- 26 Ocak 2022 Çarşamba 10:37

Demirel ve Özal’dan bu yana bütün devlet adamlarının fotoğraflarını tesisinde sergiliyor

A
A
A
Demirel ve Özal’dan bu yana bütün devlet adamlarının fotoğraflarını tesisinde sergiliyor

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Zigana Dağı’nda tesis işletmeciliği yapan ‘Zehir Hüseyin’ lakaplı Hüseyin Eroğlu (69), Süleyman Demirel ve Turgut Özal’dan bugüne kadar devlet adamlarıyla çektirdiği tüm fotoğrafları tesisinin duvarlarında sergiliyor.

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Zigana Dağı’nda tesis işletmeciliği yapan ‘Zehir Hüseyin’ lakaplı Hüseyin Eroğlu (69), Süleyman Demirel ve Turgut Özal’dan bugüne kadar devlet adamlarıyla çektirdiği tüm fotoğrafları tesisinin duvarlarında sergiliyor.


Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Zigana Dağı’nın 2 bin 10 metrelik tarihi İpek Yolu geçişinde tesis işleten ‘Zehir Hüseyin’ lakaplı Hüseyin Eroğlu (69), tesisinin duvarlarında sergilediği fotoğraflarla ilgi çekiyor. Hayatının tamamını Zigana Dağ’ında geçiren ve babadan kalma mesleğini uzun yıllardır sürdüren Hüseyin Eroğlu, kendi ismini taşıyan tesisinde ağırladığı bütün Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Vali ve üst düzey bürokrata ait yaklaşık 700 adet fotoğrafı işletmesinin duvarlarına asıyor. Tesisini adeta fotoğraf sergisine çeviren Eroğlu, bunun yanı sıra Zigana Dağı’nda et yemeye gelen spor kulüplerinden de başta kaşkol olmak üzere aldığı hatıralarını sergiliyor. Merhum Süleyman Demirel ve Merhum Turgut Özal’dan bu yana neredeyse bütün kabinelerin fotoğrafının kendisinde olduğunu söyleyen Hüseyin Eroğlu, bütün devlet bürokrasisini Zigana Dağı’nda ağırladıklarını söyledi.



“Demirel ve Özal’dan bugüne bütün kabinelerin fotoğrafı var bende”


Zigana Dağı’nda bulunan tesisine gelen bütün devlet büyükleri ve bürokrasiden ısrarla fotoğraf istediğini ve bunları sergilediğini anlatan Hüseyin Eroğlu (69), “Çocukluğumdan beri Zigana Dağı’ndayım. Bu bizim dede, baba mesleği, buradaki hayvanlar da kendimizin. Yaz ve kış devamlı buradayım. Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün bürokrasisini, cumhurbaşkanlarımızı bütün bakanlarımızı ben burada ağırladım. Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım başbakanımızdı. Uğramayan kimse olmadı. Aşağı yukarı 650-700’e yakın da fotoğraf var bende. Bunların günlük bakımını yaparım. Buraya gelen bürokrasiden gider ısrarla fotoğrafları isterim ve sergilerim. Valiler, kaymakamlar, emniyet müdürleri, alay komutanları beni hep ziyaret eder. Bu fotoğraflar çok anlamlı. Bütün devletimiz Zigana Dağı’na geldiğini belli ediyor. Bu ziyaretler bize ne gurur veriyor. Demirel, rahmetli Özal zamanından olan bütün kabinenin fotoğrafları vardır bende. Bende fotoğraf hastalığı var. Bütün dünyada bana gelmeyen yok. Amerika’dan, Almanya’dan, İstanbul’dan, Ankara’dan, Diyarbakır’dan her yerden gelip benim fotoğraflarımı çok anlamlı kılıyorlar. Çok memnun oluyorlar. Bir de cumhurbaşkanımız, başbakanımızın buraya kadar ayağını basması bütün vatandaşlarımıza da gurur veriyor. Bana ‘zehir Hüseyin’ demelerinin de başka bir anlamı var ama o bende kalsın” diye konuştu.



