POLİTİKA - 06 Nisan 2013 Cumartesi 14:14

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ GÜMÜŞHANE`DE

A
A
A
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI TANER YILDIZ GÜMÜŞHANE`DE

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, çözüm sürecinde kendilerine neyin karşılığı bu görüşmelerin sürdürüldüğünün sorulduğunu kaydederek ``Bize diyorlar ki ne verdiniz bunun karşılığında? Bizi tanıyanlar bilir. Biz onların bahsettiği gibi bir eyalet sistemi veya Apo`nun serbest bırakılması noktasında hiç taviz verebilir miyiz? Biz böyle bir şey yapar mıyız? Biz bu ülkeyi bunu söyleyenlerden daha mı az seviyoruz? Tam tersi biz daha fazla sevdiğimiz için bunları yapıyoruz`` dedi.
Atatürk Kültür Merkezi`nde gerçekleştirilen AK Parti Gümüşhane İl Danışma Meclisi toplantısına katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, burada yaptığı konuşmada, Türkiye`nin bir dönüm noktasına geldiğini belirterek ``Bu manada önemli bir dönüm noktasına geldik. Kronik hale gelmiş bir sorun. Terörist başı Apo`nun 1980`lerde söylediği, ``˜Biz 5 bin sayıya çıkarsak bu ülkeyi halledebiliriz` dediği noktada, 7 defa 5 bin sayısına çıkmış teröristler, ama hepsi bitirilmiş. Suçlu her zaman vardır ama önemli olan irademizi en üst noktada koyup çözümü getirmemiz. Biz çözümü aradık. Topraklarımızda birlikte yaşama kültürünü sağlamlaştırmak için uğraşıyoruz. Edirne`den Kars`a, Sinop`tan Hatay`a varıncaya kadar tek bayrak, tek devlet ve tek vatan, dedik. Bunu Diyarbakır`da da Hakkari`de de söyledik. Türk bayrağımızı, bir kısım partilerin yaptığı gibi değil, Türkiye`nin dört bir yanında dalgalandırdık. Bize düşen budur. Bunun da hiçbir tavizi olmaz. Bize diyorlar ki ne verdiniz bunun karşılığında? Bizi tanıyanlar bilir. Biz onların bahsettiği gibi bir eyalet sistemi veya Apo`nun serbest bırakılması noktasında hiç taviz verebilir miyiz? Biz böyle bir şey yapar mıyız? Biz bu ülkeyi bunu söyleyenlerden daha mı az seviyoruz? Tam tersi biz daha fazla sevdiğimiz için bunları yapıyoruz. Biz hep ülke adına yaptığımız doğruların partimizi de güçlendirdiğini gördük. İnşallah bu da böyle olacak. Buradan ak bir şekilde çıkmış olacağız. Hiçbir cana kıyılmamasından yanayız`` diye konuştu.
``Milletimizin izzet-i nefsine dokunacak herhangi bir hareketi onaylamadık ve onaylamayacağız`` diyen Bakan Yıldız ``Biz bir şey yapıyormuş gibi yapmıyoruz. Gönlümüzden yüreğimizden geldiği için yapıyoruz. Bu sürece yeni bir soluk getirmek için akil insanlar kadrosu oluşturuldu. 2 ay gibi bir süre içinde anlatacaklar, dinleyecekler daha fazla paylaşacaklar bu konuyu. Herhangi bir itham olmayacak. Ama konunun özüne daha fazla inecekler. Bu münevver kadronun başarısı aslında ülkemizin başarısı olacak. Karadeniz deyimiyle horona giren tabii ki terleyecek. Her birimiz bu sürecin kolay olmadığını, sıradan bir problem olmadığını biliyoruz. Bu süreçte yalnızca Türkiye`den insanların ve aktörlerin olmadığını da biliyoruz. Türkiye güçlendikçe muhatapları değişiyor. Türkiye lig atladıkça karşısındaki oyuncular değişiyor`` şeklinde konuştu.
