ASAYİŞ - 14 Nisan 2026 Salı 09:42

Yapay zekâyla sahte mahkeme belgesi düzenleyip dolandırmaya çalıştılar

A
A
A
Yapay zekâyla sahte mahkeme belgesi düzenleyip dolandırmaya çalıştılar

Batman’da deepfake yapay zeka teknolojisiyle sahte ses ve görüntüler üreterek dolandırıcıların ağına düşürmeyi planladığı şahıs avukatının dikkati sayesinde dolandırılmaktan son anda kurtuldu. Avukat Ali Haydar Dereli, mesleki hayatında ilk defa böyle bir dolandırıcılık yöntemiyle karşılaştığını ifade ederek vatandaşlara "Hiçbir mahkeme SMS ya da WhatsApp yoluyla karar göndermez" uyarısında bulundu.


Edinilen bilgiye göre, dolandırıcılar WhatsApp üzerinden yapay zekâ üzerinden hazırladıkları sahte mahkeme dosyasıyla vatandaşı dolandırmaya çalıştı. Dolandırıcılar, vatandaşa vergi usul kanununa aykırı işlem yaptığını söyleyerek, 30 bin TL’lik ödemeyi gerçekleştirmesi halinde davayı kapatabileceklerin aksi halde ise hapis cezasıyla karşılaşabileceği bilgisini iletti.


Durumdan şüphelenen vatandaş, ilgili sahte mahkeme evrakını avukatına gönderdi. Müvekkili tarafından kendisine gönderilen belgeyi inceleyen Avukat Ali Haydar Dereli sahte evrak üzerinde yaptığı incelemede müvekkilinin dolandırıcıların ağına düştüğünü fark etti. Yapay zekâyla hazırlanan evrak üzerinde teknik açıdan birçok hata bulunduğunu tespit eden Ali Haydar Dereli mesleki hayatında ilk defa böyle bir dolandırıcılık yöntemiyle karşılaştığını ifade ederek vatandaşlara uyarılarda bulundu.


Hiçbir mahkemenin sosyal ağlar veya SMS yoluyla karar tebliğ etmediğini vurgulayan Dereli, vatandaşlara bu tür durumlarla karşılaşmaları halinde mutlaka hukukçulara başvurmaları gerektiğini söyledi. Dereli ayrıca vatandaşın kendisi hakkında hangi davaların olduğunu, Vatandaş UYAP üzerinden sorgulaması gerektiğini dile getirdi.



"Belgenin yapay zekâyla hazırlandığı oldukça belliydi"


Belge üzerindeki hataların sadece bir hukukçu gözüyle fark edilebileceğini ve vatandaşların bu tuzağa kolayca düşebileceğini ifade eden Ali Haydar Dereli, "Müvekkilimiz Bayburt’tan bizi aradı. Kendisine WhatsApp’tan bir mahkeme kararının iletildiğini ve kararda bugün ödeme yapmazsa ceza ödeyeceğini, hatta hapis cezası çıkacağını belirten ifadeler olduğunu söyledi. Tabii biz, hemen bugün ödeme yapılmasını gerektiren bir durumdan bahsedilince bunun bir dolandırıcılık olayı olabileceğini düşündük. Yine de emin olmak için kararın bize gönderilmesini istedik. Müvekkilimiz kararı WhatsApp’tan gönderdiğinde açıkçası ilk başta gülümsedik. Çünkü kararın başında Adalet Bakanlığı’nın logosu yer alıyordu. Oysa hiçbir mahkeme kararında Adalet Bakanlığı logosu bulunmaz. Zira mahkemeler bağımsızdır. Karara baktığımızda üstte hâkim, altta ise icra müdürünün imzasını gördük. Bu da tamamen hukuka aykırıdır. Çünkü bir mahkeme kararında yalnızca hâkimin imzası bulunur. Kararın içeriğini incelediğimizde üst tarafta ceza hükümleri, alt tarafta ise hukuk hükümleri olduğunu gördük. Ayrıca dava açılış tarihi ile karar tarihinin aynı gün olduğu, esas ve karar numaralarının birbiriyle uyuşmadığı gibi birçok hukuka aykırılık tespit ettik. Bunun üzerine müvekkilimize sakin olmasını ve bunun sahte, dolandırıcılık amaçlı bir belge olduğunu ifade ettik. Müvekkilimiz de rahatladı. Daha sonra başka vatandaşların mağdur olmaması adına bu kararı sosyal medyada paylaştık. Belgenin yapay zekâ ile hazırlandığı oldukça belliydi. Çünkü yapay zekâ kaynaklı birçok hata ve eksiklik bu belgede de mevcuttu. Nitekim esas ve karar numaralarının, tarihlerle uyuşmaması; hukuk ve ceza hükümlerinin karışık şekilde yer alması; hukuk mahkemesi kararı gibi görünmesine rağmen hapis cezası içermesi gibi çok sayıda hata bulunuyordu" dedi.



