ÇEVRE - 22 Mart 2026 Pazar 09:52

Gümüşhane’de akılalmaz olay: Ayılar bu kez kapıdan değil pencereden girdi

A
A
A
Gümüşhane’de akılalmaz olay: Ayılar bu kez kapıdan değil pencereden girdi

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyü Büyük Silve yaylasında, bu yıl etkili olan yoğun kar yağışı yaban hayatının rotasını değiştirdi. Kar kalınlığının evlerin boyuna ulaşmasını fırsat bilen ayılar, vatandaşların alt katlarda aldığı demir parmaklık ve sağlam kapı tedbirlerini, ikinci katların camlarını kırarak devre dışı bıraktı.


Kış aylarında sessizliğe bürünen Yücebelen köyü Büyük Silve yaylasında, doğanın zorlu şartları ilginç bir olayı beraberinde getirdi. Bölgede bu yıl miktar olarak oldukça yüksek seviyelere ulaşan kar örtüsü, aç kalan ayıların yayla evlerine giriş yöntemini değiştirmesine neden oldu.



Alt kat tedbirleri boşa çıktı


Yayla sakinleri, her yıl yaşanan ayı baskınlarına karşı evlerinin giriş katlarındaki kapı ve pencereleri demir parmaklıklar ve kalın ahşaplarla koruma altına almıştı. Ancak yaylaya bugün kontrol amacıyla giden vatandaşlar, gördükleri manzara karşısında büyük şaşkınlık yaşadı.


Kar kalınlığının yer yer 3-4 metreye ulaşmasıyla birlikte zemin katların tamamen kar altında kaldığı, ayıların ise karın üzerine basarak doğrudan binaların ikinci katlarına ulaştığı tespit edildi.



Ömer Özcan’ın evi hedef alındı


Yayla sakinlerinden Ömer Özcan’a ait evin ikinci katındaki camı kıran ayıların, içeriye girerek zarar vermeye çalıştığı ancak binanın yapısal bütünlüğü nedeniyle ciddi bir tahribat oluşturamadığı belirlendi.


Cep telefonu kameralarına yansıyan görüntülerde, ayının kar üzerinde bıraktığı devasa pençe izlerinin doğrudan üst kat pencerelerine yöneldiği net bir şekilde görülüyor.



Kar ayıların işini kolaylaştırdı


Önceki yıllarda alt katların pencerelerini ve kapılarını zorlayan ayıların, bu kez yüksek kar örtüsünü adeta bir basamak gibi kullanarak üst katlara yönelmesi, bölgedeki yaban hayatı ve insan etkileşimi açısından yeni bir durum oluşturdu. Uzmanlar, yayla evi sahiplerini sadece giriş katlarda değil, tüm katlarda güvenlik önlemi almaları konusunda uyarıyor.



