ÇEVRE - 28 Mayıs 2022 Cumartesi 09:48

’Kırkyama’ geleneğiyle israfın önüne geçiyorlar

A
A
A
’Kırkyama’ geleneğiyle israfın önüne geçiyorlar

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde ’Kırkyama’ geleneğiyle atık kumaşları değerlendiren ev hanımları, hem israfın önüne geçiyor hem de eski bir geleneği yaşatıyor.

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde ’Kırkyama’ geleneğiyle atık kumaşları değerlendiren ev hanımları, hem israfın önüne geçiyor hem de eski bir geleneği yaşatıyor.


Kelkit Halk Eğitim Merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında kadınlar atık kumaşları değerlendirerek israfın önüne geçiyor.


Çeyiz Ürünleri bölümünde eğitim gören ev hanımları atık kumaşları kırkyama tekniğiyle sofra bezi, masa örtüsü, yatak örtüsü ve bebek takımı gibi birçok ürüne dönüştürüyor. Proje kapsamında atık kumaşları değerlendiren ve kumaşların çöpe gitmesinin önüne geçen ev hanımları kırkyama geleneğini de yaşatıyor.



“Atık malzemeler çöpe gitmemiş oluyor”


Atık kumaşların bu şekilde değerlendirilmesiyle israfın büyük oranda önüne geçtiklerini dile getiren Kelkit Halk Eğitim Merkezi Çeyiz Ürünleri usta öğreticisi Reyhan Canpolat, “Burada aklınıza gelebilecek her türlü çeyizlik ürünü atık kumaşlardan kırkyama ile yapıyoruz. Atık kumaşlar çöpe gitmemiş oluyor. Kırkyama bizim ninelerimizden, annelerimizden, eskilerimizden gelme bir gelenek. Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin başlattığı Sıfır Atık Projesiyle birlikte biz de artan kumaşları değerlendiriyoruz. Hem ekonomik yönden faydalı oluyor hem de çöpe gitmemiş oluyor. Eskiden büyüklerimizin yaptıkları kanaviçeleri keserek yeni kumaşlara masa örtüsü yapıyoruz, nevresim yapıyoruz. Onları da eskiden yeniye geçiriyoruz. Biz bu projeyi 10 yıldır sürdürüyoruz. Her kursumda bunu yaptırıyorum, atık malzemeler çöpe gitmemiş oluyor” dedi.



“Kumaşların çöpe gitmesine gönlüm razı gelmedi”


