ASAYİŞ - 14 Ekim 2020 Çarşamba 23:38

Başsavcılık’tan hükümlü Kabakçıoğlu’nun ölümüne ilişkin açıklama

A
A
A
Başsavcılık’tan hükümlü Kabakçıoğlu’nun ölümüne ilişkin açıklama

Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı cezaevinde vefat eden Mustafa Kabakçıoğlu’nun hastaneye gitmeyi kabul etmediğini, buna dair dilekçe verdiğini, kamuoyundaki iddiaların kasıtlı ve marjinal gruplar tarafından toplumda infial oluşturmak amacıyla yapıldığının değerlendirildiğini duyurdu.

Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı cezaevinde vefat eden Mustafa Kabakçıoğlu’nun hastaneye gitmeyi kabul etmediğini, buna dair dilekçe verdiğini, kamuoyundaki iddiaların kasıtlı ve marjinal gruplar tarafından toplumda infial oluşturmak amacıyla yapıldığının değerlendirildiğini duyurdu.


Konuyla ilgili kurumun web sitesinde yayımlanan açıklamada, Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 29 Ağustos 2020 günü vefat eden hükümlü Mustafa Kabakçıoğlu’nun ölümüne dair bazı basın yayın organları ve sosyal medyada çıkan haberlere açıklık getirildi. Kabakçıoğlu’nun 27 Temmuz 2016 tarihinde Şebinkarahisar K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Gümüşhane’ye nakil olarak geldiği, vefat ettiği tarihe kadar da Gümüşhane Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu kaydedilen açıklamada, “20 Ağustos 2020 tarihinde rahatsızlandığını bildirmesi üzerine 112 komuta kontrol birimi aranmış, ambulanstaki görevliler Kabakçıoğlu’nun hastaneye gitmesi gerektiğini bildirmiş ancak kendisi iyi olduğunu beyan ederek hastaneye gitmeyi kabul etmemiş, kendisine oksijen verilmiştir. Covid 19 ile ilgili bugüne kadar alınan tedbirler kapsamında ceza infaz kurumumuzun rutin uygulaması olan dışarı ile hastane, duruşma veya ceza infaz kurumuna yeni girme şeklinde temas eden hükümlülerin 14 gün boyunca tekli odaya alınması uygulamasına istinaden Kabakçıoğlu oksijen verilme işlemi sonrası tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceği bahçesi bulunan yaklaşık 50 m2’lik tekli odaya verilmiştir. 24 Ağustos 2020 tarihinde yoğun nefes darlığı şikayeti olduğunu söylemesi üzerine tekrar 112 ekipleri çağırılmış ancak Kabakçıoğlu yine hastaneye gitmeyi reddetmiştir. Bunun üzerine Kabakçıoğlu’nun kaldığı koğuşa gerekli sağlık önlemleri alınarak kurum doktoru tarafından girilmiş, muayenesi yapılarak reçete düzenlenmiş ve reçete haricinde revirde bulunan ilaçlardan da gerekli olanlar kendisine verilmiştir. Bunun haricinde kendisinin günlük genel durum takipleri yapılmıştır. 27 Ağustos 2020 tarihinde tekrar rahatsızlanması üzerine kurum doktoru tarafından Gümüşhane Devlet Hastanesi Dahiliye polikliniğine acil olarak sevk edilmek istenmiştir. Ancak Kabakçıoğlu sevk olmak istemediğini söylemiş ve kendi rızası ile hastaneye gitmemiştir. Ayrıca hastaneye gitmek istemediğine dair dilekçe vermiş, bu durumda revir görevlileri ve ceza infaz kurumu infaz koruma memurları tarafından tutanak altına alınmıştır. 29 Ağustos 2020 tarihinde saat 05.45 sıralarında Kabakçıoğlu’nun kalmakta olduğu odaya girildiğinde sandalyede hareketsiz bir şekilde oturur durumda olduğu görülmüş, herhangi bir tepki vermemesi üzerine 112 acil servis görevlileri kuruma davet edilmiş, yapılan kontrollerde şahsın vefat ettiği anlaşılmıştır” denildi.


