ÇEVRE - 13 Eylül 2018 Perşembe 11:00

Toprağın 50 santimetre altından 2 bin yıllık tarih çıktı

A
A
A
Toprağın 50 santimetre altından 2 bin yıllık tarih çıktı

Roma İmparatorlu’ğunun Doğu hattında günümüze kadar gelen tek lejyon kalesi olan ve Türkiye’de başka örneği olmayan Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Satala Antik Kenti’nde kazı çalışmaları devam ediyor.

Roma İmparatorlu’ğunun Doğu hattında günümüze kadar gelen tek lejyon kalesi olan ve Türkiye’de başka örneği olmayan Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Satala Antik Kenti’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kazı alanında toprağın 50 santimetre altından 2 bin yıllık Roma dönemine ait eserler ortaya çıkıyor.


Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak köyü sınırları içerisinde Roma’nın 15. Lejyonu’nun yaklaşık 600 yıl hüküm sürdüğü bölgede başlatılan kazılarda 100 metrekarelik bir alanda toprağın 50 santimetre altında 2 bin yıllık Roma ve Bizans dönemine ait çok sayıda duvar ve eser çıkması arkeoloji dünyasını heyecanlandırdı.


Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından başlatılan kazı çalışmalarını Bartın Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şahin Yıldırım başkanlığındaki heyet sürdürürken, 25 kişilik ekiple yaz başından beri devam ettirilen çalışmalarda şimdiden çok sayıda eser ortaya çıkarıldı.


Roma İmparatorluğunun askeri düzenlemeleri kapsamında doğuda Sasanilerle oluşturduğu sınır hattı çalışmaları kapsamında bilinen 4 lejyon kalesinin yer aldığı Anadolu’da günümüze kadar gelen tek lejyon kalesi olan Satala’da kamulaştırma çalışmalarının tamamlanmasının ardından kazı çalışmalarında ana çalışma yeri olarak lejyonun kalesinin olduğu yer tercih edildi.


Toprağı kazar kazmaz biranda bulgular ve Roma’nın 2 bin yıllık ana kampının lejyon duvarlarının karşılarına çıktığını kaydeden Doç.Dr. Şahin Yıldırım, Satala’nın tarihsel açıdan çok önemli bir yer olduğunu söyledi.



“Toprağı kazar kazmaz Roma’nın 2 bin yıllık ana kampının lejyon duvarları karşımıza çıktı”


Tarlanın 50 santimetre kadar altından itibaren yapı kalıntılarının karşılarına çıkmaya başladığını kaydeden Yıldırım, “Toprağı kazar kazmaz biranda bulgular ortaya çıkmaya başladı. Kazar kazmaz Roma’nın 2 bin yıllık ana kampının lejyon duvarları karşımıza çıktı. Bununla beraber hemen onun alt seviyelerinde ise 600 yıl boyunca kullanmanın getirdiği etkiyle bu mekanlar işlev değişikliğine gitmiş ve ocaklar karşımıza çıkmaya başladı. Daha sonraki evrelerde burası başka bir yapının mutfağı haline dönüştürülmüş. Bir zamanlar komutanın ana kampı iken daha sonra mutfak yapısına dönüşmüş durumda. Ortaçağa ait bir çok bronz sikke buradaki yapıyı tarihlendirmemizi sağladı. Bunlar ekiplerimiz tarafından çözülmesi yapılıyor. Lejyon grupların yapmış olduğu damgalı mühürlü tuğlalar da karşımıza çıkmaya başladı. 15. Lejyonun burada kesin olarak yerleştiğini bu bulgulardan görebiliyoruz. Buradaki kazılar çok uzun soluklu olacak. 20 hektara yakın bir alan leyjon kampının olduğu yer. Kentin ana çevrelendiği yer ise 60-70 hektarlık alan” dedi.