Gümüşhane’de akılalmaz olay: Ayılar bu kez kapıdan değil pencereden girdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Çocuğunuzu bahar alerjisinden korumanın yolları Bahar ayları çocuklar için özgürce doğanın keyfini çıkartmak anlamına gelse de, hapşırma krizleri, burun akıntısı ve kaşıntısına yol açan "alerjik nezle (rinit)" ya da bilinen diğer adıyla "saman nezlesi" oldukça rahatsız edici bir sağlık sorunu olarak yaşanabiliyor. Alerjik nezlenin 2 gruba ayrıldığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bahar nezlesi, çimen, ağaç ve ot polenlerine bağlı gelişmekte iken, perennial alerjik nezle ise ev tozu akarı, hamamböceği, küf ve evcil hayvanlara bağlı gelişmektedir. Özellikle bahar aylarında burun akıntısı, burun tıkanıklığı sorunu yaşayan hastaların yaklaşık yarısı bahar nezlesidir. Bahar nezlesi yıl boyu sürer ya da mevsimseldir" dedi. Uzm. Dr. Mesut Arslan, alerji belirtilerini şöyle sıraladı: "Sık tekrarlayan burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve aksırık nöbetleri ile kendini gösterir. Aksırıklar arka arkaya 10-20 atak halinde, burun akıntısı ise su gibi olup çok bol miktarda ve devamlıdır. Akıntı olmadığı durumlarda çocuk burun tıkanıklığından şikâyet edebilir. Burun tıkanıklığı burun içini kaplayan mukozanın şişmesinden olur. Alerjik nezle, göz sulanması ve kaşıntısı gibi göz alerjileri ile birlikte de görülebilir. Bazen damakta ve genizde akıntı veya kaşıntı hissedilebilir." "Alerjik nezle genellikle soğuk algınlığıyla karıştırılabilen bir hastalıktır" diyen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Eğer nezle, ilkbahar ve yaz aylarında başlayıp, üç haftadan uzun sürüyorsa ve iyileşme eğilimi göstermiyorsa, alerjik nezle şüphesi kuvvetli hale gelir. Böyle durumlarda mutlaka doktora danışılması gerekir. Bahar alerjisi çocuklukta 2 yaşından önce nadir görülür. Özellikle okul çağında sık görülür. Alerjik nezlesi olan çocuklarda astım da görülmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle aileler çocukta öksürük ve hırıltı belirtilerine karşı dikkatli olmalıdır. Çocukluk yaşlarında ilk belirtilerini veren hastalık yetişkin döneminde de devam edebilir" şeklinde konuştu. Çocukta alerjik nezleden şüphelenildiği durumlarda, alerjiye neden olan maddeyi tespit etmek için cilt veya kan testleri yapılabileceğine değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Testlerin sonucunda, çocuğun belli bir alerjene karşı duyarlı olduğu tespit edildiği takdirde, buna karşı tedbirler alınabilir ya da bu alerjiye yönelik tedaviye başlanabilir. Alerjik nezle tedavisinin ilk adımı alerjiye sebep olan alerjenlerden kaçınmaktır. Eğer çocuktaki alerjik nezle polenlere karşı gelişiyorsa, tozlaşmanın sıkça görüldüğü aylarda, çocuğu yeşil alanlardan mümkün olduğunca uzak tutmak gerekebilir ya da temas kaçınılmazsa tedavi altında tutulması sağlanmalıdır" dedi. Çevresel korunma yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, ilaç tedavisinin etkili bir yöntem olacağına değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bu ilaçlar sadece belirtilerin görüldüğü günlerde kullanıldıklarında bile, çocuğun şikâyetlerini gidermeye yardımcı olabilir. İlaç tedavisi de yetersiz kaldığında çocuklarda aşı tedavisi, "immünoterapi" uygulanmaktadır. Çocuğun duyarlı olduğu alerjenlerin artan dozlarda çocuğa verilmesiyle bağışıklık sistemini düzenlemeyi amaçlayan aşı tedavisi, bir süre sonra vücudun bu alerjenleri doğal karşılayabilmesini sağlamaktadır" ifadelerini kullandı.