``NE YAPTIОIMIZI ÇOK İYİ BİLİYORUZ``
Bakan Taner Yıldız, devam eden çözüm süresinde ne yaptıklarını çok iyi bildiklerini ifade ederek şunları söyledi:
``Çözüm sürecinde oluşan akil insanlar bir AK Parti heyeti değildir. Farklı fikirde olanlar, farklı entelektüel seviyesi olanlar vardır. Farklı etnik gruptan kendilerini hissedebilirler. Bunların hiç biri önemli değil. Bizim ülkemiz için hep beraber uğraşacak bunlar. Yaptığımız işler niyetimize göredir. Burada hamdolsun niyetimiz halistir. Akıbetimizin de hayırla tamamlanacağına inanıyoruz. Huzur ikliminin oluşması kimlerin işine geliyor kimlerin gelmiyor bir bakın. Yüreğinde acı, sıkıntı çeken, derdi olan her insanın işine gelir huzur ortamı. Karmaşadan beslenenler, sıkıntıdan nemalananlar bundan hoşlanmayacaktır. Biz hiçbir ayrım olmaksızın, fark gözetmeksizin, vatandaşımızın huzurunu, sükunetini sağlamaya çalışacağız.``
CHP`nin kendileriyle ilgili, Irak`la alakalı bir gensoru verdiğini de hatırlatan Bakan Taner Yıldız, ``Eğer özel hukuk hükümlerine tabi kamu veya özel şirket orada bir ticari sözleşme yapıyorsa buna herhangi bir söz söylememek lazım` dedik. Niçin? 19 ülke yaparken problem yok, 20. ülke Türkiye yaptığında CHP gensoru veriyor. Ben dedim ki; ``˜ya babacım siz oranın halkının mı savunucususunuz, yoksa bizim halkımızın mı?` Ham petrol İran`a giderken problem yok, Türkiye`ye gelirken problem var. Siz o zaman İran`ın savunmasını mı yapıyorsunuz? Bunu sorduk cevap veremediler. O yüzden eğer Türkiye bir yere imza atıyorsa doğru olduğuna inandığı için atıyordur`` ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Evden işe giderken yürüdüğü 12 kilometrelik yolla atletizme merak sardı Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaşayan işitme engelli genç sporcu Müslüm, karate, judo, güreş ve atletizm yapıyor, işyerine atı ile gidip geliyor. Mersin de gerçekleştirilen TİESEF Atletizm Türkiye Şampiyonası’nda 3 farklı branşta yarışan Manavgatlı sporcu, 5 bin metrede 2’nci, 3 bin metrede 3’üncü, 1500 metre de ise 5’inci oldu. 28 Ağustos 2007’de Gaziantep’in Nizip ilçesinde doğan, emekli öğretmen olan merhum dedesi Müslüm Aslan’ın ismini alan Müslüm Beraat Aslan, henüz 4 yaşındayken ailesi ile birlikte Manavgat’a gelerek burada yaşamaya başladı. Doğançam İlköğretim Okulu’nun ardından sırasıyla Şehit Uğur Yıldız İmam Hatip Ortaokulu ve Meslek Lisesi’ne devam eden Aslan, bir taraftan eğitimine devam ederken diğer taraftan da Manavgat Sanayisi’nde tamirhanede çırak olarak çalışmaya başladı. Spora 6 yaşında Karate-Do yaparak başlayan, daha sonra judo yapan Aslan, yaptığı spor dallarına güreşi de ekledi. Aradığı spor dalının güreş olduğuna karar vererek 2023 yılı Mayıs ayında Manavgat Belediyesi Güreş Eğitim Merkezi’nde Ercan Keskin nezaretinde çalışmalarına başladı. Bütün bu sporları yaparken ailesiyle birlikte yaşadığı Demirciler Mahallesi’nden Manavgat’a 12 kilometrelik yolu yürüyerek gidip gelmeye, ardından bu yürüyüşleri koşuya dönüştürmeye başladı. Zaman zaman da at binerek gidip geldi. 5 farklı spor branşında dereceleri var Güreşteki Türkiye birinciliklerinin ardından 12 Nisan tarihinde Ankara’da yapılan Judo Türkiye Şampiyonası’nda birincilik kazanan Müslüm Beraat Aslan, 9-10 Mayıs’ta Mersin’de gerçekleştirilen Atletizm Şampiyonası’nda ise çeşitli kategorilerde ikincilik, üçüncülük ve beşincilik kazandı. Külcüler Mahallesi’ndeki evlerinden atıyla çıkıp işten atıyla dönen işitme engelli Müslüm Beraat Aslan, "2013 yılında Emine hocamın nezaretinde Karate-Do sporuna başladım, merhum Dursun Bulut hocamla devam ettim. 2023 yılında Ercan Keskin hocamla Manavgat Belediyesi Güreş Kulübü’nde güreş sporuna başladım. Kısa süre sonra da judo ile ilgilenmeye başladım" dedi. Atı ile işe gidiyor Evi ile iş yeri arasında bulunan 12 kilometrelik yolu önce yürüyerek ardından koşarak gidip gelmeye başladığını ve bu sayede atletizm ile de ilgilenmeye başladığını belirten Aslan, "Güreş idmanlarına Külcüler Mahallesi’nden 12 kilometreyi yürüyerek ve koşarak gidip gelmeye başladım. Bu sayede atletizm ile ilgilendim ve yarışmalara katıldım. Sanayide çalışırken işe zaman zaman atımla gidip geliyordum. Manavgat’ta yapılan at yarışlarında dereceye girdim. 5 ayrı spor dalında aynı anda yarışmalara katılmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu arada kalan zamanımda hayvancılıkla geçimini sağlayan aileme yardım ediyorum" ifadelerini kullandı.
