GENEL - 08 Ağustos 2014 Cuma 09:33

Artabel Gölleri Tabiat Parkı'nda Şehit Mezarları Araştırması Yapıldı

A
A
A
Artabel Gölleri Tabiat Parkı'nda Şehit Mezarları Araştırması Yapıldı

Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarında yer alan Artabel Gölleri Tabiat Parkı'ndaki şehitlik ve savaş bulgularının araştırılması için oluşturulan komisyon saha çalışması yaparak Gülaçar köyünün yaşlılarını dinledi.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdür Yardımcısı Cüneyt Aloğlu başkanlığında, Doğa Koruma ve Milli Parklar 12 Bölge Müdürlüğü Şube Müdürü Ayşenur Yapar Şavşatlı, Bilgi Teknolojileri Uzmanı Mustafa Akça, Gümüşhane Şube Müdürü Emel Mazlum, Orman Mühendisi Nurten Lermioğlu, kurum görevlileri ve komisyon üyeleri Artabel Gölleri Tabiat Parkı'nda incelemelerde bulundu.
Yaklaşık 5 saat boyunca daha önce ilde görev yapan gazeteciler tarafından tespiti yapılan 3 bin 136 metre rakımlı bölgeye ulaşmak için tırmanış gerçekleştiren komisyon üyeleri, önce Ahtabur Gölü'nün sırtlarında bulunan şehit mezarına ulaştı. Burada yapılan çalışmada insan kafatası ve kemiklerine ulaşan heyet üyeleri daha sonra mezarlığın hemen üzerinde yer alan siperlerin bulunduğu bölgeyi inceledi.
Osmanlı-Rus savaşından kalma çok sayıda siper, karargah ve diğer binaların kalıntılarına rastlayan komisyon üyeleri buraların tamamının GPS ile koordinatlarını alarak fotoğraf ve video kamera kaydını da gerçekleştirdi.
Buradaki çalışmalarını tamamlayan komisyon üyeleri daha sonra Gülaçar köyü yaylasına inerek burada çok sayıda insan kafatası ve kemik bulunduğu ifade edilen hastane kalıntılarında incelemelerde bulundu.
Aloğlu, inceleme sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, Artabel Gölleri Tabiat Parkı'nın 1998 yılında 5 bin 859 hektarlık alanının tabiat parkı olarak ilan edildiğini hatırlattı.
“OSMANLI-RUS HARBİNE AİT ÇOK SAYIDA VE CİDDİ BULGULARA ULAŞTIK”
Tabiat Parkı sınırları içerisinde 18 adet buzul gölü bulunduğunu belirten Aloğlu, şunları söyledi:
“Komisyon olarak Artabel Gölleri Tabiat Parkı’nın 3 bin 136 rakımında şehitlikle ilgili çalışmamız oldu. İnceleme yaptığımız alanda 1916-1918 yılları arasında Osmanlı-Rus Harbi yaşandı. Bu bilgiye Milli Savunma Bakanlığı’ndaki kayıtlardan ulaştık. Alanda yapılan çalışmalarda özellikle, hastanevari yapıların, siperlerin hatta mezarlıkların olduğunu birlikte çıktığımız araştırmacı gazetecilerle birlikte tespit ettik. Bugünkü çalışmamız 5 saatlik tırmanma, 2,5 saat dönüş olarak toplam 7,5 saatlik bir çalışmaydı. Bu çalışmamız sonucunda elde ettiğimiz doneleri bir rapor halinde getirip Gümüşhane Valiliğine ve Milli Savunma Bakanlığı sunacağız.”
Alanda yapılan incelemeler sonucunda 1916-1918 tarihlerinde Osmanlı-Rus Savaşı’nın yaşandığına dair ciddi bulgular elde ettiklerini dile getiren Aloğlu, “Kolay değil, 98 yıl önceki bir dönem. Alanda ciddi manada siperlerimiz mevcut. Alan 3 bin 136 rakım olduğu için yılın yaklaşık 10 ayı kar altında. Aynı zamanda yayla alanı, otlatma ve mera alanı olarak da kullanılan bir alan. Tahrip edilmiş. Dolayısıyla bizim tespit ettiğimiz 4-5 tane siperden ziyade çok daha fazla siperin olabileceğini tahmin ediyoruz. Bu inceleme araştırma komisyonu 7-8 kişiden kuruldu. Hep birlikte fotoğraflar ve kamera görüntüleriyle birlikte raporumuzu yazdığımızda Milli Savunma Bakanlığı’mızın bu konu üzerinde duracağını kanaati şahsen ekibin başı olarak bende oluştu” diye konuştu.
