EKONOMİ - 23 Ekim 2020 Cuma 15:45

Gümüşhane’de ceviz üretimi yüzde 25 arttı

A
A
A
Gümüşhane’de ceviz üretimi yüzde 25 arttı

Pestil ve kömenin anavatanı Gümüşhane’de bu ürünlerin önemli hammaddelerinden birisi olan cevizde hasat devam ederken üretim bir önceki yıla göre yüzde 25 arttı.

Pestil ve kömenin anavatanı Gümüşhane’de bu ürünlerin önemli hammaddelerinden birisi olan cevizde hasat devam ederken üretim bir önceki yıla göre yüzde 25 arttı.


TÜİK rakamlarına göre 2019 yılında 6 bin 850 dekar alanda toplam 905 ton ceviz üretimi gerçekleştirilirken 2020 yılında ise 7 bin 626 dekar alanda toplam bin 135 ton ceviz üretimi gerçekleşti. Bir önceki yıla göre ceviz üretim alanlarında yüzde 11, ürün miktarında ise yüzde 25 artış sağlandı.


Asırlardır ceviz yetiştirilen Gümüşhane’de 400 metreden bin 800 metreye kadar olan bölgelerde 100 yaşı aşkın ceviz ağaçları bulunurken, alçak kesimlerde tamamlanan ceviz hasadı yüksek rakımlı bölgelerde devam ediyor.



“Son 5 yılda 116 bin ceviz fidanını toprakla buluşturarak 7 bin 650 dönüm alanda ceviz bahçeleri oluşturuldu”


Türkiye’de yıllık 10 bin ton üretimle pestil ve köme üretiminde birinci sırada yer alan Gümüşhane’de bu ürünlerin ana hammaddesi olan ceviz ihtiyacını karşılamak amacıyla Tarım ve Orman Müdürlüğünce 2015 yılında hazırlanan Ceviz Eylem Planının ardından uygulanan proje kapsamında son 5 yılda 116 bin ceviz fidanını toprakla buluşturarak 7 bin 650 dönüm alanda ceviz bahçeleri oluşturuldu. İlkbahar geç donlarından etkilenmeyen fernor ve fernette çeşitleri olan fidanlar ekonomik veri yaşına geldiğinde yıllık 3 bin 500 ton ceviz elde edilecek.



“İlimizde ceviz üretimi yıllık bin 135 ton civarında”


Gümüşhane merkeze bağlı Çamlıköy köyünde Sebahattin Saraç’a ait 405 dönüm ceviz bahçesinde hasat yapıldığı sırada üreticilerle sohbet ederek birlikte hasat yapıp, üretimleri hakkında bilgi alan Tarım ve Orman İl Müdürü Edip Birşen, Gümüşhane’de tarıma dayalı sanayinin başında pestil -köme işletmeleri geldiğini belirterek “Yaklaşık 36 işletmemizle 10 bin ton yıllık üretim yapılmaktadır. Pestil ve kömenin en önemli hammaddesi ceviz oluşturmaktadır. İlimizde ceviz üretimi yıllık bin 135 ton civarında, yalnız bu üretim yerelde münferit olarak ev önlerinde küçük arazilerde dikili ceviz ağaçları ile sağlanmaktadır. Üretilen bu ceviz miktarı da pestil ve köme işletmelerimizin ihtiyacını karşılayamamaktadır. Biz bu arz açığını karşılayabilmek için yapmış olduğumuz sektör bazlı çalışmalarda Gümüşhane’deki pestil köme işletmelerinin yıllık 2 bin 500 ton civarında ceviz ihtiyacı olduğunu bunu da il dışından hatta yurtdışından karşılandığını, bu arz açığını gidermek üzere İl Müdürlüğümüzce 2015 yılında başlattığımız Gümüşhane’de Ceviz Yetiştiriciliğini Geliştirilmesi Projesi kapsamında son beş yılda 116 bin ceviz fidanını toprakla buluşturarak 7 bin 650 dönüm alanda modern kapama ceviz bahçeleri kurduk. Amacımız hem pestil - köme sektörünün ilimizden ceviz ihtiyacını karşılamak, hem de kırsalda yaşayan insanlarımızın gelir seviyesini yükseltmek, tarımsal hasılamızı artırmak” dedi.


