GÜNDEM
İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi 11 Mart 2026 Çarşamba - 01:32:33 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 00:31 Ahlat’taki Ahıska Türkleri iftar sofrasında bir araya geldi Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan programa çok sayıda davetli katıldı. Ahlat Belediyesi’ne ait bir alışveriş merkezinde düzenlenen program öncesinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türkleri ile kısa bir toplantı yaparak sorun ve taleplerini dinledi. Daha sonra iftar programına geçildi. Kadir Koçak tarafından yapılan duanın ardından oruçlar açıldı. İftar sonrası konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türklerinin tarih boyunca büyük zorluklar yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı; "Siz kıymetli Ahıskalı Türkler vatan kavramının ne demek olduğunu en iyi bilenlersiniz. 1944 sürgününden beri bir sürü sıkıntılar çektiniz, bir sürü zulümler gördünüz, zorluklar yaşadınız. Ama hiçbir zaman ümidinizi kaybetmediniz. Öz yurdunuza, öz vatanınıza bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gelerek burayı kendinize vatan edindiniz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın iskan kararnamesi ile yaklaşık 300’e yakın, 280 civarında hanemiz şu an Kubbet-ül İslam, şehitler diyarı Ahlat’tasınız. Siz de artık birer Ahlatlısınız. Siz de artık birer Bitlislisiniz ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısınız, Türk vatandaşısınız. Elbette daha önceden ayrıldığınız topraklarınızı özlediğiniz konular olacaktır. Bu insani bir şey. Ama şunu bilin ki bu topraklar da sizin öz vatanınız. Ve biz Ahlatlı hemşerilerimizle sizleri hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Onlar da çok güzel bir kaynaşma içerisindesiniz. Bundan dolayı da çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü sizlerin çalışkanlığını, sizlerin vatan sevgisini ben çok iyi biliyorum. Sizler, Ahıskalı Türkler bulundukları coğrafyaya her daim sadakatle bağlanmıştır. Her daim hizmet etmeyi prensip edinmiştir ve her zaman oraya en güzel şekilde uyum sağlamıştır." Programda konuşan Yavuz Gülmez ise bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek Ahıska Türklerinin yaşadığı zorluklara değindi. Gülmez, "Etrafımız ateş çemberi. Dün Suriye’de olanları gördük. Ondan önceki günlerde Afganistan’da olanları gördük. Şimdi de İran’da olanları görmekteyiz. Bu acıları en fazla yaşayan halk da aslında sizlersiniz. Ben bazen bazı ortamlarda Ahıskalı kardeşlerimizi eleştiren bazı kesimlere şu cevabı veriyorum: Bunlar sınır boylarında bizim namus bekçiliğimizi yaptılar. Ve bu vatanı hakkıyla müdafaa eden çok kıymetli değerlerimizdir diyorum. Biz de Ahlatlılar ve Türkiye vatandaşları olarak ensar vazifemizi yerine getirip bu muhacir kardeşlerimize gönül soframızı, yüreğimizi, kalbimizi açmak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. Son olarak konuşan Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Sekreteri Fuat Uçar ise Ramazan ayının huzur ortamında geçirilmesinin önemine değindi. Uçar sözlerini şöyle sürdürdü; "Değerli halkımız Allah’a şükürler olsun ki yine böyle mübarek bir ayda dünyanın gözbebeği huzurlu bir ülkede vatanımızda bir Ramazan ayını daha idrak ediyoruz. Bu hakikaten de şükredilmesi, her zaman akıldan çıkarılmaması gereken bir durumdur. Bayrağın altında huzurla yaşamak, dünyadaki en lüks yerlerden daha güzeldir. Çünkü vatansızlığın ne kadar acı bir şey olduğunu en iyi bilen Ahıskalı Türklerdir. Bu sebeple böyle güzel bir yerde, hele hele Ahlat gibi kutlu şehirde yaşamak ayrı bir gurur vesilesidir. Aslında bizim Ahıskalı Türklerin buraya yerleşenleri şanslı. Ahlat gibi Türk’ün, dedelerimizin ilk birinci vatanı olan yerde yaşamak bir ayrıcalık. Hakikaten de bunun farkındalığını anlamak lazım. Bu sebeple her zaman bizimle beraber olan, bize gerçekten gönülden her türlü çalışmamıza destek veren devletimizdir. Allah bu devlete zeval vermesin. Ve bunun da arkasında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin olmasıyla bu işler olmuştur. Allah razı olsun." Yapılan konuşmaların ardından toplu hatıra fotoğrafıyla birlikte program sona erdi. İftar programına; Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Türk Akraba Toplulukları Daire Başkanı Anıl Gündüç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Sekreteri Fuat Uçar, Göç İdaresi Başkanlığı Basın Müşaviri Ömer Çetin, İl Göç İdaresi Müdürü Cihan Cavli ve ilgili kurum amirleri yer aldı.