“Fotoğraflara çok değer veriyor”


Hüseyin Eroğlu’nun, tesisinde bulunan fotoğraflara çok değer verdiğini söyleyen akrabası Tuncay Eroğlu ise “35-40 yıldır burada zehir Hüseyin ile beraber boş zamanlarımda gelir ona yardım ederim. Sürekli değil, ara ara gelir yardım ederim. Buraya gelmeyen olmaz. Zigana Dağı tarih kitaplarında vardır zaten. İpek Yolu buradan geçerdi. Burası bilinen bir yerdir Trabzon’a Gümüşhane’ye gelenler olsun, bürokratlar olsun Zigana’yı görmek için gelirler. Bir de buranın eti, sütlacı meşhurdur. Yemeden gitmezler. O fotoğraflara çok değer veriyor. Bir bürokratta olsa, farklı bir kişi de olsa gelir fotoğraflarını çeker, alır çerçeveletip buraya asacağım der. Buna özen gösterir. Onlara baktıkça mutlu oluyor” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da 65 yaşındaki teknesine gözü gibi bakıyor Muğla’nın Bodrum ilçesinde süngerci Aksona Mehmet, 65 yıl önce inşa edilen tirhandiline gözü gibi bakıyor. "Aksona Mehmet" olarak anılan 77 yaşındaki sünger avcısı Mehmet Baş, 65 yıl önce Ziya Güvendiren usta tarafından inşa edilen 8 metre boyundaki tırhandili, 1981 yılında satın aldı. Bodrumlu denizci, teknesine "Aksona" ismini koyduktan sonra kendi ismi de "Aksona" diye anılmaya başlandı. Mehmet Baş, "Mavi Boncuk" da dediği teknesiyle sünger avlarına çıktı, yelken yarışlarına katıldı. Aksona Mehmet, bu yıl 65 yaşına girecek teknesine hala gözü gibi bakıyor. Kış bakımı yapılan tekne, bugün sabah saatlerinde yeniden denize indirildi. Basın mensuplarına açıklama yapan Aksona Mehmet, teknenin hikayesini şu sözlerle anlattı: "Bu tekne, ustaların ustası Ziya Güvendiren’in hatırasıdır. Kendine yapmış olduğu bir teknedir, ismi Şafak’tı. 1981 yılında ben alıp onu ismini Aksona koydum ondan sonra da benim adım Aksona Mehmet oldu. Rahmetli Erol Ağan, Erol abi çok anlatırdı bunu bana; ’çok emeğim var derdi, keser salladım bu teknede’ derdi. Ziya ustanın yanında kalfaymış Erol abi, mekanları cennet olsun o büyük ustalarımızın. Bu tarihi değer Mavi Boncuk benim değil hepimizin malı. Bodrum denizciliğinin kültür hafızası. Hafızası olmayan milletlerin geleceği olmaz. Geçmişine sahip çıkmak budur." Teknesini yaşatırken çeşitli kurum ve kuruluşların kendisine destek olduğunu söyleyen Mehmet Baş, "Bu tekne 16 Nisan 2026’da 65 yaşına giriyor. Bunun üzerinden ne insanlar geldi geçti. Onlarca, yüzlerce denizci yetiştirdi. Tonlarca sünger çıkardı Samandağı’ndan İğneada’ya, Şile’ye kadar Ege, Marmara ve Akdeniz’i dolaştı bu tekne. Çok insanlar geçti çok, dili ağzı olsa da şu an bir konuşsa ne hatıralar var. Kaç kişiyi denizci yaptı, ülkem denizciliğine, Türk denizciliğine kazandırdı denizci olarak. Tonlarca sünger çıkarıp güzel ülkemin ekonomisine katkı koydu ihracat yapılarak süngerler. Bunu hep birlikte yaşıyoruz" dedi. Teknesine gözü gibi baktığını ifade eden Bodrumlu denizci, "Torba’da balıkçı barınağında Oktay ağabeyin tersanesi vardı, 1981 yılında orada satın aldım. Çocukluk arkadaşım vardı Mustafa Dolu, vurgun yemiş falan, bırakmış denizciliği; ben satın aldım ondan. O günden bu yana gözüm gibi, çocuğum gibi bakıyorum buna. Rengi de aynıdır. Makineleri değişti tabii. O gün bugün yaşatıyorum. Başkalarının elinde olsa bu odun olurdu ama benim vefa borcum var" diye konuştu.
