POLİTİKA - 23 Ocak 2022 Pazar 20:25

Fatih Erbakan: "Aşılamanın çare olmadığı çok açık ve net ortada"

A
A
A
Fatih Erbakan: "Aşılamanın çare olmadığı çok açık ve net ortada"

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Bize gelip dediler ki ’tamam doğru söylüyorsunuz, endişelerinizi paylaşıyoruz ama işimizden olacağız, çoluğumuz çocuğumuz söz konusu’.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Bize gelip dediler ki ’tamam doğru söylüyorsunuz, endişelerinizi paylaşıyoruz ama işimizden olacağız, çoluğumuz çocuğumuz söz konusu’. O noktadaki bir insana ’gel sen aşı olma, işinden ol demek’ mümkün olmayacağı için en azından mRNA aşısı olma da diğer o aşıyı olmuş olursun diye söyledik. Aşılamanın çare olmadığı çok açık ve net ortada" dedi.


Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, bir dizi ziyarette bulunmak ve partililerle buluşmak üzere Gümüşhane’ye geldi. Gümüşhane programları kapsamında ilk olarak basın mensuplarıyla bir araya gelen Genel Başkan Erbakan, iktidarı ve muhalefeti eleştirdi.



“Gerçek enflasyon yıllık yüzde 82”


Türkiye’de gerçek yıllık enflasyonun yüzde 82 olduğunu savunan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Halk Ekmek kuyrukları kilometreleri bulmuş. İstanbul’da Halk Ekmek yetkilisi açıkladı, günlük halk ekmek talebi geçen ay 1 milyon 225 bin iken 1 ayda 1 milyon 952 bin adete çıktı. Halk Ekmek talebi yüzde 60 arttı. Bu İstanbul gibi Türkiye’nin ekonomik bakımdan en gelişmiş şehrinde, en refah seviyesi yüksek olması gereken şehirde neden bir ekmeği alırken 3-5 kuruşun hesabını yapmak zorunda kalmış insanlar. Afyon ve Kütahya’da Toprak Mahsulleri Ofisi ucuz ayçiçek yağı vereceğim 99 liradan demiş diye eksi 5 derece 1 kilometre kuyruk olmuş. Marketlerde 180-200 TL’ye satılıyor ayçiçek yağı burada 99 diye eksi 5 derecede kuyruk oluyor. Halk Ekmek kuyruğu, ayçiçek yağı kuyruğu. Ayçiçeklerini marketlerde zincirlemişler, çalınma riski olan çok lüks bir ürüne dönüşmüş. Bebek mamalarına alarm takılmış, altın gibi pırlanta gibi lüks ürün kategorisine girmiş. Şimdi bu örnekler varken yoksulluktan söz etmeyeceğiz de neyden söz edeceğiz. Asgari ücret açlık sınırının altında çünkü yüzde 50’lik zam yaptılar ama gerçek enflasyon yıllık yüzde 82 olduğu için bu asgari ücret zammı daha asgari ücretlinin eline geçmeden buhar oldu gitti” açıklamasında bulundu.



“Başka bir çare kalmadıysa en azından Turkovac aşısı ol”