"Orta Doğu’daki savaş havacılıkta kalıcı değişikliklere yol açabilir"
05 Mart 2026 Perşembe - 11:14 "Orta Doğu’daki savaş havacılıkta kalıcı değişikliklere yol açabilir" ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaş, havacılık sektörünü de etkiledi. 1-4 Mart tarihlerinde günlük ortalama 4 binden fazla uçuş iptali olduğuna dikkat çeken Bahçeşehir Üniversitesi Pilotaj Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tüzün Tolga İnan, uzayan rotalar nedeniyle artan maliyetlerin ve savaşın getirdiği risklerin kalıcı değişikliklere yol açabileceğini söyledi. İran’a yönelik ABD ve İsrail tarafından 28 Şubat’ta başlayan saldırılar sonrası yaşanan savaş ortamı farklı ülkeleri de kapsayınca birçok sektör durumdan etkilendi. Savaştan en çok etkilenen sektörlerden biri de havacılık oldu. Saldırılar sebebiyle birçok uçuş iptal edilirken bazı uçuşlarda da aksama yaşandı. Dr. Öğr. Üyesi Tüzün Tolga İnan, 1-4 Mart tarihlerinde günlük ortalama 4 binden fazla uçuş iptali, 19 bin seferde de gecikme olduğunu ifade etti. İnan, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "ABD ve İsrail’in İran’a yönelik büyük çaplı hava operasyonları ile İran’ın bölgeye misillemeleri sonucunda Orta Doğu hava sahalarında geniş çaplı kapanmalar ve NOTAM (uçuşa yasak/uyarı) yayınları yaşandı. Bu durum küresel rotalarda ani yeniden planlamalara, binlerce uçuşun gecikmesine veya iptaline ve hava kargosu ile yolcu taşımacılığında ciddi aksamaya neden oldu." 4 binden fazla uçuş iptali İran, İsrail, Katar ve birkaç Körfez ülkesi ve komşu bölgelerde farklı derecelerde hava sahası kapanmaları raporlanmasının ardından birden fazla ülke geçici olarak hava sahasını kısıtladığını hatırlatan İnan, "Bu durum birçok uzun menzilli hattın doğrudan geçişini imkânsız hâle getirdi. Çeşitli kaynaklar, birkaç günlük dönemde on binlerce uçuşun etkilendiğini belirtti. Yalnızca 1 Mart günü 3 bin 400 uçuş iptali ve yaklaşık 20 bin gecikme yaşandı. 5 Mart’a kadar günlük ortalama 4 binden fazla iptal, 19 bin gecikme rapor edildi. Bu durum hem yolcu mağduriyetine hem de bağlantı zincirlerinin kırılmasına yol açtı" dedi. Değişen rotalar uçuş maliyetlerini artıracak Sürecin Orta Doğu’daki büyük hava yollarını doğrudan etkilediğini de söyleyen Tüzün Tolga İnan, şunları söyledi: "Körfez taşıyıcıları ile pek çok Avrupalı/Asyalı taşıyıcı rotalarını askıya almak veya yoğun şekilde yeniden planlamak zorunda kaldı. Bazı taşıyıcılar belirli hatlarını tamamen durdurdu. Doha, Dubai, Abu Dabi gibi büyük hub’ların geçici kapanması küresel transit akışını bozdu. Hava sahası riskinin artmasıyla birlikte uçaklar daha uzun rotalar kullanmak zorunda kaldılar. Mesela Asya-Avrupa seferleri için alternatif Kuzey ve Orta Asya rotalarına sapma yaşandı. Bu da yakıt tüketimini, uçuş süresini ve mürettebat maliyetlerini artıracaktır." Tazminat taleplerinde artış Aktif çatışma bölgelerinin yakınında uçuş yapılması sigorta maliyetlerini yükselteceğini de söyleyen İnan, "Bazı sigortalar ‘savaş eylemi’ (act of war) sebebiyle kapsamasını sınırlayabilir. Dolayısıyla taşıyıcılar ya ek prim ödemek ya da sigorta dışı riskleri kendileri üstlenmek durumunda kalabilirler. Raporları bu baskının hızlı şekilde arttığını bildiriyor" dedi. Yoğun iptal (re-routing) durumlarının, tüketici hakları ve tazminat taleplerinde artışa sebep olacağına da dikkat çeken İnan, havalimanları ve otoriteler ile koordinasyon yükünün de artacağını belirtti. Kargo taşımacılığında aksamalar oluyor Kargo taşımacılığında yaşanan sorunlara da değinen Dr. Öğr. Üyesi Tüzün Tolga İnan, "Özellikle Avrupa-Asya ve Kuzey Amerika-Asya hatlarında aktarmalar etkilendi. Bu sebeple de yüksek değerli ve acil sevkiyatlarda gecikmeler tedarik zincirlerinde aksamaya neden oluyor. Genel olarak 2026’da hava kargo talebinin yüzde 2,6 büyüme öngördüğü bildiriliyordu. Mevcut durum kısa vadede bu büyümeyi aksatabilir veya yönlendirebilir" dedi. Fiyatlar kalıcı olarak değişebilir Savaşın orta ve uzun vadede sektörel ve politik olarak da sonuç oluşturabileceğini söyleyen Dr. Tüzün Tolga İnan, sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer Körfez hub’larındaki güvenlik algısı uzun süreli olarak düşük kalırsa, taşıyıcılar, Asya içi, Avrupa kuzey koridoru gibi alternatif aktarma merkezleri geliştirerek uzun vadede hub paterninde kalıcı değişikliklere neden olabilir. Ayrıca daha uzun uçuşlar, artan sigorta primleri, yakıt maliyeti oynaklığı ile taşıyıcılar hizmet fiyatlarına kademeli zam yapabilir veya kârlılık baskısı yaşayabilir. Bu da kalıcı fiyat artışlarına sebep olabilir. Uluslararası sivil havacılık otoriteleri (ICAO, Ulusal Sivil Havacılık Kurulları) yüksek risk dönemlerinde uçuş emniyeti ve NOTAM yönetimini sıkılaştırabilir; standardizasyon talepleri artabilir."
