YEREL HABERLER - 19 Kasım 2013 Salı 08:07

Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa Canlı İl Müftüsünün İddialarına Cevap Verdi

A
A
A
Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa Canlı İl Müftüsünün İddialarına Cevap Verdi

Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa Canlı, İl Müftüsü Dr. Süleyman Aktaş’ın geçtiğimiz Cuma günü Kemaliye Camiinde verdiği Cuma vaazı sırasında sarf ettiği iddiaları cevaplandırdı.
Beraberinde Başkan Yardımcıları Bilal Özdener, Şevki Aşkın ve Belediye birim müdürleri ile gazetecilere yaklaşık 1,5 saat açıklamalarda bulunan Başkan Canlı, Müftü Aktaş’ın iddialarını yalanlarken, Müftü Aktaş’ın “akıl tutulması” hadisesi yaşadığını öne sürdü.
“BAHÇELİ ZİYARETİ SİYASET ÜSTÜ İDİ”
Ankara’da Müftülük tarafından Oltanbey Mahallesinde yaptırılan Cami, Kur’an Kursu ve yurt için özel bir firmadan yardım alma görüşmeleri yaptıktan sonra Baro Başkanı İsmail Taştan ve Müftü Dr. Süleyman Aktaş’la birlikte MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’yi ziyaret ettiklerini ve genel sohbetler yaptıklarını kaydeden Başkan Canlı, gerçekleşen görüşmenin siyaset üstü olduğunu ve ardından da hatıra fotoğrafı çekildiklerini söyledi.
“BENDE 2001 YILINDA BAŞBAKAN ERDOĞAN İLE GÖRÜŞMÜŞTÜM NE VAR BUNDA?”
Bir devlet memurunun ziyaretinin yasa ve kanunlarla yasaklanmadığını kaydeden Başkan Canlı, Müftü Aktaş’ın fotoğrafın medyada yer almasından bu kadar korkmasını bir türlü anlamadığını belirterek, “Bir ziyaretle MHP’li mi oldun? Ben 2001’de MHP’li Belediye Başkanı olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret etmiştim. AK Partili bir başkanı bir müftü ziyaret etse kim ne der ona? Ben seni kurtlar sofrasına niye atayım?” dedi.
“İYİ Kİ O GÜN KEMALİYE CAMİİNDE NAMAZA GİTMEMİŞİM”
Müftü Aktaş’ın vaazı yaptığı gün yeni Belediye binası altında yapılan mescide gittiğini,
Kemaliye camisine gitmediğini belirten Başkan Canlı, “Allah’tan o gün Kemaliye’ye gitmemişim. Hoca gözümün içine baka baka söyleseydi bu sözleri ne olurdu? Ben cevap verecektim. Camide fitne fesada sebep olabilirdi. İyi ki o camide yoktum. Bu iddialara kargalar bile güler.” diye konuştu.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNDE BİR İLK”
Başkan Canlı, Müftü Aktaş’ın o gün gazetecileri camiye çağırdığını, o güne kadar kapalı olan merkezi sistem vaazını devreye aldığını ve yakın köylerdeki cami imamları ile kent merkezindeki imamların cep telefonlarına mesaj atarak vaazı dinlemeleri yönünde telkinlerde bulunduğunu öne sürerek, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir Belediye Başkanını hedef alan, bir Belediye Başkanını hedef tahtasına koyan ilk vaaz budur.” dedi.
Gümüşhane Belediyesi olarak merkez ilçe başta olmak üzere ilçelerin köylerindeki camilere bile sürekli katkılar sağladıklarını, direk katkı sağlayamazlarsa hayırseverler bularak dolaylı yoldan bir şekilde katkı sağladıklarını dile getiren Başkan Canlı, Belediye olarak katı sağladıkları camileri sıraladı.
