EKONOMİ - 26 Nisan 2026 Pazar 10:25

Hürmüz krizi, otel terliği üreticilerini de vurdu

A
A
A
Hürmüz krizi, otel terliği üreticilerini de vurdu

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizle birlikte petrol fiyatlarındaki dalgalanma, Gümüşhane’deki küçük ölçekli otel terliği üreticilerini de etkiledi.


ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın ardından Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkan sorunlar, petrol ve petrol türevi ürünlerin fiyatlarında artışa neden oldu. Ham maddesi büyük oranda petrol bazlı olan otel terliklerinde ise bu durum maliyetleri doğrudan etkiledi.


Gümüşhane İŞGEM’de otel terliği üretimi yapan Melisa Okçu ve babası Bülent Okçu, yaşanan gelişmelerin küçük bir atölyeyi dahi etkilediğini söyledi. Artan maliyetlere rağmen rekabet nedeniyle fiyatlara aynı oranda zam yapamadıklarını ifade eden Okçu ailesi, bu durumun kendilerini zorladığını söyledi. Küresel ölçekte yaşanan bir krizin yereldeki küçük işletmelere kadar uzandığını dile getiren üreticiler, belirsizliğin devam etmesinden endişe ettiklerini kaydetti.



"Ham madde fiyatları yüzde 70 oranında artış gösterdi"


Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler nedeniyle ham madde fiyatlarının arttığını ifade eden Melisa Okçu, "Yakınlarım vasıtası ile bu işe girdim ve daha sonra kendi makinemi alarak bu sektöre adım attım. Ürettiğimiz otel terlikleri Türkiye’de daha yeni yeni yayılıyor. Şu an otellere hizmet veriyoruz. İstanbul, Denizli ve Karadeniz illerine gönderim gerçekleştiriyoruz. 1 yıldır bu işin içerisindeyiz ve bu bizim ilk sezonumuz. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan olaylar nedeniyle ülkemizdeki petrol fiyatlarındaki artış ve savaş nedeniyle ülkemize turist gelmemesi sektörümüzü etkiledi. Ham maddemiz yüzde 60-70 civarında arttı. Ham madde almaktan zorlandık, bazen üretimimiz durdu ve şu anda talep de yok. Otellerin açılma sezonuydu normalde fakat açılmıyorlar, turist gelmiyor. Ham madde fiyatlarındaki artıştan dolayı biz de ürünlerimizin fiyatını arttırdık bu da müşteriyi etkiledi" dedi.



"Savaştan önceki maliyetlerle bugün arasında ciddi fark var"


Küçük bir işletme olmalarına rağmen savaşın kendilerini bile etkilediğini dile getiren Bülent Okçu, "Savaştan önceki maliyetlerle şu an ki maliyetler arasında yüzde 70 civarında bir oynama oldu. Bizim sektörümüz de tamamen petrol ürünlerine dayalı olduğu için etkisini gördük. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, ham madde girişinin azalması bizi etkiledi. Fabrikaların bazılarında satışlar durdu, sipariş de alamıyorlar çünkü sorun hala çözülmedi. Terlik üretimi yapıyoruz biz, kumaş olarak tera kumaşı kullanıyoruz kilogramını savaştan önce 1 dolar 65 sente alabiliyorduk ama şimdi 2 buçuk dolar oldu. Araya koyduğumuz şiltenin metresinde de yine aynı şekilde bir artış oldu. Bu savaş dünyanın bir sorunu ancak biz burada küçük bir işletmeyiz, bizi bile etkiliyorsa diğer sektörleri düşünemiyorum" diye konuştu.