Diyarbakır’da kadınlar ’kendilerini savunmayı’ öğreniyor
05 Mart 2026 Perşembe - 11:14 Diyarbakır’da kadınlar ’kendilerini savunmayı’ öğreniyor Diyarbakır merkezli olarak 2020 yılında kurulan Gençlik Derneği, bugüne kadar yürüttüğü seminer, eğitim ve sosyal faaliyetlerle 17 binden fazla kişiye ulaşırken, şimdi de 18-35 yaş arası kadınlara yönelik "Yarının Umutları Kadınlarımız" Projesini 6 ilde 300 katılımcıyla hayata geçirdi. Diyarbakır merkezli olarak 6 yıl önce kurulan Gençlik Derneği, kuruluşundan bu yana İçişleri Bakanlığı ile kamu yararına çeşitli projeler yürütüyor. Dernek, düzenlediği seminerler, eğitim programları ve gezilerle bugüne kadar 17 binden fazla kişiye ulaştı. Toplumsal gelişime katkı sunmayı amaçlayan dernek, farklı alanlarda eğitim faaliyetleri gerçekleştiriyor. Derneğin faaliyet alanları arasında ilk yardım, afet farkındalığı, iletişim, meşru müdafaa, öfke kontrolü, pars yakın müdafaa, değerler eğitimi, tarih eğitimi, liderlik eğitimi, medya, güzellik, ileri sürüş ve rehberlik eğitimleri bulunuyor. Gençlik Derneği, yeni dönemde ’Yarının Umutları Kadınlarımız’ Projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında 18 ile 35 yaş arasındaki kadınlara yönelik çeşitli eğitim ve farkındalık çalışmaları yapılıyor. 6 ilde yürütülecek proje kapsamında şimdiye kadar toplam 300 kadına ulaşıldı. Gençlik Derneği Genel Başkanı ve Uluslararası Kendini Koruma ve Mücadele Organizasyon Genel Sekreteri Mücahit Yılmaz, hanımlara karşılaşabilecekleri haksız saldırıları nasıl kontrol altına almaları gerektiğini öğrettiklerini aktardı. Yılmaz, "Vücudun anatomik olarak daha hassas bölgelerine yönelik savunma tekniklerini hedef alıyoruz. Hırsızlık, taciz ve benzeri haksız saldırı durumlarında, kısa süre içerisinde kendilerini ve sevdiklerini koruyabilecekleri bir program uygulanıyor. Program kapsamında hem anatomik yapı ve fizik kurallarına uygun hareketlerle vücut yapılarını daha ideal bir forma getirmeleri amaçlanıyor hem de kırılan özgüvenlerini yeniden kazanmalarına katkı sağlanıyor. Aynı zamanda her türlü saldırı karşısında daha özgüvenli, daha dinamik ve etkili bir şekilde karşılık verebilmelerine imkan sunuluyor’’ dedi. ’’Her türlü riskli durumlara karşı hazırlıklı olmayı öğreniyoruz’’ Katılımcılardan Dilek Dere, savunma dersleri aldıklarını dile getirdi. Dere, "Kendimizi koruma ve savunma anlamında eğitim görüyoruz. Dışarıda daha güçlü bireyler olabilmek ve karşılaşabileceğimiz olumsuz durumlara karşı kendimizi koruyabilmek için bu derslere katılıyoruz. Sadece erkeklerden değil, genel olarak her türlü riskli duruma karşı hazırlıklı olmayı öğreniyoruz. Aynı zamanda kendi bedenimizi, ruhumuzu ve kişiliğimizi geliştirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz. Bu doğrultuda eğitimlerimize düzenli şekilde devam ediyoruz. Eğitimlerden oldukça memnunuz. Eğitmenimiz büyük bir özveriyle çalışıyor ve derslerde konuları büyük bir gayretle bizlere aktarıyor’’ diye konuştu. Bir diğer katılımcı Havva Polat ise "Ekip arkadaşımız Efsun hanım da projemize gönüllü olarak katılarak cilt bakımı ve el bakımı alanında ekibimize katkı sunuyor. Bu süreçte katılımcılar, cilt ve el bakımı konusunda yapılması gerekenler ile dikkat edilmesi gereken tüm noktalar hakkında bilgi ediniyor. Eğitimler kapsamında öğrenilen bilgilerin katılımcılar tarafından çevrelerindeki diğer kişilere de aktarılması hedefleniyor. Proje kapsamında savunma ve yakın savunma eğitimleri de veriliyor. Eğitimler, Dernek Başkanımız Mücahit hocamız tarafından alıyoruz. Ayrıca psikolog Nezda Esen hanım tarafından katılımcılara yönelik destekleyici eğitimler düzenleniyor. Program kapsamında hukuki konularda da avukat desteği sağlanıyor" şeklinde konuştu. Katılımcı Figen Şiyar da gönüllü olarak uzman psikolog Nezda Esen tarafından kadınlara yönelik öfke ve kriz yönetimi konularında bilgilendirme yapıldığını aktardı. Şiyar, "Program çerçevesinde düzenlenen bu tür toplantılarla bölgede yaşayan kadınlara ulaşılabildiği ölçüde gönüllü olarak destek sunulması amaçlanıyor. Eğitimlerde özellikle öfke kontrolü ve bireyin otokontrolünü geliştirmesi konularına değiniliyor. Bu kapsamda hem çalışma hayatında yer alan kadınların hem de aile içinde çocukları ve eşleriyle olan iletişimlerinde nasıl bir yaklaşım sergilemeleri gerektiğine ilişkin önemli bilgiler paylaşılıyor. Programda ayrıca bireylerin kendi ruh sağlıklarını koruyabilmeleri için dikkat etmeleri gereken noktalar ele alınıyor. Düzenlenen bilgilendirme toplantılarının hem katılımcılar hem de organizasyonda yer alan kişiler açısından faydalı olduğu belirtiliyor" dedi. (MAK-YRT-
