GENEL - 02 Ekim 2014 Perşembe 18:14

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu Basın Toplantısı Düzenledi

A
A
A
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu Basın Toplantısı Düzenledi

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Gümüşhane-Bayburt Bölge Barosu’nun yeni binasının açılışının ardından düzenlediği basın toplantısında devlete küskünlük, kırgınlık ve rövanş alma diye bir durum olmayacağını söyledi.
Baro başkanlığında gazetecilerin gündeme dair sorularını cevaplandıran Feyzioğlu, son dönemde Cumhurbaşkanı ve Başbakan’la kırgınlık yaşadıklarına dair bir soruya, “Devletin ne anlama geldiğini, o devlet adamlığını da yaşayarak görmüş insanlarız. Dolayısıyla ne Cumhurbaşkanlığına ne de Başbakanlık makamına kırgınlığımız olmaz. O makamlardan savunmanın en üst temsilcisine kırgınlık olursa milletimiz o makamları temsil edenleri sorgulaması gerekir, o da milletimizin takdiridir” diye cevap verdi.
Hükümetin okullardaki başörtü yasağını kaldırmasıyla ilgili bir değerlendirme de bulunan Feyzioğlu, hiçbir şekilde insanların kılık kıyafetine karışmadıklarını söyleyerek, “Anayasa Mahkemesi’ne açtığımız davada ilkokullarda, ortaokullarda kız çocuklarının örtünmesine ilişkin davadır. Çok açık ve net söyleyeyim, bugün ülkemizde kadınlarımızın, kızlarımızın örtünmesi asla tehdit altında değildir, aksine örtünmeyenlerin üzerinde baskı ve tehdit vardır. Buna hepimizin birlikte karşı çıkması gerektiğini söylüyorum. Başı örtülü olmayan rektör olamazken, emniyette, yargı camiasında yükselemez hale geldi. Dün neden şikayetçiydik bugün de aynı şekilde şikayetçiyiz. Türkiye siyasi iktidarın uyguladığı baskıya uyan bir ülke haline geldi. İnsanların kılık kıyafetini devlet belirleme haline gelmiştir. Bir uçtan öbür uca kaydığımızı görüyorum. Normalleşmiyoruz, bir uçtan öbür uca gidiyoruz. Askeri yönetimlerin diktasından şikayet ederken başka bir diktaya doğru gidiyoruz” diye konuştu.
“TÜM DÜNYA HSYK SEÇİMLERİNE KİLİTLENDİ”
HSYK seçimleri ve hükümetin referanduma gideceği konusundaki bir soruyu da cevaplandıran Feyzioğlu, tüm dünyanın HSKY seçimlerine kilitlendiğini belirterek, yaşanan süreçle ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Yargı eğer bir tarafın eline geçerse, bir siyasi gücün eline geçerse o ülkede hukuki güvenlik kalmıyor ve insanların hiçbir şekilde geleceklerinden güven duyma ihtimali bulunmuyor. Böyle bir ülkeye ne yatırım yapılabilir, ne özgürce yaşanabilir, ne ifade özgürlüğü kalır. Burada bir anormallik olduğunu herkes görüyor ve yaşıyor. İlk defa biz bunu adeta bir siyasi partilerin girdiği seçim gibi tartışıyoruz. Sanki bir genel seçime gidiliyor ve taraflar var. Yargı HSYK’sına üye seçiyor. Ne demek taraflar? Bu taraflar seçimlerini yapıp HSYK’ya üye gönderdiklerinde o üyelerin yönettiği bir yargı tarafsız olabilecek mi? Bakın taraflar var. Hükümet tarafı var, cemaat tarafı var, birleşik bilmem ne tarafı var, o taraf var bu taraf var. Yargı ve taraf aynı anda, aynı cümlenin içerisinde kuruluyor. Ne kadar acı ve vahimdir. Ben çok açık söylüyorum yargının ne bir cemaatin elinde olmasına izin vermeliyiz, ne siyasi iktidarın elinde olmasına izin vermeliyiz. Eğer bunu bugün el birliği ile yapamazsak yargı öç alma mekanizması olmaya devam edecek. Onun için biz bu kısır tartışmanın içine Türkiye Barolar Birliği olarak girmedik. Tam aksine bir yıl önce bu yargıyı nasıl bağımsız, tarafsız, adil yargılama yapabilen ve güven hissini uyandırıp hesap verebilir hale getiririz diye sorguladık. Çeşitli kriterler, ilkeler, direktifleri önümüze koyduk ve bir bağımsız, tarafsız, hesap verebilir yargı düzenlemesini yaptık. Bunu da bütün siyasi partilere gönderdik ama maalesef hiçbir siyasi parti ilgilenmedi. Çünkü yargı nasıl bize bağlı olabilir diye sorarlarsa doğru cevap alamayız. Yargı nasıl bağımsız, tarafsız olur diye sorarlarsa doğru cevap alabiliriz ama bu soruyu sormuyorlar.”