“MÜFTÜ EMEKLİ OLMA SÖZÜNDE DURSUN, OLMAYACAKSA DA GÜMÜŞHANE’DE ÇALIŞMASIN”
Bütün bunları yaparken Oltanbey Mahallesinde yapılan Kur’an Kursu ve yurtla ilgili Müftü Aktaş’ın iddia ettiği gibi “zulüm” yapmasının mümkün olmadığının altını çizen Başkan Canlı, “Külliye ile ilgili biri olağanüstü olmak üzere 5 meclis kararımız var. Eğer niyetimiz kötü olsaydı meclisi olağanüstü toplantıya çağırır mıydık? 10 bin lira bedelle bir orada 2 bin 500 metrekare Belediye arazisini Diyanet’e verdik. Önce cami yapacağız dediler imar tadilatında orayı cami olarak gösterdik. Ardından Yurt ve Kur’an Kursu yapacağız dediler yine imar durumunu değiştirdik. Hatta o alandaki işlerden harç alınmaması kararı bile aldık. Biz zulüm ettiysek bunları yapar mıydık? Bu külliyenin yapılması için biz yetkilerimizi en üst seviyede kullanarak sürekli olarak yardımda bulunduk. Hiçbir şekilde yavaşlatmaya gitmedik aksine ruhsatını bile 7 ay öncesinden verdik. Camide beni cemaatin önüne attı. İnsanlar beni tanımasaydı halim ne olurdu? Böyle bir insafsızlık olur mu? Beni toplumun önüne atmak hangi vicdana sığar. Düne kadar iyi olan bir belediye başkanı nasıl bir günde değişti. Devlet Bahçeli ile müftünün resim çekilmesi kimyasını bozdu. Müftünün vaazda belirttiği gibi emeklilik dilekçesini vererek sözünü yerine getirmesini diliyorum. Emekli olmayacaksa da gitsin başka yerde çalışsın.” dedi.
“10 GÜN ÖNCE ALMALARI GEREKEN RUHSATI 7 AY ÖNCE VERDİK”
Belediye olarak Müftülük tarafından bahse konu inşaat alanının ruhsatının geçtiğimiz Nisan ayında verildiğini fakat evraklarının 10 gün önce tamamlandığını kaydeden Başkan Canlı, şöyle konuştu: “Hoca cami kürsüsünden bize zulmettiniz diyor ama biz yeni vermemiz gereken ruhsatı 7 ay önce vermişiz. İnsanlar beni cami ehli bilmese, tanımasa halim ne olurdu? Camiye karşı olan Belediye Başkanı ilan etti beni, cemaatin önüne attı. Bu iddialarının hiçbirisi gerçek değil. Biz külliyenin bitilmesi için elimizden geleni yapıyoruz. 6 kattan fazla ruhsat vermediği iddiası da yalan. Onlara da 10 kat verdik. Biz oradaki tüm yetkilerimizi sonuna kadar kullandık. Teşekkür beklerken cemaatin önüne atıldık. İl Müftümüzün, Sayın MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli'yi ziyaretinden bu derece korkmasını bir türlü hala anlamış değilim. Ortada suç olan, anormal olan bir durum yokken bu denli ağır feveran etmenin hala sebebini anlamış değilim. Ben ziyarette bir sakınca görmüyorum. Müftü bey benim fotoğrafı kasıtlı olarak verdiğimi düşünüyor. Ben dostumu kurtlar sofrasına atmam. Bir gün öncesine kadar iyi bir Belediye başkanı olan ben, bir gün sonra çok kötü oldum. Anlaşılamayan bir durum bu? 6 ay erteleme diye bir şey de yok. Mühürleme yok. Yolumuzu kesmelerine rağmen inşaatı mühürlemedik. Orada hem binalar var, hem bizim yaptırdığımız evler var hem de kentsel dönüşüm var. Şuanda bile yola tecavüzleri devam ediyor. Biz kesinlikle o inşaatı durdurmadık.”
“BEN KİMSENİN İSMİYLE DEĞİL, HALKIN SEVGİ VE TEVECCÜHÜYLE BAŞKAN OLDUM”
Kendisinin kimsenin ismiyle değil, halkın sevgi ve teveccühüyle Belediye Başkanı olduğunu dile getiren Başkan Canlı, bunu en iyi bilenin de Müftü Aktaş olduğunu belirterek, Müftü Aktaş’ın inşaatın hafriyatı ile ilgili iddiasını da şöyle cevaplandırdı: “İnşaatın hafriyatının Tekke Beldesine gönderildiği de yalandır. Oradan çıkan malzemenin yüzde 80’i Süleymaniye yoluna döküldü. İddia ettiği hiçbirşey asla gerçekleşmedi.”
