YEREL HABERLER - 30 Mayıs 2014 Cuma 00:26

Gümüşhane’de Gençlik Ve Aile Konulu Konferans Düzenlendi

A
A
A
Gümüşhane’de Gençlik Ve Aile Konulu Konferans Düzenlendi

Gümüşhane'de Uluslararası Semerkand Haftası nedeniyle düzenlenen “Gençlik ve Aile" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Yrd.Doç.Dr. Fethullah Yılmaz, günümüzde eş seçiminde internetin de kullanıldığını belirterek, “İnternetten eş download ediyor, tam o sırada elektrik kesiliyor. Eksik, çarpık, garip garip şeyler ortaya çıkıyor” dedi.
Semerkand Vakfı Gümüşhane Temsilciliği tarafından Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen konferansa Belediye Başkanı Ercan Çimen, Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu Başkanı İsmail Taştan, Ticaret İl Müdürü Mürsel Yaşar ve vatandaşlar katıldı.
İstiklal Marşı’nın okunması ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açılış konuşmasını yapan Semerkand Vakfı Gümüşhane Başkanı Mehmet Meral, Semerkand Vakfı’nın adını aldığı misyonun izinde, ehlisünnet vel cemaat üzere yoluna devam ettiğin, Semerkand’ın bir sembol ve bir kandil olduğunu söyledi.
Semerkand Vakfı tanıtım filmi ve Aşıklar İlahi Grubunun seslendirdiği ilahilerin ardından konferansa konuşmacı olarak katılan Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd.Doç.Dr. Fethullah Yılmaz ise “Gençlik ve Aile” konulu sunumunu gerçekleştirdi.
“Gençler için aile sadece para veren bir baba, kahırlarını çeken bir anneden mi ibarettir?” sorusu üzerine konferansını gerçekleştiren Yılmaz, ahir zamanda genç olmanın zor olduğunu söyledi.
“GENÇLİKLE İLGİLİ KAVRAMLAR BİRBİRİNE KARIŞMIŞ DURUMDA”
Gençlerin anlaşılmak istediğini, kimsenin kendilerini anlamadığını ifade ettiklerini fakat onların da büyükleri anlamadığını kaydeden Yılmaz, “Gençlikle ilgili çok araştırma ve çalışmalar var. Sadece gençliğin sorunları yok, büyüklerde de var, çocuklarda da var. Özellikle günümüzde gençlikle ilgili birçok mesele öne çıkarılıyor. Gençlikle ilgili kavramlar birbirine karışmış durumda. Gençler özellikle evlenirken iyi birisini ararlar ama kendilerinin iyi olup olmadığını sorgulamazlar. Temiz bulabilmek için temiz kalabilmek şarttır. İyi insan yetiştirmek lazım. İyi bir Müslüman olmayan insandan iyi bir eş de çıkmaz. Günümüzde gençler hem özgür olmak istiyorlar hem de aile kurmak istiyorlar.” dedi.
İnsanların dünyaya zevk ve sefa için gelmediğini imtihan için gönderildiğini vurgulayan Yılmaz, hayatı iyi anlamak gerektiğini belirterek, insanların dünyanın fani olduğunu bilmesine karşın öyle davranmadığını söyledi.
“DELİ GİBİ DEĞİL, AKILLI GİBİ SEVECEKSİN”
Evlilik hayatında Allah’ın ve Resulünün koyduğu bütün kurallara riayet etmenin gerekli olduğunu kaydeden Yılmaz, “Deli gibi değil akıllı gibi seveceksin. Kalbinin kontrolü, nefsinin isteklerinin kontrolü aklının elinde olacak. İlim olmayınca hiç birşeyin ölçüsü de olmuyor. İnsanlar kendilerine göre kural belirliyorlar. Öncelik Allah rızası olmayınca o evlilik yürümüyor.” dedi.