Atık kumaşların çöpe gitmesine gönlünün el vermediğini ve bu nedenle kursa katıldığını söyleyen Nafiye Çalışkan da “Buraya geliş amacımız atık kumaşlardan el işi yapmak, boş zamanımızı değerlendirmek, güzel işler çıkarmak, çocuklarımıza çeyiz yapmak, onlara güzel şeyler bırakmak ve eskiyi güncellemek. Nevresimlerden yaptığımız kumaşların çöpe gitmesine gönlüm razı gelmedi. Ne yapabilirim dedim, önceden annem bunları eliyle dikerdi. Ben de sofra bezi yaptım, yatak örtüsü yaptım, bebek takımı yaptım o kadar güzel oldu ki, bunlar çeyizlere de konulabilecek hale geldi. Kırkyama ile kanaviçeleri de birleştirdik. Eskiyi günümüze taşımak istedim. Elimizde kumaşlar vardı ne varsa onunla yapmaya çalıştık. Bana çok güzel tepkiler geldi, herkes bayıldı, evindeki kumaşı değerlendirmek istedi” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Şahinbeyli öğrenciler İstiklal Marşını en güzel okumak için yarıştı Şahinbey Belediyesi tarafından, geleneksel olarak düzenlenen İstiklal Marşımızı Güzel Okuma yarışması öğrenciler tarafından yoğun ilgi gördü. İstiklal Marşının kabul edilişinin 105’inci yıl dönümü nedeniyle Şahinbey Belediyesi tarafından İstiklal Marşını Güzel Okuma Yarışması düzenlendi. Yarışmaya katılan anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri, büyük bir öz güvenle sahneye çıkarak okuma ve hitabet hünerlerini sergiledi. Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen yarışmayı kurum müdürleri, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler izledi. Her kelimesi ve mısrası muhteşem Öğrencilerle bir araya gelen Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, İstiklal Marşı’nın her hecesinin muhteşem olduğunu belirterek, "Yarışmamız anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise olmak üzere toplam dört kategoride yapıldı. İstiklal Marşımız milletimizin bağımsızlık yolunda vermiş olduğu o kahramansı ve destansı mücadelenin şiire, mısralara dökülmüş hali. Rabbim bizlere bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. Rahmetli Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı kalbinden gelen imanla ve vatan aşkıyla yazmış. Her kelimesi ve mısrası muhteşem. Allah Mehmet Akif Ersoy’dan da razı olsun. Tüm şehitlerimizi bu vesileyle bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Onlar olmasaydı biz bu vatan topraklarında rahat ve huzurlu bir şekilde yaşayamayacaktık" dedi.
Antalya Özel eğitim merkezinin düşmedi dediği otizmli gencin düştüğü anın görüntüleri ortaya çıktı Antalya’da gittiği özel eğitim merkezinde fenalaştığı söylenerek evine gönderilen ve ailesine "Cin çarpmış gibiydi" denilerek merdivenden düştüğü gizlenen otizmli gencin merdivenden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. 25 Temmuz 2025 tarihinde meydana gelen olayda 20 yaşındaki Mehmet Ay, gittiği özel eğitim merkezinde fenalaştığı söylenerek eve gönderildi. Olay sonrası ailesinin hastaneye götürdüğü ancak merdivenden düştüğü söylenmeyen Mehmet’in çekilen MR ve tahlillerinde her hangi bir olumsuzluğa rastlanmayınca taburcu edildi. Günlerce acı içinde kıvranan Mehmet Ay’ın yürümekte zorlanması üzerine ailesi bir kez daha hastaneye götürdü. Özel eğitim merkezi yetkililerinin ailenin ve doktorların ısrarına rağmen Mehmet’in merdivenlerden düştüğünü gizlemesi kalçasının kırıldığı 4 gün sonra fark edilebildi. Çekilen röntgen sonrası kalçasındaki kırık fark edilerek ameliyata alınan Mehmet Ay’a 4 platin takıldı. Aileye olaydan 2 saat sonra haber verilen ve merdivenden düştüğü saklanan Mehmet’in merdivenlerden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntüsü ise aylar sonra ortaya çıktı. Olayın ardından geçen 7 ay sonra otizmili Mehmet’in merdivenlerden düştüğü ana ait güvenlik kamerası görüntülerinde öğretmeniyle birlikte merdivenden çıkan Mehmet’in bir süre sonra zemine düştüğü, herhangi bir kontrol yapılmadan merdivenlerden çıkarıldığı görüldü. Yürüyemeyecek durumda evine gönderilen ve kalçasına 4 vida takılan Mehmet’in ailesi, çocuklarının düştüğünü kendilerinden sakladığı, bu nedenle tedavisinin aksadığı gerekçesiyle eğitim merkezi yetkililerinden şikayetçi oldu. Özel eğitim merkezinin olay günü Mehmet’in fenalaştığını ve "Cin çarpmış gibiydi. Bir hastaneye götürün" denilerek eve gönderdiğini ve düşmesinin kendilerinden gizlendiğini söyleyen baba Uğur Ay, "Özel eğitime gittiği gün her hangi bir sağlık sorunu yoktu. Merdivenlerden düşme sonucu kalçası kırılmış. Ama bizi aradıklarında bundan kesinlikle bahsedilmedi. ‘Çocuğunuz rahatsızlandı, yürüyemiyor. Servisle gönderiyoruz, karşılayın. Kucaklayarak taşıyacaksınız, yürüyemiyor" denilmişti. Düştüğü konusu gizlenmişti. Biz hastaneye götürdüğümüzde düşme konusu gizlendiği