YEREL HABERLER - 05 Nisan 2013 Cuma 23:09

GÜMÜŞHANE`DE 5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ

A
A
A
GÜMÜŞHANE`DE 5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ

Gümüşhane`de 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle düzenlenen programda şehir protokolü bir araya geldi. Gecenin onur konuğu ise eski Adalet ve Milli Savunma Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu oldu.
Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu tarafından Gökırmak düğün salonunda düzenlenen programa Gümüşhane Valisi Dr. Yusuf Mayda, Milletvekili Feramuz Üstün, Belediye Başkanı Mustafa Canlı, Bayburt Belediye Başkanı Hacı Ali Polat, eski Adalet ve Milli Savunma Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Arslantaş, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Selim Eren, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Ümit Yüksel, İl Genel Meclisi Başkanı Sebahattin Çobanoğlu, AK Parti İl Başkanı Ercan Çimen, CHP İl Başkanı Atilla Sait Özdamar, MHP İl Başkanı Orhan Mazman, SP İl Başkanı Akın Demir, Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu Başkanı İsmail Taştan, hakim, savcı ve avukatlar ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
Toplantıda konuşan Gümüşhane Valisi Dr. Yusuf Mayda tarihin en eski zamanlarından beri insan haklarının, özgürlüklerin korunması ve en kutsal haklardan birisi olan savunma hakkının tesis edilmesi konusunda hukukçuların ve avukatların gayretlerinin her türlü takdirin üzerinde olduğunu söyledi. Vali Mayda, her insanın hakkını takip etme veya suç isnadı ile karşı karşıya ise savunma hakkının kullanılmasında profesyonel bir yardım almasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, ``Bu konuda avukatlarımızın fedakar bir şekilde çalışmaları ve hem kendilerini iyi yetiştirmeleri, hem de kazandıkları bu birikimleri müvekkilleri adına kullanmaları her türlü takdirin üzerindedir.`` dedi.
AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün de konuşmasında 5 Nisan Avukatlar gününde bu seçkin toplulukla bir arada olmaktan dolayı mutlu olduğunu belirterek, ``Biz bugünkü görevimiz gereği adaletin Gümüşhane`de fiziki ortamını iyileştirmek için bir mücadele ediyoruz. Elimizden geldiği kadar iktidarın imkanlarını adalet sistemimizi daha da müreffeh ortamda gerçekleştirmek için nasıl çalışmalar yaparızın gayreti içerisindeyiz. Adaletin önemini hepimiz biliyoruz.`` ifadelerini kullandı.
Adalet mekanizmasının üç sac ayağından birisi olan avukatların toplum hayatındaki yerinin gittikçe artarak devam ettiğini kaydeden Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa Canlı ise konuşmasında avukatlara bugün dünden daha fazla görev düştüğünü söyledi. Başkan Canlı, ``İnanıyoruz ki avukatlarımız toplumun bu beklentilerine cevap verebilecek, onların hak ve hukuklarını savunacak ve adalet duygusunun daha pekişmesine katkı sağlayacak çalışmaların içerisinde olduklarının bilinci içerisindeyiz.`` dedi.
Yaklaşık 50 yıldır Gümüşhane Barosuna kayıtlı avukat olduğunu hatırlatan eski Adalet ve Milli Savunma Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu ise ``Hukuk deyince kanunlar akla gelir. Kanunların yapılması için de önce hukukun kendi içinde gelişmesi lazım. Hukuk da ağırlıkla iki noktada gelişir. Birisi üniversite, diğeri de yargıda mahkeme kararları ile gelişir. Mahkeme kararlarının gelişmesinde de en büyük rolü avukatlar oynar. Çünkü avukatlar kendi müvekkillerinin menfaatini için hukuku zorlarlar. Yeni düşünceler ve fikirler oluştururlar ve hakimleri yeni yeni meseleler karşısında yeni kararlar vermeye mecbur ederler. Hukuk durmadan değişir. Toplum değiştiği için topluma uygun hukuk gelişir. Bugünkü içtihatlar farklı, yarınkiler farklıdır. Mahkemeler devamlı aynı kararları veriyorsa hukuk gelişmiyor demektir. Hukukun gelişmesi için mahkemelerin devrin şartlarına göre yeni yeni karar vermesi lazım.`` diye konuştu.