“Günümüze kadar gelen tek lejyon kalesi ise Satala”


Satala’nın tarihsel açıdan çok önemli bir yer olduğunu anlatan Yıldırım, şöyle konuştu:


“Burada Tunç çağından itibaren çevrede yerleşim izlerine rastlanıldı. Ama ana merkezde ise Helenistik dönemden erken evreye giden bir bulguyla henüz karşılaşılmadı. Satala’nın tarihteki asıl önemi ise milattan sonra 1.yüzyıldan itibaren Roma İmparatoru’nun yapmış olduğu askeri düzenlemelerle doğuda Sasanilerle bir sınır hattı oluşturmuşlar. Bu sınırlara da 4 lejyon kalesi yerleştirilmiş. Günümüze kadar gelen tek lejyon kalesi ise Satala. Zeugma’daki henüz bulunmuş değil. Samsat’taki su altında kaldı. Diğer de modern yerleşimin altında. Yani günümüzde bu gördüğünüz lejyonların ana kalelerinin tek örneği durumunda olan yer Satala. Bu bakımdan da çok önemli. Daha öncesinde Roma buraya 16. Lejyonu’nu gönderiyor. Daha sonra o lejyon kaydırılarak buraya 15. Apollinares lejyonunun gönderildiğini görüyoruz. Bu lejyon burada 500-600 yıl kadar kalıyor ve Sasaniler’le olan mücadelede hep ön plana çıktığını görüyoruz.”



“Lejyona ait 2 ana büyük duvarla karşılaştık”


Kazıya Legatus olarak bilinen lejyon komutanının ana üssünden başladıklarını hatırlatan Yıldırım, “Burayı özellikle tercih ettik. İlk çalışma alanı olarak bu bölümü belirledik ve kamulaştırması tamamlanmıştı. Lejyona ait 2 ana büyük duvarla karşılaştık. Sementium harçlı bu iki ana duvar lejyonun ana duvarları. Arada görünenler de Bizans döneminden itibaren mekanlar haline getirilmiş. Selçukluların tam gelme evresinde bu alandaki bütün faaliyetlerin terk edildiğini görüyoruz. Büyük olasılıkla 1071’li yıllarda bu kalenin kullanımı son bulmuştu. Satala’da bir diğer önemli alan olan nekropol alanında çalışması düşünüyoruz ki bu yıl başlattık. Bu alanda lejyonerlere ve yüzbaşı rütbesindeki kişilere ait mezar taşları daha önceki yıllarda bulunmuştu. Bu alanlarda lejyonerlere ve lejyonla bağlantılı mezarlık alanlarına yönelik çalışmalar gerçekleştirdik. Bir de tapınağın olduğu alanda çalışmalar gerçekleştirildi. Kazıların ana destekçisi durumunda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, ayrıca Gümüşhane Valiliği, Kelkit Kaymakamlığı ve Kelkit Belediyesi ve Bartın Üniversitesinin bu kazılara çok ciddi katkıları var. 25 kişilik bir ekibimiz var. Geçen yıl daha çok altyapıya yönelik çalışma yaptık. Bu yıl ilk çalışmamız nerede ne var yönünde. Ana çalışma yerimiz lejyonun kalesinin olduğu yer olarak tercih edildi. Bu alanda yoğunlaşıldı” diye konuştu.



“Modellenerek canlandırmayla turizme kazandırılacak”


Satala’nın Türkiye’deki tek örnek olduğunu anlatan Yıldırım, “Satala Antik Kenti’nin haricinde başka bir lejyon kalesinin olduğu bir yer yok. Sadece Zeugma’nın olduğu yerde var o da henüz tam ana kamp bulunmuş durumda değil. Buradaki amacımız bütün bu lejyon kalesini ortaya çıkartmak ve bu lejyon yapısının restorasyonunu tamamlamak ve içerde bunu kurgulamak. Modellenerek canlandırmayla turizme kazandırılacak” ifadelerini kullandı.


Yürütülen çalışmaları beraberinde Kelkit Kaymakamı Naif Yavuz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Ateş, Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz ve Gümüşhane Müzesinde görevli Arkeolog Elif Öktem’le birlikte yerinde inceleyerek yapılan kazılar hakkında Doç. Dr. Şahin Yıldırım’dan bilgi alan Gümüşhane Valisi Okay Memiş, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Roma İmparatorluğu döneminde Doğu’da en uçtaki askeri birliği olan 15. Lejyon’un konuşlandığı yerin Satala olduğunu söyledi.



