GÜNDEM
Evde sanat atölyesi 29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:55:11 Kayseri’de yaşayan seramik sanatçısı Nurcihan Cihan, evine kurduğu atölyesi ile günün her saatinde sanatını bir oda yakından icra edebiliyor. Kayseri’de yaşayan Nurcihan Cihan, çocukluğundan beri kile ve seramik sanatına olan sevgisini akademik hayatıyla birleştirerek seramik sanatçısı oldu. Daha sonra çalıştığı yerlerde üretmeye devam eden Cihan, 26 yıl sonra kendi evine atölye kurmaya karar verdi. Evinin bir odasını tam teşekküllü bir atölyeye çeviren Nurcihan Cihan, yapacağı eserlerini önce çiziyor, sonra işlemlerini tamamlayıp yine odasında bulunan profesyonel seramik fırınından çıkararak sanata çeviriyor. Sanatını evine taşıdığını ve bunu yapabilmek için gereken seramik fırınını alabilmek için 26 yıl beklediğini söyleyen Nurcihan Cihan, "Ben seramikçiyim. KAYMEK’te de öğretmen olarak görev yapmaktayım. Seramik deyince çocukluğum derim. O bölümü okudum üniversitede. Daha sonra yüksek yaptım. Bu bitmeyen bir aşk hikayesi diyebilirim. Ben Kapadokya Kadınları teması ile çalışıyorum. Çünkü Erciyes milyonlarca yıl önce bir patlama yaşadı ve o tüfler de kadınlar gibi zamana direnen varlıklar. O yüzden ikisini birleştirerek bir çalışma yaptım ve kadının bugünkü direnişini anlatan çalışmalar yapmaya devam ediyorum. Ben uzun zamandır seramik yapıyorum ama bu konuyu bir yıldır ele aldım ve çok keyif alarak da devam ediyorum. Seramikle uğraşmaya doğdum doğalı desem, 3 yaşından beri desem abartı olmaz. Doğduğum yer olan Yeşilhisar’daki bir çayda başladı aslında çamurla oynama merakı. Eğitim hayatım da seramikle devam etti. Güzel Sanatlar okuma fırsatım oldu. Çamurla orada buluştum, harika hocalarla çalıştım ve bugünlere kadar bir yolculuk devam etti. Evime taşıdım bu işi. 26 sene bekledim bir seramik fırınım olsun diye. Sonra ev alımıyla beraber fırınımı yerleştirdim. Odaları birleştirdim, evimde bir atölyem var ve burada kadına sanatsal bir dokunuş ile devam ediyorum. Kapadokya ve Kadın temasını birleştirdim ve güzel işler yapıyor ve sergiliyorum" dedi. Cihan, sanatına bir oda ötede olduğunu ve bunun çok büyük bir özgürlük olduğunu söyleyerek, "Bence bu çok büyük özgürlük. Yani eğer benim bir atölyem başka bir mekanda olsaydı ya da bir yerleşkede olsaydı ya da evimin dışında bir yerde olsaydı ben gecenin bir vakti kalktım, işte fırınım ne alemde, işlerim kurudu mu ya da şu an şunu yapmam gerekiyor hadi hemen yapayım deme şansına sahip olamayacaktım. Bir oda kadar yakınım atölyeme, bir yürüme mesafesi kadar ve ilhamın geldiği her an ben bu işi çok rahatlıkla yapabiliyorum ve takip edebiliyorum. Tabi ki önce ilham gelmesi gerekiyor. Sonra bir defterim var, o deftere çizimler yapıyorum. Zaten bir tema var, bir hikaye var. Bütün çalışmalarımın bir hikayesi var. Yaptığım çizimleri Kapadokya toprağıyla, Avanos toprağıyla birleştirerek önce tabii ki yoğurma aşaması, şekillendirme aşaması, rötuşu, bisküvi pişirimi, sırlaması ve fırından çıkış ki zaten en kıymetli kısmı. Sonra izleyiciyle buluşma kısmı oluyor. Benim insanlara tavsiyem de üretsinler. Sadece sanatsal anlamda değil, el sanatları anlamında da mutlaka üretsinler derim" ifadelerini kullandı. (EK
