ASAYİŞ - 15 Haziran 2022 Çarşamba 00:18

Genç avukat kurtarılamadı

A
A
A
Genç avukat kurtarılamadı

Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde katıldığı davadan Kelkit ilçesine dönerken Kılıçtaşı köyü yakınlarında otomobiliyle trafik kazası yapan 28 yaşındaki genç Avukat Hüsna Turhan, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat etti.

Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde katıldığı davadan Kelkit ilçesine dönerken Kılıçtaşı köyü yakınlarında otomobiliyle trafik kazası yapan 28 yaşındaki genç Avukat Hüsna Turhan, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat etti.


Gün içerisinde Şiran ilçesindeki duruşmaya katıldıktan sonra memleketi Kelkit ilçesinde dönmek için 29 AAJ 026 plakalı otomobiliyle yola çıkan Turhan, Kelkit-Şiran arasındaki Çilhoroz dağının eteğinde bulunan Kılıçtaşı köyü yakınlarında yağış nedeniyle kayganlaşan yolda aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yapmıştı.


Savrulup taklalar atarak yol kenarında bulunan ağaçlık alana düşen araç içerisinde sıkışan ve ağır yaralı olarak aracından çıkarılan Turhan, önce Kelkit Devlet Hastanesine oradan da ileri tetkik ve tedavi için sevk edildiği Trabzon Kaşüstü Eğitim ve Araştırma hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak akşam saatlerinde hayatını kaybetti.


Mesleğe 4 yıl önce başladığı ve Kelkit eşrafından olduğu öğrenilen 28 yaşındaki genç avukat Hüsna Turhan’ın cenazesi Trabzon Adli Tıp Kurumundaki işlemlerinin ardından Kelkit ilçesinde merkezinde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.


Genç avukatın vefatının ardından kurumun sosyal medya hesaplarından acı haberi paylaşan Gümüşhane Barosu Başkanı Av. Metin Aslan, “Baromuzun genç avukatlarından Hüsna Turhan’ı Şiran’daki dava dönüşünde Kılıçtaşı köyü yakınlarında geçirdiği trafik kazasının ardından kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak genç yaşta kaybetmenin acısını yaşıyoruz. Acımız büyük. Ailesinin ve camiamızın başı sağolsun” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."