GENEL - 15 Şubat 2023 Çarşamba 09:37

Depremi kendi yaptığı evde yaşayan inşaatçı o anları anlattı

A
A
A
Depremi kendi yaptığı evde yaşayan inşaatçı o anları anlattı

Kahramanmaraş ve 10 ilde etkisini gösteren depremin ardından Gaziantep’in İslahiye ilçesinden Gümüşhane’ye gelen İslahiye İnşaatçılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı ve depremzede Hasan Aydın deprem anında kendi yaptığı evden sağ salim çıkmayı başardı.

Kahramanmaraş ve 10 ilde etkisini gösteren depremin ardından Gaziantep’in İslahiye ilçesinden Gümüşhane’ye gelen İslahiye İnşaatçılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı ve depremzede Hasan Aydın deprem anında kendi yaptığı evden sağ salim çıkmayı başardı.


Asrın felaketi olarak nitelendirilen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından depremzedeler Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde misafir edilirken, hastanelerde de tedavileri sürüyor.


Gaziantep’in İslahiye ilçesinde depreme yakalanan ve tedavisi için Gümüşhane Devlet Hastanesi’ne gelen 64 yaşındaki Hasan Aydın, depremde kendi yaptığı evlerin yıkılmadığını ve bu sayede hayatta kaldığını söyleyerek, deprem anında yaşadıklarını anlattı.


Deprem anında yerin bir metre yukarı kalktığını söyleyen depremzede Aydın, kendisinin de inşaatçı olduğunu ve ayrıca Gaziantep İslahiye İnşaatçılar Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı olduğunu belirterek, depremden önce böylesi bir felaketin yaşanacağı konusunda defalarca uyarılarda bulunduğunu söyledi.



"Salavat getirdim, Fatiha’yı okudum, Allahım ben bu sefer sana teslim oldum dedim"


Gaziantep’in İslahiye ilçesinde kendi yaptığı evde oturan ve depremden kendi imkânlarıyla kurtulmayı başaran depremzede Hasan Aydın, “Ben evde çocuk odasında yatıyordum. Saat 04.20’de hanım Hasan deprem oluyor dedi. Kalktım kapının ağzına geldim 3 İhlas 1 Fatiha okudum, salavat getirdim. Dedim inşallah durur, 3-4 sefer vurup duruyordu eskiden yaşadık onları. Benim binamda sağlamdır. Kapının ağzında bekliyordum yer 1 metre havaya kalktı indi. Sallantı beni bir o duvara bir öteki duvara kaldırdı yere vurdu, gardırop üzerime düştü. Ben 5-10 dakika öyle kaldım hiçbir yeri görmüyordum. Gardırobun arkasını yumrukladım, arkasındaki çiviler söküldü ve ben o aralıktan nefes aldım. Daha sonra oradan dışarı çıktım baktım yine sallanıyor ellerimi bağladım; salavat getirdim, Fatiha’yı okudum, Allahım ben bu sefer sana teslim oldum dedim. Durdum bekledim, sakinledi. Gardırop kapının önüne düşmüş ve kitlemiş. Elime bir demir aldım altlarındaki takoza vurmaya başladım takoz kırıldı kapı hafif açıldı içeri hava girmeye başladı. Tavanlar patlıyor, dumanlar içeri giriyor, kafama alçıpanlar düşüyor, avizeler hep yüzümü parçaladı. Kapının açılmasına 5 santimetre kalmıştı denedim açamadım. Elimdeki demiri kapının arasına soktum, oturur vaziyetteydim ama bende güç kalmamıştı. Kalktım kapının arkasına geçtim Allah’ım bana bir Halil İbrahim kuvveti ver kurban olayım sana dedim hafif dayandım kapı açıldı. Merdiven korkuluklarından tuttum aşağıya indim kapının önü moloz dolu. Baktım dümdüz bir beton yığını onun üstüne oturdum aşağıya indim 5 dakika sonra çocuklarım yetişti” dedi.



“Down sendromlu kızım komşulara annemle babamı kurtarın demiş”


Deprem anında eşi ve kızının kendisinden önce dışarı çıktığını söyleyen depremzede Aydın, “Evde ben, hanım ve kızım vardı. Onlar aşağıya inmiş daha sonra hanım ben yukarıdayım diye çıkmış bir daha. Ya sen beni nasıl kurtaracaksın, sen canını kurtar. Gittiysem gittim, Allah’tan. Onu da ikinci deprem kaldırmış yere çalmış. Hem kolunu hem belini kırmış. Ya benim kızım Down sendromlu o aşağıya inmiş hesap edin. Komşulara annemle babam yukarıda kaldı kurtarın onları diye haber vermiş. 6,5 saat karla yağmur altında kaldım ben. Titriyordum, dişlerim birbirine vuruyordu. Ben burada donup öleceğim dedim. Oğlum ben ölüyorum dedim, benden umudu kesin artık” diye konuştu.