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:54 Aydın’da Kurban Tanıtım Toplantısı düzenlendi Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından yürütülen vekaletle kurban organizasyonuna ilişkin bilgilendirme toplantısı Aydın’da gerçekleştirildi. Diyanet İşleri Başkanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Halit Güldemir’in katılımıyla İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Toplantı, İl Müftüsü Hasan Güneş’in açılış konuşmasıyla devam etti. Güneş konuşmasında, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı’nın toplumsal sorumluluk alanındaki çalışmalarına değinerek, özellikle vekaletle kurban organizasyonunun yurt içi ve yurt dışındaki önemine dikkat çekti. Programda konuşan Strateji Geliştirme Başkanı Halit Güldemir ise din görevlilerinin sahadaki rolüne vurgu yaparak, "Kimsesizlerin kimsesi olma yolunda kapısını çalmadığınız kimse kalmasın" ifadelerini kullandı. Güldemir, Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla yürütülen kurban faaliyetlerinin yurt içi ve yurt dışında gönül köprüleri kurduğunu belirterek, bu çalışmaların birçok insanın İslam ile tanışmasına vesile olduğunu ifade etti. Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı iş birliğinde; 81 il, 922 ilçe, 81 ülke ve 398 bölgede kurban payı dağıtımı gerçekleştirildiğini aktaran Güldemir, 2026 yılı için kurban hisse bedellerinin yurt içinde 18 bin TL, yurt dışında ise 7 bin TL olarak belirlendiğini açıkladı. Programda ayrıca sürecin güven, şeffaflık ve hassasiyet içerisinde yürütülmesinin önemine dikkat çekilirken, sahada görev alacak din görevlilerine başarı dileklerinde bulunuldu. Program sonunda 2025 yılı vekaletle kurban organizasyonunda özveriyle görev yapan din görevlilerine plaket takdim edilirken; toplantıya il müftü yardımcıları, ilçe müftüleri, şube müdürleri, vaizler, imam hatipler, müezzin kayyımlar ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:47 Buca Metrosu’nda 2028 hedefi için çalışmalar sürüyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir tarihinin tek kalemde gerçekleştirilen en büyük yatırımı Buca Metrosu’nu hedeflendiği gibi 2028 yılında tamamlamak için çalışmalarına devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Alpaslan Kara, "Günde 400 bin yolcuya hizmet verecek, konforlu, güvenli ve hızlı bir ulaşım altyapısını İzmir halkına sunmuş olacağız. Bir an evvel işletmeye başlamak için sabırsızlıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Son iki yılda raylı sistem yatırımlarında önemli bir ivme yakalayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, öz kaynaklarıyla yürüttüğü 765 milyon Euro bütçeli Buca Metrosu’nda çalışmalarını sürdürüyor. 13,5 kilometrelik Çamlıkule-Üçyol arasında tünel kazılarının tamamlanmasının ardından hattın Fuar İzmir’e ulaştırılması için de tünel açma makineleriyle kazıya başlayan Büyükşehir Belediyesi, projeyi 2028 yılında tamamlamayı hedefliyor. 17,8 kilometrelik hattın bitirilmesiyle Buca Metrosu Üçyol’da mevcut metro hattına, Şirinyer’de ise İZBAN’a entegre olacak ve Buca’dan kent merkezine ulaşım büyük ölçüde hızlanacak. Kara: "Projenin yüzde 45’ini tamamlamış bulunuyoruz" İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Alpaslan Kara, "Tamamlandığında 17,8 kilometre uzunluğunda olacak Buca Metrosu projesi, 14 istasyondan oluşacak. Projenin yüzde 45’ini tamamlamış bulunuyoruz. Tünellerde ise yüzde 67 seviyesindeyiz. Üçyol’dan Çamlıkule istasyonuna kadar olan çift hat tünelimiz tamamlanmış durumda. Proje yürütülürken uzatılmasına karar verilen Çamlıkule-Fuar İzmir arasındaki tünellerin imalatına başladık. Bu uzatma hattı için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nden onayımızı da aldık. Projenin tamamında 4 TBM ile tünellerimizi kazdık. Bugün itibariyle 3 TBM çalışmakta. 