Türkiye`de yargının hergün geliştiğini kaydeden Sungurlu, ``Çünkü dünya gelişiyor, elimizdeki imkanlar gelişiyor. Ama buna karşın Türkiye`de hukuk eğitimi yeterli mi? Türkiye`nin baş problemi eksik hukuk eğitimidir. ABD`de hukuk tahsili yapmak için başka bir yüksek tahsili bitirmek gerekiyor. Türkiye`de ki gibi lise tahsilini yeterli görmüyor.`` dedi.
Savunma hukukunun olmaması halinde hürriyetinde olmayacağının altını çizen Sungurlu, şunları söyledi: ``Hiçbir şekilde hürriyetlerin ve insan haklarının gelişmesi kesin savunma hukukuna bağlıdır. Eğer bir ülkede savunma yoksa demokrasi, insan hakları yoktur, o ülkede insanların güvenliği söz konusu değildir. Onun için avukatlık çok mühim bir meslektir. Hukukun gelişiminde barolar çok mühim müessesedir. Yargının sağlıklı işlemesi baroların sağlıklı çalışmasına bağlıdır.``
Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Arslantaş ise konuşmasında ``Yargının üç sac ayağından birisi olan avukatlarımızı bugünlerinden yalnız bırakmamak için hepimiz buraya kadar geldik. Gerektiği kadar değer verilmesi lazım. Ama bugüne kadar bu meselenin üzerinde fazla durulmadığını kendileri de ifade ediyor bizde ifade ediyoruz. Önemli sorunlar var. Bizlerinde sorunları var, avukatlarımızın da sorunları var. Önemli olan bu tür sorunları, eksiklikleri kendi aramızda değil de yetkili, etkili mercilerde konuşularak sorun olarak kabul ettiğimiz bu meselelere bir çözüm bulunması, parmak basılmasıdır. Bu konuda herkes baro olarak, il olarak üzerine düşen görevi yapıyor.`` dedi.
Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu Başkanı Avukat İsmail Taştan, geleneksel olarak düzenlenen programa iştirak eden herkese teşekkür ederek başladığı konuşmasında, ``Baromuzda Gümüşhane ve Bayburt illerinde kamuda çalışan arkadaşlarda dahil olmak üzere 70 avukatımız var. Sizlerin hakkını, hukukunu elimizden geldiğince, eksiklerimize ve sıkıntılarımıza rağmen savunmaya devam ediyoruz. Gümüşhane`de ve Bayburt`ta hukuk adına birçok eksiğimiz vardır. Ama zaman içerisinde bunların da tamamlanması noktasında sayın Vekillerimizin de gayretini görmekteyiz. Özellikle Gümüşhane`de Adliye binası konusunda herkesin gayretlerini takdire şayan bulmaktayız. İnşallah en kısa zamanda şehrimiz yeni bir adliye sarayına kavuşur. Hukukun üstünlüğü herkese lazım.