İzmir Heliton, Göztepe’ye veda etti Göztepe’nin Brezilyalı savunma oyuncusu Heliton, sarı-kırmızılı kulüple sözleşmesinin sona ermesinin ardından sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla takıma veda etti. Göztepe’nin 2023-2024 sezonu ara transfer döneminde kadrosuna kattığı Brezilyalı savunma oyuncusu Heliton, sarı-kırmızılı ekiple kısa sürede 1. Lig’den Süper Lig’e yükselme sevinci yaşadı. O dönem 1. Lig’i ikinci sırada tamamlayan İzmir temsilcisinde gösterdiği performansla dikkat çeken deneyimli oyuncu, takımın vazgeçilmez isimlerinden biri haline geldi. Brezilyalı savunma oyuncusu, 2024-2025 sezonunda da Süper Lig’de ilk 11’in değişmez oyuncuları arasında yer alırken, bu sezon da takımın en önemli parçalarından biri olmayı sürdürdü. Başarılı bir sezon geçiren 30 yaşındaki oyuncu, buna rağmen sarı-kırmızılı yönetimin sözleşme uzatma teklifine olumlu yanıt vermedi. Böylece serbest oyuncu konumuna gelen Heliton, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Göztepe’ye veda etti. Deneyimli stoper, Göztepe’de geçirdiği 2.5 yılın kendisi için çok özel ve unutulmaz olduğunu belirtirken, sarı-kırmızılı taraftarların verdiği desteği hiçbir zaman unutmayacağını ifade etti. Öte yandan Heliton, Göztepe formasıyla toplam 90 maça çıktı. Brezilyalı savunma oyuncusu bu karşılaşmalarda 3 gol ve 3 asistlik katkı sağlarken, sahada 7 bin 603 dakika kaldı. Deneyimli stoper, bu süreçte 21 sarı kart ve 1 kırmızı kart gördü. "Göztepe, çok özel bir yere sahip" Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ‘Kelimelere dökmesi zor anlardan birini yaşıyorum’ ifadeleriyle sözlerine başlayan Heliton, "2 buçuk yıl boyunca bu formayı giyip bu kulübü her gün tüm duygularımla yaşayarak geriye baktığımda, kalbim sadece minnettarlıkla dolu. Göztepe taraftarına sonsuz teşekkürler. Her şey için. En güzel anlarda verdiğiniz destek için, ama özellikle zor zamanlarda bizi asla yalnız bırakmadığınız için. İlk günden itibaren bana ve aileme kendimizi evimizde hissettirdiniz. Tribünlerden yükselen her tezahürat, her mesaj ve her sevgi gösterisi sonsuza kadar benimle kalacak. Ayrıca takım arkadaşlarıma, teknik ekibe, kulüp çalışanlarına, yönetime ve bu kulübün bir parçası olan herkese teşekkür ederim. Futbol insanlarla güzeldir ve ben bu yolu böyle özel insanlarla yürüdüğüm için çok şanslı hissediyorum. Burada kariyerimin en unutulmaz anlarını yaşadım. Birlikte çok özel başarılar yaşadık ve Süper Lig’e yükselmek bunların en anlamlılarından biriydi. Unutulmaz sevinçler, zor zamanlar, baskılar, mücadeleler, zaferler ve hayat boyu benimle kalacak dersler yaşadım. Göztepe’de sadece futbolcu olarak değil, insan olarak da çok büyüdüm. Futbolun içinde başlangıçlar ve vedalar var. Bugün bu hikâyeyi kalbimde huzurla ve elimden gelenin en iyisini verdiğimi bilerek kapatıyorum. Saygıyla, minnetle ve birlikte başardıklarımızla gurur duyarak ön kapıdan ayrılmak benim için çok değerli. Göztepe her zaman benim hikâyemde ve ailemin kalbinde çok özel bir yere sahip olacak. Her şey için teşekkür ederim" ifadelerine yer verdi.