Heyet daha sonra Gülaçar köyüne giderek Artabel Tatil Köyü Serender Evleri ve Atlı Turizm Merkezi'nde köyün yaşlılarından Fazlı Yüzüak (75), Necmi Yılmaz (65) ve eski muhtar Yüksel Yalçın’ı (58) yöreyle ilgili anlatılarını dinleyip not etti.
“ŞEHİDİN KAFASINDAKİ OSMANLI FESİNİ BİLE GÖRDÜM”
Anne ve dedelerinin anlattıklarından rivayetle bölgede sıcak savaşın olmadığını, karşılıklı top atışlarının olduğunu belirten 75 yaşındaki Fazlı Yüzüak, “Asker burada 2 yıl kaldı. Ben göllere yakın bir bölgede bulduğum bir şehit mezarında şehidin kafasındaki Osmanlı fesini de gördüm. Yaylanın karşısında hastane var. Biz çocuktuk, giderdik oraya. o taşların arasında metrelerce yükseklikte kemik yığınları vardı. Bir kısmını hayvanlar yedi, bir kısmını da köylüler gömdü” dedi.
Yüzüak, bölgede farklı yerlerde çok sayıda alay, bölük kalıntıları, siper ve diğer kalıntıların bulunduğunu belirterek, “Bu dağlarda fakirlik zamanlarında kazmalarla kazıp, sırtlarında çuvallarla bulunan silah, mermi, Rus’ların kullandığı konservelerin kutularını ve diğer değerli metalik eşyaları bulup sattılar” şeklinde konuştu.
“ŞEHİDİN PALASKASI ÜZERİNDEYDİ”
Köy sakinlerinden Necmi Yılmaz ise heyetin inceleme yaptığı mezarlığı kendisinin gördüğünü belirterek, "Şehidin belinin olduğu kısım henüz çürümemişti. Atletimi çıkarıp onu sardım ve tekrar defnettim. Belinde palaskası hala duruyordu" ifadelerini kullandı. Köylüler mevcut siperlerde hala mermilerin bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Gümüşhane’de görev yapan bir grup gazeteci bölge halkının beyanlarına ve Genelkurmay Başkanlığı’nın “Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi Kafkas Cephesi 3. Ordu Hareketi” kitabına dayanarak geçtiğimiz Eylül ayında 3 bin 136 metre rakımlı bölgede siper ve şehit mezarlıklarının yerini belgelemiş ve kamuoyuna aktarmıştı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sergen Yalçın: "Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, sezon başındaki kadroyu kendisinin kurmadığını söyleyerek, "Kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Beşiktaş, sahasında Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Zor bir gece oldu bizim için. Taraftarın bu kadar protesto etmesi oyuncuların motivasyonunu bozdu. Zaten bozuk olan bir motivasyon vardı. Ama bu atmosferde maç oynamak çok zor. Ligin sonu çok da önemsemiyoruz bu durumu. İki taraf da rölantiye oynadı. Göreve başlarken zor bir sezon olacağını, taraftarın acı çekeceğini söylemiştim. Bunun da Beşiktaş’ın geleceği için olacağını vurguladım. Bunun yüzde 30’unu devre arasında yaptık. Eksilerek güçlendiğimizi düşünüyorum. Devre arası çok para harcamadık, devre arasını karlı kapadı. Camiaya ekonomik zarar vermedik. Takımın doğru yolda olduğunu düşünüyorum. Sezon sonunda yapılacak transferlerle daha güçlü, organize ve hedefe oynayan takım yapabiliriz mantığındayız. Böyle bir plan yaptık ama futbol zor bir oyun. Bir gol sizi kral yaparken, yenen bir gol sizi minimum seviyeye düşürebiliyor. Konya’da son dakikada yediğimiz gol tüm motivasyonu düşürdü. Bugünkü maça da yansıdı. Taraftarın tepkisi çok normal. Tepkilere karşı yönetimin de topçunun da direnç göstermesi gerekiyor. Beşiktaş doğru yolda. Doğru işler yapılıyor. Takım iyi bir organizasyonun içine giriyor. Bunlar göründüğü için belki de aşağı çekmeye çalışıyorlar. Serkan’la beraber güzel bir değişim yaptığımızı düşünüyorum. Gördüğüm durum sağlıklı değil. Tribündeki tepkilerin çok normal olduğunu düşünmüyorum. Beşiktaş taraftarı her zaman takımına, hocasına, yönetimine sahip çıkmıştır ama son 5 sezondur kötü gidişat artık sabrı minimuma indirmiş durumda. Biz de bundan nasibimizi aldık. Bizim için üzücü taraf buydu" ifadelerini kullandı. "Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım" 53 yaşındaki teknik adam, hem taraftar hem de camia için kırılma noktasının Konyaspor maçının son dakikasında yenilen golle başladığını da aktararak, "O zaman bizim için sezon bitti. Bugünkü maçı baz almıyorum. Bizim için önemli değil. Oyuncular zor bir 3-4 gün geçirdi. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum. Benim için üzüntü veren tarafı bu. Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Sezon başında ‘şampiyon olacağız’ gibi cümleler kurmadım. Camianın hedefleri büyük olabilir ama kurduğun kadronun hedeflerle örtüşmesi gerekiyor. Sezon başı kurulan kadro, beklentilere cevap verecek kadro değildi. Bunu bilince göreve geldim. Biz bütün planlamamızı uzun döneme yapıyoruz. ‘Beşiktaş 4. olmamak için mi bu kadar oyuncu aldı?’ diyorlar. Evet, dördüncü olmamak için o kadar oyuncu olduk. Bir kadro kurarken camianın hedeflerine uygun olmalı. İlk geldiğimiz sezonda da bunları yaptık. Bugünkü kadro bugünün konusu değil, ocak ayının konusu. Takım maç kaybetmediği için buralara geldi. Devre arasında yaptığımız değişimle taraftarlara hayal kurdurduk, inanırlar herhalde dedik. Hedefe oynayan bir takım haline geldik, sabretmek lazım. Son 5 sezondur gelen problemler taraftarda da camiada da güven anlamında ciddi problemler oluşturmuş. Ben ve ekibim de bundan nasibimizi aldık. Hayat devam ediyor, biz nasıl düzeleceğimizi biliyoruz. Biz devre arasında para falan harcamadık. Kulübün en az 40-50 milyon Euro karı var. Bunları anlatmıyoruz, kimse bilmiyor. Devre arasında kulübün maaş bütçesi 2 milyon Euro aşağı indi. Bu doğru değişimle ilgili bir durum. Beşiktaş benden önceki 3 tane hocanın maaşını ödüyor hala. Santos’un maaşının ödemesi daha yeni bitti" şeklinde konuştu. "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" diyen Yalçın, şöyle devam etti: "Taraftarımız ‘bırak’ diyorsa bırakırız. Bir şeyleri yapmaya çalışırken bunları yaşamak bir teknik direktör için üzücü. Ben bu kulüpte 11 yaşında oynamaya başladım. Futbolcuyken kaç tane kupada katkım var bir bakın. Biraz sabır istedik fakat sabır ve güven kalmamış. Ekibim de üzülüyor. Sezon başı ekibim eleştirildi, benim teknik direktörlüğüm eleştirildi. Ciddi bir kaos var."
Adana Adana Demirsporlu taraftarlar küçük çocuğa alkol şişesi fırlattı Adana’da Galatasaray’ın şampiyonluk kutlamaları sırasında Adana Demirsporlu taraftarlar bir çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan çocuğun babası tepki gösterdi. Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında evinde Antalyaspor ile karşılaştığı mücadeleyi 4-2 skorla kazanarak 26. şampiyonluğunu ilan etti. Galatasaray’ın şampiyonluğu Türkiye genelinde olduğu gibi Adana’da da büyük coşkuyla kutlandı. Yüzlerce taraftar, merkez Seyhan ilçesindeki Gençlik Meydanı’nda toplanıp meşale ve havai fişeklerle şampiyonluğu kutladı. Adana Demirspor taraftarları şişeyle saldırdı Bir grup Adana Demirsporlu taraftar ise meydana gelip Adana Demirspor lehine slogan attı. Gruptan bir kişi, Ç.T. (7) isimli çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polis ekiplerinin hızlı müdahalesiyle grup, biber gazı sıkılarak uzaklaştırıldı. "Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist" Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan Ç.T.’nin babası Sedat Taşkın tepki gösterdi. İHA muhabirine konuşan Sedat Taşkın, "Bir grup taraftar geldi Adana Demirspor lehine slogan attı çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattılar. Böyle rezil bir Adana Demirspor taraftar grubu olmaz. Çocuğun kaşı yarıldı, bu namussuzluk. Millet buraya eğlenmeye geliyor bunlar çeteleşmiş. Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist. Allah belalarını versin" dedi.