Gaziantep İslahiye İnşaatçılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı olduğunu söyleyen depremzede Hasan Aydın, toplantılarda bu felakete sürekli dikkat çektiğini söyleyerek, “Ben Gaziantep İslahiye’de İslahiye İnşaatçılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası başkanıyım. Bundan 1 sene önce gazeteciler beni aradı. Biz yapı denetim ve inşaat sektörüyle ilgili senden bilgi almak istiyoruz dediler. Bizim burası 1. Sınıf deprem bölgesi dedim. Ben dünyanın betonlaşmasını istemiyorum dedim. 3-5 kattan üstüne izin verilmemesi gerektiğini söyledim fakat 11 katlı binalar olmaya başladı, 9 kattan aşağısı yoktu. Ben toplantılarda bunu hep söyledim. Biz kendi oturduğumuz daireleri biz yaptık. Bizim yaptığımız evlerde dökülme yok sadece duvarlarda sorun ortaya çıktı. Çünkü ben çimentoyla sıva vurdurdum onun üzerine alçı vurdurdum. Bizim evlerimizde hiçbir sorun yok sadece içleri dağıldı, çocuklarımın yaptırdıkları evler de öyle. Müteahhitlerin bütün binaları yıkıldı ama bizim çocuklarımız kendi evlerini kendileri yaptıkları için, harçlarını kendileri yaptıkları için hiçbir şey olmadı. 1 torba çimento yerine 1 buçuk torba koyduk, para bizden çıkıyor ve sağlamlar. Fakat bundan sonra altın da deseler içine girmem. İslahiye’nin yüzde 80’i yerle bir oldu, Nurdağı komple, Kırıkhan, Hatay. Geçmiş toplantılarda ’Bakın bize bir deprem vuracak’ dedim ’Amik Ovası’ndan yarıdan fazlasını kıracak, buna tedbirli olalım’ dedim. Bugün düşündüğümüzden daha fazlası geldi başımıza” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Recep Uçar: "Trabzonspor çok kaliteli oyunculardan kurulu bir takım" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Trabzonspor’un çok kaliteli oyunculardan kurulu bir takım olduğunu söyledi. Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, cumartesi günü deplasmanda oynayacakları Trabzonspor maçı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Mehmet Cengiz Tesisleri’nde gerçekleşen toplantıya geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Trabzonspor Yardımcı Antrenörü Orhan Kaynak’ı anarak başlayan Uçar, "Trabzon maçı öncesi buradayız ama maçtan öncesinde maalesef dün akşam itibarıyla aldığımız acı bir haber hepimizi derinden yaraladı. Geçmişte benimle beraber futbol oynadığım takım arkadaşım olan, Türk futbolunun en önemli değerlerinden biri olan sevgili hocamız, antrenörümüz, arkadaşımız, dostumuz Orhan Kaynak’ı maalesef kaybettik. Başta kederli ailesi ve Trabzonspor kulübü olmak üzere tüm spor ailesine başsağlığı diliyorum. Trabzon’da çalıştığı dönemde böyle bir haberle yaşayan, üzüntüsünü yaşayan bir Trabzon deplasmanına gerçekçi olmak gerekirse gitmek istemezdik. Keşke onlar daha keyifli olsalardı ama cumartesi günü malumunuz federasyonumuz saat 20.00’ye aldı. 20.00’de Trabzon maçımız var" dedi. "Dünyanın her yerinde komşu şehirler arasında ciddi bir rekabet vardır" İki şehir arasındaki rekabetle gelecek nesillere öfkeli bir miras bırakmanın hiç kimseye bir faydası olmayacağını kaydeden Uçar, "Sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde komşu şehirler arasında ciddi bir rekabet vardır. Ama önemli olan bu rekabetin tabii sporun ruhuna uygun bir şekilde devam ettirilebilmesi. Bizim iki şehrimiz ve Trabzon şehirleri arasında da senelerden gelen güzel, tatlı bir rekabet olduğunu da bilen bir insanım. Ama burada özellikle oyuncularımıza, bizlere, tribündeki bulunan insanlara da çok büyük sorumluluk düşüyor. Öfkeli bir mirastansa daha neşeli bir miras gelecek nesillere bırakabilmek, oynadığımız