YEREL HABERLER - 18 Ağustos 2014 Pazartesi 13:35

Karamustafa Köyünde 1 Milyon Ağaç Kesilecek İddiası

A
A
A
Karamustafa Köyünde 1 Milyon Ağaç Kesilecek İddiası

TEMA Vakfı Gümüşhane Temsilcisi Yusuf Oral, Karamustafa köyündeki maden firmasının ikinci atık barajı için yeni hazırladığı ÇED dosyasına göre 1 milyon ağacın kesileceğini öne sürdü.
Yaptığı açıklamada, Gümüşhanelilerin geçmişinin elinden alındığını savunan Oral, “Çünkü insanların belki de 10 kuşak atalarının yaşadığı köylerinden olmalarına, yine atalarının mezarlarının sökülüp poşetlerle taşınmasına şahit oldular” dedi.
“GÜMÜŞHANELİLER YAŞAYACAK KÖY BULAMAYACAK”
Oral, günümüzü elimizden alan bu sektörün başta çalışanları olmak üzere tüm şehri sağlık yönünden tehdit etmekle beraber meydana getirdiği doğa tahribatı ile endemik türleri yok ederek yaban hayatını da ciddi manada tehlikeye soktuğunu kaydetti. Oral, geleceğin en büyük tehdidi olan bu sektörün artan etkileri ile beraber kalıcı sağlık sorunlarına yol açacağı gibi vadide yaşayan insanların ve gurbetçilerin yaşayacak köylerinin olmayacağı günleri yakın bir tarihte göstereceğini söyledi.
Oral, TEMA Vakfı Gümüşhane temsilciliği olarak her seferinde dillendirdikleri ve çözümü için çaba gösterdikleri çevre sorunlarının insana, doğaya ve tarihe kastettiğini, madencilik faaliyetlerinin gün geçtikçe daha da tehlikeli boyutlara ulaştığını merkeze bağlı Karamustafa köyünde maden işleten firmanın ikinci atık barajı için hazırladığı ÇED dosyasından örneklerle verdi.
“ÇED RAPORU MASA BAŞI HAZIRLATILDI”
İlgili maden firmasının önümüzdeki günlerde Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) halkın katılım toplantısı düzenleyeceğini hatırlatan Oral, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önceki tarihte yapılan toplantı vadi halkının tepkisi üzerine yapılamamıştı. Vadi halkı bu kimyasallarla, yapılan doğa tahribatları ile yaşayamayacağını haykırmıştı o günlerde. Yeraltı galerileri ile yok olan su kaynaklarından bahsetmiştiler, hatta planlanan atık barajının hemen dibinde bulunan, bir köyü besleyen içme suyu membasının bu zehirden etkileneceği söylenmişti ve toplantıya insanların gösterdiği tepki neticesinde son verilmişti. Peki insanlar bu kadar tepkili iken aynı atık barajı aynı yerde ufak tefek revizyonlarla birazcık küçültmek kaydı ile yapmayı planlamanın mantığı nedir. Bölgedeki insan yaşamını hiçe sayan maden şirketi hazırladığı daha doğrusu buradan verilen derme çatma bilgilerle başka bir ilde masa başında hazırlatılan ÇED Başvuru Dosyasında insana yer vermediği gibi eksiklikler ve boşluklarda doludur.”
Oral, dosyaya göre, orman müdürlüğünün yazısında “yapılacak olan atık barajının Anadolu diagonalı kompozisyonunu bozacağı ve bitki örtüsüne aşırı zarar vereceği gerekçesi ile proje kotunun daha alt seviyelere indirildikten sonra müdürlüğe başvurularak uygun olup olmadığı konusunda görüş belirteceği” söylenmiş olmasına rağmen dosyada yapılan kot değişiklikleri sonrası Orman Müdürlüğünden alınan bir belge ya da olurun dosyada yer almadığını dile getirdi. Oral, atık barajının yapılması planlandığı bölgenin 843 bin 246 metrekaresi yani 843 dönümü orman arazisi ve bu arazinin 400 bin metrekaresinin sık çam ormanlarından oluştuğunu söyledi. Yaklaşık 1 milyon ağacın kesileceği, milyonlarca yılda oluşan orman örtüsü ve orman biyolojik yaşamının son bulacağının göz ardı edilmediğini anlatan Oral, "Orman Bölge Müdürlüğü ve Orman İl Müdürlüğünün konu hakkında hassas davranmalarını ve böyle bir katliamın yapılmasına kesinlikle engel olmalarını arzu etmekteyiz” dedi.