"Evrakta sadece hakim ve icra müdürüne ait bilgiler doğruydu"


İlerleyen süreçte dolandırıcıların bu yöntemi daha profesyonel hale getirebileceği uyarısında bulunan Ali Haydar Dereli, "Ancak dikkat çekici olan bir husus vardı, kararda yer alan hâkim ve icra müdürüne ait isim ve sicil numaraları doğruydu. Muhtemelen vatandaşın araştırıp gerçek zannetmesi için bu bilgileri doğru yazmışlardı. Bunun dışındaki tüm içerik ise yanlıştı. Vatandaşın panik anında bu detayları fark etmesi ise oldukça zordur. Vatandaşlarımıza tavsiyemiz şudur. Öncelikle hiçbir mahkeme SMS ya da WhatsApp yoluyla karar göndermez. Mahkemelerin belirli bir tebligat usulü vardır. Yine hiçbir mahkeme ‘bugün son gün, hemen ödeme yap’ şeklinde bir bildirimde bulunmaz. Çünkü mahkeme kararlarının itiraz süreleri vardır ve kesinleşmiş kararların dahi tebliğ edilmesi gerekir. Ayrıca hiçbir mahkeme, hesap numarası göndererek doğrudan ödeme talep etmez. Vatandaşlarımız böyle bir durumla karşılaştığında, karşı tarafa kesinlikle cevap vermeden bir hukukçuya danışmalıdır. Çünkü karşı tarafla iletişim kurulduğu anda dolandırıcılık süreci başlayabilir. Bu işi profesyonel şekilde yapan kişiler, kurdukları iletişim üzerinden insanları kolaylıkla mağdur edebilmektedir. Ne yazık ki dolandırıcılık olayları Türkiye’de ciddi şekilde artmıştır. Artık sahte mahkeme kararları bile kullanılmaktadır. Bugün karşılaşılan bu yöntem, ilerleyen süreçte daha profesyonel hâle gelebilir. Vatandaşlarımızın dikkatli olması, mutlaka uzman görüşü alması ve SMS, telefon ya da WhatsApp üzerinden gelen bu tür mesajlara kesinlikle cevap vermemesi gerekmektedir. Yapay zekâ da bu tür dolandırıcılık girişimlerinde kullanılmaktadır. Bu durumu ilk kez bu şekilde gördük. Şu anki örnek acemice hazırlanmış olabilir; ancak ilerleyen süreçte daha gerçekçi örneklerle karşılaşılması mümkündür. Ayrıca yapay zekâ ile dava dilekçesi hazırlayanlar da bulunmaktadır. Bunu da tavsiye etmiyoruz. Çünkü yapay zekâ hatalar yapabilir. Nitekim bu belgede de çok bariz hatalar mevcuttur. Mesleki tecrübemiz sayesinde bir dilekçenin yapay zekâ ile mi yoksa gerçek bir hukukçu tarafından mı hazırlandığını anlayabiliyoruz. Vatandaşlarımız yapay zekâ tarafından oluşturulan her bilgiye sorgulamadan inanmamalıdır. Çünkü yapay zekâ bir programdır ve hata yapma ihtimali her zaman vardır" diye konuştu.