Meslek liseli kızların Ramazan’da baklava mesaisi
05 Mart 2026 Perşembe - 11:12 Meslek liseli kızların Ramazan’da baklava mesaisi Türkiye’nin baklava üretimi yapan tek okulu olan Gaziantep’teki Hacı Muzaffer Bakbak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kız öğrencileri, Ramazan ayındaki baklava talebine yetişmek için yoğun mesai harcıyor. Asırlardır Ramazan ikramlarının gözdeleri arasında yer alan ve iftar sofralarının değişmez lezzeti olan "Antep Baklavası" bu Ramazan ayında da rağbet görüyor. Türkiye’nin baklava üretimi yapan tek okulu olan gastronomi şehri Gaziantep’teki Hacı Muzaffer Bakbak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kız öğrencileri ise Ramazan ayında iftar sofralarını tatlandıran baklava için kolları sıvadı. Baklavanın her aşaması maharet istiyor Gaziantep‘in ismiyle bütünleşen baklava, son derece dikkat ve ustalık isteyen ender tatların başında gelirken, Antep fıstığı, tereyağı, kaymak ve sert buğdaydan oluşan baklavanın her aşaması ayrı bir maharet ve emek istiyor. Avrupa Birliği tescilli "Antep Baklavası"nın üretildiği gastronomi şehri Gaziantep’teki kız öğrenciler tarafından üretilen baklava, öğrencilerin maharetli ellerinde zorlu ve bir o kadar da meşakkatli bir sürecin ardından hazırlanarak tezgahlarda müşterilere sunuluyor. Baklava iftar sofralarında ağızları tatlandırıyor Şahinbey ilçesindeki Hacı Muzaffer Bakbak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 2023 yılında kurulan ve 15 kız öğrencinin üretim yaptığı Baklava Sanatları Merkezi’nde (BSM) bin bir emek ve zahmetle üretilen Antep fıstıklı baklava, iftar sofralarında ağızları tatlandırıyor. Piyasaya göre uygun fiyatı nedeniyle Ramazan ayında da büyük talep görüyor Baklava üretimi bölümünde eğitim gören ve siparişlere göre de üretim yapan kız öğrenciler, hem mesleklerini geliştiriyor hem de para kazanıyor. Uygulamalı eğitim alarak alanlarında uzmanlaşan öğrencilerin ürettiği baklava, kilosu 950 liralık uygun fiyatı nedeniyle Ramazan ayında da büyük talep görüyor. Siparişleri yetiştirebilmek için yoğun mesai harcayan öğrenciler, iftar yemeklerinin ardından ikram edilen baklava için özenle çalışıyor. Kız öğrencilerin ürettiği baklava yoğun ilgi görüyor Uygun fiyattan satılan baklavanın yoğun talep görmesi nedeniyle öğrenciler siparişlere yetişmek için yoğun mesai harcıyor. Baklava için hamuru açan ve ardından da tepsilere tek tek dizen öğrenciler, sadeyağ ve Antep fıstığını ekledikten sonra hamuru eşit boylarda kesip, tepsileri fırına veriyor. Fırından çıkan baklava öğrenciler tarafından önceden hazırlanan şerbet ile buluşturulduktan sonra satışa sunuluyor. Ramazan ayı nedeniyle baklava yurdun dört bir yanından ilgi görüyor. "Ramazan ayında günlük üretimimizi artırdık" Lise Müdürü Ökkeş Kalender, kız öğrencilerin ürettiği baklavanın iftar sofralarında yer aldığını söyledi. Türkiye’de baklava üreten tek okul olduklarını belirten Kalender, "15 kız öğrenci ve 4 yiyecek içecek hizmetleri öğretmenimizle günlük 300 kilogram civarında baklava üretmekteyiz. Bu baklava üretim atölyesinde 15 öğrencimiz yoğun bir gayret sarf etmekte ve baklava üretim aşamalarında her ürünü baklava tepsilerine yerleştirirken yoğun bir emek sarf etmektedirler. Biz Ramazan ayında yoğun bir talep olacağını bildiğimizden dolayı günlük üretimimizi artırdık. Vatandaşımızın da yoğun bir talebi bulunmakta ve bu talepleri karşılamaktayız. Baklava üretim atölyemizin marka tescilini de yapmış bulunmaktayız. Artık Hacı Muzaffer Bakbak Kız Meslek Lisesi’nin baklava üretim atölyesi Baklava Sanatları Merkezi olarak tanınmakta ve bilinmektedir. Sosyal medyada da markamızı yaygınlaştırmaya başladık. Şu anda Gaziantep’te kaliteli ve uygun fiyata baklava üreten bir baklava üretim tesisiyiz. Öğrencilerimizle birlikte vatandaşımıza bu hizmeti vermekten büyük bir gurur duymaktayız. Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan baklava her ailenin evine girmesi gereken bir tatlı ve biz de bu tatlıyı vatandaşımızın sofrasına ulaştırıyoruz. Güvenilir bir şekilde temiz, hijyenik ortamda baklava üreterek hem de uygun fiyata sunmaya çalışıyoruz" dedi. "Ramazan ayında yoğun çalışıyoruz" Öğrencilerden Rabia Dağdeviren, "4 senedir bu okuldayım. Bu okulda olmaktan gurur duyuyorum. İlk geldiğimde bu bölümün çok zorlayacağını ve bu işi yapamayacağımı düşünüyordum. Ama gerçekten burada zaman geçirdikçe bu işin ne kadar kolay ve eğlenceli olduğunu anladım. Şu an Ramazan telaşındayız. Vatandaşlarımız baklavamızı yedikten sonra güzel olduğunu söylüyorlar. Bu da bizi çok mutlu ediyor. Ramazan ayında yoğun çalışıyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz. İyi ki bu bölümü seçmişim. Eğer nasip olursa kendi iş yerimi açmayı istiyorum" diye konuştu.
İZBETON yeni üretim tesisiyle kapasitesini artırıyor
05 Mart 2026 Perşembe - 11:10 İZBETON yeni üretim tesisiyle kapasitesini artırıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentte daha konforlu ve güvenli ulaşım sağlamak amacıyla altyapısını güçlendirerek asfalt yatırımlarına hız verdi. İZBETON’un 25 ayrı asfalt ekibi gece gündüz sahada yol onarım çalışmalarını sürdürürken, ana arterlerde de yenileme çalışmaları devam ediyor. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın verdiği söz doğrultusunda ekip sayısını 40’a çıkarmayı hedefleyen İZBETON, merkez ilçelere daha hızlı ve etkin hizmet sunabilmek için Buca’da yeni asfalt üretim tesisini hizmete açarak üretim kapasitesini artıracak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın İzmirlilere verdiği yol yenileme sözü kapsamında, kentin ana arterlerinden sokak aralarına kadar asfalt çalışmaları artan kapasiteyle sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda sahada gece gündüz görev yapan İZBETON AŞ ekipleri, 25 asfalt yama ekibiyle yol onarımlarını gerçekleştirirken, 5 asfalt serim ekibiyle de ana arterlerde yenileme çalışmalarını sürdürüyor. Günün ilk ışıklarında İZBETON’un Bornova yerleşkesinde dolum yaparak sahaya çıkan ekipler; yağışların yollarda oluşturduğu bozulmalar, kurum kazılarının bulunduğu alanlar ve zamanla tahrip olan noktalarda yama çalışması yapıyor. Ekip sayısının yanı sıra asfalt üretim kapasitesini de artıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılı sonuna kadar İzmir’in 30 ilçesinde kapsamlı bir asfalt yatırımını hayata geçirmeyi hedefliyor. Yoğun yağışlara rağmen 25 ayrı ekiple 50 bin ton asfalt Çalışmalar hakkında bilgi veren İZBETON Yol Altyapı ve Asfalt Uygulama Müdürü Gökay Genç, İzmir’de ulaşım altyapısını güçlendirme hedefi doğrultusunda 2026 yılına güçlü bir saha organizasyonuyla başladıklarını belirtti. Ocak ve şubat aylarının yağışlı geçmesine rağmen 25 ekiple aralıksız çalıştıklarını kaydeden Genç, "İzmir’in ihtiyaç duyduğu yağışlar gerçekleşti ancak bu durum sahadaki çalışmalarımızda kısmi bir yavaşlamaya neden oldu. Buna rağmen ocak ve şubat aylarında toplam 50 bin ton asfalt uygulamasını tamamladık" dedi. Ekip sayısı 40’a çıkacak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın hedefleri doğrultusunda sahadaki ekip sayısının artırılacağını belirten Gökay Genç, çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti. Genç, "Ekiplerimiz gece gündüz, saat sınırlaması olmaksızın görev yapıyor. Ramazan Bayramı’nın ardından ekip sayımızı 40’a çıkarmayı planlıyoruz. Özellikle ana arterlerde yenileme çalışmalarını tamamlayarak vatandaşlarımızın daha konforlu ve güvenli yollara kavuşmasını sağlayacağız" dedi. Buca’da yeni asfalt üretim tesisi Yol yenileme çalışmaları kapsamında, artan ekip sayısına paralel olarak asfalt kapasitesi de artırılıyor. Genç, "Buca’da yeni bir asfalt plenti (üretim tesisi) kurarak kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Mart ayı itibariyle yollarımızı daha güvenli ve konforlu hâle getirme çalışmalarına başladık. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile koordineli olarak özellikle merkez ilçelerdeki ana arter yollarını yeniliyoruz. Bu kapsamda, Buca Uğur Mumcu Caddesi, Ankara Caddesi yan yol ve Gaziler Caddesi gibi önemli arterlerde çalışmalarımız devam ediyor. Vatandaşlarımızın özellikle ana yollarda daha konforlu yollara kavuşmasını hedefliyoruz. Yıl sonuna kadar bu farkı gözle görülür şekilde hissedecekler" dedi.
