EKONOMİ - 03 Şubat 2022 Perşembe 09:14

Coğrafi işaret belgeli Kelkit Ketesi yok satıyor

A
A
A
Coğrafi işaret belgeli Kelkit Ketesi yok satıyor

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde yapılan, coğrafi işaret belgeli Kelkit Ketesi hem lezzeti hem de doyuruculuğuyla vatandaşların büyük beğenisini kazanıyor.

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde yapılan, coğrafi işaret belgeli Kelkit Ketesi hem lezzeti hem de doyuruculuğuyla vatandaşların büyük beğenisini kazanıyor.


Kelkit ilçesinde yüzlerce yıldır süt ve tereyağı katılarak yapılan Kelkit Ketesi hem lezzeti hem de doyuruculuğuyla vatandaşların büyük beğenisini kazanıyor. Yaz aylarında ilçede satış rakamlarının 3 bine kadar çıktığı ürün, geçtiğimiz aylarda coğrafi işaret belgesi alarak, Doğu Karadeniz’in 57’nci, Gümüşhane’nin ise 11’inci coğrafi işaretli ürünü oldu.


Kelkit Ketesi’nin özellikle il dışından gelen vatandaşlar tarafından büyük beğeni topladığını dile getiren Kelkit Ticaret Odası Başkanı Mustafa Servet Daltaban, ürünün Türkiye ekonomisinde önemli değeri olan bir ürün olduğunu ve bölge ekonomisine de çok büyük katkılar sağlayacağını belirtti.



“Bölge ekonomimize ciddi katkılar sunacağını düşünüyoruz”


Coğrafi işaret belgesi alan Kelkit Ketesi’nin bölge ekonomisine ciddi katkılar sağlayacağını söyleyen Kelkit Ticaret Odası Başkanı Mustafa Servet Daltaban,’’ Kelkit ketemizi koruma şemsiyesi altına almak, hem gelecek kuşaklarımıza aktarmak hem de yerelden çıkıp ulusal anlamda pazarlama ağını genişletmek adına coğrafi işaret aldık. Kelkit Ketesi Türkiye ekonomisinde önemli değeri olan bir ürünümüz. Özellikle yaz aylarında günde ortalama 3 bin adet satılan bu ürünün ekonomik değeri bölgemiz için aylık 600 Bin TL civarında. Gümüşhane Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Ayaydın hocamızın da katkılarıyla birlikte çok kısa bir sürede coğrafi işaret tescilini kazandık. Biliyorsunuz artık coğrafi işaret kavramı kırsal kalkınma modellerinde ana aktör haline geldi. Biz de bu lige yeni bir yeni bir oyuncu sunduk. Kelkit Ketesi güçlü bir oyuncu, kaliteli bir oyuncu, mayası da sağlam güveniyoruz. İnşallah bölge ekonomimize, katma değerimize ciddi katkılar sunacağını düşünüyoruz’’ dedi.



“Vatandaşlar bizim yaptığımız keteyi beğenerek yiyor”


Vatandaşlar tarafından Kelkit Ketesi’ne büyük ilgi olduğunu anlatan fırın işletmecisi Özcan İnci ,’’Kete serüvenine 20 yıl önce başladık. Dışarıdan gelen gurbetçi hemşerilerimizin yıllardır özlemini çektiği bu keteyi nasıl geliştirebiliriz, nasıl daha güzel damağa hitap edebiliriz, insanlarda daha kalıcı nasıl bir etki bırakabiliriz diye mücadele veriyorduk. Yaptığımız keteler beğeniyle tüketiliyor. Ketenin ayrı bir lezzeti olduğunu söylüyorlar. Annelerimizin, nenelerimiz yaptığı kete tadını bulabiliyorlar. Ketede organik tereyağı, organik süt kullanıyoruz. Daha lezzetli olması açısından ne gerekiyorsa onu yapmaya çalışıyoruz. Özellikle kadınların kendi emekleriyle, kendi çabalarıyla birlikte yaptığımız mücadelede başarıya ulaştık zannediyorum. Gösterdiğimiz gayretin, çabanın meyvelerini almaya başladığımızı zannediyorum. Çünkü tescillenmesinin Kelkit açısından hem kendi açımızdan hem de ekonomimiz açısından katkı sunduğunu düşünüyorum. Dışarıdan gelen yabancılar olsun, tanıdıklar olsun keteyi yedikçe daha da bizi gururlandırıyorlar. Tereyağını doğal kullanıyoruz Kelkit’imizin yerli yaylalarında yayılmış ineklerinden. Köylerde yapılan ketenin lezzetini bulmak için elimizden gelen bütün mücadeleyi veriyoruz. Taş fırında pişiriyoruz, onunda illaki katkısı çok büyük. Köydeki lezzeti bulduğumuzu zannediyorum" diye konuştu.