“Buradaki tarihi değerlerimiz gün yüzüne çıkmaya başladı”


Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla Doç.Dr. Şahin Yıldırım’ın başkanlığında yaklaşık 2-3 aydır devam eden bir kazı çalışmasının devam ettiğini vurgulayan Vali Memiş, “Buradaki tarihi varlıkları ve tarihi değerleri biz çok önemsiyoruz. Zaten varlığından haberdardık. Ancak hocamızla beraber buradaki tarihi değerlerimiz gün yüzüne çıkmaya başladı. 2 bin yıllık bir mekanı hocamız ekibiyle birlikte ortaya çıkardı. Burası Roma İmparatorluğu döneminde 15. Lejyon olarak Doğu’da en uçtaki askeri birliğin konuşlandığı yer. Biz yeni başladık ama en az 10 yıl kadar bu bölgede kazı çalışmalarına devam edeceğiz. Hem Bakanlığımızın imkanlarını hem de yerel imkanları kullanarak burada daha fazla netice alacağımıza ümit ediyoruz. Önümüzdeki yıllarda buradaki tarihsel yapının bir benzerini, mikro ölçekteki görselini, Roma askerleri, lejyonları görselleriyle beraber buraya gelen ziyaretçilere göstereceğiz” dedi.



“Satala Antik Kenti ilimiz için önemli bir potansiyel”


Gümüşhane’nin en önemli geçim kaynaklarından birisinin turizm olduğunu belirten Vali Memiş, “Biz göreve geldiğimizde özellikle ifade etmiştik, 500 bin turist hedefimiz vardı. Bu hedefi 2018 yılı sonlanmadan bile yakaladığımızı görüyoruz. Tomara Şelalesi, Zigana kayak ve turizm merkezi, Limni Gölü, Karaca Mağarası, Torul Kalesi cam seyir terasının ardından Satala Antik Kenti de bu destinasyonlarımızdan birisi olacak. İlimiz için önemli bir potansiyel oluşturuyor. Biz bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Vatandaşlarımıza istihdam sağlayacağız, hayat standartlarını yükseltecek imkanlar sağlayacağız böylelikle. Tarihimize, değerlerimize sahip çıkacağız. Hocamızı çalışmalarından dolayı kutluyorum” şeklinde konuştu.


Sadak köyü muhtarı ve köylülerinden buralara sahip çıkmalarını isteyen Vali Memiş, “Tarihi değerlerimiz definenin parasal değerinden çok daha değerli ve önemli. O konuda duyarlılık istediğimizi ve beklediğimizi ifade ediyorum. Buranın her geçen gün, her geçen ay, her geçen yıl geliştiğini ve buraya da turist otobüslerinin geldiğini hep birlikte göreceğiz. Burası bizim için çok önemli bir değer olacak” ifadelerini kullandı.


Vali Memiş, kazı alanındaki incelemelerin ardından bu kez alandan çıkan eserleri görerek hakkında bilgiler aldı.