`` ifadelerine yer verdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Evden işe giderken yürüdüğü 12 kilometrelik yolla atletizme merak sardı Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaşayan işitme engelli genç sporcu Müslüm, karate, judo, güreş ve atletizm yapıyor, işyerine atı ile gidip geliyor. Mersin de gerçekleştirilen TİESEF Atletizm Türkiye Şampiyonası’nda 3 farklı branşta yarışan Manavgatlı sporcu, 5 bin metrede 2’nci, 3 bin metrede 3’üncü, 1500 metre de ise 5’inci oldu. 28 Ağustos 2007’de Gaziantep’in Nizip ilçesinde doğan, emekli öğretmen olan merhum dedesi Müslüm Aslan’ın ismini alan Müslüm Beraat Aslan, henüz 4 yaşındayken ailesi ile birlikte Manavgat’a gelerek burada yaşamaya başladı. Doğançam İlköğretim Okulu’nun ardından sırasıyla Şehit Uğur Yıldız İmam Hatip Ortaokulu ve Meslek Lisesi’ne devam eden Aslan, bir taraftan eğitimine devam ederken diğer taraftan da Manavgat Sanayisi’nde tamirhanede çırak olarak çalışmaya başladı. Spora 6 yaşında Karate-Do yaparak başlayan, daha sonra judo yapan Aslan, yaptığı spor dallarına güreşi de ekledi. Aradığı spor dalının güreş olduğuna karar vererek 2023 yılı Mayıs ayında Manavgat Belediyesi Güreş Eğitim Merkezi’nde Ercan Keskin nezaretinde çalışmalarına başladı. Bütün bu sporları yaparken ailesiyle birlikte yaşadığı Demirciler Mahallesi’nden Manavgat’a 12 kilometrelik yolu yürüyerek gidip gelmeye, ardından bu yürüyüşleri koşuya dönüştürmeye başladı. Zaman zaman da at binerek gidip geldi. 5 farklı spor branşında dereceleri var Güreşteki Türkiye birinciliklerinin ardından 12 Nisan tarihinde Ankara’da yapılan Judo Türkiye Şampiyonası’nda birincilik kazanan Müslüm Beraat Aslan, 9-10 Mayıs’ta Mersin’de gerçekleştirilen Atletizm Şampiyonası’nda ise çeşitli kategorilerde ikincilik, üçüncülük ve beşincilik kazandı. Külcüler Mahallesi’ndeki evlerinden atıyla çıkıp işten atıyla dönen işitme engelli Müslüm Beraat Aslan, "2013 yılında Emine hocamın nezaretinde Karate-Do sporuna başladım, merhum Dursun Bulut hocamla devam ettim. 2023 yılında Ercan Keskin hocamla Manavgat Belediyesi Güreş Kulübü’nde güreş sporuna başladım. Kısa süre sonra da judo ile ilgilenmeye başladım" dedi. Atı ile işe gidiyor Evi ile iş yeri arasında bulunan 12 kilometrelik yolu önce yürüyerek ardından koşarak gidip gelmeye başladığını ve bu sayede atletizm ile de ilgilenmeye başladığını belirten Aslan, "Güreş idmanlarına Külcüler Mahallesi’nden 12 kilometreyi yürüyerek ve koşarak gidip gelmeye başladım. Bu sayede atletizm ile ilgilendim ve yarışmalara katıldım. Sanayide çalışırken işe zaman zaman atımla gidip geliyordum. Manavgat’ta yapılan at yarışlarında dereceye girdim. 5 ayrı spor dalında aynı anda yarışmalara katılmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu arada kalan zamanımda hayvancılıkla geçimini sağlayan aileme yardım ediyorum" ifadelerini kullandı.