Yapay zekâyla sahte mahkeme belgesi düzenleyip dolandırmaya çalıştılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Başkan Şimşek sezon öncesi üreticiyi dinledi Kuzey Yarımküre’de açık alanda yetiştirilen ilk kirazın üretildiği Şehzadeler’de hasat öncesi hazırlıklar sürerken, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek üreticilerle bir araya gelerek sezon öncesi değerlendirmelerde bulundu. Manisa’nın önemli tarım merkezlerinden biri olan Şehzadeler’de erkenci kiraz hasadı önümüzdeki hafta başlayacak. Bölgede hasat hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek Sancaklıiğdecik Mahallesi’nde üreticileri ziyaret ederek sezon öncesi çalışmaları yerinde inceledi. Tarlada üreticilerle sohbet eden Başkan Şimşek, erkenci kiraz üretimi hakkında bilgi aldı, üreticilerin talep ve beklentilerini dinledi. Hasat öncesi yapılan hazırlıkların önemine dikkat çeken Şimşek, Şehzadeler’in tarımsal üretimdeki güçlü konumuna vurgu yaptı. Başkan Şimşek yaptığı açıklamada, "Şehzadeler, tarımsal üretimde önemli bir yere sahip. Erkenci kirazımızla hem ülke ekonomisine katkı sağlıyor hem de üreticimizin emeğini değerle buluşturuyoruz. Hasat öncesinde üreticilerimizle bir araya gelerek süreci değerlendirdik. İnşallah önümüzdeki hafta başlayacak hasatla birlikte bereketli ve bol kazançlı bir sezon geçireceğiz." ifadelerini kullandı. Bölgede hasadın başlamasıyla birlikte erkenci kirazın hem iç piyasada hem de ihracatta önemli bir yer tutması beklenirken, üreticiler de bu yıl verim ve kalite açısından umutlu olduklarını dile getirdi.
Nevşehir "Hakkımı alamadım" dedi, aldığı paralar ile birlikte Nevşehir’de yakalandı İstanbul’da çalıştığı iş yerinde haklarını alamadığını öne süren ve işverenine ait 1 milyon 650 bin TL ile kayıplara karışan şahıs, Nevşehir’de kaldığı otelde eski eşi ve eski kayınvalidesi ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Edinilen bilgilere göre, olay, İstanbul Tuzla’da meydana geldi. Hırdavat ve inşaat malzemeleri satışı yapan firma sahibi Erkan K., polis merkezine başvurarak yaklaşık 1 yıldır yanında çalışan Miraç Y.’nin bankadan çektiği 1 milyon 650 bin TL’yi alarak kaçtığını iddia etti. Erkan K. ifadesinde, Tuzla İçmeler’de bulunan bir banka şubesinden çektiği parayı çanta içerisinde iş yerine getirdiğini, ardından çalışanı ile birlikte depoya gittiklerini belirtti. Depo önünde araçtan indiği sırada Miraç Y.’nin kendisini iterek araca bindiğini ve içerisinde para bulunan çanta ile birlikte olay yerinden uzaklaştığını öne sürdü. Olayın ardından aracın Pendik’te bulunduğunu, şüphelinin ise eşi ve çocuklarını alarak ortadan kaybolduğunu ifade ederek şikayetçi oldu. Nevşehir’de kaldığı tespit edildi Olay sonrası başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli Miraç Y.’nin Nevşehir’de bir otelde kaldığı tespit edildi. Yapılan incelemelerde, şüphelinin Nevşehir merkezde bulunan bir otelde konakladığı, eski eşi Neslihan B. ile kayınvalidesi Tülün G.’nin de aynı otelde farklı odalarda kaldıkları belirlendi. Cumhuriyet savcılığı talimatıyla şüphelilerin yakalanması, üzerlerinde ve eşyalarında arama yapılması ve dijital materyallerine el konulması yönünde işlem başlatıldı. Yapılan çalışmada şüpheliler kaldıkları otelde yakalanarak gözaltına alındı. Suçlamaları reddetti Emniyette ifade veren şüpheli Miraç Y., suçlamaları reddederek parayı gasp etmediğini savundu. İşvereninin yönlendirmesiyle çantayı alarak yola çıktığını öne süren şüpheli, daha sonra yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle karar değiştirdiğini ifade etti. Yaklaşık 