İstanbul İstanbul, Avrupa kupaları finallerinde beşinci kez ev sahibi UEFA Avrupa Ligi finalinde Alman temsilcisi Freiburg ile İngiliz ekibi Aston Villa, çarşamba günü Beşiktaş Park’ta karşı karşıya gelecek. İstanbul, bu organizasyonla birlikte Avrupa kupalarında beşinci kez bir finale ev sahipliği yapacak. UEFA Avrupa Ligi finalinde Alman temsilcisi Freiburg ile İngiliz ekibi Aston Villa karşı karşıya gelecek. Beşiktaş Park’ın ev sahipliğinde oynanacak final, çarşamba günü saat 22.00’de başlayacak. Bu mücadeleyle birlikte İstanbul, Avrupa kupalarında 5. kez bir finale ev sahipliği yapacak. İlk final 2005’te 2005 yılında Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda oynanan ve UEFA Şampiyonlar Ligi tarihinin en unutulmaz finallerinden biri olarak gösterilen Liverpool - Milan karşılaşması, İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleşen ilk final müsabakasıydı. İtalyan ekibi Milan’ın ilk yarısını 3-0 önde kapattığı, ancak İngiliz temsilcisinin ikinci yarının ilk 15 dakikasında 3-3’lük eşitliği yakaladığı maçta kazananı penaltı atışları belirledi. Liverpool, penaltılar sonucu 6-5 galip gelerek unutulmaz bir zaferle kupanın sahibi oldu. Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda UEFA Kupası finali İstanbul’daki bir diğer final ise Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda oynandı. 20 Mayıs 2009’da yapılan UEFA Kupası finalinde Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk takımı ile Almanya’nın Werder Bremen ekibi karşı karşıya geldi. Shakhtar Donetsk’in 25. dakikada Luiz Adriano’nun golüyle 1-0 öne geçtiği, ardından 35. dakikada Naldo’nun attığı golle Werder Bremen’in 1-1’lik beraberliği yakaladığı mücadelenin normal süresi 1-1 sona erdi. Ukrayna temsilcisi, karşılaşmanın 97. dakikasında Jadson’un kaydettiği golle şampiyonluğa ulaştı. Mircea Lucescu’nun çalıştırdığı Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk, böylelikle tarihinde ilk kez bir Avrupa Kupası kazanmış oldu. Bu kupa aynı zamanda Ukrayna takımlarının elde ettiği ilk UEFA Kupası olarak da tarihe geçti. Liverpool, İstanbul’da ikinci kez şampiyon 2018-2019 UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonu Liverpool ile 2018-2019 UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Chelsea, UEFA Süper Kupa’yı kazanmak için Beşiktaş Park’ta mücadele etti. İki İngiliz kulübünün maçının normal süresi 1-1’lik eşitlikle bitti. Uzatma devrelerinin de 2-2’lik eşitlikle bitmesinin ardından penaltı atışları sonucunda 5-4’lük skor ile Liverpool, UEFA Süper Kupa’yı müzesine götürdü. Liverpool, 2005 yılındaki Şampiyonlar Ligi zaferinin ardından İstanbul’daki bir finalden daha kupayla ayrılmayı başardı. Devler Ligi’nde final bir kez daha İstanbul’da İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu, 18 yıl aranın ardından bir kez daha Devler Ligi’nde finale ev sahipliği yaptı. Bu kez finalde Türk asıllı İlkay Gündoğan’ın formasını giydiği İngiliz takımı Manchester City ile milli oyuncu Hakan Çalhanoğlu’nun top koşturduğu İtalya’nın Inter takımı kozlarını paylaştı. İlk yarısı golsüz biten maçın 68. dakikada Rodri’nin golüyle Manchester City, galibiyete uzanmayı başardı. Beşiktaş Park’ta ikinci final Beşiktaş Park, 2019 yılında Liverpool ile Chelsea arasında oynanan Süper Kupa finalinin ardından ikinci kez Avrupa kupalarında bir finale ev sahipliği yapacak. Aston Villa ve Freiburg arasındaki final müsabakasında İngiliz ve Alman taraftarların yanı sıra tüm Avrupa’nın gözü bir kez daha Dolmabahçe’de olacak. 2027 Konferans Ligi finali de Türkiye’de Bunun yanında gelecek sene UEFA Konferans Ligi finali de Türkiye’de oynanacak. Yapılan ilk planlamaya göre bu final maçının da Beşiktaş Park’ta yapılacağı belirtildi. Ancak daha sonra ise Ankara’da yapımı devam eden Yeni Ankara Stadyumu’nun yetişmesi ve UEFA’nın da onay vermesi halinde, 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi finalinin başkentte oynanacağı açıklandı.