İzmir Heliton, Göztepe’ye veda etti Göztepe’nin Brezilyalı savunma oyuncusu Heliton, sarı-kırmızılı kulüple sözleşmesinin sona ermesinin ardından sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla takıma veda etti. Göztepe’nin 2023-2024 sezonu ara transfer döneminde kadrosuna kattığı Brezilyalı savunma oyuncusu Heliton, sarı-kırmızılı ekiple kısa sürede 1. Lig’den Süper Lig’e yükselme sevinci yaşadı. O dönem 1. Lig’i ikinci sırada tamamlayan İzmir temsilcisinde gösterdiği performansla dikkat çeken deneyimli oyuncu, takımın vazgeçilmez isimlerinden biri haline geldi. Brezilyalı savunma oyuncusu, 2024-2025 sezonunda da Süper Lig’de ilk 11’in değişmez oyuncuları arasında yer alırken, bu sezon da takımın en önemli parçalarından biri olmayı sürdürdü. Başarılı bir sezon geçiren 30 yaşındaki oyuncu, buna rağmen sarı-kırmızılı yönetimin sözleşme uzatma teklifine olumlu yanıt vermedi. Böylece serbest oyuncu konumuna gelen Heliton, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Göztepe’ye veda etti. Deneyimli stoper, Göztepe’de geçirdiği 2.5 yılın kendisi için çok özel ve unutulmaz olduğunu belirtirken, sarı-kırmızılı taraftarların verdiği desteği hiçbir zaman unutmayacağını ifade etti. Öte yandan Heliton, Göztepe formasıyla toplam 90 maça çıktı. Brezilyalı savunma oyuncusu bu karşılaşmalarda 3 gol ve 3 asistlik katkı sağlarken, sahada 7 bin 603 dakika kaldı. Deneyimli stoper, bu süreçte 21 sarı kart ve 1 kırmızı kart gördü. "Göztepe, çok özel bir yere sahip" Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ‘Kelimelere dökmesi zor anlardan birini yaşıyorum’ ifadeleriyle sözlerine başlayan Heliton, "2 buçuk yıl boyunca bu formayı giyip bu kulübü her gün tüm duygularımla yaşayarak geriye baktığımda, kalbim sadece minnettarlıkla dolu. Göztepe taraftarına sonsuz teşekkürler. Her şey için. En güzel anlarda verdiğiniz destek için, ama özellikle zor zamanlarda bizi asla yalnız bırakmadığınız için. İlk günden itibaren bana ve aileme kendimizi evimizde hissettirdiniz. Tribünlerden yükselen her tezahürat, her mesaj ve her sevgi gösterisi sonsuza kadar benimle kalacak. Ayrıca takım arkadaşlarıma, teknik ekibe, kulüp çalışanlarına, yönetime ve bu kulübün bir parçası olan herkese teşekkür ederim. Futbol insanlarla güzeldir ve ben bu yolu böyle özel insanlarla yürüdüğüm için çok şanslı hissediyorum. Burada kariyerimin en unutulmaz anlarını yaşadım. Birlikte çok özel başarılar yaşadık ve Süper Lig’e yükselmek bunların en anlamlılarından biriydi. Unutulmaz sevinçler, zor zamanlar, baskılar, mücadeleler, zaferler ve hayat boyu benimle kalacak dersler yaşadım. Göztepe’de sadece futbolcu olarak değil, insan olarak da çok büyüdüm. Futbolun içinde başlangıçlar ve vedalar var. Bugün bu hikâyeyi kalbimde huzurla ve elimden gelenin en iyisini verdiğimi bilerek kapatıyorum. Saygıyla, minnetle ve birlikte başardıklarımızla gurur duyarak ön kapıdan ayrılmak benim için çok değerli. Göztepe her zaman benim hikâyemde ve ailemin kalbinde çok özel bir yere sahip olacak. Her şey için teşekkür ederim" ifadelerine yer verdi.