oyunlarla anılabilmek bence yapabileceğimiz en büyük katkı olur. Gerek futbola gerek her iki şehir, güzide iki şehir arasındaki dostluğa" ifadelerini kullandı. "Onuachu Trabzonspor’dan da formda" Trabzonspor’un son haftalarda formda olduğunu ve Teknik Direktör Fatih Tekke ile güzel işler başardığını ifade eden Uçar, "Trabzon takımı bu sene sevgili Fatih Tekke meslektaşımla beraber harika işler yapıyorlar. Şu anda üçüncü sıradalar, ikinci sıradaki takımla, Fenerbahçe’yle aralarında üç puan fark var. Yeni bir kadro olmalarına rağmen inanılmaz güzel işler yaptılar. Evet, Trabzonspor çok formda. Belki Onuachu Trabzonspor’dan da formda. Son 7 maçının hepsinde de gol attı. Attığı goller de birbirine çok benzer goller. Ligin en uzun santraforu. Ceza sahası içinde özellikle top oraya geldiğinde durdurulması gerçekten çok kolay olmayan, özellikle yüksek toplarda bir oyuncu. Bizim adımıza hiç kolay olmayacak onu net söyleyeyim ama elbette biz savunma oyuncularımızla beraber kendi adımıza yapabildiğimizin en iyisini yapıp onu durdurmaya çalışacağız. Sadece onu değil ama Trabzon takımı çok kaliteli oyunculardan kurulu bir takım" şeklinde konuştu. "Önceliğimiz her maçı oynayabildiğimiz en iyi seviyede oynamak" Son haftalardaki çıkışlarını sürdürmek istediklerine vurgu yapan Uçar sözlerinin devamında "Son dört haftada ama Gençlerbirliği deplasmanda ikinci yarı başlayan bir ivmeyle beraber oradan aldığımız bir puan, son üç maçta da gol yemeden alınan üç galibiyet bizi mutlu etti. Oyuncularımız o anlamda belki biraz kaybolmuş olan özgüvenlerini yerine getirdi. Mevcut oyuncuların verimini arttırabilmek bizim için en önemli transfer demiştim. Bu demek değildir ki transfer yapmayacağız ama önceliğimiz daha az süre alan, daha verim olarak çok kaliteli olup da verim alamadığımız çeşitli sebeplerden; bazen sakatlık, bazen formsuzluk, bazen ailevi psikolojik sebeplere kadar verim alamadığımız oyuncuların verimini arttırmaktı. Bizim önümüzde dokuz maç var önceliğimiz her maçı oynayabildiğimiz, en iyi seviyede oynamak. Her maça kazanma isteğiyle çıkıyoruz, dediğim Trabzon deplasmanına da biz tamamen kazanma içgüdüsüyle gideceğiz" dedi.
İstanbul Besler, İnovasyon ve Ar-Ge Stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi Dondurulmuş gıda, donuk fırıncılık, konserve ve yağ sektörlerindeki güçlü markalarıyla gıda sektörünün dönüşümüne öncülük eden Besler, 2025 yılında konsolide cirosunu Kamu Aydınlatma Platformu’na bildirdi. Yapılan bildiride, 2025 konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt karı ise 8 milyar TL oldu. Dondurulmuş gıda, donuk fırıncılık, konserve ve yağ sektörlerindeki güçlü markalarıyla gıda sektörünün dönüşümüne öncü markalardan Besler, 2025 yılı finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Besler, 16 kategoride 1250 ürün ve 55 markasıyla faaliyet gösterirken, perakende ürünleriyle Türkiye’de yılda yaklaşık 21 milyon hanede 64 milyon tabakta yer alıyor. 2025 yılı brüt karı yüzde 3,6 artışla 8 milyar TL’ye, cirosu 32,5 milyar TL’ye ulaşırken, Faiz Amortisman Öncesi Kar (FAVÖK) marjı da bir önceki yıla göre 0,5 puan artışla yüzde 13,3 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde şirket 2,9 milyar TL ihracat geliri elde etti. Perakende kanalında dondurulmuş gıdada SuperFresh markasıyla yüzde 36, margarin pazarında ise Bizim Yağ ve Terem başta olmak üzere öncü markalarıyla toplam yüzde 67,5 pazar payına ulaşan Besler, her iki iş kolundaki güçlü liderliğini sürdürdü. İnovasyon, sürdürülebilir büyümenin