Gerek Bakanlık bütçesi gerekse yerel kaynaklardan sağlanan bütçelerle son 5 yılda Gümüşhane’nin ceviz vadisi olma yolunda hızla ilerlediğini ifade eden Birşen, “Ceviz birim alandan yüksek derece bir gelir elde edilen ürün. Önümüzdeki yıllarda özellikle beşinci yıldan sonra Gümüşhane’de ceviz üretimimizle ciddi bir üretim patlaması bekliyoruz. Hem ilimizin ceviz ihtiyacını karşılamak hem de diğer illerimize Gümüşhane’nin bu kirlenmemiş topraklarından, tertemiz su kaynaklarıyla elde edilen cevizlerin yüksek aromasıyla, tadıyla diğer illerimizin de ceviz ihtiyacını karşılama olduğunu belirterek, İlimizin önemli tarım ürünlerinden olan ceviz yetiştiriciliğini yaygınlaştırma çalışmalarımıza önümüzdeki yıllarda da devam edecek” diye konuştu.



“Üç yıl diktiğimiz ceviz fidanları bu yıl meyve verdi”


Gümüşhane merkeze bağlı Çamlıköy köyünde 405 dönüm alanda hazineden kiraladığı alanda ceviz yetiştiriciliği yapan Sebahattin Saraç ise “Diktiğimiz cevizlerin bu yıl hasadını yapıyoruz. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yapmış olduğu ceviz projelerinden yararlanarak fernor ve fernette ceviz fidanları diktim. Bunlar aşılı cevizler. Yaklaşık beşinci yıldan sonra verime başlıyorlar. Altı yıl önce diktiğimiz cevizlerden gecen yıl ve bu yıl mahsul aldık. Üç yıl olmasına rağmen 2017 yılında diktiğimiz Fernor ceviz fidanları da bu yıl meyve verdi. Tabi bu üç yılda verilen meyve ticari anlamda değil, bu bize meyve görüntüsü yaptı. Bizi mutlu eden tarafı o. Buda bize cevizin burada verimli olacağını gösteriyor. Her yıl aldığımız mahsul daha da artmaktadır. Valiliğimizin ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüzün destekleriyle her yıl ceviz fidanı dikerek bahçemizde ceviz fidanı sayısını artırdık. Şuan bu bahçede dört binin üzerinde ceviz fidanı var” ifadelerini kullandı.


Türkiye’de yıllık 10 bin ton üretimle pestil ve köme üretiminde birinci sırada yer alan Gümüşhane’de bu ürünlerin ana hammaddesi olan ceviz ihtiyacını karşılamak amacıyla Tarım ve Orman Müdürlüğünce 2015 yılında hazırlanan Ceviz Eylem Planının ardından uygulanan proje kapsamında son beş yılda 116 bin ceviz fidanını toprakla buluşturarak 7 bin 650 dönüm alanda ceviz bahçeleri oluşturuldu. İlkbahar geç donlarından etkilenmeyen fernor ve fernette çeşitleri olan fidanlar ekonomik veri yaşına geldiğinde yıllık 3 bin 500 ton ceviz elde edilecek.


Gümüşhane merkeze bağlı Çamlıköy köyünde Sebahattin Saraç’a ait 405 dönüm ceviz bahçesinde hasat yapıldığı sırada üreticilerle sohbet ederek birlikte hasat yapıp, üretimleri hakkında bilgi alan Tarım ve Orman İl Müdürü Edip Birşen, Gümüşhane’de tarıma dayalı sanayinin başında pestil -köme işletmeleri geldiğini belirterek “Yaklaşık 36 işletmemizle 10 bin ton yıllık üretim yapılmaktadır. Pestil ve kömenin en önemli hammaddesi ceviz oluşturmaktadır. İlimizde ceviz üretimi yıllık bin 135 ton civarında, yalnız bu üretim yerelde münferit olarak ev önlerinde küçük arazilerde dikili ceviz ağaçları ile sağlanmaktadır. Üretilen bu ceviz miktarı da pestil ve köme işletmelerimizin ihtiyacını karşılayamamaktadır. Biz bu arz açığını karşılayabilmek için yapmış olduğumuz sektör bazlı çalışmalarda Gümüşhane’deki pestil köme işletmelerinin yıllık 2 bin 500 ton civarında ceviz ihtiyacı olduğunu bunu da il dışından hatta yurtdışından karşılandığını, bu arz açığını gidermek üzere İl Müdürlüğümüzce 2015 yılında başlattığımız Gümüşhane’de Ceviz Yetiştiriciliğini Geliştirilmesi Projesi kapsamında son beş yılda 116 bin ceviz fidanını toprakla buluşturarak 7 bin 650 dönüm alanda modern kapama ceviz bahçeleri kurduk. Amacımız hem pestil - köme sektörünün ilimizden ceviz ihtiyacını karşılamak, hem de kırsalda yaşayan insanlarımızın gelir seviyesini yükseltmek, tarımsal hasılamızı artırmak” dedi.