“20 yıldır Kelkit Ketesi yapıyoruz”


Kelkit Ketesi’nin yapımının zor olduğunu fakat yaparken büyük keyif aldıklarını belirten Saniye Durmuş, “ 20 yıla yakındır kete yapıyoruz. Ailecek başladık bu işe. Köyde de yapıyorduk ama yiyeceğimiz kadar yapıyorduk. Fakat şimdi daha çok yapıyoruz. Hamurunu yoğuruyoruz, açıyoruz, yağlıyoruz yani kadın eli değiyor. Sabah saat 9 civarı geliyoruz hamurumuzu yoğuruyoruz sonra kesiyoruz ardından hamuru dinlendiriyoruz 1 saat kadar dinleniyor. Ondan sonra tekrar açmaya başlıyoruz. Dinlenmeden olmaz illa dinlenecek hamur. Dinlendikten sonra açıyoruz yağlıyoruz. Yapımı her ne kadar zor olsa da biz yaparken keyif alıyoruz, yerkende zevk alıyoruz. Biz ketenin yapımını köyde nenelerimizden, büyüklerimizden öğrendik. Bu lezzeti de herkese tattırmak için kendi firmamızda üretmeye karar verdik. Bu iş tek başına yapılacak bir iş değil, birkaç kişiyle yapılabilecek zahmetli meşakkatli bir iş. O yüzden biz çalışıyoruz başarıyoruz da. Coğrafi işaret alması bizim için önemli ne kadar çok satış olursa bizde ona göre motive oluyoruz” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Başkan Aras’tan 18 Mart mesajı Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeni ile bir mesaj yayımladı. Çanakkale: Bir milletin destanı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras "Varlığını özgürlüğüyle tanımlayan Türk milletinin tarihi, bu uğurda verilen büyük mücadele destanlarıyla yazılmıştır. Çanakkale Zaferi de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dehası ve kahraman vatan evlatlarının üstün fedakârlığıyla yazılmış, bu destanların en şanlılarından biridir. 1915’te dünyanın en güçlü donanmaları, Çanakkale Boğazı’nı geçerek vatan topraklarımızı işgal etmeyi, milletimize diz çöktürmeyi hedefledi. Ancak karşılarında yalnızca bir orduyu değil; canı pahasına vatanına, bağımsızlığına ve geleceğine sahip çıkan bir milletin sarsılmaz iradesini buldular. O irade; yokluk içinde direnen, imkânsızlıklar karşısında yılmayan, umudu silah kadar güçlü bir kuvvete dönüştüren bir iradeydi" dedi. Birlik ve beraberliğin gücü Başkan Aras "Çanakkale aynı zamanda birliğin ve beraberliğin, en büyük ordulardan ve en gelişmiş silahlardan dahi üstün olduğunu göstermiştir. Anadolu’nun dört bir yanından gelen vatan evlatları tek yürek olmuş, canlarını vatan uğruna siper etmiştir. O günden bugüne değişmeyen gerçeklerden biri, bu milletin en sağlam siperinin, kenetlendiği andaki birlik ruhu olduğudur. Çanakkale Zaferi, Türk milletinin "muhtaç olduğu kudretin damarlarındaki asil kanda" bulunduğunu göstererek Millî Mücadele’ye ilham olmuş, Anadolu’da direnişin ateşini tutuşturmuştur. Çanakkale’yi geçilmez kılan milletimiz, Kurtuluş Savaşı’nda da düşmanı vatanın bağrından söküp atmıştır. Tarih boyunca bu topraklar nice emellerin hedefi olmuş; ancak milletimiz her seferinde kenetlenerek bağımsızlığını kararlılıkla korumuştur" şeklinde konuştu. Cumhuriyetin mayasında Çanakkale vardır Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Laik, demokratik, bağımsız ve güçlü Türkiye Cumhuriyeti’nin mayasında Çanakkale ruhu vardır. Bugün dünyada ve bölgemizde her gün yeni savaşlara ve çatışmalara tanıklık ederken; imkânsızlıklar içinde kazanılan zaferler, Misak-ı Millî sınırlarının kararlılıkla savunulması, tam bağımsızlık uğruna verilen mücadeleler ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirleri bizlere hem pusula hem de güç kaynağı olmaya devam etmektedir. Bu mirasa sahip çıkmak; aynı ruhla, omuz omuza, bu vatan için kenetlenmekle mümkündür" dedi. Şehitlerimizi minnetle anıyoruz Başkan Aras "Bu duygu ve düşüncelerle, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde; başta Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan toprakları için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Çanakkale Geçilmez!" dedi.
Şırnak Sağlık-Sen’den tıp bayramında birlik mesajı Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanlığı Cizre ilçe ve işyeri temsilcileri tıp bayramının hafta sonuna denk gelmesinden dolayı ilk mesai gönünde hazırladıkları karanfilleri tüm sağlık çalışanlarını gözeterek birlik ve beraberlik şiarıyla kutladı. Sağlık-Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, Cizre ilçe temsilcisi, kadınlar komisyonu ilçe temsilcisi ve gençlik kolları ilçe temsilcisi ile birlikte Cizre Devlet Hastanesinde görev yapan Sağlık çalışanlarına karanfil dağıttı. "Sağlık çalışanlarının hak ve hukuku gözetmenmelidir" Sağlık Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, icap nöbeti tutan ancak bu nöbetin ücretini alamayan, malpraktis uygulamasındaki eksiklikler nedeniyle mağdur olan, görevi sırasında şiddete maruz kalan hatta hayattan koparılan sağlık çalışanlarının haklarının mutlaka korunması gerektiğini söyledi. Budak, "Bu konularda sağlık çalışanlarının yetkili sendikası Sağlık-Sen olarak üzerimize düşen her türlü görevi yapacağımızın bilinmesini isteriz. Unutulmamalıdır ki sağlık hizmeti bir ekip işidir. 14 Mart’ın sağlık çalışanları için gerçek bir bayram havasında geçmesi için çalışanlarımızın beklentilerini gerçek anlamda karşılayan açıklamalar yapılması, sorunların çözümü için somut adımlar atılmalıdır" dedi. Karanfil dağıtımına Sağlık-Sen İlçe Temsilcisi Veli Özalp, İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, İlçe Gençlik Kolları Temsilcisi Fikret Sarak, Kadınlar Komisyonu İlçe Temsilcisi Serpil Akcan katıldı.