için tedavisi ilk olarak o yönde ilerlemedi. Bize sorulduğunda okulda fenalaştığını söyledik. Düşüp düşmediği soruldu, özellikle bunu öğrenmem için tekrar aramam istendi. Kurum yetkililerini tekrar arayıp doktorların düşüp düşmediğini sorduğunu belirttiğimde kesinlikle düşmediğini söylediler. Dolayısıyla röntgen çekilmedi, diğer nörolojik problemlerinden olduğu düşünülerek MR ve diğer tahliller yapıldı. Hafif bir enfeksiyon çıkınca ondan kaynaklı yürüyemediği düşünülerek taburcu edildi" dedi. Taburcu edilmesinin ardından Mehmet’in şikayetlerinin artarak devam ettiğini ve 3 gün sonra tekrar hastaneye götürdüklerinde kalçasının kırık olduğunun tespit edildiğini söyleyen baba, "Olay Cuma günü olmuştu, taburcu edildikten sonra 3 gün evdeydik. Ama annesi her altını değiştirdiğinde çocuk acı içinde kıvranıyordu. Şikayetlerde her hangi bir azalma olmadığı için tekrar hastaneye götürdük. Pazartesi tekrar hastaneye götürdük. Hastanede durumu anlattık, çekilen röntgeninde kalçasında kırık olduğu, acil ameliyat edilmesi gerektiği söylendi. Ameliyatın ardından doktor ellerinden geleni yaptıklarını ancak kalça kırığında ameliyatın zaman kaybedilmeden yapılması gerektiğini, aradan 3-4 gün sonra geçtikten sonra yapılan ameliyatın ilk günkü kadar sağlıklı olmayacağı söylendi. Şu anda çocuğum ayağa kalktı yürüyor, ama eskisi gibi değil. Aksayarak yürüyor, çabuk yoruluyor. Uzun süre yürüyemiyor, uzun süre ayakta kalamıyor" ifadelerini kullandı. Kalça ameliyatı ile otizmli Mehmet’in kırık olan kalçasına 4 adet platin takıldığını belirten Uğur Ay, "Ameliyatta takılan 4 platin ömür boyu kalçasında kalacak. Epilepsi hastası, belirli aralıklarla MR’a girmesi gerekiyor. Bu vidalar nedeniyle MR’a giremiyor. Bizden düştüğü gizlenmişti, güvenlik kamerası görüntüleri yeni elimize geçti. Kamera görüntülerinde de çocuğumun düştüğü net bir şekilde görülüyor. Ayrıca dosyada kurumda engelli rampası olduğu yönünde bir fatura var, ama görüntülerde rampa bulunmadığı görülüyor. Şikayetçi olduğumuz kurum çalışanı da verdiği beyanda bunu doğruladı. Atıl bir vaziyette depoda bekletildiğini söyledi. Düşen bir kişinin kaldırılmaması gerekirken kaldırılıyor. 112’yi aramıyorlar, 1 mere yanlarında tekerlekli sandalye varken, çocuğumu kaldırıp kırık kalçası ile yürütüyorlar. Yanlış beyanda bulunuyorlar, ‘düşmedi’ denildi, ama düştüğü görülüyor. Kurumdan şikayetçi olduk " şeklinde konuştu.
Kayseri Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi açıldı 99 nadide eserin yer aldığı ’Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi açıldı. İslam medeniyetinin önemli emanetlerini bir araya getiren sergi, Kayserililerle buluştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde hazırlanan sergide, İslam dünyası için büyük manevi değere sahip kutsal emanetler ile vakıf kültürünü yansıtan eserler yer alıyor. 99 nadide eserden oluşan sergi, vatandaşların yoğun ilgisiyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Bu kapsamda, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Dünya Ticaret Merkezi’nde düzenlenen Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi’nin açılış programına katılarak sergide yer alan eserleri inceledi. Açılış programına Vali Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Bayar Özsoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan ile il protokolü ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Başkan Büyükkılıç, "Peygamberimizin (sav) sevdalıları, Kayseri’mizin güzel insanları her birinize hoş geldiniz, yapılan bu anlamlı ve önemli çalışma hayırlı uğurlu olsun" dedi. Başkan Büyükkılıç, bu sergide emeği geçenlere teşekkür ederek; "Bu çalışmada emeği geçen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ve ekibine, sabahlara kadar çalışan hayata geçiren Vakıflarımızla birlikte Kayseri Büyükşehir Belediyemizin çalışkan, gayretli peygamber sevdalısı emektarlara huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun" diye konuştu. Sergide, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e ait Sakal-ı Şerif, Saç-ı Şerif ve Zıbın-ı Şerif gibi kutsal emanetlerin yanı sıra Ravza-i Mutahhara’yı süsleyen, üzerinde dualar ve nakışlar bulunan kıymetli örtüler de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Manevi değeri yüksek eserler, ziyaretçilere İslam tarihinin önemli hatıralarını yakından görme imkânı sağlıyor. 99 eserden oluşan koleksiyonun, İslamiyet’te Allah’ın 99 güzel ismi olarak bilinen Esmaül Hüsna’ya atfen hazırlandığı ifade edilirken, sergi hem kültürel hem de manevi yönüyle dikkat çekiyor. Kayseri’de açılan sergi, ziyaretçilere medeniyetimizin vakıf geleneğini ve kutsal emanetlere duyulan saygıyı yakından görme fırsatı sunuyor.