İstanbul İstanbul, Avrupa kupaları finallerinde beşinci kez ev sahibi UEFA Avrupa Ligi finalinde Alman temsilcisi Freiburg ile İngiliz ekibi Aston Villa, çarşamba günü Beşiktaş Park’ta karşı karşıya gelecek. İstanbul, bu organizasyonla birlikte Avrupa kupalarında beşinci kez bir finale ev sahipliği yapacak. UEFA Avrupa Ligi finalinde Alman temsilcisi Freiburg ile İngiliz ekibi Aston Villa karşı karşıya gelecek. Beşiktaş Park’ın ev sahipliğinde oynanacak final, çarşamba günü saat 22.00’de başlayacak. Bu mücadeleyle birlikte İstanbul, Avrupa kupalarında 5. kez bir finale ev sahipliği yapacak. İlk final 2005’te 2005 yılında Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda oynanan ve UEFA Şampiyonlar Ligi tarihinin en unutulmaz finallerinden biri olarak gösterilen Liverpool - Milan karşılaşması, İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleşen ilk final müsabakasıydı. İtalyan ekibi Milan’ın ilk yarısını 3-0 önde kapattığı, ancak İngiliz temsilcisinin ikinci yarının ilk 15 dakikasında 3-3’lük eşitliği yakaladığı maçta kazananı penaltı atışları belirledi. Liverpool, penaltılar sonucu 6-5 galip gelerek unutulmaz bir zaferle kupanın sahibi oldu. Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda UEFA Kupası finali İstanbul’daki bir diğer final ise Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda oynandı. 20 Mayıs 2009’da yapılan UEFA Kupası finalinde Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk takımı ile Almanya’nın Werder Bremen ekibi karşı karşıya geldi. Shakhtar Donetsk’in 25. dakikada Luiz Adriano’nun golüyle 1-0 öne geçtiği, ardından 35. dakikada Naldo’nun attığı golle Werder Bremen’in 1-1’lik beraberliği yakaladığı mücadelenin normal süresi 1-1 sona erdi. Ukrayna temsilcisi, karşılaşmanın 97. dakikasında Jadson’un kaydettiği golle şampiyonluğa ulaştı. Mircea Lucescu’nun çalıştırdığı Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk, böylelikle tarihinde ilk kez bir Avrupa Kupası kazanmış oldu. Bu kupa aynı zamanda Ukrayna takımlarının elde ettiği ilk UEFA Kupası olarak da tarihe geçti. Liverpool, İstanbul’da ikinci kez şampiyon 2018-2019 UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonu Liverpool ile 2018-2019 UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Chelsea, UEFA Süper Kupa’yı kazanmak için Beşiktaş Park’ta mücadele etti. İki İngiliz kulübünün maçının normal süresi 1-1’lik eşitlikle bitti. Uzatma devrelerinin de 2-2’lik eşitlikle bitmesinin ardından penaltı atışları sonucunda 5-4’lük skor ile Liverpool, UEFA Süper Kupa’yı müzesine götürdü. Liverpool, 2005 yılındaki Şampiyonlar Ligi zaferinin ardından İstanbul’daki bir finalden daha kupayla ayrılmayı başardı. Devler Ligi’nde final bir kez daha İstanbul’da İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu, 18 yıl aranın ardından bir kez daha Devler Ligi’nde finale ev sahipliği yaptı. Bu kez finalde Türk asıllı İlkay Gündoğan’ın formasını giydiği İngiliz takımı Manchester City ile milli oyuncu Hakan Çalhanoğlu’nun top koşturduğu İtalya’nın Inter takımı kozlarını paylaştı. İlk yarısı golsüz biten maçın 68. dakikada Rodri’nin golüyle Manchester City, galibiyete uzanmayı başardı. Beşiktaş Park’ta ikinci final Beşiktaş Park, 2019 yılında Liverpool ile Chelsea arasında oynanan Süper Kupa finalinin ardından ikinci kez Avrupa kupalarında bir finale ev sahipliği yapacak. Aston Villa ve Freiburg arasındaki final müsabakasında İngiliz ve Alman taraftarların yanı sıra tüm Avrupa’nın gözü bir kez daha Dolmabahçe’de olacak. 2027 Konferans Ligi finali de Türkiye’de Bunun yanında gelecek sene UEFA Konferans Ligi finali de Türkiye’de oynanacak. Yapılan ilk planlamaya göre bu final maçının da Beşiktaş Park’ta yapılacağı belirtildi. Ancak daha sonra ise Ankara’da yapımı devam eden Yeni Ankara Stadyumu’nun yetişmesi ve UEFA’nın da onay vermesi halinde, 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi finalinin başkentte oynanacağı açıklandı.