Bugüne kadar alandan çıkan yüzlerce eserin Türkiye’de Erzurum ve İstanbul’daki arkeoloji müzelerinde sergilendiği Satala’da bilinen en değerli parça 1872 yılında bulunan ve paha biçilemeyen bronz Afrodit büstü ise İngiltere’deki The British Müzesi’nde sergileniyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Bir Yumak Umut Çocuk projesiyle kansere karşı dayanışma büyüyor 2017 yılında hayata geçirilen "Bir Yumak Umut" projesi, bu yıl "Çocuk" temasıyla kanser farkındalığı oluştururken toplumsal dayanışmayı da güçlendirdi. Denizli’de öğretim görevlisi Prof. Dr. Ayşegül Koyuncu Okca yürütücülüğünde hayata geçirilen "Bir Yumak Umut" sosyal sorumluluk projesi, kanserle mücadelede farkındalık oluşturmayı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi sürdürüyor. Sanatın iyileştirici gücünü merkeze alan proje kapsamında, el sanatları üretimi aracılığıyla hem farkındalık çalışmaları yürütülüyor hem de kanserle mücadele eden bireylere moral ve destek sağlanıyor. Gönüllülük esasına dayalı proje, farklı yaş ve meslek gruplarından bireyleri bir araya getirerek güçlü bir sosyal etki oluşturuyor. 2017 yılında başlatılan proje, bu yıl "Çocuk" temasıyla Hasan Veli Üğür Anaokulu’nda gerçekleştirildi. Projenin koordinatörlüğünü okul müdürü Münire Kiriş üstlendi. Proje kapsamında düzenlenen etkinliklerde katılımcılar, kanserde farkındalık sembolü olan kurdele motifini çeşitli örgü teknikleriyle üreterek hem üretmenin iyileştirici etkisini deneyimledi hem de ortaya çıkan çalışmalarla farkındalık mesajlarını yaydı. Üretilen motiflerin birleştirilmesinde ilgili bölüm öğrencileri, anaokulu velileri ve gönüllüler aktif rol aldı. "Amacımız, umut duygusunu büyütmek ve dayanışmayı güçlendirmek" Proje yürütücüsü öğretim görevlisi Prof. Dr. Ayşegül Koyuncu Okca, yaptığı açıklamada, "Kanser yalnızca bireysel değil, toplumsal bir mücadele alanıdır. ‘Bir Yumak Umut’ ile amacımız; sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü kullanarak farkındalık oluşturmak, umut duygusunu büyütmek ve dayanışmayı güçlendirmektir" ifadelerini kullandı. Toplum iş birliğini güçlendiren proje; öğrenciler, akademisyenler ve gönüllülerin katkısıyla sürdürülebilir bir sosyal etki oluşturmayı hedefliyor. Etkinliklerde Denizli İl Sağlık Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ile çeşitli kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları da stantlar açarak bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları gerçekleştirdi. "Bir Yumak Umut" projesiyle toplumun tüm kesimleri bu anlamlı dayanışma hareketine katılmaya davet edildi. Küçük bir "yumak" ile başlayan bu yolculuk, her geçen gün daha büyük bir umut ağına dönüşüyor.
Denizli Denizli’nin iyilik sofrası 100 kat büyüdü Denizli Büyükşehir Belediyesi Aşevi, 9 haneyle başladığı hizmet yolculuğunda 2 yılda 900 haneye ulaştı. İhtiyaç sahibi vatandaşlara her gün yaklaşık bin 500 sıcak yemek ulaştıran aşevi, sosyal belediyeciliğin güçlü örneklerinden biri oldu. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik hayata geçirdiği Aşevi hizmeti, kısa sürede büyük bir sosyal dayanışma modeline dönüştü. Yaşlı, hasta, engelli ve ekonomik durumu yetersiz vatandaşların sofralarını boş bırakmayan aşevi, 2 yıl gibi kısa bir sürede hizmet kapasitesini 100 kat artırarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Nisan 2024’te yalnızca 9 hanede 20 kişiye günlük 2 öğün yemek hizmetiyle başlayan uygulama, Ocak 2025 itibarıyla kent merkezinde yaklaşık 400 ailede 600 kişiye ulaştı. Hizmetin ikinci yılında ise büyüme ivmesini sürdüren aşevi, bugün 900 hanede yaklaşık bin 500 vatandaşın günlük yemek ihtiyacını karşılıyor. Bin 500 kişiye günde 2 öğün yemek Bin yıllık imarethane