1 yıl çalışmasına rağmen sigorta, maaş ve komisyon haklarının verilmediğini iddia eden Miraç Y., bu nedenle mağdur edildiğini ileri sürdü. Şüpheli Miraç Y. emniyette verdiği ifadesinde suçlamaları reddederek parayı gasp etmediğini savundu. İşvereninin yönlendirmesiyle parayı bir şahsa teslim etmek üzere yola çıktığını öne süren şüpheli, daha sonra yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle bu kararından vazgeçtiğini ifade etti. "Para bahçe satışından elde edilen gelir" Nevşehir’e geliş nedenine de açıklık getiren şüpheli, Trabzon’da bulunan kendisine ait bir bahçenin satışından elde edilen gelirin söz konusu para olduğunu iddia ederek, bu parayla kayınvalidesine ait Nevşehir’in Kaymaklı beldesindeki evi yaptırmayı planladıklarını söyledi. Şüpheli, bu nedenle eşi ve kayınvalidesiyle birlikte Nevşehir’e geldiklerini beyan etti. Çantada iddia edildiği gibi 1 milyon 650 bin TL değil, 1 milyon TL bulunduğunu öne süren şüpheli, paranın bir kısmını borçları için kullandığını, kalan 640 bin TL’yi ise polis ekiplerine teslim ettiğini belirtti. Ayrıca müştekinin kendisine ve eşine sosyal medya üzerinden tehdit ve hakaret içerikli mesajlar gönderdiğini iddia ederek şikayetçi oldu. 3 şüpheli de tutuklandı Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen Neslihan B. ve Tülün G. ise ifadelerinde olayla ilgilerinin bulunmadığını, paranın kaynağı ve olayın detaylarıyla ilgili bilgilerinin olmadığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. Emniyetteki ifadelerinin ardından adli makamlara sevk edilen Miraç Y. ile birlikte eski eşi Neslihan B. ve Eski kayınvalidesi Tülün G. tutuklanarak ceza evine gönderildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Gaziantep Eğitim camiasına taze güç: Eğitim Neferleri Sendikası Eğitim camiasının sorunlarına çözüm üretmek ve hak mücadelesinde ortak bir ses oluşturmak amacıyla Eğitim Neferleri Sendikası resmen kuruldu. Genel Merkezi Gaziantep’te bulunan sendika eğitim çalışanlarının hakkını gözetmek ve sorunlarının çözümü için mücadele etmeyi hedefliyor. Alışılmış sendikacılık anlayışını yıkmak için yeni bir yola çıktıklarının altını çizen Eğitim Neferleri Sendikası Genel Başkanı Selçuk Kılınç, "Sadece koltuk sevdalılarının değil, sınıfın en arka sırasında tebeşir tozu yutan, okulun her bir taşında emeği olan her bir ferdin hakkını savunmaya geliyoruz" dedi. Gelen Başkan Kılınç, "Türkiye’nin geleceği, kalem tutan ellerin omuzlarında yükselirken; o ellerin sahipleri olan eğitim çalışanları maalesef yıllardır sendikal bir çıkmazın ve ideolojik bir kuşatmanın ortasında yalnız bırakılmıştır. Eğitim dünyası; asıl öznesini unutan yapılar arasında sıkışıp kalmışken, bu sessiz çığlığa bir cevap olmak üzere Eğitim Neferleri Sendikası tarih sahnesine çıkmıştır. Bizler, köhneleşmiş sendikacılık anlayışını yıkmaya; sadece koltuk sevdalılarının değil, sınıfın en arka sırasında tebeşir tozu yutan, okulun her bir taşında emeği olan her bir ferdin hakkını savunmaya geliyoruz. Bu yürüyüş; Başöğretmen Atatürk ve Türk Milleti’nin birleştirici ruhundan beslenen eğitimcilerin başlattığı bir sendikal harekettir" ifadelerini kullandı. "Hukukal mücadelede tavizsiz, bilimsel temelde kararlı" Eğitim Neferleri Sendikası’nın sadece bir slogan hareketi olmadığını söyleyen Kılınç, "Aynı zamanda bir akıl ve hukuk hareketidir. Bizim mücadelemiz, duygusal tepkilerin ötesinde, tamamen bilimsel araştırmalara ve verilere dayanan bir stratejiyle yürütülecektir. Eğitim sistemindeki aksaklıkları akademik bir titizlikle raporlayacak, çözüm önerilerimizi