları damgalayan Karslıoğlu, “Ormancılık faaliyetleri olarak yollarımız, sanat yapılarımız var. Ayrıca Torul Kalesinde B tipi mesire yeri olarak Cam Seyir Terasımız var. Ağaçlandırma çalışmalarımız, rehabilitasyon çalışmalarımız var. Ormanın kapalılık durumuna göre ağaçlara bakım uyguluyoruz. Devrik, yaralı, böcekli ağaçlar varsa ilk önce bunlara öncelik veriyoruz” ifadelerini kullandı.


“Kesilecek ağaçları işaretlemek için damgalarken ne hissediyorsunuz?” sorusunu cevaplandıran Karslıoğlu, “İlk başta zorlanıyorsunuz. Çünkü o da bir can neticede. Ama diğer ağaçların yaşaması için birkaçını elemek zorundasınız” diye cevap verdi.


Gümüşhane’nin iklimi ve coğrafyası itibariyle fazla yangını olan bir bölge olmadığını fakat yine de vatandaşlardan konuda duyarlı olmalarını isteyen Karslıoğlu, “Bizim için orman yangınlarında erken müdahale çok önemli. En ufak bir yangın gördüklerinde Alo 177 ihbar hattına bildirmelerini rica ediyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında imzalanan ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarının çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında Sıfır Atık İş Birliği Protokolü imzalandı. Protokolü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, OPET adına ise Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk imzaladı. Protokol kapsamında akaryakıt istasyonlarının yalnızca hizmet sunulan alanlar olmaktan çıkarılması, çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje çerçevesinde sıfır atık ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir seyahat kültürüne dikkat çekmek amacıyla ‘Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması’ düzenlenmesi planlanıyor. Akaryakıt tesislerinde sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanım süreçlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca sosyal sorumluluk faaliyetleriyle toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilecek 7 ilde karayolu kenarlarındaki ceplerde çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmesi, toplanan atıklarla ‘Sıfır Atık Yolu’ ve ‘Sıfır Atık Duvarı’ gibi konsept uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. "90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık" İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eş değer bir su tasarrufu sağladıklarını belirten Çevre Yönetimi Genel Müdürü Turan, "Akaryakıt tasarrufu olarak baktığımızda yine ülkemizdeki kayıtlı motorlu taşıtların dağıtım şirketi olarak OPET’in uzmanlık alanına giriyor. Bir yıldaki tükettiği akaryakıta eş değer akaryakıtı tasarruf etmiş olduk. Doğa ve çevreyle ilgili istatistik şöyle: 90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık. Düzenli depolama alanına ihtiyacımız olacaktı. 55 bin futbol sahasına eş değer bir alan söz konusu. Alt alta baktığımızda aslında küçük bir hareket, ki buna biz sıfır atık diyoruz" diye konuştu. "Petrol ve türevli ürünlerinde biz ülke olarak dışa bağımlıyız" Petrol ve türevi ürünlerde Türkiye’nin dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Turan, "Son bir ayda yaşanan bölgesel savaşta da gördük ki en ufak bir kriz anında özellikle petrole bağımlı ülkelerin ekonomik dengeleri sarsılıyor. Dolayısıyla küçük bir hareket ama çok kıymetli ve önemli bir hareket. Bu çerçevede bizler insanoğlu olarak sanki doğanın, tabiatın sahibiymiş gibi, onun efendisiymiş gibi bir davranış biçimine giriyoruz ama değiliz. Biz aslında bu doğanın bir parçasıyız" şeklinde konuştu. "Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz" OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk ise, gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakılması gerektiğini belirterek, "Her birimiz birey olarak üzerimize düşen görevleri tam yapıyor muyuz? Yaptığımızı zannediyoruz. Yeteri kadar duyarlı mıyız? Duyarlı olduğumuzu zannediyoruz. Evet duyarsız olanlar, bilinçsiz olanlar var ama en bilinçli olanlarımız, en duyarlı olanlarımızın dahi hatalarıyla çevremizi kirletiyoruz. Hepimiz kirletiyoruz. Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz. Bize ait olmayan, çocuklarımıza ait olan bir dünyayı çocuklarımıza sağlıklı bir şekilde bırakamıyoruz. Oysa bunu bırakamamak bizim için bir suç, bir utanç olmalı. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek, dünyamızın geleceğini düşünmek öncelikli görevlerimiz arasında olmalı" dedi.