“REFERANDUMA GİDİLMESİ, SANDIK TARTIŞILMAZ DİYEN İKTİDARIN ÇELİŞKİSİDİR”
Hükümet kanadının “Referanduma gideriz” şeklinde bir ifade kullandığının hatırlatılması üzerine konuşan Feyzioğlu, hükümetin HSYK’da RTÜK modeli uygulamak istediğini ifade ederek, “Siyasi iktidar demek parti olarak HSYK seçiminin içine girmiş. Siyasi iktidar HSYK seçimini kaybederse veya cemaat HSYK seçimini kazanırsa ben bunun hangisini tercih edeyim ki. Bu durumda referanduma gideriz denilmesi, sandık tartışılmazdır diyen bir iktidarın anladığım kadarıyla en büyük çelişkisi olarak karşımıza çıkıyor. Her haksızlarında ve hukuksuzluklarında ’ama sandıktan biz yüzde 50 aldık’ diyen bir siyasi iktidar demek ki buradaki sandığı beğenmiyor. Bu bir çelişkidir. Ama Türkiye’nin bir anayasa değişikliğine ihtiyacı olduğu açıktır. HSYK’nın yapısını değiştiren bir değişikliğe ihtiyaç var. Ama hükümetin kafasındaki RTÜK modelidir. RTÜK modeli malum iktidar partisine belli bir kontenjan, muhalefet partilerine biraz daha az kontenjan veren bir modeldir. RTÜK’ten bu millet memnunsa, RTÜK’ün televizyon ve radyolarda, basın özgürlüğünü sağladığını düşünen bir Allah kulu varsa buyursunlar HSYK’ya da RTÜK modelini uygulasınlar. O zaman bugünkü yargıyı da hepimiz elimize mumları alır ve ararız. Çünkü o zaman Türkiye’de yargı doğrudan doğruya bir siyasi partinin yargısı haline gelir ve burada hakimler ilçe başkanlarının karşısında ceketlerinin önünü ilikleyip hazır ola geçerler. Bu ilçe başkanı benim partimdendir deyip sakın rahat etmesin kimse, yarın öbür gün başka iktidar gelir başka ilçe başkanı olur o zaman da o kök söktürür. Gelin burada hazır fırsat varken biz parti devleti olmayalım, hep birlikte hukuk devleti olmayı başaralım” diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de ahşap kalıp üretim tesisinde yangın Arnavutköy’de gece saatlerinde ahşap kalıp üretim tesisinde yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle tesisin tamamı alevlere teslim olurken, çeşitli patlamalar da meydana geldi. Ekiplerin uzun süren çalışması sonucu söndürülen yangında ölen ya da yaralanan olmadı. Yangın, saat 01:30 sıralarında Arnavutköy Anadolu Mahallesi Yıldırım Beyazıt Caddesi’nde bulunan ahşap kalıp üretim tesisinde meydana geldi. Henüz nedeni bilinmeyen bir sebeple çıkan yangın geniş alana yayılarak yoğun duman oluşturdu. Yangın sırasında çeşitli patlamalar meydana geldi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis, sağlık ve UMKE ekibi sevk edildi. Ekiplerin ilk müdahalesinin ardından geniş alana yayılan yangında ölen ya da yaralanan olmadığı belirlendi. İtfaiye ekiplerinin 3 saatlik çalışmasının ardından duman tahliyesi yapılarak yangın söndürüldü. Mahalle sakini Celal Malgaç, "Gece biz yatıyorduk, geç saatlerdi. Kardeşim bizi uyandırdı. Öncelikle çocukları dışarı çıkardık, hemen sonrasında itfaiyeyi çağırdık. Ekipler önce üst tarafa geldi, asıl yangın buradaydı. Biz uyardık, sonrasında buraya geldiler ve olaya müdahale ederek yangını söndürdüler" dedi. Öte yandan polis ekipleri, yangının çıktığı caddeyi kontrollü şekilde trafiğe kapatarak güvenlik önlemi aldı. Çıkan yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
