ASAYİŞ - 29 Ocak 2022 Cumartesi 10:12

JAK timlerinden Zigana Dağında nefes kesen tatbikat

A
A
A
JAK timlerinden Zigana Dağında nefes kesen tatbikat

Sel, deprem ve çığ gibi doğal afetlerde hayat kurtaran Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timleri 2 bin 100 metre rakımdaki Zigana Gümüşkayak Kayak Merkezinde zorlu şartlarda gerçeğini aratmayan tatbikat gerçekleştirdi.

Sel, deprem ve çığ gibi doğal afetlerde hayat kurtaran Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timleri 2 bin 100 metre rakımdaki Zigana Gümüşkayak Kayak Merkezinde zorlu şartlarda gerçeğini aratmayan tatbikat gerçekleştirdi.


Gece gündüz demeden görev yapan, sürekli aldıkları eğitimler ve yaptıkları tatbikatlarla vatandaşın güveni ve huzuru için çalışan JAK timleri, bu yıl ilk defa Zigana Dağı Gümüşkayak Kayak Merkezinde sömestr tatili boyunca görev aldı.


13 yıl önce gerçekleşen çığ felaketinde 10 dağcının hayatını kaybettiği Zigana Dağında görev yapan, her türlü iklim koşulu ile afetlerde gerçekleştirilecek arama ve kurtarma çalışmaları için özel olarak eğitilen JAK timleri sıfırın altında 20 dereceyi bulan hava sıcaklığı ve zorlu coğrafyada mahsur kalma, yaralanma, kaybolma olaylarına müdahale ediyor.


JAK timi gerçekleştirilen tatbikatta senaryo gereği kayak yaparken düşüp ayağını kıran bir vatandaşın 112 Acil Çağrı Merkezine bilgi vermesiyle başlayan süreçte İl Jandarma Komutanlığından harekete geçerek 1,5 metre kar kalınlığında yaralı şahsın yerini tespit edip zor şartlar altında kurtarıp sedyeyle hazırda bekleyen UMKE ekibine teslim etti.



“Muhtemel doğal afet, çığ veya yaralama olaylarına direkt müdahale imkanına sahibiz”


Kar üstü motosikletler ve çığ ekipmanlarının kullanıldığı tatbikatı takip eden Torul Kaymakamı Orhan Ayaz, “Özel ekiplerimiz almış olduğu eğitimleri bugün sahada bizlere gösterdiler. Almış oldukları eğitimlerin yansımasını sahada görmüş olduk. Bu tür tatbikat faaliyetleri bizler için çok önemli. 13 sene önce Zigana Dağı’nda bir çığ felaketi gerçekleşti. Burada ne yazık ki 10 sivil vatandaşımızı kaybettik. Şu anda doğal afetler, yaralama olayları olmadan önce Jandarma timlerimiz burada hazır bulunuyorlar. Arama kurtarma timlerimiz 7 gün 24 saat esaslı olarak sömestr tatilinde de sürekli burada olacaklar. Muhtemel doğal afet, çığ veya yaralama olaylarına direkt müdahale imkanına sahibiz. Allah’a şükür devletimiz bu tür olaylara hem eğitim olarak hem beceri olarak hem tesisat olarak hazır durumda. Vatandaşlarımızın can güvenliği bizlere emanet. Bizler de bu emanete her türlü koşulda her türlü şartta sahip çıkmak adına üstümüze düşeni fazlasıyla yapıyoruz. Bugün tatbikatta arkadaşlarımızın hepsine göstermiş oldukları gayretten ve üstün başarıdan dolayı teşekkür ediyorum, kolaylıklar diliyorum” dedi.



“Geçmiş yıllarda bir olay olduktan sonra ekiplerimiz intikal ediyordu ama bu sene timlerimiz burada olduğu için anında müdahale ediyorlar”


Bu yıl Zigana’da bir ilki yaşadıklarını ve Jandarma Arama Kurtarma Timlerinin (JAK) ilk kez sömestr tatili boyunca bir olay olmadan önce Zigana’da bulunduklarını ifade eden Kaymakam Ayaz, “Geçmiş yıllarda maalesef bunu yapmamıştık. Bir olay olduktan sonra ekiplerimiz intikal ediyordu. Ama bu sene herhangi bir olumsuzluk durumunda arama kurtarma timlerimiz burada olduğu için her türlü hazırız. İnşallah hiçbir aksaklığa mahal vermeden muhtemel bir durumda da bir hazırız. Kimsenin mağduriyeti yaşamasına müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.