Covid-19 aşıları hakkında konuşan Erbakan, “Bize geliyor diyorlar ki ’efendim ben okuldan atılmak durumuna geleceğim, aşı vurulmak mecburiyetindeyim’. Neden, çünkü üniversitede zorunlu tutuyorlar. ’Haftada 2 adet PCR testi yaptırmaya ne maddi gücüm var ne de imkanım var, Fatih başkanım biz aşı olacağız ne yapalım?’ O durumdaki bir insan için biz Turkovac vurulabilir demiştik. Aşı olmaktan başka bir çare kalmadıysa en azından Turkovac aşısı ol. Hem mRNA teknolojisi olmadığı hem de yerli üretim olduğu için. Bize gelip dediler ki ’tamam doğru söylüyorsunuz, endişelerinizi paylaşıyoruz ama işimizden olacağız, çoluğumuz çocuğumuz söz konusu’. O noktadaki bir insana ’gel sen aşı olma, işinden ol demek’ mümkün olmayacağı için en azından mRNA aşısı olma da diğer o aşıyı olmuş olursun diye söyledik. Aşılamanın çare olmadığı çok açık ve net ortada. Sağlık Bakanımız Kastamonu ilini takdir ediyor, en çok aşılama oranı olan il olduğu için. Aynı haber içinde diyor ki ama vakaların en çok patladığı il, onun için aşıyı daha çok yapmamız lazım diyor. Aşılanma oranının hem en yüksek olduğu il hem de vaka patlaması şampiyonu il oluyorsa aşılama ile vaka ve ölüm arasında bir ilişki var. Zaten bunu dünyaca ünlü Virologlar söylediler. Bu konuda toplumsal bağışıklık yolunun izlenmesi lazım dediler. Bu virüs yayıldıktan sonra siz aşı yaptıkça bu virüsün yeni mutasyonları çıkar, yeni varyantlar ortaya çıkar dirençli hale gelir ve sürekli 6 ayda bir 3 ayda bir veya senede 1 yeni varyantlar çıkar bir türlü kurtulamazsınız ve daha da agresifleşir, daha bulaşıcı hale gelir bu aşıyı yapmayın diye ama maalesef bunlara kulak verilmedi” ifadelerini kullandı.



“Gümüşhane en çok göç veren, işsizlikten en çok muzdarip olan ilimiz”


Gümüşhane’nin işsizlikten en çok muzdarip olan illerden biri olduğunu söyleyen Erbakan, “Gümüşhane’de biraz önce bahsettiğimiz bütün ekonomik olumsuzlukların yansıması var. Bir defa hayvancılık yapacak olsanız bu girdi maliyetleriyle yapmanız mümkün olmuyor, tarım yapacak olsanız yine mümkün olmuyor. Kazanmak yerine sürekli kaybediyorsunuz. İşsizlik dedim, 10 milyon işsiz. Gümüşhane en çok göç veren, işsizlikten en çok muzdarip olan ilimiz. Mevcut ağır sanayi hamlesi kapsamında rahmetli Erbakan Hocamızın yaptığı deri fabrikası kapatılmış. Sonradan yapılan fabrikalar kapanmış, diğer bütün illerde olduğu gibi işsizlik almış başını gidiyor. Bir işe girseniz asgari ücret alacaksınız, açlık sınırının altında olduğunu belirttim bu da Gümüşhane’yi yakından ilgilendiriyor. Bunlardaki düzeltmeler, Yeniden Refah Partisi olarak atacağımız adımlar Gümüşhane’nin ve Gümüşhaneli vatandaşların da kalkınmasına hem ücretle çalışanların hem de çiftçilerimizin hem de işsizlerin kurtuluşuna vesile olacak adımlardır” dedi.