Minik öğrenciler engelli vatandaşın hayalini gerçekleştirdi
05 Mart 2026 Perşembe - 11:08 Minik öğrenciler engelli vatandaşın hayalini gerçekleştirdi Konya’nın Beyşehir ilçesinde ilkokul öğrencileri bedensel engelli vatandaşa akülü tekerlekli sandalye temin ederek hayalini gerçekleştirdi. Bedensel engelli 40 yaşındaki Gürcü Ayhan, artık pencere kenarından dışarıyı izlemek yerine akülü arabasıyla sokaklarda gezebilecek. Gazi İlkokulu bünyesinde oluşturulan 4/A sınıfı "İyilik Timi", Gürcü Ayhan’ın hayalini gerçeğe dönüştürdü. Yeni Mahalle’de babası ve kardeşleriyle yaşayan Ayhan için temin edilen akülü tekerlekli sandalye, öğrenciler tarafından teslim edildi. Hediye kolisinin açılmasıyla birlikte duygu dolu anlar yaşanırken, akülü arabasına binen Ayhan, mutluluğunu, "Çok mutluyum. Artık akülü arabamla gezeceğim. Pencere kenarına oturmak yok. Göl kenarına gideceğim, gezeceğim, kardeşime gideceğim" sözleriyle dile getirdi. Kız kardeşi Saniye Göker ise 3 yaşında geçirdiği bir sağlık problemi sebebiyle engelli kalan ablasının en büyük hayalinin evden dışarı çıkabilmek olduğunu belirterek, "Yağmuru, karı sadece camdan izliyordu. Göl kenarına gitmek, bir lokantaya ya da kuaföre gitmek onun için hayaldi. Benim evim üçüncü katta, bana bile gelemiyordu. Sandalye ile çıkarmak zor oluyordu. Çocuklarımız küçük ama yürekleri kocaman. Hepsi sağ olsun" dedi. Gazi İlkokulu Müdürü Şahin Ünüvar da, 4/A sınıfı öğrencilerinden oluşturulan İyilik Timinin daha önce de birçok sosyal sorumluluk projesine imza attığını belirtti. Ünüvar, Mardin’de bir ilkokula kitap yardımı, ihtiyaç sahibi öğrencilere bot ve mont desteği sağlandığını ifade ederek, projenin üçüncü ayağında ise bir engelli vatandaşa akülü araba kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Projeye öncülük eden sınıf öğretmeni Çiğdem Yörür, veliler ve öğrencilerin iş birliğiyle akülü arabanın temin edildiğini belirterek, ayrıca yürütülen tekerlekli sandalye kampanyasının sürdüğünü ve ikinci sandalyenin Antakya’daki bir depremzedeye gönderileceğini kaydetti. Yörür, iyilik timinin yeni projelerinin de yolda olduğunu sözlerine ekledi. İyilik Timi öğrencileri ise çok mutlu olduklarını söyledi.