“Allah yar ve yardımcısı olsun JAK timimizin”


Tatbikatta yaralı kayakçıyı canlandıran Abdulkadir Eroğlu ise canlandırma olmasına rağmen oldukça zorlu bir süreç yaşadığını belirterek, “Bu süreçte katkısı olan JAK Timi, kayak merkezi ve sağlık ekiplerine çok teşekkür ediyorum. Bulunduğumuz noktada 1,5 metre civarı kar vardı. Çok zorlu bir durumdu, fırtına ve tipi vardı, bulunduğumuz nokta çok dikti, çok zorlandık. Allah yar ve yardımcısı olsun JAK timimizin. Geçmiş sezonlarda bir tim veya ekibimiz yoktu. Bu yıl tesisimize JAK Timi geldi. Teşekkür ediyoruz kendilerine. Herhangi olumsuz bir durumda veya kazada, çarpmalarda, uçmalarda, parkurdan çıkmalarda JAK timimiz hemen anında müdahale edebiliyor. Önceki yıllarda bu yoktu” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da 65 yaşındaki teknesine gözü gibi bakıyor Muğla’nın Bodrum ilçesinde süngerci Aksona Mehmet, 65 yıl önce inşa edilen tirhandiline gözü gibi bakıyor. "Aksona Mehmet" olarak anılan 77 yaşındaki sünger avcısı Mehmet Baş, 65 yıl önce Ziya Güvendiren usta tarafından inşa edilen 8 metre boyundaki tırhandili, 1981 yılında satın aldı. Bodrumlu denizci, teknesine "Aksona" ismini koyduktan sonra kendi ismi de "Aksona" diye anılmaya başlandı. Mehmet Baş, "Mavi Boncuk" da dediği teknesiyle sünger avlarına çıktı, yelken yarışlarına katıldı. Aksona Mehmet, bu yıl 65 yaşına girecek teknesine hala gözü gibi bakıyor. Kış bakımı yapılan tekne, bugün sabah saatlerinde yeniden denize indirildi. Basın mensuplarına açıklama yapan Aksona Mehmet, teknenin hikayesini şu sözlerle anlattı: "Bu tekne, ustaların ustası Ziya Güvendiren’in hatırasıdır. Kendine yapmış olduğu bir teknedir, ismi Şafak’tı. 1981 yılında ben alıp onu ismini Aksona koydum ondan sonra da benim adım Aksona Mehmet oldu. Rahmetli Erol Ağan, Erol abi çok anlatırdı bunu bana; ’çok emeğim var derdi, keser salladım bu teknede’ derdi. Ziya ustanın yanında kalfaymış Erol abi, mekanları cennet olsun o büyük ustalarımızın. Bu tarihi değer Mavi Boncuk benim değil hepimizin malı. Bodrum denizciliğinin kültür hafızası. Hafızası olmayan milletlerin geleceği olmaz. Geçmişine sahip çıkmak budur." Teknesini yaşatırken çeşitli kurum ve kuruluşların kendisine destek olduğunu söyleyen Mehmet Baş, "Bu tekne 16 Nisan 2026’da 65 yaşına giriyor. Bunun üzerinden ne insanlar geldi geçti. Onlarca, yüzlerce denizci yetiştirdi. Tonlarca sünger çıkardı Samandağı’ndan İğneada’ya, Şile’ye kadar Ege, Marmara ve Akdeniz’i dolaştı bu tekne. Çok insanlar geçti çok, dili ağzı olsa da şu an bir konuşsa ne hatıralar var. Kaç kişiyi denizci yaptı, ülkem denizciliğine, Türk denizciliğine kazandırdı denizci olarak. Tonlarca sünger çıkarıp güzel ülkemin ekonomisine katkı koydu ihracat yapılarak süngerler. Bunu hep birlikte yaşıyoruz" dedi. Teknesine gözü gibi baktığını ifade eden Bodrumlu denizci, "Torba’da balıkçı barınağında Oktay ağabeyin tersanesi vardı, 1981 yılında orada satın aldım. Çocukluk arkadaşım vardı Mustafa Dolu, vurgun yemiş falan, bırakmış denizciliği; ben satın aldım ondan. O günden bu yana gözüm gibi, çocuğum gibi bakıyorum buna. Rengi de aynıdır. Makineleri değişti tabii. O gün bugün yaşatıyorum. Başkalarının elinde olsa bu odun olurdu ama benim vefa borcum var" diye konuştu.