Genel Başkan Erbakan basın toplantısının ardından Atatürk Kültür Merkezi’nde parti teşkilatı tarafından düzenlenen toplantıya katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Kahramanmaraş Büyükşehir’den İdlib’de kardeşlik iftarı Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında kardeşlik sofrasını Suriye’nin İdlib şehrine taşıdı. Bölgede bir dizi temaslarda bulunan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, "Büyükşehir Belediyesi olarak İdlib’teki kardeşlerimizin bugünkü iftarlarına vesile olduk. İnşallah çok daha farklı koşullarda daha nice iftar sofralarında beraber oluruz. Her geçen gün koşulların iyileşmesi arzumuz" dedi. Ramazan ayının manevi atmosferini yalnızca şehir sınırlarıyla sınırlı tutmayan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, dayanışma ve paylaşma kültürünü gönül coğrafyasına taşıyarak anlamlı bir organizasyona imza attı. Ramazan boyunca Kahramanmaraş’ta her gün binlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturan Büyükşehir Belediyesi, bu iyilik hareketini sınırların ötesine taşıyarak Suriye’nin İdlib şehrinde de iftar sofrası kurdu. Ramazan’ın bereketini ve paylaşma ruhunu yaşatan organizasyon kapsamında yüzlerce aile her gün aynı sofranın bereketinde buluştu. Başkan Görgel, İdlib’de vatandaşlarla buluştu Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de İdlib’e giderek bölgedeki vatandaşlarla bir araya geldi ve kurulan gönül sofralarını paylaştı. Heyetin İdlib programı, valilik ziyaretiyle başladı. Heyet, burada Vali Yardımcısı Hasan Hatip ile bir araya gelerek bölgedeki son duruma ilişkin bilgi aldı. Görüşmede özellikle bölgede yürütülen insani yardım çalışmaları ve yaşam koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Çadırkent ve Beytülselam köyü ziyareti Valilik ziyaretinin ardından heyetin bir sonraki durağı bölgede kurulan çadırkent ile Beytülselam köyü oldu. Burada bölge halkıyla bir araya gelen Başkan Fırat Görgel ve beraberindeki heyet, vatandaşlarla sohbet etti. Program kapsamında ihtiyaç sahibi ailelere çeşitli destekler de ulaştırıldı. İftar sofrasında birlik ve kardeşlik mesajı İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikte Büyükşehir Belediyesi tarafından Beytülselam köyünde kurulan iftar sofrasında bölge halkı ve heyet bir araya geldi. Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ve beraberindeki heyet, vatandaşlarla birlikte oruçlarını açarak Ramazan’ın birlik ve kardeşlik ruhunu aynı sofrada paylaştı. Gönüller İdlib’te iftar sofrasında buluştu İdlib programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunun sınırları aşan bir kardeşlik duygusunu ortaya koyduğunu ifade etti. Başkan Görgel, "Büyükşehir Belediyesi olarak İdlib’teki kardeşlerimizin bugünkü iftarlarına vesile olduk. Genel Başkan Yardımcımız Zafer Sırakaya da bu iftar sofrasında bizlerle oldu. İnşallah çok daha farklı koşullarda daha nice iftar sofralarında beraber oluruz. Her geçen gün koşulların iyileşmesi arzumuz. Burada güvenin sağlanması önemliydi. Hamdolsun bu konuda önemli bir aşamaya gelindi. Bunu görmek bizleri sevindirdi. Şimdi de inşallah inşa ve ihya süreci başlayacak. Ondan sonra da inşallah burada huzurlu yuvalarına kavuşmaları en büyük arzumuz" ifadelerini kullandı.
Ankara Baharın habercisi olan leylekler, Ankara’ya ulaştı Baharın habercisi olan leylekler, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’dan çıktıkları binlerce kilometrelik zorlu göç yolculuğunun ardından Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine ulaştı. Baharın habercisi olan leylekler, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’dan çıktıkları binlerce kilometrelik zorlu göç yolculuğunun ardından Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine ulaştı. Uzun ve yorucu yolculuğun ardından ilçede bulunan Leylek Oteli’ne yerleşen leylekler, baharın gelişini bir kez daha müjdeledi. Kızılcahamam’da doğaya ve yaban hayatına destek olmak amacıyla ilçede yaşayan bir iş insanı tarafından yaptırılan Leylek Oteli, bu yıl da göçten dönen leyleklere ev sahipliği yapıyor. Yüksek direkler üzerine kurulan ve leyleklerin güvenle konaklayabileceği şekilde hazırlanan