Başkan Subaşı, ’Avantajlı İmar Rantı’ iddiaları hakkında ilk defa konuştu
05 Mart 2026 Perşembe - 11:07 Başkan Subaşı, ’Avantajlı İmar Rantı’ iddiaları hakkında ilk defa konuştu Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, yerel ve ulusal basında yer alan ’Avantajlı İmar Rantı’ iddiaları hakkında ilk defa konuşarak, "Burada yasal olarak haksız oldukları bir konu yok ama etik olarak hoş değil diye bu iç soruşturmayı yaptık. Şimdi, bu üç personelimizden iki tanesi çok pişman olduğunu, utandığını ve zaten ellerinden hemen çıkarttılar o parseli" dedi. Bilecik’te 8 yıldır kanayan bir yara olan Ertuğrulgazi ve Beşiktaş Mahallesi’nde ’18 Uyulması’ sırasında bazı siyasi ve belediye çalışanların arsalarına ’Avantajlı İmar Rantı’ yapıldığı iddialara ortaya atılmıştı. Bu iddialar sonrası Bilecik Belediye Başkanı harekete geçerek, hemen soruşturma başlattı. Bilecik Belediyesi çalışını İç Denetçi Kasım Uyar, ’Muhakkik’ olarak görevlendirildi. Uyar, ilgili müdürlük ve birimde çalışana personelin ifadesine başvurmuştu. "Oradaki iki tane ismi yazarak, bir sürü insanı zan altında bırakıyorsunuz" Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, mart ayı meclis toplantısının birinci birleşimde konu hakkında ilk defa açıklama yaparak, "18 uygulaması mevzusu var birde gündemde. Bu 18 uygulaması ile ilgili türlü türlü dedikodular çıktı; türlü siyasetçilerin ismi geçti. Açıklayamayacağımız hiçbir nokta yok; çünkü bizim farkımız rant sağlamıyor, mümkünatı da yok. Bilecik Belediye çalışanları hiç kimsenin dedikodu malzemesi değil; arkadaşlarımın adının geçmesine izin vermem, baş harflerinin geçmesine dahi izin vermem. Bu da ciddi bir suç unsuru; biz de gerekli girişimleri yapacağız. Oradaki iki tane ismi yazarak ya da işte 6-8 kişi yazarak bir sürü adama hem zan altında bırakıyorsunuz" dedi. "Bu üç personelimizden iki tanesi çok pişman olduğunu, utandığını söyleyerek, ellerinden hemen çıkarttılar o parseli" Subaşı konuşmasının devamında, "Bu bölgede 18 ygulamalar yapıldı, biliyorsunuz ki askıya çıktı. 18 uygulamasında bu mevzu öyle değil mi, askıya çıktıktan sonra iki personelimiz yasal olarak hakları olduğu halde burada üç personelimiz buradan yer satın almışlar ya da yakınları satın almış diyelim. Sonra bu bizim kulağımıza geldi; yani mümkün değil. İşte, atıyorum, Ayşe ablanın parselini görüyorum; askıya çıktıktan sonra alımlar yapılmış. Bunu görmüyoruz, duyduk; biz de gerekli iç soruşturmayı, iç denetimi personeli çalıştırdık. Burada yasal olarak haksız oldukları bir konu yok ama etik olarak hoş değil diye bu iç soruşturmayı yaptık. Şimdi bu üç personelimizden iki tanesi çok pişman olduğunu, utandığını ve zaten ellerinden hemen çıkarttılar o parseli" dedi.
Menemen’de istihdam seferberliğinde hedef 35 bin
05 Mart 2026 Perşembe - 11:05 Menemen’de istihdam seferberliğinde hedef 35 bin Menemen Belediyesi’nin ilçede istihdam seferberliği sürüyor. Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Göreve başladığımız ilk günden bugüne 25 bin hemşehrimizi İŞKUR Hizmet Noktamız aracılığıyla iş sahibi yaptık. Bu yıl 10 bin kişiyi daha iş sahibi yaparak toplam sayıyı 35 bine çıkaracağız. Yeni açılan üretim tesisleri ve belediye olarak yaptığımız hamlelerle Menemen, İzmir’de ve bölgemizde istihdamın merkezi olacak." dedi. Menemen Belediyesi, sosyal yaşam, hizmetler ve eser belediyeciliği alanlarında yaptığı çalışmalar kadar, istihdam alanında da gösterdiği performansla dikkatleri üzerinde topluyor. Başkan Pehlivan’ın göreve geldiği 2021’de işveren ve çalışanı bir araya getirerek 2228 kişinin iş sahibi olmasını sağlayan Menemen Belediyesi, yıllar içinde bu sayıyı katlayarak çoğalttı. Yapılan 128 bin 647 işlemle birlikte 2025 yılı sonuna kadar iş sahibi yapılan vatandaş sayısını tam 25 bine çıkaran Menemen Belediyesi, 2026 için de oldukça iddialı bir çalışma programı uyguluyor. 2026 yılı için 10 bin yeni istihdam hedefi koyan Belediye, yıl sonunda bu hedefin gerçekleşmesiyle birlikte toplam istihdam sayısını da 35 bine yükseltmiş olacak. Kadın istihdamına özel önem Menemen’deki istihdam seferberliğinde kadın istihdamına da büyük önem veriliyor. 2021’den bugüne 5 binin üstünde kadının iş sahibi yapıldığı Menemen’de bu yıl ise hedef 3 bin 500 kadının iş sahibi yapılarak, sosyal yaşamda da daha güçlü bir yer edinmesini sağlamak. "Menemen’de iş var, aş var" İlçedeki istihdam hamlesine yönelik açıklamalarda bulunan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Menemen, İzmir’in kent merkezi ve yeni limanları arasında kalan, otoyol bağlantısı olan, lojistik imkanı çok gelişmiş bir ilçe. Kentimizin bu coğrafi avantajını en iyi şekilde değerlendirerek gerek sosyal yaşamı, gerekse de iş yaşamını geliştirmek kendimize görev bildiğimiz en önemli işlerin başında geliyor. Vatandaşlarımızın yaşam için her geçen gün daha fazla tercih ettiği Menemen’de refah seviyesini en üst düzeye çıkarmak adına yaptığımız istihdam çalışmalarında, bugüne dek rekor düzeyde hemşehrimizi iş sahibi yaptık. Bu niteliğimizi geliştirerek sürdürmek adına, 2026 yılında da ortaya koyduğumuz 10 bin kişilik istihdam hedefimizi gerçekleştirmek için ekip arkadaşlarımız ile birlikte yoğun bir çaba içindeyiz. Çalışma hayatına katılmak isteyen her yaştan hemşehrimizi, kadınımızı, engellimizi, kendilerine en uygun işe yerleştirebilmek adına üretim tesislerimizle sürekli istişare halindeyiz. Çok yakında yeni üretim tesislerinin de ilçemizde faaliyete başlamasıyla, istihdam gücümüzü katlayacağız. Açıkça ifade etmek gerekirse, Menemen’de iş var, aş var." dedi.