Gerek Bakanlık bütçesi gerekse yerel kaynaklardan sağlanan bütçelerle son 5 yılda Gümüşhane’nin ceviz vadisi olma yolunda hızla ilerlediğini ifade eden Birşen, “Ceviz birim alandan yüksek derece bir gelir elde edilen ürün. Önümüzdeki yıllarda özellikle beşinci yıldan sonra Gümüşhane’de ceviz üretimimizle ciddi bir üretim patlaması bekliyoruz. Hem ilimizin ceviz ihtiyacını karşılamak hem de diğer illerimize Gümüşhane’nin bu kirlenmemiş topraklarından, tertemiz su kaynaklarıyla elde edilen cevizlerin yüksek aromasıyla, tadıyla diğer illerimizin de ceviz ihtiyacını karşılama olduğunu belirterek, İlimizin önemli tarım ürünlerinden olan ceviz yetiştiriciliğini yaygınlaştırma çalışmalarımıza önümüzdeki yıllarda da devam edecek” diye konuştu.


Gümüşhane merkeze bağlı Çamlıköy köyünde 405 dönüm alanda hazineden kiraladığı alanda ceviz yetiştiriciliği yapan Sebahattin Saraç ise “Diktiğimiz cevizlerin bu yıl hasadını yapıyoruz. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yapmış olduğu ceviz projelerinden yararlanarak fernor ve fernette ceviz fidanları diktim. Bunlar aşılı cevizler. Yaklaşık beşinci yıldan sonra verime başlıyorlar. Altı yıl önce diktiğimiz cevizlerden gecen yıl ve bu yıl mahsul aldık. Üç yıl olmasına rağmen 2017 yılında diktiğimiz Fernor ceviz fidanları da bu yıl meyve verdi. Tabi bu üç yılda verilen meyve ticari anlamda değil, bu bize meyve görüntüsü yaptı. Bizi mutlu eden tarafı o. Buda bize cevizin burada verimli olacağını gösteriyor. Her yıl aldığımız mahsul daha da artmaktadır. Valiliğimizin ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüzün destekleriyle her yıl ceviz fidanı dikerek bahçemizde ceviz fidanı sayısını artırdık. Şuan bu bahçede dört binin üzerinde ceviz fidanı var” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da geleneksel sanatlara anlamlı katkı: "Zer-i Nâb" Tezhip Sergisi açıldı Bursa’da kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Zer-i Nâb Tezhip Sanatı Sergisi", Teyyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen törenle sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Kuzey Makedonya Bursa Fahri Konsolosluğu tarafından organize edilen sergi, tezhip sanatının estetik ve zarafet dolu örneklerini Bursalılarla buluşturdu. Açılış programına AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Yavuz ve Ahmet Kılıç, Bursa Vali Yardımcısı Kürşat Güleryüz, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Bursa Fahri Konsolosu Halil Bedzeti ile çok sayıda davetli katıldı. Geleneksel sanatların yaşatılması vurgulandı Programda yapılan konuşmalarda, tezhip sanatının yalnızca görsel bir süsleme değil, aynı zamanda Türk-İslam kültürünün önemli bir parçası olduğuna dikkat çekildi. Bursa Vali Yardımcısı Kürşat Güleryüz, bu tür organizasyonların kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız ise sanatın toplumların ortak kültürel hafızasını güçlendiren en önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek, yerel yönetimler olarak geleneksel sanatlara destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Türkiye ile Kuzey Makedonya arasında kültür köprüsü Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Bursa Fahri Konsolosu Halil Bedzeti de konuşmasında, serginin iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin gelişmesine katkı sağladığını belirtti. Tezhip sanatının köklü bir medeniyetin estetik anlayışını yansıttığını vurgulayan Bedzeti, bu tür etkinliklerin dostluk bağlarını güçlendirdiğini dile getirdi. Sanatseverler için 10 gün açık kalacak İnce işçilikle hazırlanan tezhip eserlerinin yer aldığı sergi, Teyyare Kültür Merkezi’nde 10 gün boyunca ziyaret edilebilecek. Serginin, geleneksel sanatlara ilgi duyan vatandaşların yanı sıra sanat eğitimi alan gençler için de önemli bir kültür buluşması olması bekleniyor. Konuşmaların ardından protokol üyeleri sergiyi gezip sanatçılardan eserler hakkında bilgi aldı.
Erzurum Erzurum’dan dünyaya uzanan bir güzellik İnsanoğlunun bilinen en eski süs eşyalarından olan Oltu Taşı, Erzurum’un Oltu ilçesinde, yöre insanının emeği ile yeraltından bin bir güçlükle çıkarılıyor. Taşın saklanması ve şekil verilmesi de ayrı bir özen ve emek gerektiriyor. Her usta bir heykeltıraş titizliğinde çalışıp, yumuşak Oltu Taşı’nı çifte su verilmiş bıçakla yontup zımparalayarak şekil verir. Tebeşir tozu ve zeytinyağı ile cilalanan taşlar, kolyeden küpeye, sigaralıktan yüzüğe pek çok süs eşyasına dönüşüverir. Özellikle erkeklerin elinden düşürmedikleri Oltu Taşı’ndan tesbihler tüm ihtişamlarıyla "ben de varım" der gibidir. Oltu Taşı’nın tarihi Bronz Çağı’na dek uzanıyor Fosilleşmiş reçine ya da fosilleşmiş ağaç gövdelerinden oluşan Oltu Taşı, yumuşak bir linyit türüdür. Hakim renk siyahtır, ancak nadiren de olsa gri yeşilimsi renkli olanları da vardır. Oltu Taşı’nın tarihi Bronz Çağı’na dek uzanıyor. Zengin Romalılar’ın mücevherlerini ve değerli süs eşyalarını süsler. Geçmişte tesbihler, kutsal emanet sandıkları ve heykeller yapılır bu siyah taştan. Yazılı kaynaklara göre, 17. yüzyılda Oltu Taşı’nın tozu doktorlar tarafından ilaç niyetine kullanılır. En ihtişamlı günlerini Viktorya Dönemi’nde (1837-1901) yaşar. Kocası Prens Albert’in yasını tutan İngiltere Kraliçesi Viktorya’nın hayatının sonuna dek Oltu Taşı’ndan mücevherler takması bir moda başlatır. O dönemde gücü yeten herkes, bu taştan yapılma yüzük, broş ve kolyeler taşımaya başlar. Hava ile temas edince sertleşiyor Oltu Taşı cevheri çok ince, zaman zaman kaybolan yani kırılmış damarlar halinde bulunduğundan çok fazla çıkarılamaz. Topraktan çıktığında çok yumuşak olmasına rağmen hava ile temas ettiğinde hemen sertleşir. Bu yüzden de galeriden çıkıp cilalanana kadar mutlaka nemli ortamda saklanır. Büyük emekle çıkarılan bu maden küçük atölyelere gönderilir. Atölyelerde, tasarlanan süs eşyalarına göre sınıflandırılan maden, el çarkı ile işlenir. Bu işlem yürek ister, sevgi ister ve her şeyden öte derin bir sabır ister. İşin püf noktası ise taşın yumuşak ve nemli kalmasının sağlanmasıdır. Bu yüzden işlenecek kadar maden, su içinde bırakılarak korunur. Geri kalanı ise yeniden toprağa gömülerek saklanıyor. Tespihle ünü arttı Oltu Taşı’ndan en çok yapılan ve en çok tanınan ürün hiç şüphesiz tesbihlerdir. Ünü Türkiye dışına da yayılan Oltu Taşı tespihler, elde çekildikçe daha çok parlayıp güzelleşir. 33’lük olanına ’tek sayı1, 99’luk olanına uç sayı1 adı verilen tespihler gümüş işlemesine göre kuka (yuvarlak), kızılcık, mercimek, kesme gibi isimler alır. dolayı Oltu Taşının işlenmesi kolay, işlendikçe hava ile temas ederek sertleşen, kullandıkça parlayan bir cevherdir. Genellikle siyah, bazen koyu kahverengi, nadiren gri ve yeşilimsi renklerde bulunur. Hava gazında alev çıkarak yanar ve geriye bir miktar kül bırakır. Yanma esnasında aniden soğutulursa camlaşır ve kalıp haline gelir. Sürtünme ile elektriklenir ve hafif cisimleri çeker.