“MÜFTÜ BEYE HAKKIMI HELAL ETMİYORUM”
Olanları belgeleriyle paylaştığını dile getiren Başkan Canlı, Müftü Aktaş’ı insafa davet ederek, açıklamasında da söylediği gibi emeklilik dilekçesini vererek sözünü yerine getirmeye davet etti. Başkan Canlı, Müftü Aktaş’ın “Allah bizi kandırarak hedeflerine ulaşmaya çalışanlara fırsat vermesin” sözlerine de atıfta bulunarak Müftü Aktaş’ın açıklamasında ki tek doğru ifadenin bu olduğunu söyledi.
Başkan Canlı, Müftü Aktaş’a hakkını helal etmediğini de “Öteki dünyada hakkım olsun” sözleriyle deklare ederken, Müftü Aktaş’ın yaptığı açıklaması ile akıl tutulması hadisesi yaşadığını öne sürdü.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta Sazangiller avcılığına 3 aylık yasak Kars İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, su ürünleri kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması amacıyla sazangiller avcılığına yönelik yasak döneminin başladığını duyurdu. Yapılan açıklamada, 15 Mayıs 2026 ile 15 Ağustos 2026 tarihleri arasında il genelindeki tüm iç sularda sazangillerin avlanmasının yasak olduğu bildirildi. 11 Ağustos 2024 tarih ve 32629 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "6/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ" ile "6/2 Numaralı Amatör Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ" hükümleri doğrultusunda uygulanacak yasak kapsamında; sazangillerin avlanması, satışı, nakli ve imalatta kullanılması da yasak kapsamına alındı. Yetkililer, üreme döneminde balık popülasyonunun korunmasının doğal yaşamın devamlılığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, vatandaşların kurallara hassasiyetle uyması gerektiğini vurguladı. Açıklamada ayrıca, yasağa aykırı hareket eden kişiler hakkında 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında yasal işlem uygulanacağı belirtildi. Denetimlerin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından aralıksız sürdürüleceği ifade edildi. Kars’taki göl, gölet, baraj ve akarsularda uygulanacak yasakla birlikte, su ürünleri kaynaklarının gelecek nesillere aktarılması ve ekolojik dengenin korunmasının hedeflendiği kaydedildi.
Karabük Sahte yatırım vaadiyle dolandırıcılık yapan çete çökertildi: 18 tutuklama Karabük merkezli 8 ilde sosyal medya üzerinden sahte yatırım vaadiyle 46 kişiyi yaklaşık 87 milyon TL dolandırdığı belirlenen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 27 şüpheliden 18’i tutuklandı. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve ilgili şube müdürlüklerince, sosyal medya üzerinden yatırım vaadiyle dolandırıcılık yapan şüphelilere yönelik çalışma yürütüldü. Yaklaşık 4 milyon lira dolandırılan bir vatandaşın ihbarı üzerine başlatılan ve 10 ay süren teknik ve fiziki takipte şüphelilerin sosyal medya reklamları üzerinden yatırım yaparak yüksek kazanç elde etme vaadiyle vatandaşlara ulaştıkları belirlendi. Şüphelilerin oluşturdukları kayıt formları aracılığıyla irtibata geçtikleri kişilere sanal numaralar üzerinden mesajlaşma uygulamalarıyla ulaşıp sahte yatırım uygulamalarını telefonlarına yüklettiği, başlangıçta küçük miktarlarda kar payı göndererek güven sağladıktan sonra yüksek kazanç vaadiyle yüklü miktarda para aldıkları tespit edildi. Elde edilen suç gelirlerinin paravan şirketler üzerinden farklı hesaplara aktarıldığı, ardından kripto para borsaları aracılığıyla izinin kaybettirilmeye çalışıldığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin Karabük dahil 38 ilde 46 kişiyi toplam 87 milyon lira dolandırdığı belirlendi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik 13 Mayıs’ta Edirne, Tekirdağ, İstanbul, Yalova, Ankara, Antalya, Gaziantep