Vali Musa Işın, "Maarifin Kalbinde Ramazan" programında öğrencilerle Ulu Camii’nde buluştu
05 Mart 2026 Perşembe - 11:04 Vali Musa Işın, "Maarifin Kalbinde Ramazan" programında öğrencilerle Ulu Camii’nde buluştu Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında; öğrenciler, veliler ve eğitim camiası Kütahya Ulu Camii’nde düzenlenen teravih programında bir araya geldi. Gerçekleştirilen programa Kütahya Valisi Musa Işın, İl Millî Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, il protokolü, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen programda öğrenciler, aileleriyle birlikte saf tutarak teravih namazını eda etti. Programda konuşan Vali Musa Işın, Ramazan ayının yalnızca bir ibadet zamanı olmadığını, aynı zamanda kardeşliğin, yardımlaşmanın ve gönül bağlarının güçlendiği mübarek bir zaman dilimi olduğunu ifade etti. Ramazan’ın tüm âlemi kuşatan bir rahmet iklimi olduğuna dikkat çeken Işın, insanların birbirini sevmesi ve kardeşlik duygularını her zaman canlı tutması gerektiğini vurguladı. Gençlerin camilerde ve manevi ortamlarda bulunmasından büyük memnuniyet duyduğunu belirten Vali Işın, "Gençlerimizin burada olması bizler için büyük bir umut kaynağıdır. Gelecek nesillerimizin güzel yetiştiğini görmek bizleri mutlu ediyor. Biz Allah’a ne kadar bağlanırsak, aramızdaki sevgi ve kardeşlik bağları da o kadar güçlenir" dedi. Konuşmasında millî ve manevi değerlere de değinen Vali Işın, "Bu milleti ayakta tutan en önemli değerler; inancı, ilmi ve ahlakıdır. Bu değerlere sarıldığımız sürece bayrağımız da, milletimiz de dimdik ayakta kalacaktır" ifadelerini kullandı. Gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunmasının önemine de dikkat çeken Vali Işın, ailelere ve topluma önemli sorumluluklar düştüğünü belirterek, gençlerin uyuşturucu, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan uzak tutulması gerektiğini söyledi. Program, yapılan duaların ardından hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Yangından kurtardığı bebekle buluştu, duygusal anlar yaşandı
05 Mart 2026 Perşembe - 11:01 Yangından kurtardığı bebekle buluştu, duygusal anlar yaşandı Adana’da bir apartmanda çıkan yangında yük asansörüyle 13’üncü kata çıkarak baba ile 19 aylık bebeğini kurtaran inşaat işçisi, günler sonra küçük bebekle yeniden bir araya geldi. Duygusal anların yaşandığı buluşmada kurtardığı bebeği öpüp seven işçi, "Bebeğin iyi olması beni çok mutlu etti" dedi. Yangın, Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi’nde bir apartmanın 10’uncu katında 2 Mart günü çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yangın kısa sürede üst katlara sıçrayınca 13’üncü katta bulunan baba ile 19 aylık bebeği mahsur kaldı. O sırada yan apartmana eşya taşımak için gelen yük asansörü binaya yaklaştırıldı. Ancak yoğun duman ve alevler nedeniyle kimse yük asansörüne binip yukarı çıkmaya cesaret edemedi. Kucağındaki bebeğiyle çaresizce bekleyen baba yardım beklerken, çevredeki vatandaşlar da endişeli gözlerle gelişmeleri izledi. Bu sırada yakındaki bir inşaatta iskele ustası olarak çalışan 23 yaşındaki Muhammet Figen, bebeği görünce hiç düşünmeden yük asansörüne binerek 13’üncü kata çıktı. Figen, mahsur kalan baba ve bebeği alarak yük asansörüyle aşağı indirdi. Yangından günler sonra Muhammet Figen, kurtardığı baba Mehmet Güzel ve 19 aylık Muhammed Alparslan Güzel ile bir araya geldi. Figen, küçük bebeği kucağına alıp öperek sevdi. Buluşmada duygusal anlar yaşandı. Yaşadıklarını anlatan Muhammet Figen, "Bebeğin iyi olması beni çok mutlu etti. Bebeklere karşı zaafım var, ben de ailemi küçükken kaybetmiştim. O nedenle bebek gördüm mü dayanamıyorum. Abiler de çocuğunu kaybetmesin diye elimden geleni yaptım. Benim ablamın da 20 yıldır çocuğu olmuyor, o nedenle bebeklere karşı ayrı bir zaafımız var" dedi. Baba Mehmet Güzel (38) ise Figen’e minnettar olduklarını belirterek, "Allah razı olsun ondan, iyi ki varmış, iyi ki yakınlarımızdaymış. Yoksa şu an hayatta olmayabilirdik. Kimse cesaret edip yukarı çıkamamıştı. O olmasa belki şu anda hayatta olmayacaktık" diye konuştu.