ÜNİVERSİTEDEN RAPOR ALINMAMIŞ
Oral, dosyaya göre hazırlanan ÇED Başvuru Dosyasında yerleşim yerlerinin etkilenip etkilenmeyeceği ile ilgili üniversite raporu olması gerekmesine rağmen böyle bir raporun alınmadığını ve baraj yakınında da yerleşim yerleri bulunduğunu ifade etti. Oral, ÇED Tanıtım Dosyasının 6. sayfasında faaliyet sahibi tarafından arıtma ünitesi için hazırlatılmış üniversite raporunun EK -8 de olduğu belirtilmekte fakat EK-8 de bahsedildiği gibi bir rapor veya belge bulunmamaktadır. Bu mesnetsizlik bölgedeki insan yaşantısının ne kadar ciddiye alındığının bir başka göstergesidir" dedi.
1 MİLYON AĞAÇ HİÇE SAYILDI
Oral, ÇED Tanıtım Dosyasının 11. sayfasında yer seçimi ile ilgili maddelerin birisinde orman alanlarına uzaklığından bahsedildiğini anlatan Oral, şunları söyledi: "Fakat bu maddelerle çelişen 843.246 metrekare orman alanının, içinde bulundurduğu yaklaşık 1 milyon ağacın ve yok edilecek olan orman örtüsünün varlığı hiçe sayılmıştır. Yine aynı sayfadaki bir diğer maddede su kaynaklarından bahsedilmekte fakat atık barajının hemen alt kotunda ve 400 metre mesafedeki Boyluca köyü içme suyu kaynağı dikkate alınmamıştır."
“GÜMÜŞHANE MADENCİLİĞE KURBAN EDİLMEYECEK KADAR DOĞAL VE TARİHİ GÜZELLİKLERLE DOLU BİR ŞEHİR”
Oral, TEMA Vakfı Gümüşhane Temsilciliği olarak Gümüşhane’nin madenciliğe kurban edilmeyecek kadar doğal ve tarihi güzelliklerle dolu olduğuna inandıklarını söyledi.
Maden işletmeleri gibi geçici istihdam kaynaklarının doğal kaynakları tehdit boyutuna ulaştığının artık göz önünde bulundurulmasını temenni ettiklerini belirten Oral, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yakın bir gelecekte insanlar Gümüşhane kuşburnusu, Gümüşhane elması, Gümüşhane pestili ve kömesini duyduklarında nasıl olduğunu merak edecek. İlimizin çevresel sorunları bizleri o noktaya doğru taşımaktadır. Gümüşhane sevdasını benliklerinde bulunduran siyasetçilerimiz başta olmak üzere tüm kurumlarımızı, STK temsilci ve üyelerini, Gümüşhane halkımızı ve gurbette memleket sevdası yaşayan hemşehrilerimizi duyarlı olmaya davet ediyoruz.”
Yetkililer, ÇED süreci sonuçlanmadan açıklama yapmanın doğru olmayacağını belirttiler.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sergen Yalçın: "Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, sezon başındaki kadroyu kendisinin kurmadığını söyleyerek, "Kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Beşiktaş, sahasında Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Zor bir gece oldu bizim için. Taraftarın bu kadar protesto etmesi oyuncuların motivasyonunu bozdu. Zaten bozuk olan bir motivasyon vardı. Ama bu atmosferde maç oynamak çok zor. Ligin sonu çok da önemsemiyoruz bu durumu. İki taraf da rölantiye oynadı. Göreve başlarken zor bir sezon olacağını, taraftarın acı çekeceğini söylemiştim. Bunun da Beşiktaş’ın geleceği için olacağını vurguladım. Bunun yüzde 30’unu devre arasında yaptık. Eksilerek güçlendiğimizi düşünüyorum. Devre arası çok para harcamadık, devre arasını karlı kapadı. Camiaya ekonomik zarar vermedik. Takımın doğru yolda olduğunu düşünüyorum. Sezon sonunda yapılacak transferlerle daha güçlü, organize ve hedefe oynayan takım yapabiliriz mantığındayız. Böyle bir plan yaptık ama futbol zor bir oyun. Bir gol sizi kral yaparken, yenen bir gol sizi minimum seviyeye düşürebiliyor. Konya’da son dakikada yediğimiz gol tüm motivasyonu düşürdü. Bugünkü maça da yansıdı. Taraftarın tepkisi çok normal. Tepkilere karşı yönetimin de topçunun da direnç göstermesi gerekiyor. Beşiktaş doğru yolda. Doğru işler yapılıyor. Takım iyi bir organizasyonun içine giriyor. Bunlar göründüğü için belki de aşağı çekmeye çalışıyorlar. Serkan’la beraber güzel bir değişim yaptığımızı düşünüyorum. Gördüğüm durum sağlıklı değil. Tribündeki tepkilerin çok normal olduğunu düşünmüyorum. Beşiktaş taraftarı her zaman takımına, hocasına, yönetimine sahip çıkmıştır ama son 5 sezondur kötü gidişat artık sabrı minimuma indirmiş durumda. Biz de bundan nasibimizi aldık. Bizim için üzücü taraf buydu" ifadelerini kullandı. "Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım" 53 yaşındaki teknik adam, hem taraftar hem de camia için kırılma noktasının Konyaspor maçının son dakikasında yenilen golle başladığını da aktararak, "O zaman bizim için sezon bitti. Bugünkü maçı baz almıyorum. Bizim için önemli değil. Oyuncular zor bir 3-4 gün geçirdi. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum. Benim için üzüntü veren tarafı bu. Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Sezon başında ‘şampiyon olacağız’ gibi cümleler kurmadım. Camianın hedefleri büyük olabilir ama kurduğun kadronun hedeflerle örtüşmesi gerekiyor. Sezon başı kurulan kadro, beklentilere cevap verecek kadro değildi. Bunu bilince göreve geldim. Biz bütün planlamamızı uzun döneme yapıyoruz. ‘Beşiktaş 4. olmamak için mi bu kadar oyuncu aldı?’ diyorlar. Evet, dördüncü olmamak için o kadar oyuncu olduk. Bir kadro kurarken camianın hedeflerine uygun olmalı. İlk geldiğimiz sezonda da bunları yaptık. Bugünkü kadro bugünün konusu değil, ocak ayının konusu. Takım maç kaybetmediği için buralara geldi. Devre arasında yaptığımız değişimle taraftarlara hayal kurdurduk, inanırlar herhalde dedik. Hedefe oynayan bir takım haline geldik, sabretmek lazım. Son 5 sezondur gelen problemler taraftarda da camiada da güven anlamında ciddi problemler oluşturmuş. Ben ve ekibim de bundan nasibimizi aldık. Hayat devam ediyor, biz nasıl düzeleceğimizi biliyoruz. Biz devre arasında para falan harcamadık. Kulübün en az 40-50 milyon Euro karı var. Bunları anlatmıyoruz, kimse bilmiyor. Devre arasında kulübün maaş bütçesi 2 milyon Euro aşağı indi. Bu doğru değişimle ilgili bir durum. Beşiktaş benden önceki 3 tane hocanın maaşını ödüyor hala. Santos’un maaşının ödemesi daha yeni bitti" şeklinde konuştu. "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" diyen Yalçın, şöyle devam etti: "Taraftarımız ‘bırak’ diyorsa bırakırız. Bir şeyleri yapmaya çalışırken bunları yaşamak bir teknik direktör için üzücü. Ben bu kulüpte 11 yaşında oynamaya başladım. Futbolcuyken kaç tane kupada katkım var bir bakın. Biraz sabır istedik fakat sabır ve güven kalmamış. Ekibim de üzülüyor. Sezon başı ekibim eleştirildi, benim teknik direktörlüğüm eleştirildi. Ciddi bir kaos var."
Adana Adana Demirsporlu taraftarlar küçük çocuğa alkol şişesi fırlattı Adana’da Galatasaray’ın şampiyonluk kutlamaları sırasında Adana Demirsporlu taraftarlar bir çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan çocuğun babası tepki gösterdi. Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında evinde Antalyaspor ile karşılaştığı mücadeleyi 4-2 skorla kazanarak 26. şampiyonluğunu ilan etti. Galatasaray’ın şampiyonluğu Türkiye genelinde olduğu gibi Adana’da da büyük coşkuyla kutlandı. Yüzlerce taraftar, merkez Seyhan ilçesindeki Gençlik Meydanı’nda toplanıp meşale ve havai fişeklerle şampiyonluğu kutladı. Adana Demirspor taraftarları şişeyle saldırdı Bir grup Adana Demirsporlu taraftar ise meydana gelip Adana Demirspor lehine slogan attı. Gruptan bir kişi, Ç.T. (7) isimli çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polis ekiplerinin hızlı müdahalesiyle grup, biber gazı sıkılarak uzaklaştırıldı. "Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist" Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan Ç.T.’nin babası Sedat Taşkın tepki gösterdi. İHA muhabirine konuşan Sedat Taşkın, "Bir grup taraftar geldi Adana Demirspor lehine slogan attı çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattılar. Böyle rezil bir Adana Demirspor taraftar grubu olmaz. Çocuğun kaşı yarıldı, bu namussuzluk. Millet buraya eğlenmeye geliyor bunlar çeteleşmiş. Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist. Allah belalarını versin" dedi.