geleneğini modern belediyecilik anlayışıyla buluşturan aşevi, her gün sabahın erken saatlerinde üretime başlıyor. Gıda mühendisleri tarafından hazırlanan dengeli ve sağlıklı menüler, özel araçlarla vatandaşların evlerine kadar ulaştırılıyor. Aşevi hizmetinden yararlanmak isteyen ihtiyaç sahipleri, ALO 153 hattı veya 0 539 668 80 35 numaralı telefon üzerinden başvuru yapabiliyor. Ayrıca Denizli Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına doğrudan müracaat da mümkün. "Denizli’nin parasını Denizli halkı için harcama sözümüzü kararlılıkla sürdürüyoruz" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, sosyal belediyecilik anlayışıyla kimsenin aç kalmaması için çalıştıklarını belirterek, "İyilik soframızı her geçen gün büyütüyoruz. Ekonomik zorlukların arttığı bu dönemde vatandaşımızın yanında olmak bizim en temel sorumluluğumuz. Denizli’nin parasını yine Denizli halkı için harcama sözümüzü kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi.
Kayseri Talas’ta nağmeler hicâzla yükselecek Talas Belediyesi, kültür ve sanat faaliyetlerine bir yenisini daha ekleyerek musiki tutkunlarını özel bir konser programında buluşturuyor. Talas Belediyesi Musiki Cemiyeti Türk Müziği İcra Heyeti tarafından hazırlanan ‘Nağmelerde Hicâz’ adlı Türk Sanat Müziği konseri, sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşatmaya hazırlanıyor. Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Kongre ve Kültür Merkezi’nde 11 Nisan Cumartesi günü saat 20.00’de gerçekleştirilecek konser, klasik Türk musikisinin seçkin eserlerini aynı sahnede bir araya getirecek. Programın hazırlığını ve yönetimini Ahmet Yüksel üstlenirken, sunumu ise Kamil Sunel yapacak. Talas Belediyesinin kültür sanat vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen etkinlik, hem geleneksel musikimizin yaşatılmasına katkı sağlayacak hem de vatandaşlara nitelikli bir sanat ortamı sunacak. Hicâz makamının duygu yüklü ezgileriyle bezenecek konser, dinleyicilere nostalji ve estetiği bir arada sunacak. Başkan Yalçın’dan davet Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, tüm Kayserilileri konsere davet ederek şu ifadeleri kullandı: "Musiki, milletimizin ruhunu ve köklerini yansıtan en kıymetli değerlerimizden biridir. Talas Belediyesi olarak kültür ve sanatla yoğrulmuş bir şehir inşa etmeye gayret ediyoruz. ‘Nağmelerde Hicâz’ konserimizle hem gönüllere dokunacak hem de kadim musikimizin zarafetini hep birlikte yaşayacağız. Tüm hemşehrilerimizi bu özel geceye davet ediyorum." Talas Belediyesi, toplumun her kesimine hitap eden kültürel etkinliklerle şehirde sanatın kalbini attırmaya devam ederken, bu özel konsere tüm Kayserilileri davet ediyor.
Kayseri Şehrin kalbi Argıncık’ın tarihî dönüşümünde söz vatandaşın Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Kayseri’nin merakla beklediği Argıncık Kentsel Dönüşüm Projesi’nde tarihi bir sürecin kapılarını araladıklarını belirterek, 65 hektarlık dev dönüşüm alanı için "Şehir için Argıncık’ta ne olsun istersiniz?" diyerek yeni bir dönemi müjdeledi. Kayseri’nin çehresini değiştirecek bu vizyon projesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Çolakbayrakdar, "Belediye, vatandaşa hizmet eden ve vatandaşın kamu adına ulaşabildiği, dokunabildiği en yakın müesseselerden biridir. Kayseri gibi belediyecilik hizmetlerinin en üst noktada olduğu bir şehirde yapılan hizmetlerin çıtasını daha da yukarıya çıkarmak ve daha inovatif çalışmaları gün yüzüne çıkarmak kolay değildir. Ancak şükürler olsun ki göreve başladığımız günden itibaren devraldığımız bayrağı gerek sayısal verilerle, gerek vatandaş memnuniyetiyle, gerekse sahada hemşehrilerimizle birebir kurduğumuz iletişim ve istişareler