Kabakçıoğlu hakkında 29 Ağustos 2020 ve 30 Ağustos 2020 tarihinde Karadeniz Teknik Üniversitesi Klinik Laboratuvarı tarafından Covid 19 tespiti amacıyla 2 adet PCR testi yapıldığı ve sonuçlarının negatif olarak tespit edildiği kaydedilen açıklamada, “Cenazenin otopsi işlemi yapılmak üzere Trabzon Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığına gönderilmiş olup, otopsi sonucu henüz Cumhuriyet Başsavcılığımıza ulaşmamıştır” ifadelerine yer verildi.


Kabakçıoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili bazı bilgi ve belgelerin basına ve sosyal medya platformlarına sızdırılması ile ilgili soruşturmanın gizliliğini ihlal ve TCK’nın sair hükümleri doğrultusunda Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı belirtilen açıklamada, “Bu tip haberlerin kasıtlı ve marjinal gruplar tarafından toplumda infial oluşturmak amacıyla yapıldığı değerlendirilmektedir. Covid 19 vakasının ülkemizde ilk görüldüğü 11 Mart tarihinden bu tarafa Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri ve Adalet Bakanlığı’mızın talimatları doğrultusunda salgınla mücadelede gerekli tüm tedbirler tarafımızdan titizlikle alınmış olup, bugüne kadar ceza infaz kurumumuzda herhangi bir hükümlü veya tutukluda Covid 19 vakasına rastlanılmamıştır. Hükümlü ve tutukluların sağlıkları ile ilgili tüm tedbirler bugüne kadar alındığı gibi bugünden sonra da tarafımızdan hassasiyetle alınmaya devam edecektir” denildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek’in tapu kayıtlarını sorguladığı iddia edilen tekniker: "Bakanın tapu kayıtlarını sorguladım" Antalya’nın Kaş ilçesinde görevli tapu teknikeri D.A., edinilen bilgiye göre sosyal medyada tanıştığı bir kişinin yönlendirmesiyle Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait tapu kayıtlarını yetkisiz şekilde sorguladığını ve elde ettiği bilgileri mesaj yoluyla paylaştığını itiraf etti. Edinilen bilgilere göre, Kaş Tapu Müdürlüğü’nde görev yapan kamu teknikeri D.A., Kaş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla gözaltına alındı. Şüpheli, jandarmada verdiği ifadesinde sosyal medyada tanıştığı "Ayşegül" isimli kişinin ısrarı üzerine Bakan Gürlek’e ait tapu kayıtlarını sorguladığını ifade etti. Yapılan sorgulama sonucunda 4 ayrı tapu kaydına ulaştığını aktaran D.A., bu bilgileri mesaj yoluyla söz konusu kişiye gönderdiğini söyledi. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, yetkisiz sorgulamaların 13 Şubat 2026, 20 Şubat 2026 ve 23 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirildiği öğrenildi. Şüpheli ifadesinde, "Kandırıldığımı sonradan anladım. Böyle bir suça bilerek karışmadım. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum. Adalet Bakanımıza yönelik herhangi bir kumpasın içinde bilinçli olarak yer almadım" dedi. Şüpheli ayrıca, Özgür Özel’in Bakan Gürlek ile ilgili söylemlerinin doğru olmadığını, iftira olduğunu düşündüğünü ifade etti. Edinilen bilgiye göre, D.A.’nın bilgi paylaştığı öne sürülen Ayşegül K.’nın daha önce "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" suçundan sabıkasının bulunduğu öğrenildi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından Adalet Bakanı Akın Gürlek ile ilgili gerçek kişi sorgulaması yapan 3 kamu görevlisi açığa alınırken, soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
Antalya Paramedik genci darp edip öldürdüler " Maddenin etkisindeydik, öldüğünü polislerden duyduk" dediler Antalya’da kendisinden sigara isteyen gençler tarafından darbedilip çantası gasp edilen ve 3 gün süren yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybeden paramedik Hamit Aras’ın iyileştirilmiş güvenlik kamerası görüntülerinin izlendiği bugünkü duruşmada tutuklu sanık Muhammet Emir K.’, "Çantayı alan kişi benim, yumruk attım, sonra kendimi garantiye almak için çantayı aldım. O an her şeyi çok farklı anladım, böyle bir şeyin olacağını bilseydim kesinlikle yanına gitmezdim" dedi. Duruşmayı gözyaşları içinde izleyen acılı anne ise, "Bunlar hapiste yatsın, vicdan azabı duyuyorum. Bayram yapmadım ben" şeklinde feryatta bulundu. Olay, 3 Mart 2025 tarihinde gece saatlerinde Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesi Ali Çetinkaya Caddesi’nde