Hürmüz krizi, otel terliği üreticilerini de vurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Ankara-Sivas hattımız ile açıldığı günden bu yana 2 milyon 356 bin 815 yolcumuza hizmet verdik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 26 Nisan 2023 tarihinde hizmete açılan Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın 3 yılda 2 milyon 356 bin 815 yolcuya hizmet verdiğini kaydetti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı’nın hizmete alınmasının üçüncü yılı vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, 26 Nisan 2023 tarihinde açılan hattın 27 Nisan’da yolcu taşımacılığına başladığına dikkati çekerek, "Hattımızda günde karşılıklı ikişer sefer gerçekleştiriyoruz. Ankara-Sivas hattımız ile açıldığı günden bu yana 2 milyon 356 bin 815 yolcumuza YHT hızı ve konforuyla hizmet verdik" dedi. 49 tünel ve 49 viyadük inşa edildi Uraloğlu, Ankara-Sivas YHT hattını 405 kilometre uzunluğunda inşa ettiklerini belirterek, "Hat kapsamında 66,1 kilometre uzunluğunda 49 tünel ve 27,4 kilometre uzunluğunda 49 viyadük inşa ederek zorlu coğrafi koşullarda büyük bir mühendislik başarısına imza attık" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, Ankara-Sivas arasında Elmadağ, Kırıkkale, Yerköy, Yozgat, Sorgun, Akdağmadeni, Yıldızeli istasyonlarının bulunduğunu da ifade etti. İstanbul-Sivas hattı bugüne kadar 1 milyon 140 bin 577 kişiyi taşıdı Hattın açılmasından bir yıl sonra, 4 Mayıs 2024 itibarıyla Sivas-İstanbul arasında aktarmasız seferlerin de başladığını hatırlatan Uraloğlu, "İstanbul-Sivas aktarmasız seferleri günde bir geliş bir gidiş olmak üzere toplam 2 sefer olarak gerçekleştiriliyor. Yüksek hızlı trenler, Sivas-İstanbul arasında Yıldızeli, Yozgat, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Arifiye, İzmit, Pendik, Söğütlüçeşme’de duruyor. Bu hattımızda da bugüne kadar toplam 1 milyon 140 bin 577 yolcumuz seyahat etti" ifadelerini kullandı. "Tokat-Ankara arasında günde karşılıklı 4, Tokat-İstanbul arasında ise günde karşılıklı 2 sefer olmak üzere toplam 6 sefer gerçekleştiriyoruz" Yüksek hızlı tren ağını sadece doğrudan hatlarla değil, kombine taşımacılık yöntemiyle de büyüttüklerini vurgulayan Uraloğlu, "25 Ekim 2024 itibarıyla Tokat’ı da sistemimize dahil ettik. Tokat’tan Yıldızeli İstasyonu’na otobüs aktarmasıyla bağlantı sağlıyoruz. Böylece Tokat-Ankara arasında günde karşılıklı 4, Tokat-İstanbul arasında ise günde karşılıklı 2 sefer olmak üzere toplam 6 sefer gerçekleştiriyoruz" dedi. Uraloğlu ayrıca Sivas-Malatya Bölgesel Treni ile İstanbul-Malatya arasında YHT bağlantılı kombine taşımacılığı da devreye aldıklarını hatırlattı.
Muş Bulanık’ta kimliğini unutan öğrenciye polis desteği Muş’un Bulanık ilçesinde, kimliğini evde unutan bir öğrenci, polis ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde bursluluk sınavına yetiştirildi. Bulanık’ta gerçekleştirilen İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı (İOKBS) öncesi yaşanan olay, örnek bir dayanışmaya sahne oldu. Bulanık Anadolu İmam Hatip Lisesi 6. sınıf öğrencisi Ayşenur Kundu, sınava girmek için geldiği okulda kimliğini evde unuttuğunu fark etti. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri, öğrenciyi vakit kaybetmeden Şehitlik Mahallesi’ndeki evine götürdü. Kimliğini alan öğrenci, yine polis ekipleri tarafından sınava gireceği okula yetiştirildi. Sınava dakikalar kala büyük bir panik yaşayan öğrenci Ayşenur Kundu, "Okula geldiğimde kimliğimi unuttuğumu fark ettim. O anda polis ağabeyler aklıma geldi. Sağ olsunlar beni hemen evime götürüp kimliğimi almamı sağladılar ve tekrar okula yetiştirdiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" dedi. Öğrencinin ailesi de duyarlı davranışlarından dolayı polis ekiplerine teşekkür ederken, görevli polislerin bu örnek davranışı takdir topladı. Okullarda görev yapan polis ekiplerinin dikkati ve hızlı müdahalesi sayesinde öğrencinin sınava zamanında yetişmesi sağlanırken, olay vatandaşlar tarafından da "örnek bir kamu hizmeti" olarak değerlendirildi.