Sakarya Diller sustu, sevgi konuştu: Bu bayram herkesi duygulandırdı Sakarya’da yaşayan işitme engelli anne ve baba, bayramda çocukları ve torunlarının ziyaretiyle en büyük mutluluğu yaşıyor. İşaret diliyle kurulan sevgi dolu iletişim, görenlerin adeta içini ısıtıyor. Hendek ilçesinde yaşayan işitme engelli Şaban ve Keziban Balcı isimli çift, bayram günlerinde çocukları ve torunlarının ziyaretleriyle unutulmaz anlar yaşıyor. Günlük hayatlarını işaret diliyle sürdüren çift, bayramda kalabalıklaşan aile sofralarında sevgi ve iletişimin engel tanımadığını bir kez daha gösteriyor. Bayram dolayısıyla aile büyüklerini ziyaret eden çocuklar, anne ve babalarıyla işaret diliyle iletişim kurarak hasret gideriyor. Küçük yaştaki torunların da işaret diliyle "Bayramınız kutlu olsun" demesi duygusal anlara sahne oluyor. İşitme engelli çift, çocukları ve torunlarıyla bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, bayramların kendileri için en özel günler olduğunu dile getirdi. Aile içinde işaret diliyle kurulan iletişim, sevginin tüm engelleri aştığını gözler önüne seriyor. "Sevgi olunca her şeyin üstesinden geliniyor" Kızı Hatice Kaya’nın çevirmenliğinde konuşan işitme engelli Şaban Balcı, "Çocuklarım, torunlarım bayramda evime geldiği için çok mutluyum. Ramazan sonrası hep beraber bir aradayız. Bayram zamanındayız, insanlar arasında kırgınlık ve dargınlık olmasın" derken ailenin gelini Havva Hilal Balcı, "Öncesinde benim işitme engelli kuzenlerim vardı. Çocukluktan bu yana işaret diliyle ilgili bilgim var. Ancak bu bilgi yeterli olmadı, evlendikten sonra daha fazla bir arada durduğumuz için işaret dilini öğrettiler hatta yeri geldi kendi aralarında bile bana tercümanlık yaptılar. Sevgi olunca her şeyin üstesinden geliniyor" dedi. "İşaret dili farklı bir dil aslında öğrenmek isteyene farklılıklar katabilir" İşitme engelli Keziban Balcı, "Çocuklarımı ve torunlarımı görünce mutlu oluyorum. Kahvaltı hazırladık, bayramlaştık, torunlarımı öptüm ve harçlıklarını verdim" derken işitme engelli karı ve kocanın kızları Ünzile Ortak, "Eşim bu durumu normal karşılıyor çünkü onlarda bir birey. Gayet iyi bir şekilde anlaşabiliyoruz neticede işaret dilini biliyoruz. İşaret dili farklı bir dil aslında öğrenmek isteyene farklılıklar katabilir. Çünkü işitme engelliler de hayatımızda var. Bizim için normal bir durum tabi çocukluktan beri bu hayatın içindeyiz. Bayram vesilesiyle ailemizleyiz. Herkes çalıştığı için bayramlarda bizlere mola oluyor" diye konuştu.
Bursa Osmangazi’nin her bir noktası çiçek açtı Osmangazi Belediyesi, kentin dört mevsim estetik ve bakımlı bir görünüme sahip olması için yürüttüğü peyzaj çalışmalarını bahar döneminde de hız kesmeden sürdürüyor. İlçe genelinde gerçekleştirilen çevre düzenleme faaliyetleri kapsamında bahar ayının gelişiyle birlikte mevsimlik çiçekler ekilerek Osmangazi’nin her bir noktası güzelleştirilmeye devam ediliyor. Osmangazi Belediyesi tarafından park ve yeşil alanların daha canlı ve renkli bir görünüme kavuşmasını hedefleyen çalışmalar, ilçenin farklı noktalarında eş zamanlı olarak yürütülüyor. Bu doğrultuda özellikle ana arterler, parklar, meydanlar ve refüjler, baharın gelmesiyle birlikte çiçeklerle donatılıyor. Osmangazi Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında hercai, menekşe ve lale çiçekleri ekilerek, ilçenin her bir noktası daha güzel bir görüntüye kavuşturuluyor. Ekimlerle birlikte Osmangazi ilçesinin her bir noktasında rengarenk bir görünüm sağlanırken, 2026 yılı boyunca 470 bin çiçek toprakla buluşturulacak. Yılın her dönemi Osmangazi’yi güzelleştirmek için çalıştıklarını ifade eden Osmangazi Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, "Bahar ayının gelmesiyle birlikte ana arterler, parklar, meydanlar ve refüjlerde hercai, menekşe ve lale ekimi yapmaktayız. Osmangazi’yi güzelleştirmek için çalışıyoruz. Osmangazi Belediyesi’nin yaptığı çalışmalarla Osmangazi’nin her yeri çiçek bahçesine dönüyor. Bizlerin bu çalışmasını gören vatandaşlar yapılan çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor." şeklinde konuştu.