itici gücü oldu Gıda sektöründe Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı ilk yağ ve dondurulmuş gıda Ar-Ge merkezlerine sahip şirket olan Besler, 2025 yılında 90,7 milyon TL Ar-Ge ve inovasyon yatırımı gerçekleştirdi. Şirket, dondurulmuş gıda, konserve, yağ ve donuk fırıncılık kategorilerinde 50 yeni ürün tanıtım ve yeniden tanıtımla inovasyon gücünü büyümeye dönüştürdü. Dondurulmuş gıda kategorisinin lider markası SuperFresh, pizza kategorisindeki varlığını premium ürünü Pizza Artizan ile güçlendirirke, hazır yemek kategorisine lazanya ve ton balıklı salata çeşitleriyle giriş yaptı. SuperFresh’in 2025 yılında perakende cirosundaki büyümesinin yüzde 29’u son iki yılda pazara sunduğu yenilikçi ürünlerden geldi. Yağ iş biriminde ise Besler, ilk sürülebilir peynir formatındaki ürünleri Ülker Sürmix markasıyla pazara sundu. 2025 yılında 30’uncu yaşını kutlayan Bizim Yağ, krema ve sıvı yağ kategorilerine giriş yaparak portföyünü genişletti. Güçlü iletişim, satış performansı ve dijital liderliğe katkı sağladı Besler, 2025 yılında lider markalarıyla büyümesini sürdürürken; iletişim, inovasyon ve ulaşılabilirlik odağındaki pazarlama stratejileriyle sektörde fark oluşturdu. Dondurulmuş gıda kategorisinin lideri SuperFresh, "Dolapta Ne Var?" kampanya döneminde yüzde 40’a varan satış artışı elde etti. Marka, tüketiciyle kurduğu güçlü bağ ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı sayesinde ikinci kez "Türkiye’nin En Sevilen Dondurulmuş Gıda Markası" seçildi. Markanın tarım alanında kadın çiftçilere fırsat eşitliği sunan "Tarımın Kadın Yıldızları" projesinin ürünü Ege’den Hasat Bezelye, tanıtım döneminde Michelin tavsiyeli bir restoranın menüsünde yer aldı. 2025 yılında 30’uncu yılını kutlayan Bizim Yağ’ın "Hamur Bizim İşimiz" YouTube kanalı, 1,6 milyonu aşan abone sayısıyla Türkiye’nin en yüksek takipçisi, dünyanın ise ikinci en büyük markalı yemek kanallarından biri oldu. Besler, tarımın dijital ve sürdürülebilir dönüşümünde de öncü Türkiye’nin en büyük tarımsal ham madde tedarikçilerinden biri olan Besler, 2025 yılında da çiftçilerle kurduğu güçlü iş birlikleriyle sorumlu tarım uygulamalarını geliştirmeye devam etti. SuperFresh’in en önemli ham maddelerinden patatesin sürdürülebilirliği amacıyla AB ve TÜBİTAK iş birliğiyle yürütülen yapay zekâ destekli SAFER (Smart Agriculture Fields in the European Region) projesi, Avrupa’nın en büyük gıda inovasyon topluluğu EIT Food’dan 2,8 milyon Euro hibe aldı. Tarımda fırsat eşitliğini destekleyen Tarımın Kadın Yıldızları projesi de genişleyerek, Besler’in sözleşmeli üretim modelindeki kadın çiftçi oranını yüzde 27’ye çıkardı. "Gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümünde öncü rol üstleniyoruz" 2025 yılı performansına ilişkin şu değerlendirmelerde bulunan Besler CEO’su Mert Altınkılınç, "Besler olarak 2025 yılını güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle tamamladık. Sürdürülebilir gıdanın geleceğini şekillendirme vizyonumuz doğrultusunda inovasyon odağımızı daha da güçlendirdik. Çevik iş yapma modelimiz ve dinamik organizasyon yapımız sayesinde değişen koşullara hızla uyum sağlarken; lider markalarımızla kategorilerimizdeki öncü konumumuzu pekiştiriyoruz. Tarladan tabağa uzanan değer zincirinde ekosistemi dönüştüren bir rol üstlenmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de güçlü finansal yapımız, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla sektöre yön veren, geleceği bugünden inşa eden bir şirket olma kararlılığımızı sürdüreceğiz" dedi.