Ankara Bir ömrü defterlere sığdırarak 59 yıldır günlük tutuyor Ankara’da yaşayan yaşlı adam, 59 yıldır yaşadığı olayları tuttuğu günlüklere yansıtıyor. Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Hacıtuğrul Mahallesi’nde yaşayan Mürsel Yetik, 59 yıldır günlük tutuyor. Uzun yıllar çiftçilik yaparak geçimini sağlayan Yetik, sağlık sorunları nedeniyle artık çalışamasa da 1967 yılında başladığı günlük tutma alışkanlığını aralıksız sürdürüyor. Henüz genç yaşlarda askerdeyken yazmaya başlayan Yetik, geçen yıllar içinde yalnızca kendi hayatını değil, köyünde yaşanan gelişmeleri ve dünyadaki önemli olayları da defterlerine kaydetti. Yıllar boyunca biriken onlarca defter, bugün adeta kişisel bir tarih arşivi niteliği taşıyor. Yetik’in günlüklerinde Hacıtuğrul Mahallesi’nde yaşanan gelişmelerden tarım sezonlarına, kuraklık ve yağış dönemlerinden mahalledeki önemli olaylara kadar pek çok ayrıntı yer alıyor. Bunun yanında Türkiye ve dünyada gündem oluşturan gelişmeleri de not eden Yetik, yaşanan olayların unutulmaması için yazmayı bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade ediyor. Yaklaşık 60 yıla yaklaşan günlük alışkanlığını bırakmayı düşünmediğini dile getiren Yetik, bu işin kendisi için bir hastalık olduğunu belirtti. "Bu bir hastalık" Askere gittiği günden bu yana yazmaya devam ettiğini belirten Yetik, "23 Kasım 1967’de köyden çıktım, Afyon’a gece 2 buçukta vardım ve teslim oldum. Günlüklerimi orada yazmaya başladım. Sonra Kütahya’ya geldim, çavuş oldum ve çavuşlukta askerliğimi bitirdim. Daha sonrasında ise köyüme geldim çiftçilik yapmaya başladım. Aklıma ne geldiyse yazdım. Mesela karşı köyden biri vefat etmiş, evladı geliyor diyor ki ’benim babam öldü.’ Ben bunu yazarım. Etraftaki köylerden duyduğumu yazarım. Televizyonda olanları da akşam olduğunda yazarım. Bu bir hastalık, bir karımız yok" diye konuştu. "Yazmaya devam edeceğim, ölünce ferahlarım" 80 yaşında olmasına rağmen hala yazmaya devam edeceğini ifade eden Yetik, "Civarımda olmuşları yazdım. Mesela köye kim gelmişse sorardım. ’Nerelisiniz, adınız ve soyadınız ne?’ Yazmaya devam edeceğim. 80 yaşıma girdim, ölünce ferahlarım. Senesine göre defterler var. Önceden banka defterleri vardı. Onlardan da var. Bunlar ajanda. Dostlarım, yazdığımı bildikleri için bu defterleri bana hediye yollarlar" şeklinde konuştu.
Ankara Sahte Milli Emlak ağına operasyon: 118 şüpheli hakkında gözaltı kararı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kendilerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı personeli olarak tanıtıp sahte evrak ve sözleşmelerle dolandırıcılık yaptıkları öne sürülen 118 şüpheli hakkında Ankara merkezli 23 ilde gözaltı kararı verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü iş ve işlemlerini kullanarak organize şekilde hareket ettikleri belirlendi. Soruşturmada, şüphelilerin bakanlık ya da bağlı kuruluşlarla herhangi bir bağları bulunmamasına rağmen kendilerini bakanlık personeli gibi tanıttıkları, bakanlık antetli sahte belgeler düzenledikleri, gerçeğe aykırı sözleşmeler imzalattıkları ve çeşitli şirketler kurarak haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi. Yürütülen incelemelerde, 23 müştekiden toplam 642 milyon 853 bin TL haksız menfaat sağlandığı, MASAK raporlarına göre ise şirketler üzerinden yaklaşık 2 milyar 764 milyon 841 bin 922 TL’lik para trafiği oluşturulduğu belirlendi. Şüpheliler hakkında "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak", "Nitelikli Dolandırıcılık" ile "Resmi ve Özel Belgede Sahtecilik" suçlarından işlem başlatılırken, Ankara merkezli 23 ilde 18 Mayıs 2026 tarihinden itibaren Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında toplam 118 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.