“İNTERNETTEN EŞ DOWNLOAD EDİYORLAR”
Eş seçimi konusuna değindiği sırada insanların son dönemde eş seçiminde daha da ileriye gittiğini, internetten eş seçtiklerini ifade eden Yılmaz, “Bazıları eş seçiminde daha da ileri gidiyor. İnternetten eş download ediyor, tam o sırada elektrik kesiliyor. Eksik, çarpık, garip garip şeyler ortaya çıkıyor. Bire bir tanıdıklarımızı bile daha tam tanımamışken o ortamlarda eş bulmak ne kadar sağlıklı. Dini açıdan da şerre götürdüğü için bunun doğru olmadığını düşünüyorum.” tespitinde bulundu.
“İNSAN BİLE MADDEYE BAĞLI, BU NASIL BİR ÖZGÜRLÜK”
Bazı erkek ve kadınların özgür bir yaşam istediğini kaydeden Yılmaz, hayatta mutlak manada özgürlüğün olmadığını, insanın bile maddeye bağlı olduğunu, yemeden ve içmeden insanın yaşayamayacağına vurgu yaparak, evlenmeye niyet eden insanın niyetinin mutlaka Allah rızası olması gerektiğini, belirterek, “Niyetler başka olunca o niyetler insanı yarı yolda bırakır, perişan eder.” dedi.
“KADIN VE ERKEK BİRBİRİNİ TAMAMLAR”
Konuşmasının bir bölümünde son dönemdeki kadın-erkek eşitliğine de değinen Yılmaz, “İnsanlar önceden bedenlerini emanet görüyorlardı. Şimdi kendi mülkleriymiş gibi görüyorlar. Kadınıyla erkeğiyle düşüncelerimizin çoğunda ya hümanizm var ya feminizm var. Kadın erkek eşitliğini savunuyoruz hala. Allah kadına verdiği özellikleri erkeğe vermemiştir. Onlar birbirini tamamlayacaktır.” diye konuştu.
Yılmaz, gençlikle ilgili yapılan araştırma sonuçlarını da katılımcılarla paylaştıktan sonra yaklaşık bir saat süren konferansını tamamladı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlık tarihe ışık tutuyor Bayburt’ta, Akkoyunlu Devleti’nin kurucusu Kara Yülük Osman Bey’in babası Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu Çayıryolu köyü mezarlığı, taşıdığı tarihi ve kültürel değerle dikkat çekiyor. Tarihi kayıtlara göre, Hacı Bey ve Fahreddin Kutlu Bey olarak da bilinen Kutlu Bey, Bayburt’un eski adı Sünür olan Çayıryolu köyünde kendi adına cami ve zaviye yaptırdı. Bu eserlerin yaşatılması için vakıflar kuran Kutlu Bey’in vakıf giderlerinin Bayburt ve Erzincan’a bağlı bazı köylerden karşılanması kararlaştırıldı. Sünür köyünün, Akkoyunluların Anadolu’da ilk yurt tuttukları yerleşimlerden biri olduğu, türbe ile caminin geçmişte külliye özelliği taşıdığı kaynaklarda yer alıyor. Cami ile türbe arasında yaklaşık 30 metre uzunluğunda bir koridor ve buraya açılan kubbeli medrese odalarının bulunduğu ancak bu yapılardan bugünlere iz kalmadığı aktarılıyor. Kutlu Bey ya da Hacı Bey vakfına ilişkin en eski kayıtların 1530 yılına kadar uzandığı kayıtlarda bulunuyor. Evkaf Nezareti defterlerinde de vakfın ’Sinür Hacı Bey zaviyesi ve cami-i şerifi vakfı’ adıyla yer aldığı ifade ediliyor. Bayburt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Erdem Saka, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş ile birlikte Çayıryolu köyündeki tarihi mezarlıkta incelemelerde bulundu. Bölgenin en büyük mezarlıklarından biri olarak gösterilen alanın, Bayburt’un kadim tarihini yansıtan önemli değerler arasında yer aldığını söyleyen Saka, mezarlığın korunması gereken kültürel miras niteliği taşıdığını dile getirdi. Akkoyunluların Oğuzların Bayındır boyuna mensup olduğunu