yapı, her yıl çok sayıda leyleğin uğrak noktası haline geliyor. Baharın müjdecisi olarak bilinen leylekler, her yıl Afrika ve Orta Doğu’dan göç ederek Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine geliyor ve yaz aylarını kendileri için hazırlanan Leylek Oteli’nde geçiriyor. İlçede doğal yaşamın bir parçası haline gelen bu görüntüler, hem vatandaşların hem de doğa severlerin ilgisini çekiyor. Yaklaşık 10 bin kilometrelik yolculuğun ardından Türkiye’ye ulaşan leylekler şu günlerde çiftleşme döneminde bulunuyor. Her yıl neredeyse aynı dönemlerde Leylek Oteli’ne gelen leyleklerin nisan ayında yumurtlaması, mayıs ayında ise yavrularına kavuşması bekleniyor. Kızılcahamam’da baharın gelişinin en güzel simgelerinden biri olarak görülen leylekler, gökyüzünde oluşturdukları görüntüler ve yuvalarında başlayan yeni yaşam döngüsüyle doğanın uyanışını bir kez daha gözler önüne seriyor.
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında iş adamı Ali Üner savunma yaptı İSTANBUL (İHA) – ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında iş adamı tutuklu sanık Ali Üner savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki salonda görülmeye devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu ile beraber suç örgütü üyeleri ile rüşvet anlaşması yaptığı öne sürülen iş adamı tutuklu sanık Ali Üner savunma yaptı. Tutuklu sanık Üner savunmasında, "İddianamede 50 tane ihale aldığım söyleniyor. Böyle bir durum, EKAP sisteminde yok. EKAP sisteminde olmayan bir şey, yok demektir. Ağaç A.Ş.’deki firmalarımıza haciz geldi. Ben, Ağaç A.Ş.’ye ilk kez 2019 yılında mal sattım. Ali Sukas’a ben de hak ediş ödemesi almak istediğimi söyledim, o da bana herkes gibi bana da verildiğini söylemişti. Ağaç A.Ş.’deki bütün firmalarıma haciz geldi. Ali Sukas ile rüşvet ilişkisi olan birinin şirketlerine haciz gelir mi? Ümit Polat 28 Mayıs’ta kendim gittim diyor. Orada beni söylemiyor. Eylül ayında üçüncü ifadeyi veriyor. Cezaevinden tanıştığı birini benim yanıma gönderiyor ve yüz yüze konuşmak istediğini söylüyor. Ümit Polat ismimi zikrediyor ama suçlamıyor. Dostluğumuz vardı. Eşi, ‘bizimle muhatap olmayın, uzak durun’ demişti. Sonra Ümit cezaevine girdi" şeklinde konuştu. Ümit Polat’ın avukatının "Ümit Polat’ın rüşvet aldığını ya da verdiğini kendiniz duydunuz mu" sorusuna sanık Ali Üner, "Hayır duymadım" yanıtını verdi. Duruşmada, hazırlanan iddianamede ‘rüşvet’ suçunu işlediği öne sürülen iş adamı tutuklu sanık Evren Şiroğlu ise savunmasında, "Savcılıkta, Ümit Polat’ın beyanlarından dolayı tutuklandım. Ümit Polat, yeri ve zamanı belli olmayan bir olayda Fidanlıklar Müdürü Kerem Cemil Uzun’un da şahit olduğunu söylemişti. Ayrıca beni suçladığı hususlarda Mehmet Özdemir isimli şahsı Ankara’ya şikayete gittiğimizi belirterek onu da şahit göstermiştir. Tanık ve şahit listesinde bu iki kişinin ismini zikretmemiştir. Bunun da sorulmasını talep ediyorum. 2024 Aralık ayının son haftasında Ali Sukas’ın bana ’alacaklarını almak istiyorsan para getireceksin’ demesi üzerine ona 2 milyon lira para götürmüşüm. Nereye götürdüm hatırlamıyorum. Ali Sukas bana parayı verip, ’git bunu dolar yap’ demesi üzerine, o parayı 60 bin dolar olarak parayı geri getirdim ve bütün bunlara rağmen hala alacağımı alamadım" dedi. Savunmasına devam eden sanık Şiroğlu, "Ben Ağaç A.Ş.’ye ilk kez 2022 yılında mal sattım. Ağaç A.Ş.’nin Genel Müdürü olarak Ali Sukas’ı 2023 yılının Temmuz ayında, Ümit Polat’ın bana attığı bir mesajla duydum. O gün ilk defa Ali Sukas’ı ilk makamında, Murat Or’un kapısının önünde gördüm. 2019’dan 2023 Temmuz ayına 4 buçuk yıllık bir süre var. Yani ben 2019 yılından beri rüşvet ilişkisinde değil, yüzünü bile görmedim Ali Sukas’ın. Ali Sukas’la 300 metre çap baz sorgusu alındığında 120 kez farklı zamanlarda ortak baz vermiştiniz’ diyorlar. Bunların hepsi Ağaç A.Ş. Alibeyköy yerleşkesinde olmuştur. Burada çalışan bütün personelle aynı inceleme aynı tarihlerde yapılınca çaycıdan, güvenliğe, muhasebeden, satış personeline fark etmeksizin yüzlerce insanla da daha fazla HTS kaydı ve baz kaydı verdiğim gözükecektir" ifadelerini kullandı. Duruşma, sanık savunmaları ile sürüyor.