Ankara Bir ömrü defterlere sığdırarak 59 yıldır günlük tutuyor Ankara’da yaşayan yaşlı adam, 59 yıldır yaşadığı olayları tuttuğu günlüklere yansıtıyor. Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Hacıtuğrul Mahallesi’nde yaşayan Mürsel Yetik, 59 yıldır günlük tutuyor. Uzun yıllar çiftçilik yaparak geçimini sağlayan Yetik, sağlık sorunları nedeniyle artık çalışamasa da 1967 yılında başladığı günlük tutma alışkanlığını aralıksız sürdürüyor. Henüz genç yaşlarda askerdeyken yazmaya başlayan Yetik, geçen yıllar içinde yalnızca kendi hayatını değil, köyünde yaşanan gelişmeleri ve dünyadaki önemli olayları da defterlerine kaydetti. Yıllar boyunca biriken onlarca defter, bugün adeta kişisel bir tarih arşivi niteliği taşıyor. Yetik’in günlüklerinde Hacıtuğrul Mahallesi’nde yaşanan gelişmelerden tarım sezonlarına, kuraklık ve yağış dönemlerinden mahalledeki önemli olaylara kadar pek çok ayrıntı yer alıyor. Bunun yanında Türkiye ve dünyada gündem oluşturan gelişmeleri de not eden Yetik, yaşanan olayların unutulmaması için yazmayı bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade ediyor. Yaklaşık 60 yıla yaklaşan günlük alışkanlığını bırakmayı düşünmediğini dile getiren Yetik, bu işin kendisi için bir hastalık olduğunu belirtti. "Bu bir hastalık" Askere gittiği günden bu yana yazmaya devam ettiğini belirten Yetik, "23 Kasım 1967’de köyden çıktım, Afyon’a gece 2 buçukta vardım ve teslim oldum. Günlüklerimi orada yazmaya başladım. Sonra Kütahya’ya geldim, çavuş oldum ve çavuşlukta askerliğimi bitirdim. Daha sonrasında ise köyüme geldim çiftçilik yapmaya başladım. Aklıma ne geldiyse yazdım. Mesela karşı köyden biri vefat etmiş, evladı geliyor diyor ki ’benim babam öldü.’ Ben bunu yazarım. Etraftaki köylerden duyduğumu yazarım. Televizyonda olanları da akşam olduğunda yazarım. Bu bir hastalık, bir karımız yok" diye konuştu. "Yazmaya devam edeceğim, ölünce ferahlarım" 80 yaşında olmasına rağmen hala yazmaya devam edeceğini ifade eden Yetik, "Civarımda olmuşları yazdım. Mesela köye kim gelmişse sorardım. ’Nerelisiniz, adınız ve soyadınız ne?’ Yazmaya devam edeceğim. 80 yaşıma girdim, ölünce ferahlarım. Senesine göre defterler var. Önceden banka defterleri vardı. Onlardan da var. Bunlar ajanda. Dostlarım, yazdığımı bildikleri için bu defterleri bana hediye yollarlar" şeklinde konuştu.
Ankara Sahte Milli Emlak ağına operasyon: 118 şüpheli hakkında gözaltı kararı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kendilerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı personeli olarak tanıtıp sahte evrak ve sözleşmelerle dolandırıcılık yaptıkları öne sürülen 118 şüpheli hakkında Ankara merkezli 23 ilde gözaltı kararı verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü iş ve işlemlerini kullanarak organize şekilde hareket ettikleri belirlendi. Soruşturmada, şüphelilerin bakanlık ya da bağlı kuruluşlarla herhangi bir bağları bulunmamasına rağmen kendilerini bakanlık personeli gibi tanıttıkları, bakanlık antetli sahte belgeler düzenledikleri, gerçeğe aykırı sözleşmeler imzalattıkları ve çeşitli şirketler kurarak haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi. Yürütülen incelemelerde, 23 müştekiden toplam 642 milyon 853 bin TL haksız menfaat sağlandığı, MASAK raporlarına göre ise şirketler üzerinden yaklaşık 2 milyar 764 milyon 841 bin 922 TL’lik para trafiği oluşturulduğu belirlendi. Şüpheliler hakkında "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak", "Nitelikli Dolandırıcılık" ile "Resmi ve Özel Belgede Sahtecilik" suçlarından işlem başlatılırken, Ankara merkezli 23 ilde 18 Mayıs 2026 tarihinden itibaren Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında toplam 118 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.