meydana geldi. Muratpaşa 5 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nda görev yapan 30 yaşındaki paramedik Hamit Aras, Ramazan’ın ilk günü bir arkadaşıyla sahur yaptıktan sonra, arkadaşının "kal" ısrarını geri çevirerek evine gitmek üzere yola çıktı. Ticari taksiyle Doğu Garajı bölgesine gelen Aras, evine yaklaşık 150 metre kala araçtan indi. Bu sırada yaşları 17 ile 20 arasında değişen dört genç yanına gelerek kendisinden sigara istedi. Aras, sigara kullanmadığını söyleyip yoluna devam etti. Ancak gençler arkasından gelerek Aras’ı darp etti. Kafasına aldığı darbeyle yere yığılan Aras, kaldırıma çarpmasıyla ağır yaralandı. Şüpheliler, yerde hareketsiz yatan Hamit Aras’ın çantasını alarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine gelen 112 Acil Sağlık ekibi, yerde yatan kişinin meslektaşları Hamit Aras olduğunu görünce müdahaleye başladı. Kalbi duran genç paramedik, olay yerinde yeniden hayata döndürüldü. Aras, önce yakınlardaki özel bir hastaneye, ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Yoğun bakımda tedavi altına alınan Aras, üç günlük yaşam mücadelesini kaybetti. Şüpheliler kısa sürede yakalandı Güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, olaydan kısa süre sonra şüpheliler İsmail S. (16), Gökhan A. (17), Savaş İnceoğlulları (20) ve Muhammet Emir K.’yı (17) yakaladı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden, Aras’a vurduğunu kabul eden Muhammet Emir K. ile Savaş İnceoğlulları tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail S. ve Gökhan A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerin ifadelerinde, Aras’ı darp ederek çantasını aldıklarını, içindeki eşyaları aldıktan sonra birkaç sokak ileride çantayı yaktıklarını söyledikleri öğrenildi. İyileştirilmiş görüntüler izlendi Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 3’üncü duruşmaya tutuklu sanıklar Muhammet Emir K. ile Savaş İnceoğulları, Hamit Aras’ın annesi Şükriye Tavşan ve taraf avukatları katıldı. Bir önceki duruşmada izletilen görüntülerin iyileştirilmiş hali de duruşma salonunda yeniden izlendi. Görüntüleri anne Şükriye Tavşan gözyaşları içinde izlerken, yumruğu attığı ve yağma yaptığı görülen tutuklu sanık Muhammet Emir K. savunma yaptı. "Çantayı alan kişi benim" Muhammet Emir K., maddenin etkisiyle maktul Hamit Aras’ın söylediklerini yanlış anladığını öne sürerek, "Çantayı alan kişi benim, yumruk attım, sonra kendimi garantiye almak için çantayı aldım. Bazı cümleleri kullandığını düşündüm. O an her şeyi çok farklı anladım. Böyle şeylerin olacağını tahmin edemedim, böyle bir şeyin olacağını bilseydim kesinlikle yanına gitmezdim" dedi. Diğer tutuklu sanık Savaş İnceoğulları ise, "Biz bayıldı zannettik, bile isteye kimseyi öldürmedik. Polisler bizi yakalayınca öldüğünü öğrendik" dedi. "Yağma kastıyla yapıldığı söz konusu" Öldürülen gencin ailesinin avukatı Kerem Polat, "Muhammet, maktule vurarak onu öldürüyor, ardından yağma yapılıyor, doğrudan vurur vurmaz çantasını alıyor. Bu olayın yağma kastıyla yapıldığı söz konusu" ifadelerini kullanarak, tutuklu sanık Muhammet Emir K. ile tutuksuz sanık İsmail S.’nin yaş tespitinin yapılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, katılan vekilinin talebini kabul ederek sanık Muhammet Emir K. ile tutuksuz sanık İsmail S.’nin kemik yaşlarının tespit edilmesini istedi. Heyet, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Kocaeli (Düzeltme) Kocaeli’de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde başladı. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından kabul edildi. Tutuklu şüpheliler İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Altay, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Aktan ile soruşturma sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal’ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında dava açıldı. 7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin ilk duruşma bugün başladı. Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle adliyedeki duruşma salonlarının kapasitesinin yetersiz kalacağından yargılama, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki 250 kişi kapasiteli duruşma salonunda gerçekleştiriliyor.