İstanbul Arnavutköy’de engelli vatandaş bulduğu parayı polise teslim etti İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde engelli bir vatandaş, yerde bulduğu bir deste parayı sahibine ulaştırılmak için polise teslim etti. Olay, Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Arnavutköy Engelliler Derneği üyesi Erdal Dalkır, sabah saatlerinde işten çıkıp yürüdüğü esnada yerde bir deste 100 TL’lik banknot buldu. Bir süre sahibinin ortaya çıkmasını bekleyen Dalkır, camiden anons yapılmasını istedi ancak herhangi bir anons yapılmadı. Bunun üzerine akşam saatlerinde Arnavutköy Engelliler Derneği’ne giden Dalkır, durumu arkadaşlarıyla paylaştı. Dernek tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerince sayılan para, tutanak altına alınarak karakola götürüldü. Paranın sahibini bulmak için çalışma başlatıldı. "İnşallah sahibi bulunur" Bulduğu parayı polise teslim ederek örnek bir davranış sergileyen Erdal Dalkır, "Sabah işten çıktım. Sokakta yürüdüğüm sırada yerde bir deste 100 TL’lik banknot buldum. Parayı aldıktan sonra işlerimi hallettim. Bu sırada camiden anons yapılmasını bekledim ancak yapılmadı. Akşam saatlerinde buraya geldim ve arkadaşlarımla birlikte paranın polise teslim edilmesi konusunda karar aldık. Polis ekiplerine haber verdik. İnşallah sahibi bulunur, ihtiyaç sahibi biri olabileceğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Bursa Bursa’da kırmızı ışık ihlali yapan araçlar dron ile böyle tespit edildi Bursa’da trafik güvenliğini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen denetimlerde, kırmızı ışık ihlali yapan sürücüler bu kez dron desteğiyle havadan tek tek tespit edildi. Denetim, Kestel ilçesi Barakfakih Mahallesi Ankara Yolu Caddesi üzerinde Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirildi. Yoğun araç trafiğinin bulunduğu güzergahta yapılan uygulamada, havadan görüntüleme yapan dron sayesinde kırmızı ışık ihlali yapan sürücüler anlık olarak tespit edildi. Dron havalandı, sürücüler cezadan kaçamadı Dron ile yapılan denetimlerde, trafik ışıklarına uymayarak hem kendi canlarını hem de diğer sürücülerin hayatını tehlikeye atan araçlar tek tek kayıt altına alındı. İhlal anları dron kamerasına saniye saniye yansırken, görüntüler eş zamanlı olarak sahadaki ekiplere aktarıldı. İhlal yaptığı belirlenen araçlar uygulama noktasında durdurulurken, sürücülere kırmızı ışık ihlali nedeniyle 5 bin TL idari para cezası uygulandı. Bu tür uygulamaların caydırıcılığı arttırıyor Yetkililer, özellikle şehirlerarası bağlantı yolları ve yoğun kavşaklarda kırmızı ışık ihlallerinin ciddi kazalara yol açtığına dikkat çekerek, denetimlerin artarak devam edeceğini belirtti. Sürücülere trafik kurallarına uymaları yönünde uyarılarda bulunan ekipler, teknolojik imkanların kullanıldığı bu tür uygulamaların caydırıcılığı artırdığını vurguladı. Öte yandan, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla denetimlerin aralıksız süreceği bildirildi.