Samsun Samsun Çocuk Evlerinden Gazze için anlamlı bağış Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı 41 çocuk evinde koruma altında bulunan çocuklar, biriktirdikleri fitrelerini Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere Türk Kızılay’ına teslim ederek anlamlı bir dayanışma örneği sergiledi. Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı çocuk evlerinde kalan tüm çocuklar adına altı temsilci çocuk, toplanan yardımları Türk Kızılay Samsun Şube Başkanı Onur Çoban, Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Öztürk ve Şube Müdürü Reha Oğuz Ertuğrul’a teslim etti. Gerçekleştirilen bağış tesliminde çocukların yanında Kuruluş Müdürü Fatih Behçet ve Kuruluş Müdür Yardımcısı Tülay Kisbet Öztürk de yer aldı. Çocuklar, bölgede yürütülen insani yardım çalışmaları ve sağlanan destekler dolayısıyla Kızılay yetkililerine teşekkürlerini iletti. Gönüllülük köprüsü kuruldu Ziyaret sırasında çocukların sosyal sorumluluk projelerinde daha aktif rol alabilmeleri amacıyla Türk Kızılay ile gönüllülük temelli bir iş birliği başlatıldı. Bu kapsamda çocuk evlerinde kalan gençlerin Kızılay’ın yürüttüğü yardım faaliyetlerine gönüllü olarak katılması kararlaştırıldı. Kızılay yetkilileri, çocukların bu anlamlı talebinden duydukları memnuniyeti dile getirerek genç gönüllülere her türlü desteği sağlayacaklarını ifade etti. Yarın iftar çadırında görev alacaklar İş birliğinin ilk somut adımı olarak çocuklar, Kızılay tarafından kurulan iftar çadırında gönüllü olarak görev alacak. Yemek dağıtımı ve saha çalışmalarında yer alacak olan çocuklar, yardımlaşma ve dayanışma kültürünü bizzat deneyimleyerek toplumsal dayanışmaya katkı sunacak.
Gaziantep GSO Mart ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mart Ayı Meclis Toplantısı, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla yapıldı. Toplantıda, bölgede yaşanan savaş ve artan jeopolitik risklerin yanı sıra firmaların yaşadığı sıkıntılar ve sektörel gelişmeler değerlendirildi; ayrıca Gaziantep Sanayi Odası tarafından yürütülen faaliyetler, projeler ve planlanan çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, yaklaşan Ramazan Bayramı’nın birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının en güçlü şekilde hissedildiği müstesna günlerden biri olduğunu belirterek, ülkemizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutladı. Konuşmasında sanayi sektörünün mevcut ekonomik ve bölgesel gelişmeler karşısındaki durumuna değinen Konukoğlu, sanayicilerin bölgede yaşanan savaş hali, küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve artan maliyet baskılarına rağmen üretim gücünü korumak için büyük bir gayret gösterdiğini vurguladı. Sanayicilerin tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracata devam ettiğini belirten Konukoğlu, ülke ekonomisinin sürdürülebilirliği ve bu süreci atlatabilmesi için sanayi sektörünün rekabet gücünün artırılmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de toplantıda yaptığı konuşmada, geçmişte olduğu gibi bugün de ülke olarak birçok alanda mücadele verildiğini belirtti. Ünverdi, "Ülkemizin hemen yanı başında geçmişten bugüne savaş ve krizler maalesef devam ediyor. Daha önce Irak-İran savaşı, Irak’taki siyasi istikrarsızlıklar ve Suriye’deki iç savaşın etkilerini yaşamıştık. 18 gün önce başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş bugün tüm dünyayı etkisi altına almış durumdadır. Savaştan herkes etkileniyor, ancak en büyük zorluğu bölgeye yakınlığımız sebebiyle bizler yaşıyoruz" dedi. Gaziantep’in bölgesinin en büyük sanayi ve ticaret hacmine sahip şehri olduğunu vurgulayan Ünverdi, kentin komşu ülkeler başta olmak üzere Kuzey Afrika, körfez ülkeleri ve tüm Orta Doğu ülkeleriyle güçlü ticari bağlara sahip olduğunu ifade etti. Ünverdi, "Özellikle Irak bizim en önemli pazarlarımızdan biridir ve geçtiğimiz yıl yaptığımız 1 milyar 758 milyon 523 bin dolarla şehrimizin ihracatında ilk sırada yer almaktadır. Ancak savaşla birlikte Irak’a ihracatımızda ciddi düşüş ve aksamalar yaşıyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerine yapılan ihracatımız da bu süreçten olumsuz etkilenmeye devam etmektedir" diye konuştu. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte petrol ve gaz fiyatlarında olağanüstü artışlar yaşandığını dile getiren Ünverdi, "Navlun ve sigorta maliyetleri de buna bağlı olarak yükseldi. Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca akaryakıtı değil, lojistik ve enerji maliyetleri üzerinden tüm üretimi etkiliyor. Devletimiz Eşel Mobil sistemiyle akaryakıttaki fiyat artışlarının önüne geçti ancak bu nereye kadar devam edebilecek öngörmek mümkün değil" ifadelerini kullandı. Savaş ortamının dünya ticaretini ve özellikle üretim ile ihracat yapan kesimi etkilediğini belirten Ünverdi, "Sanayiciler olarak girdi maliyetlerimiz yüksek oranlarda arttı. Hammadde tedarikinde çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Konteyner ve gemi taşımacılığında navlun fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Karayolu taşımacılığında da maliyet artışları ve gümrüklerde çeşitli sorunlar yaşanıyor" dedi. "Biz ülkemizin, devletimizin gücüne inanıyoruz, bugünleri de atlatacağımıza inancımız tamdır" diyen Ünverdi, "Ancak bu süreçte finansman maliyetleri başta olmak üzere, sanayicilerimizin girdi maliyetlerini azaltacak, tedarik süreçlerimizdeki aksamaların önüne geçecek adımların atılmasını beklediğimizi belirtmek istiyorum. Bununla birlikte, ihracatçılarımızı olumsuz etkileyen enflasyon ve döviz kuru arasındaki makasın kapanması ve dengelenmesi dış ticaretimiz açısından önem taşıyor. İş dünyası olarak bölgemizi ateş çemberine çeviren ve ticaretimize ağır darbe vuran savaşın son bulması bizim en büyük beklentimizdir" şeklinde konuştu. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine bilgi veren Ünverdi, "2026 yılı şubat ayında 808 milyon 768 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Irak ve ABD geliyor. İhracatın sektörlere göre dağılımında ise yüzde 35,2 ile tekstil ürünleri ilk sırada yer alırken, yüzde 35 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ikinci, yüzde 12,9 ile kimya ve plastik ürünleri üçüncü sırada bulunuyor" diye konuştu. Meclis toplantısının son bölümünde, Sani Konukoğlu Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Naci Boran, Sani Konukoğlu Vakfı’nın yürüttüğü proje ve çalışmaları sunum eşliğinde anlatarak meclis üyelerinin sorularını yanıtladı. Meclis toplantısı, görüş alışverişinin ardından dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.
Manisa Refüje çarpıp karşı şeride geçen otomobil başka araca çarptı: 1 ölü Manisa’nın Yunusemre ilçesinde, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobilin refüje çarptıktan sonra karşı şeride geçerek bir kamyonete çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti. Kaza, Manisa’nın Yunusemre ilçesi Manisa Organize Sanayi Bölgesi 1. Kısım Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kuzey Çevre Yolu’ndan Organize Sanayi bağlantı yoluna dönüş yapan Nazan B. (44) yönetimindeki 45 PB 301 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüje çarptı. İddiaya göre fren yerine gaza basan sürücünün kullandığı otomobil çarpmanın etkisiyle havalanarak Zeki Kaya (52) idaresindeki 07 F 8779 plakalı açık kasa kamyonete sol yanından çarptı. Çarpmanın etkisiyle kamyonet sürücüsü Zeki Kaya araç içerisinde sıkışırken ihbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla sıkıştığı yerden çıkarılan Kaya, ağır yaralı olarak ambulansa alındı. Ambulansta bir süre kalbi duran Kaya’ya sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi. Ardından Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’ne kaldırılan Kaya, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı. Otomobil sürücüsü Nazan B. ise polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.