bilimsel temellere oturtacağız. Ancak bilinmelidir ki; hakkımızın gasp edildiği yerde en büyük gücümüz sarsılmaz hukuk mücadelemiz olacaktır. Üyelerimizin tek bir hakkı için dahi hukuk kürsülerini aşındırmaktan, en üst yargı mercilerinde hakkımızı aramaktan asla geri durmayacağız. Yürüttüğümüz bu mücadelede hukuk, bizim en keskin kılıcımızdır. Adaletin tecelli etmediği hiçbir kararı kabul etmeyecek, eğitimcinin hukuksal zırhı olacağız" ifadelerini kullandı. Milli, manevi ve sosyal bir dayanışma ruhu Mücadelelerinin sadece rakamlarla veya maaş bordrolarıyla sınırlı olmadığının altını çizen Kılınç, "Bizler, kökleri bu toprağın derinliklerine uzanan milli ve manevi değerlerimizi; eğitimin ve sendikal mücadelenin sönmez meşalesi olarak görüyoruz. Sendikacılığı dört duvar arasından çıkarıp hayatın merkezine taşıyacağız. Sosyal etkinlik temelli yaklaşımımızla; üyelerimiz arasındaki bağı sadece kağıt üzerinde değil, kültürel organizasyonlar, sosyal dayanışma projeleri ve ortak paylaşımlarla güçlendireceğiz. Milli kültürümüzü koruyan, manevi dünyamızı zenginleştiren ve nesillerimizi bu şuurla yetiştiren eğitimcilerimizin her daim sosyal sığınağı olacağız" şeklinde konuştu. "Liyakat ve ekonomik refah için tek yürek" Artık sahanın her bir karışında, bilimin ışığında, hukukun gücüyle çarpışan ‘Nefer’ler olduğunu vurgulayan Genel Başkan Kılınç, "Eğitimin her bir neferi bugün ekonomik zorlukların ve liyakatsizliğin kıskacındadır. Eğitim Neferleri Sendikası olarak öğretmenlerimizin ve tüm personelimizin ekonomik refahını yoksulluk sınırının üzerine taşımak, kariyer basamaklarında adaleti sağlamak ve okullardaki şiddetin her türüne son vermek için ant içtik. Bilimsel verilerle desteklediğimiz haklı taleplerimizi, hukuksal gücümüzle masaya taşıyacağız. Türk milletinin zorlu bir dönem geçirdiği bu süreçte yürüttüğümüz kutlu davada korkmadan, yılmadan ve hiçbir pazarlığa girmeden doğruları haykıracağız. Artık eğitim çalışanları seçeneksiz değildir" diye konuştu.
Muğla Muğla’da Nostalji rüzgârı: 70’ler ve 80’lerin film müzikleri büyüledi Muğla, sinema tarihinin unutulmaz melodilerine ev sahipliği yapan özel bir konsere sahne oldu. Muğla Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu, "Film Müzikleri Konseri" ile sanatseverleri geçmişe uzanan büyülü bir yolculuğa çıkardı. Sanat yönetmenliğini Şavk Eryürek’in üstlendiği konser, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. 70’li ve 80’li yılların sinema dünyasına damga vurmuş film müziklerinin seslendirildiği gece, izleyicilere hem duygusal hem de nostaljik anlar yaşattı. Sinemanın altın yıllarından seçilen eserler, güçlü orkestrasyon ve sahne performanslarıyla yeniden hayat buldu. Dönemin ikonik film müzikleri, izleyicileri adeta yıllar öncesine götürürken, salonu dolduran sanatseverler eserlere eşlik etti. Müziğin hafızadaki gücünü bir kez daha ortaya koyan konser, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurdu. Muğla’da düzenlenen bu özel konser, nostaljinin gücünü bir kez daha ortaya koyarken, 70’li ve 80’li yılların unutulmaz film müziklerini yeni nesillerle buluşturması açısından da büyük önem taşıdı. Konserin finalinde salonu dolduran sanatseverler, sahnedeki performansa dakikalarca ayakta alkışlarla karşılık verdi. 70’li ve 80’li yılların unutulmaz film müzikleriyle zirveye ulaşan gece, izleyicilerin coşkusuyla adeta taçlandı. Alkışların uzun süre dinmemesi, gecenin ne denli etkileyici ve başarılı geçtiğinin en güçlü göstergesi olurken, sanatçılar bu yoğun ilgi karşısında seyirciyi selamlayarak teşekkür etti.