Bursa Kontakta anahtarı görüp gözlerine inanamadılar: Kargo aracını çaldılar Bursa’da kargo dağıtımında kullanılan hafif ticari aracı, anahtarı kontak üzerinde görünce çalan 2 şüpheli, polis ekiplerinin nefes kesen takibi sonucu yakalanarak tutuklandı. Film sahnelerini aratmayan kovalamaca anları ise kameraya yansıdı. Olay, 22 Nisan 2026 günü saat 19.30 sıralarında Yıldırım ilçesi Güneştepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kargo dağıtımı yapan sürücünün kısa süreliğine araçtan indiği sırada, anahtarın kontakta olduğunu fark eden şüpheliler fırsatı değerlendirerek beyaz renkli hafif ticari aracı çaldı. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, çalıntı aracın Yunuseli Mahallesi’nde olduğunu belirledi. Ekiplerin ’dur’ ihtarına uymayan şüpheliler ile polis arasında kovalamaca yaşandı. Kaçışın sonu ise uzun sürmedi, şüpheliler aracı terk ederek izlerini kaybettirmeye çalıştı. Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekipleri olayın peşini bırakmadı. 42 farklı noktadaki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, 100 saati aşkın görüntüyü didik didik ederek şüphelilerin kimliğini tespit etti. Düzenlenen operasyonla yakalanan S.A. ve B.Ş.’nin çok sayıda suç kaydı olduğu öğrenildi. Gözaltına alınan şüpheliler, ifadelerinde suçu itiraf ederken, araçtan çalınan 1 cep telefonu ve çok sayıda kargo ürünü de eksiksiz şekilde ele geçirilerek sahibine teslim edildi. Öte yandan şüphelilere ehliyetsiz araç kullanmak ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek gibi suçlardan toplam 240 bin TL idari para cezası kesildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Muş Bulanık’ta kimliğini unutan öğrenciye polis desteği Muş’un Bulanık ilçesinde, kimliğini evde unutan bir öğrenci, polis ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde bursluluk sınavına yetiştirildi. Bulanık’ta gerçekleştirilen İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı (İOKBS) öncesi yaşanan olay, örnek bir dayanışmaya sahne oldu. Bulanık Anadolu İmam Hatip Lisesi 6. sınıf öğrencisi Ayşenur Kundu, sınava girmek için geldiği okulda kimliğini evde unuttuğunu fark etti. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri, öğrenciyi vakit kaybetmeden Şehitlik Mahallesi’ndeki evine götürdü. Kimliğini alan öğrenci, yine polis ekipleri tarafından sınava gireceği okula yetiştirildi. Sınava dakikalar kala büyük bir panik yaşayan öğrenci Ayşenur Kundu, "Okula geldiğimde kimliğimi unuttuğumu fark ettim. O anda polis ağabeyler aklıma geldi. Sağ olsunlar beni hemen evime götürüp kimliğimi almamı sağladılar ve tekrar okula yetiştirdiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" dedi. Öğrencinin ailesi de duyarlı davranışlarından dolayı polis ekiplerine teşekkür ederken, görevli polislerin bu örnek davranışı takdir topladı. Okullarda görev yapan polis ekiplerinin dikkati ve hızlı müdahalesi sayesinde öğrencinin sınava zamanında yetişmesi sağlanırken, olay vatandaşlar tarafından da "örnek bir kamu hizmeti" olarak değerlendirildi.
Diyarbakır Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.