Gaziantep Ramazan Bayramı tatilinde Gaziantep’e ziyaretçi akını Gastronomi, kültür ve turizm şehri Gaziantep, Ramazan Bayramı dolayısıyla çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırladı. Dünyanın en eski 10 şehrinden biri olan, tarihi Zincirli Bedesten, Almacı Pazarı, Bakırcılar Çarşısı ve Gaziantep Kalesi gibi çok sayıda tarihi ve kültürel mekana sahip Gaziantep, yerli ve yabancı turistleri çekmeye devam ediyor. Tarihi dokusunun yanı sıra büyüleyici yapılarıyla, kültürel yönüyle, müzeleriyle ve birbirinden lezzetli yemekleriyle ünlü Gaziantep, bayram tatilinde de ziyaretçi akınına uğradı. Ramazan Bayramı tatilini geçirmek için Gaziantep’e gelen ziyaretçiler, özellikle tarihi Gaziantep Kalesi ile Zincirli Bedesten ve Bakırcılar Çarşısı’nda yoğunluk yaşanmasına neden oldu. Kentte keyif dolu vakit geçirdiler Türkiye’nin en önemli kültür ve turizm merkezlerinden biri olan Gaziantep, her bayramda olduğu gibi Ramazan Bayramı tatilinde de turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaşırken, tatilde Gaziantep’i tercih eden özellikle yerli turistler, kentte keyif dolu vakit geçirdi. Kentteki tarihi, turistik ve kültürel mekanları da ziyaret eden ziyaretçiler, Osmanlı döneminden kalma tarihi cami, han, hamam, bedesten ve çarşıların keyfini çıkararak, Gaziantep’e hayran kaldı. Bakırcılar Çarşısı ve Almacı Pazarı’nı gezen turistler, Antep fıstığı ve baklava, kurutmalık sebzeler, salça, baharat çeşitleri ile doğal ve organik ürünleri tercih etti. Kentteki birçok lokanta ve restoranın önünde uzun kuyruklar oluşurken, esnaf turist yoğunluğundan memnun oldu. Ziyaretçi yoğunluğu esnafa çifte bayram yaşattı Tarihi mekanları ziyaret etme fırsatı bulan ziyaretçiler, baklava gibi kentin tescilli lezzetlerini de tattı. Bayram tatili süresince kentte yaşanan yoğunluk dolayısıyla esnaf ise çifte bayram yaşadı. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda bakır ve hediyelik eşya dükkanı işleten Mehmet Kanlı, hem üretip hem de satışını yaptıkları ürünlerle müşterilerine hizmet verdiklerini söyledi. "Çifte bayram yaşıyoruz" Bakır eşya çeşitleri arasında en çok kahve fincanları, cezve ve çaydanlıkların tercih edildiğini ifade eden Kanlı, bayram öncesinde yoğunluk yaşanacağını bildiklerinden hazırlıklarını yaptıklarını belirterek, "Bayram yoğun geçiyor. Çarşımız kalabalık. Şehir dışından gelen turistler var. Sabah erken saatte iş yerimizi açtık. Gelen turistlerin ilgisi bayağı fazla. Ramazan’da sakin geçen çarşımız çok şükür kalabalığına kavuştu, mutluyuz. Genelde gelen turistler bakır eşya, Gaziantep’in yöresel yemek tarzı gıda ürünlerini tercih ediyorlar. Gaziantep’in yöresel el sanatına ilgi odakları fazla. Bakır, sedef, pirinç objelere ilgileri bayağı bir fazla. Gelen yoğunlukla beraber çifte bayram yaşıyoruz" dedi. "Gaziantep’i ve lezzetlerini çok beğeniyorlar Tarihi Almacı Pazarı’nda doğal ve yöresel ürünler satışı yapan Emin Yörükoğlu ise Türkiye’nin her bölgesinden kente gelen ziyaretçilerle bayramı yoğun şekilde yaşadıklarını belirterek, "Bayramın birinci günü annemizin ve babamızın elini öpmeden koştura koştura dükkana geldik. Beklentilerimizin üstünde bayağı bir yoğunluk var. Müşterilerimizin geneli doğu illerinden geldi. Çünkü oralar şu anda biraz soğuk olduğu için, burada da hava daha güzel olduğu için Gaziantep’i tercih ettiler. Satışlarımız bayağı var. Yoğunluklu olarak genelde salça, biber ve kurutmalık ürünlerimizi satıyoruz" şeklinde konuştu. "Gaziantep çok güzel" İstanbul’dan Gaziantep’e gelen yerli turistlerden Alper Ergül ise sürekli sosyal medyada gördüğü kenti ilk kez gezdiğini belirterek, "Bayram dolayısıyla arkadaşlarımızla Gaziantep’in güzelliklerini görmeye geldik. Gaziantep çok güzel, görülmesi gereken yerlerin tamamını görüyoruz. Bayram dolayısıyla bayağı kalabalık var, güzel. Gaziantep’i çok beğendim. İlk defa gelmeme rağmen gezilecek çok güzel yerleri var. Ziyaretimizi bir güne sığdırmaya ve her yeri gezmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Gaziantep’i bayağı beğendik" Adana’dan gelen Savaş Yeşil de ailesiyle ve kuzenleriyle bayram tatilini geçirmek için geldiği kentte tarihi çarşıları gezdiğini ifade ederek, "Öncelikle herkese hayırlı bayramlar diliyorum. Adana’dan geliyoruz. Gaziantep’in güzel yerlerini gezmeye geldik. Eşim, kuzenlerim ve kardeşimle beraber Bakırcılar Çarşısı’nı gezmeye geldik. Burayı güzel bulduk. Antep baklavasını çok merak ettik ve Adana’dan da o yüzden geldik. Gaziantep’in kültürü güzel, hoşumuza gitti. Tekrardan geliriz. Çünkü Gaziantep’i bayağı beğendik" diye konuştu.