Samsun Samsun Çocuk Evlerinden Gazze için anlamlı bağış Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı 41 çocuk evinde koruma altında bulunan çocuklar, biriktirdikleri fitrelerini Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere Türk Kızılay’ına teslim ederek anlamlı bir dayanışma örneği sergiledi. Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı çocuk evlerinde kalan tüm çocuklar adına altı temsilci çocuk, toplanan yardımları Türk Kızılay Samsun Şube Başkanı Onur Çoban, Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Öztürk ve Şube Müdürü Reha Oğuz Ertuğrul’a teslim etti. Gerçekleştirilen bağış tesliminde çocukların yanında Kuruluş Müdürü Fatih Behçet ve Kuruluş Müdür Yardımcısı Tülay Kisbet Öztürk de yer aldı. Çocuklar, bölgede yürütülen insani yardım çalışmaları ve sağlanan destekler dolayısıyla Kızılay yetkililerine teşekkürlerini iletti. Gönüllülük köprüsü kuruldu Ziyaret sırasında çocukların sosyal sorumluluk projelerinde daha aktif rol alabilmeleri amacıyla Türk Kızılay ile gönüllülük temelli bir iş birliği başlatıldı. Bu kapsamda çocuk evlerinde kalan gençlerin Kızılay’ın yürüttüğü yardım faaliyetlerine gönüllü olarak katılması kararlaştırıldı. Kızılay yetkilileri, çocukların bu anlamlı talebinden duydukları memnuniyeti dile getirerek genç gönüllülere her türlü desteği sağlayacaklarını ifade etti. Yarın iftar çadırında görev alacaklar İş birliğinin ilk somut adımı olarak çocuklar, Kızılay tarafından kurulan iftar çadırında gönüllü olarak görev alacak. Yemek dağıtımı ve saha çalışmalarında yer alacak olan çocuklar, yardımlaşma ve dayanışma kültürünü bizzat deneyimleyerek toplumsal dayanışmaya katkı sunacak.
Gaziantep GSO Mart ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mart Ayı Meclis Toplantısı, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla yapıldı. Toplantıda, bölgede yaşanan savaş ve artan jeopolitik risklerin yanı sıra firmaların yaşadığı sıkıntılar ve sektörel gelişmeler değerlendirildi; ayrıca Gaziantep Sanayi Odası tarafından yürütülen faaliyetler, projeler ve planlanan çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, yaklaşan Ramazan Bayramı’nın birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının en güçlü şekilde hissedildiği müstesna günlerden biri olduğunu belirterek, ülkemizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutladı. Konuşmasında sanayi sektörünün mevcut ekonomik ve bölgesel gelişmeler karşısındaki durumuna değinen Konukoğlu, sanayicilerin bölgede yaşanan savaş hali, küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve artan maliyet baskılarına rağmen üretim gücünü korumak için büyük bir gayret gösterdiğini vurguladı. Sanayicilerin tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracata devam ettiğini belirten Konukoğlu, ülke ekonomisinin sürdürülebilirliği ve bu süreci atlatabilmesi için sanayi sektörünün rekabet gücünün artırılmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de toplantıda yaptığı konuşmada, geçmişte olduğu gibi bugün de ülke olarak birçok alanda mücadele verildiğini belirtti. Ünverdi, "Ülkemizin hemen yanı başında geçmişten bugüne savaş ve krizler maalesef devam ediyor. Daha önce Irak-İran savaşı, Irak’taki siyasi istikrarsızlıklar ve Suriye’deki iç savaşın etkilerini yaşamıştık. 18 gün önce başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş bugün tüm dünyayı etkisi altına almış durumdadır. Savaştan herkes etkileniyor, ancak en büyük zorluğu bölgeye yakınlığımız sebebiyle bizler yaşıyoruz" dedi. Gaziantep’in bölgesinin en büyük sanayi ve ticaret hacmine sahip şehri olduğunu vurgulayan Ünverdi, kentin komşu ülkeler başta olmak üzere Kuzey Afrika, körfez ülkeleri ve tüm Orta Doğu ülkeleriyle güçlü ticari bağlara sahip olduğunu ifade etti. Ünverdi, "Özellikle Irak bizim en önemli pazarlarımızdan biridir ve geçtiğimiz yıl yaptığımız 1 milyar 758 milyon 523 bin dolarla şehrimizin ihracatında ilk sırada yer almaktadır. Ancak savaşla birlikte Irak’a ihracatımızda ciddi düşüş ve aksamalar yaşıyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerine yapılan ihracatımız da bu süreçten olumsuz etkilenmeye devam etmektedir" diye konuştu. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte petrol ve gaz fiyatlarında olağanüstü artışlar yaşandığını dile getiren Ünverdi, "Navlun ve sigorta maliyetleri de buna bağlı olarak yükseldi. Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca akaryakıtı değil, lojistik ve enerji maliyetleri üzerinden tüm üretimi etkiliyor. Devletimiz Eşel Mobil sistemiyle akaryakıttaki fiyat artışlarının önüne geçti ancak bu nereye kadar devam edebilecek öngörmek mümkün değil" ifadelerini kullandı. Savaş ortamının dünya ticaretini ve özellikle üretim ile ihracat yapan kesimi etkilediğini belirten Ünverdi, "Sanayiciler olarak girdi maliyetlerimiz yüksek oranlarda arttı. Hammadde tedarikinde çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Konteyner ve gemi taşımacılığında navlun fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Karayolu taşımacılığında da maliyet artışları ve gümrüklerde çeşitli sorunlar yaşanıyor" dedi. "Biz ülkemizin, devletimizin gücüne inanıyoruz, bugünleri de atlatacağımıza inancımız tamdır" diyen Ünverdi, "Ancak bu süreçte finansman maliyetleri başta olmak üzere, sanayicilerimizin girdi maliyetlerini azaltacak, tedarik süreçlerimizdeki aksamaların önüne geçecek adımların atılmasını beklediğimizi belirtmek istiyorum. Bununla birlikte, ihracatçılarımızı olumsuz etkileyen enflasyon ve döviz kuru arasındaki makasın kapanması ve dengelenmesi dış ticaretimiz açısından önem taşıyor. İş dünyası olarak bölgemizi ateş çemberine çeviren ve ticaretimize ağır darbe vuran savaşın son bulması bizim en büyük beklentimizdir" şeklinde konuştu. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine bilgi veren Ünverdi, "2026 yılı şubat ayında 808 milyon 768 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Irak ve ABD geliyor. İhracatın sektörlere göre dağılımında ise yüzde 35,2 ile tekstil ürünleri ilk sırada yer alırken, yüzde 35 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ikinci, yüzde 12,9 ile kimya ve plastik ürünleri üçüncü sırada bulunuyor" diye konuştu. Meclis toplantısının son bölümünde, Sani Konukoğlu Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Naci Boran, Sani Konukoğlu Vakfı’nın yürüttüğü proje ve çalışmaları sunum eşliğinde anlatarak meclis üyelerinin sorularını yanıtladı. Meclis toplantısı, görüş alışverişinin ardından dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.
Manisa Refüje çarpıp karşı şeride geçen otomobil başka araca çarptı: 1 ölü Manisa’nın Yunusemre ilçesinde, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobilin refüje çarptıktan sonra karşı şeride geçerek bir kamyonete çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti. Kaza, Manisa’nın Yunusemre ilçesi Manisa Organize Sanayi Bölgesi 1. Kısım Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kuzey Çevre Yolu’ndan Organize Sanayi bağlantı yoluna dönüş yapan Nazan B. (44) yönetimindeki 45 PB 301 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüje çarptı. İddiaya göre fren yerine gaza basan sürücünün kullandığı otomobil çarpmanın etkisiyle havalanarak Zeki Kaya (52) idaresindeki 07 F 8779 plakalı açık kasa kamyonete sol yanından çarptı. Çarpmanın etkisiyle kamyonet sürücüsü Zeki Kaya araç içerisinde sıkışırken ihbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla sıkıştığı yerden çıkarılan Kaya, ağır yaralı olarak ambulansa alındı. Ambulansta bir süre kalbi duran Kaya’ya sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi. Ardından Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’ne kaldırılan Kaya, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı. Otomobil sürücüsü Nazan B. ise polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.