hatırlatan Saka, Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlığın yalnızca bir defin alanı olmadığını, aynı zamanda bölgenin kültürel hafızasını taşıyan tarihi bir belge niteliğinde olduğunu vurguladı. "Bu mezarlık adeta tarih kokuyor" Mezarlıklardaki taşların bulunduğu yerin geçmişine ışık tuttuğunu belirten Saka, "Akkoyunlu Devleti’nin kurucusu Kara Yülük Osman Bey’in babası Hacı Kutlu Bey’in türbesinin bulunduğu mezarlıktayız. Bu mezarlık Bayburt’a bağlı Sünür, yeni adıyla Çayıryolu köyünde bulunmakta olup bölgenin en büyük mezarlıklarındandır. Akkoyunluların Oğuzların Bayındır boyuna bağlı olduklarını söylemekte fayda var. Bu mezarlık adeta tarih kokmaktadır" dedi. Saka, mezar taşlarının bölgenin tarihi açısından önemli veriler taşıdığını belirterek, "Mezarlıklar bulunduğu yerin tapusu hüviyetindedir. Taşların oldukça eski zamanlara ait olduğunu anlamak mümkündür" diye konuştu. Koç başlı mezar taşları bugün yerinde yok Yaklaşık 30 yıl öncesine kadar mezarlıkta koç başlı mezar taşlarının bulunduğuna dair haber kayıtları olduğunu aktaran Saka, bugün alanda bu taşlara rastlanmadığını, bazı kırık taş parçalarının koç gövdelerini andırdığını söyledi. Mezar taşlarının kültürel kimliğin ve tarihsel sürekliliğin önemli unsurları arasında yer aldığını ifade eden Saka, "Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş tarafından yapılan haberle, yaklaşık 30 yıl öncesine kadar bu mezarlıkta koç başlı mezar taşlarının bulunduğu sabittir. Bu da mezarlığın ne kadar kadim dönemlere ait olduğunu ve kadim Türklere ait izler taşıdığını gösteren hususlardan biridir. Günümüzde burada bulunan koç başlı mezar taşlarının hiçbirinin yerinde olmadığını fakat bazı kırık taşların koçların gövdelerini andırdığını söyleyebilirim" şeklinde konuştu. İspir’deki tarihi mezarlıkları hatırlattı Bayburt ve çevresindeki tarihi mezarlıkların Türk kültür tarihi açısından ayrı bir yere sahip olduğunu bildiren Saka, Çayıryolu köyündeki mezarlığın büyüklüğü ve taşıdığı izlerle dikkat çektiğini kaydederek, benzer yapıların İspir’deki eski mezarlıklarda da gördüğünü anlattı. Saka, Erzurum’un İspir ilçesine bağlı Paşeke köyündeki eski mezarlıkları da örnek göstererek, "Bu kadar büyük, ihtişamlı ve tarih kokan bir mezarlığı İspir taraflarında Paşeke köyünde görmüştüm. Orada da dikkatimi çeken, oldukça eski mezar taşları vardı. Bu bölgenin ne kadar kadim bir tarihi olduğunu göstermekle birlikte mezarlıklar, bölgelerin tarihiyle birlikte kültürünü ve sanat anlayışını yansıtan en önemli değerlerden biridir" dedi. "Kültürel miras gelecek nesillere taşınmalı" Tarihi mezar taşlarının korunması gerektiğini vurgulayan Saka, bazı taşların kırık halde bulunmasının üzücü olduğunu söyleyerek, bu durumun kasıtlı olup olmadığının bilinmediğini ifade etti. Saka, "Bu mezar taşlarının elbette kasıtlı olarak kırılıp kırılmadığını bilmiyoruz. Fakat özellikle İspir yöresinde bazı mezar taşlarının Ermenistan’a götürüldüğü ve bunların kendilerine ait olduğu yönünde iddialara konu edildiğine dair değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu kültürel unsurları koruyarak sonraki nesillere taşımak, bölgenin tarihi kimliğini geleceğe aktarmak açısından elzemdir" diyerek konuştu.