GENEL - 18 Nisan 2013 Perşembe 16:26

DOОU KARADENİZ`DE ÇÖZÜM SÜRECİNE İLK DESTEK GÜMÜŞHANE`DEN GELDİ

A
A
A
DOОU KARADENİZ`DE ÇÖZÜM SÜRECİNE İLK DESTEK GÜMÜŞHANE`DEN GELDİ

Doğu Karadeniz bölgesinde ilk kez Gümüşhane`de 27 sivil toplum kuruluşu bir araya gelerek Çözüm Sürecine tam destek verdiklerini açıkladı.
Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosunda düzenlenen basın toplantısı ile çözüm sürecine destek vermek amacıyla ``İnsanı Yaşat Ki Devlet Yaşasın Hizmet Platformu`` kurduklarını deklare eden STK temsilcileri, silahların bırakılarak İslam kardeşliğinin en kısa sürede yeniden tesis edilmesini istedi.
Platform adına açıklamayı yapan Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu Başkanı Avukat İsmail Taştan, Türkiye`de 30 yıldır yaşanan terör olayların sona ermesi için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Hükümetince yapılan kanın durdurulması kararlılığı ve çalışmalarını desteklediklerini ifade etti. Teröristlerinin sınır dışına çıkarılması için yaptığı çalışmaları da desteklediklerini ve bir an önce uygulanmasını beklediklerini ifade eden Taştan, ``Kanın durması ve teröristlerin yurt dışına çıkarılması çalışmaları yapılırken, milletimizin ortak hassasiyeti olan konulardan hiçbir taviz verilmemesini istiyoruz`` dedi.
``PROVOKASYONLARA DİKKAT ``
Uzun yıllardır Türkiye`nin kanayan yarası ve en yakıcı sorunu olan terör meselesinin nihayete erdirilmesi hususunda, toplumdaki çözüm beklentileri ve umutlarının doruğa ulaştığı önemli bir süreç yaşandığını kaydeden Taştan, ``Bugüne kadar on binlerce insanımızın hayatına mal olan, milyarlarca dolarlık mali kaynağı heba eden, derin sosyal yaralara yol açan, bütün ülke sathında toplumsal barışı tehdit eden bu meselenin demokratik çözümüne dair hükümet tarafından başlatılan ve benimsenen süreci önemsiyor, tarihi bir fırsat olarak görüyoruz, Yeni başlatılan bu süreçte tüm taraflar özverili ve samimi bir şekilde çaba göstermeli, süreci akamete uğratacak eylemlerden kaçınılmalı, toplumsal huzuru bozucu ve kutuplaştırıcı söylemlerden uzak durulmalıdır. Ayrıca geçmişte defalarca denenen provokasyonlara karşı uyanık olunmalı ve bu tür eylem ve söylemlere kalkışanlar, tarafların ortak çabasıyla halkın vicdanında mahkûm edilmelidir. Toplumsal barışı sağlamış, adalet ilkesini hayata geçirmiş, demokratik bir Türkiye, bu coğrafyada yaşayan bütün vatandaşların menfaatinedir.`` diye konuştu.
Bin yıldır Türklerle Kürtleri bir arada tutan, onları et ve tırnak gibi birleştiren en önemli bağın İslam kardeşliği olduğuna vurgu yapan Taştan, din kardeşliğini, dini bağları ve sevginin yeniden güçlendirilmesi durumunda yarınlara daha güvenle bakılabileceğine inandıklarını söyledi.
``ÇÖZÜMÜN EN HAYATİ ADIMI: KARDEŞLİK``
Meselenin çözümü noktasında atılacak en hayati adımın Türkler ve Kürtlerin yüzyıllardır olduğu gibi kardeşlik, ittifak, muhabbet ve uhuvveti kuvvetlendirecek yegane birlik noktaları olan din, vatan, tarih, mefkure, kader ve menfaat birlikteliklerini yeniden canlandırıp tahkim etmek olduğunu dile getiren Taştan, şöyle konuştu:
``Türkler ve Kürtler yüzyıllarca bu topraklar üzerinde aynı mefkûreler etrafında bir arada kardeşçe yaşamışlardır. Malazgirt`ten İstanbul`un fethine, Çanakkale`den Kurtuluş Savaşı`na uzanan süreçte bu coğrafyayı birlikte vatan yapıp, koruyup kollamışlardır. Ortak dini-tarihi tecrübe, müşterek vatan-coğrafya ve ortak gelecek tasavvuru, ilişkilerin uzun vadede sağlıklı ve yapıcı olması için en önemli zemindir. Bu zemini büyük güç oyunlarına, küçük siyasi hesaplara kurban etmemek, hepimizin ahlaki sorumluluğudur. Terör meselesini bölgesel ve uluslararası bir problem olmaktan çıkarmak için Türk`ü ve Kürt`ü ile topyekûn bütün Türkiye elini taşın altına koymalı ve cesur, samimi, özgürlükçü, kararlı bir toplumsal irade göstermek zorundadır. Artık silahların değil, fikirlerin konuşulacağı; anaların ağlamadığı, anaların gözyaşlarının sadece ve sadece mutluluk gözyaşları olduğu; sevginin, hoş görünün ve İslam kardeşliğinin tüm Türkiye`yi baştan başa kuşattığı bir iklimin, bir barış ve kardeşlik ikliminin tıpkı devr-i saadette olduğu gibi, tıpkı Selçuklularda ve Osmanlılarda olduğu gibi tüm coğrafyamızı yeniden sarmaladığı günlerin yakın olduğunu düşünüyoruz.``
Gümüşhane sivil toplum kuruluşları olarak, bu sürecin sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılması ve toplumsal barışın sağlanması için üzerlerine düşen her türlü desteği vereceklerini ilan eden Taştan, halkı da bu sürece sahip çıkmaya davet etti.
DOОU KARADENİZ`DE SÜRECE DESTEОİNİ DEKLARE EDEN İLK İL GÜMÜŞHANE
Baro Başkanı Taştan, bir gazetecinin sorusu üzerine Doğu Karadeniz bölgesinde sürece destekle ilgili ilk açıklamanın Gümüşhane`de olduğunu belirterek, "Bu süreci destekliyoruz inşallah çözüm süreci başarıya ulaşır." ifadeleriyle açıklamasına son verdi.
Öte yandan Gümüşhane İnsani Yaşat ki Devlet Yaşasın Hizmet Platformuna üye sivil toplum kuruluşları şöyle:
``Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu, Gümüşhane Şehit ve Gazi Ailelerine Yardım Derneği, Memur-Sen, GİKDER, Denge Hukuk Derneği, Gümüşhane Muhtarlar Derneği, Gumushanedenhaber.com haber sitesi, Gümüşhane İş Adamları Derneği, Gazeteciler Cemiyeti Derneği, Seher Yıldızı Derneği, Teknik Elemanlar Derneği, Engelliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Çevre ve Tüketiciler Derneği, Kadın Aile ve Toplum Derneği, Yakamoz Derneği, Semerkand Derneği, Pestil ve Köme Üreticileri Birliği, Anadolu Gençlik Derneği, Şefkat Eli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Beşir Derneği, Enerji Bir-Sen, Beyaz Ay Derneği, Girişimci Kadınlar Derneği, Proje Yapma ve Geliştirme Derneği, Büro Memur-Sen, Torullular Derneği, Torul Budak Köyü Yardımlaşma Derneği``
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.