Kayseri Kask ışığından ilham alan topluluktan 360 kişiyle ışık senfonisi Kayseri’nin Talas ilçesinde bulunan Ali Dağı’nda doğayla iç içe yürüyüş yapan Aktivite Sosyal Topluluğu’nun yürüyüş sonrası yaptığı ışık senfonisi göz kamaştırdı. Işık senfonisini yürüyüş yapan bir kişinin kask ışığından ilham aldıklarını söyleyen Aktivite Sosyal Topluluğu Lideri Gökhan Beyoğlu, "Stresli ve zor günlerin en güzel ilacının doğa olduğuna inanıyoruz" dedi. Aktivite Sosyal Topluluğu tarafından Ali Dağı’nda doğa yürüyüşü yapıldı. Doğayla iç içe gerçekleşen 9 kilometrelik yürüyüşün ardından topluluk tarafından ışık senfonisi yapıldı. Cem telefonlarının ışıklarıyla yapılan senfoni adeta göz kamaştırdı. 360 kişinin yaptığı senfoni havadan görüntülendi. Işık senfonisini Ali Dağı’nda yürüyüş yapan bir kişinin kask kamerasından ilham alarak, gerçekleştirdiklerini söyleyen Aktivite Sosyal Topluluğu lideri Gökhan Beyoğlu, bir kask ışığının dahi kent merkezinden çok güzel gözüktüğünü bu nedenle 360 kişiyle böyle bir senfoni geçekleştirdiklerini ifade etti. Düzenledikleri doğa yürüyüşü hakkında bilgiler veren Beyoğlu, "Aktivite Sosyal Topluluğu olarak biz kocaman bir aileyiz. Kayseri’nin sosyal, kültürel ve turizm alanlarında bulunan belediyemizin de yakın zamanda imkan sağlamış olduğu Ali Dağı’nda bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Bu parkurda ıhlamurlar ve meyve ağaçları eşliğinde 9 kilometrelik yürüyüşümüzde fidan dikimi eğitimimiz ve bunun yanında şık senfonisi dediğimiz şehir merkezinden de güzel gözüken müzikle dans ettiğimiz bir gösteri gerçekleştirerek, doğa sporu yapacağız. İnsanlarımızın stresli ve zor günler geçirdiği süreçler olabilir. Bu süreçlerin en güzel ilacının doğa olduğuna inanıyoruz. Bu ilacın tek yan etkisi de aşık olmak. İnsanlar doğaya aşık oldukları zaman trafikte de birbirlerine güzel davranırlar, okul da ve işyerinde de birbirlerine güzel davranırlar. Bizin amacımız bu güzelliğe 7’den 70’e herkesi eriştirebilmek. Haliyle Kayseri gibi sosyal şehirde gençler olarak bizim üzerimize düşen görevin bu şehri aktivitelerle doldurmak. Daha önce Ali Dağı’nda yürüyen ve kafa lambası olan bir yürüyüşçüyü şehir merkezinden gördüm. Hareket eden bir ışıktı. Gökyüzüne baktığımızda kayan yıldızlar ararız. Yıldız kaydığı zaman dilek tutarız. Böyle bir görüntü yapmak istedik. Şimdi yaklaşık 360 kişiyle bu rotada bu gösteriyi gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, "Kayseri’nin en merkezi yürüyüş parkuru, endemik bitkilerin olduğu ve oksijenin bol olduğu bir yerdeyiz. Ali Dağı’nın bir zirveye çıkan parkuru var bir de 360 dediğimiz çepeçevre dolaşan 9 kilometrelik bir parkuru var. Burasını Büyükşehir Belediyemiz gece yürüyüşleri için aydınlattı. Bugünde bir etkinlik grubu yürüyüşe çıktılar. Kadın, erkek ve çocuk hepsi var. Bizde bundan onur duyuyoruz" diye konuştu.