neticesinde muşahıs olarak gördüğümüz bir memnuniyet mevcut. Elbette bu durum, daha fazlasını ve daha iyisini yapma sorumluluğunu da beraberinde getirmektedir" ifadelerine yer verdi. Sadece bir dönüşüm değil, adeta bir şehircilik manifestosu ortaya koyacaklarını dile getiren Başkan Çolakbayrakdar, "Şehrin en çok beklediği kentsel dönüşüm alanlarından biri Argıncık Kentsel Dönüşüm Projesi’dir. Geçtiğimiz yıl Sayın Cumhurbaşkanımızın onaylarıyla başlayan süreçte bugün planlama aşamasında önemli bir safhaya gelmiş bulunuyoruz. Hatta sahaya çıkma noktasında henüz takvimlendirmediğimiz bir konuyu da buradan ifade etmek istiyorum. Vatandaşımıza sorma noktasında, Argıncık Kentsel Dönüşüm Alanı içerisinde yer alan yaklaşık 600 bin metrekarenin üzerinde yani 65 hektarlık alanla ilgili olarak Kayseri’de, Kocasinan ve Argıncık bölgesinde ne olması gerektiğini, hangi ihtiyaçların öncelikli olduğunu, şehircilik vizyonu açısından buraya neler katılması gerektiğini doğrudan vatandaşlarımıza soracağız. Meclis üyelerimizle birlikte sadece Argıncık’ın konuşulacağı, Argıncık’ın konuşulacağı bir süreç yürüteceğiz. Allah nasip ederse bu yılın ikinci yarısından itibaren sahaya çıkacak, vatandaşlarla anlaşmaların yapılacağı, projelerin izah edilip anlatılacağı bir döneme gireceğiz. Böylece fiilen karşılıklı iletişim, istişare ve görüşmelerin başlayacağını ifade etmek isterim" diye konuştu. Kayseri tarihinin en büyük dönüşüm projelerinden biri olduğunu belirten Başkan Çolakbayrakdar, "Argıncık, şehrin geleceğini şekillendirecek, Kayseri tarihinin en büyük dönüşüm kararıdır" diyerek sözlerini noktaladı.
Kayseri Talas’ta yeni sanayi sitesi için önemli adım Talas’ta sanayi esnafının geleceğini yakından ilgilendiren önemli bir adım daha atıldı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Kayseri Oto Sanatkârlar Odası Başkanı Şeyhi Odakır ve ilçede faaliyet gösteren oto sanayi esnafıyla, yapılması planlanan yeni sanayi sitesi için kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Başkanlık makamında gerçekleşen görüşmede, yeni sanayi sitesinin detayları, esnafın beklentileri ve projenin ilçeye sağlayacağı katkılar ele alındı. Toplantıda, hem mevcut ihtiyaçların karşılanması hem de daha modern ve düzenli bir çalışma ortamının oluşturulması adına fikir alışverişinde bulunuldu. "Esnafımızın yanındayız" Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, esnafın her zaman yanında olduklarını vurgulayarak, "Talasımızda üretimin, emeğin ve alın terinin değerini biliyoruz. Sanayi esnafımızın daha sağlıklı, düzenli ve modern ortamlarda hizmet verebilmesi için üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Yeni sanayi sitesiyle hem esnafımızın çalışma şartlarını iyileştirecek hem de ilçemize yakışır bir ticaret alanı kazandıracağız" ifadelerini kullandı. Başkan Yalçın’a teşekkür Kayseri Oto Sanatkârlar Odası Başkanı Şeyhi Odakır ise toplantının verimli geçtiğini belirterek, "Sayın Başkanımız Mustafa Yalçın’a esnafımıza gösterdiği yakın ilgi ve destekten dolayı teşekkür ediyoruz. Bu süreçte ortaya konulan iş birliği ve ortak akıl, yeni sanayi sitesinin en sağlıklı şekilde hayata geçirilmesine büyük katkı sağlayacaktır" diye konuştu. Esnafın taleplerinin doğrudan dinlendiği buluşmada, yeni sanayi sitesinin sadece bir iş alanı değil; aynı zamanda üretim kalitesini artıran, şehir estetiğine katkı sunan ve ekonomik canlılığı destekleyen bir yatırım olacağı vurgulandı. Ortak akıl ve istişare kültürüyle yürütülen süreçte, Talas’ta hizmet veren oto sanayi esnafının daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Yapılması planlanan yeni sanayi sitesinin, ilçenin ticari hayatına önemli bir ivme kazandırması bekleniyor.