ve Mersin’de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 27 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 7’si savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 2 kişi adli kontrol şartıyla salıverildi. Nöbetçi hakimliğe çıkarılan 18 şüpheli ise tutuklandı. Firari 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Antalya Manavgat Belediyesine yönelik ’yolsuzluk’, ’rüşvet’ ve ’irtikap’ yolsuzluk davasında karar açıklandı Manavgat Belediyesi’ne yönelik ’yolsuzluk’, ’rüşvet’ ve ’irtikap’ soruşturması kapsamında 5’i tutuklu 41 sanığın yargılandığı davada duruşmalar tamamlandı. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Manavgat Belediyesi’ne yönelik geçen yıl nisan ayında başlatılan ’yolsuzluk’, ’rüşvet’ ve ’irtikap’ soruşturması kapsamında Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, aynı yılın temmuz ayında tutuklandı ve görevinden uzaklaştırıldı. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Niyazi Nefi Kara ile belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 41 sanık hakkında hazırlanan iddianame, Manavgat 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede Manavgat Belediyesi içinde çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu, örgütün yöneticiliğini de Niyazi Nefi Kara’nın yaptığı belirtilerek, Kara’nın, kamu gücünü kullanarak bir araya getirdiği kişilerle ’suç örgütü kurmak’, ’rüşvet almak’, ’zimmet’ ve ’irtikap’ suçlarının birincil sorumlusu olduğu iddia edildi. İddianamede Niyazi Nefi Kara hakkında ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’rüşvet’, ’irtikap’ gibi 6 ayrı suçtan toplam 31 yıldan 69 yıla kadar hapis, diğer sanıklar hakkında ise çeşitli hapis cezaları talep edildi. Niyazi Nefi Kara, belediye başkan yardımcıları Mehmet Engin Tüter ve Sıla Ceyhan Berkaya, Kara’nın yeğeni Hüseyin Cem Gül ve müteahhit Mesut Kara’nın tutuklu yargılandığı davada karar sanıklar ve avukatlarının yüzüne okundu. Mahkeme, ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’rüşvet’, ’irtikap’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığını aklama’ suçlarından Niyazi Nefi Kara’ya toplam 45 yıl 22 ay 15 gün hapis ve 2 milyon 500 bin lira adli para, baklava kutusuyla rüşvet alırken suçüstü yapılan Belediye Başkan Yardımcısı Engin Tüter’e 40 yıl 20 ay hapis ve 2 milyon lira adli para, Niyazi Nefi Kara’nın yeğeni Hüseyin Cem Gül’e 41 yıl 9 ay hapis ve 2 milyon TL, Mesut Kara’ya 22 yıl 28 ay 15 gün hapis ve 1 milyon 400 bin lira adli para, İlker Günay’a 23 yıl 15 ay 15 gün hapis ve 1 milyon 800 bin lira, Demir Demir’e 16 yıl 28 ay hapis ve 1 milyon 666 bin lira adli para, Belediye Başkan Yardımcısı Sıla Ceyhan Berkaya’ya 12 yıl 10 ay 30 gün, özel kalem müdürü Buğlem Şahbaz’a 7 yıl 8 ay 15 gün hapis, belediye meclis üyesi Mehmet Tosak’a 5 yıl cezası verdi. Mahkeme ayrıca M. Okan Kaya’ya da ‘rüşvet’, ‘irtikap’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığını aklama’ suçlarından 8 yıl 21 ay 15 gün hapis ve 540 bin lira adli para verdi. Bazı sanıkların beraatine karar verene mahkeme heyeti bir kısım sanığa da çeşitli suçlardan cezalar verdi. Mahkeme heyeti tutuklu sanık Sıla Ceyhan Berkaya’nın adli kontrolle tahliyesine karar verirken, İlker Günay ve Demir Demir’in hükmen tutuklanmalarını kararlaştırdı. Mahkeme Niyazi Nefi Kara’ya ait Manavgat’ın Side Mahallesi’ndeki taşınmaz ile bazı sanıklara ait araçların suçtan elde edilen gelirle alındığını belirterek müsadere edilmelerine karar verdi. Mahkeme başkanı, alınan kararların, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf edilebileceğini belirtti.