4. TBM’nin de kısa sürede çalışmalarının başlamasını bekliyoruz" dedi. "Sabırsızlanıyoruz" Birçok istasyonda inşa faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Kara, "Bir metro projesinde zaman zaman tüm istasyonlarda aynı ilerleme olmaz. Zaman zaman teknik ve lojistik hazırlıklar yapılır. Kimi zaman da istasyonlardaki inşa faaliyetleri sürer. İnşa faaliyetinin sürdüğü Buca Koop istasyonunda TBM’nin hafriyat çalışmaları ve betonarme çalışmalarımız devam ediyor. General Asım Gündüz, Şirinyer, Çamlıkule’de inşa faaliyetlerimiz devam ediyor. Hem betonarme hem de beton imalatlarımız sürüyor. 3 TBM de faal olarak çalışmaya devam ediyor. 2028 itibariyle projemizde trenlerin de temininin ardından işletmeye başlamayı planlıyoruz. Proje tamamlandığında günde 400 bin yolcuya hizmet verecek, konforlu, güvenli ve hızlı bir ulaşım altyapısını İzmir halkına sunmuş olacağız. Bir an evvel işletmeye başlamak için sabırsızlıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. "Fizibilite çalışmaları da tamamlanma aşamasına geldi" Hattın Fuar İzmir’e uzatılması çalışmalarının da sürdüğünü kaydeden Kara, "Çamlıkule - Fuar İzmir arası yaklaşık 4,5 kilometre. Burasını 2027 yılı içinde tamamlamayı planlıyoruz. 2 TBM, Fuar İzmir’de Çamlıkule’ye, 2 TBM de Çamlıkule’den Fuar İzmir’e doğru gidecek. Bunların tahminimize göre Buca Anadolu Lisesi bölgesinde açacağımız TBM şaftında buluşmalarını öngörüyoruz. Burası aynı zamanda fizibilite çalışmalarını sürdürdüğümüz Buca Anadolu Lisesi istasyonu olacaktır. Bu uzatma hattında yapacağımız 3 rezerv istasyonla ilgili fizibilite çalışmaları da tamamlanma aşamasına geldi. Tahmin ediyorum önümüzdeki ay Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile görüşmelere başlayacağız, son halini vereceğiz. Buca halkının da konforlu bir ulaşıma sahip olması için gerekli istasyonların inşasına başlayacağız" dedi. "Karabağlar Metrosu projemiz bakanlık tarafından onaylandı" Son olarak kent genelinde ulaşım projelerine yoğunlaştıklarını kaydeden Kara, "İzmir’in özellikle Karabağlar ve Buca ilçesi gibi çok büyük bir nüfus yoğunluğuna ve ulaşım altyapısına ihtiyacı olan bölgelerimiz. İki bölge için de çok ciddi ulaşım projelerimiz var. Karabağlar Metrosu projemiz bakanlık tarafından onaylandı, önümüzdeki dönemde ihalesi için finansman ve ihale çalışmaları başlayacak. Buca Metrosu da bu dönem içinde tamamlanacak şekilde çalışmalarımız sürüyor. Bu sene bitmeden Buca Metrosu araçları için ihale hazırlıklarımızı tamamlamış olacağız. İnşaat çalışmalarının tamamlanmasıyla, araçların da burada olmasını hedefliyoruz. Araçlar geldiğinde bir an evvel testlere başlayıp hattımızın işletmeye açılması söz konusu olacak" ifadelerini kullandı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:46 Seyhan Belediyesine "paralel muhtarlık" tepkisi Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Pınar Mahallesi’nde belediye tarafından kurulan hizmet noktası, muhtarlık ile belediyeyi karşı karşıya getirdi. Mahalle Muhtarı Saniye Çelik, söz konusu birimin muhtarlığa alternatif olarak kurulduğunu öne sürerek tepki gösterdi. Çelik, "Seçilmiş muhtarı yok sayarak mahallede paralel bir yapı oluşturuluyor" dedi. Seyhan Belediyesi Pınar Mahallesi Nazım Hikmet Caddesi üzerindeki bir parka konteynerden ’hizmet noktası’ kurdu. 2009 yılından bu yana Pınar Mahallesi Muhtarlığı yapan Saniye Çelik, kurulan hizmet noktasının belediyenin kendisine bir operasyonu olduğunu öne sürdü. "Paralel bir muhtarlık koydular" Saniye Çelik, "Buraya paralel bir muhtarlık koyarak mahalle sakinlerimize ’şikayetlerinizi buraya yapın’ diyorlar. 2009 yılından bu yana 4 dönemdir bu mahallenin muhtarıyım. Mahalledeki bütün sıkıntıları belediyenin ilgili kurumlarına anında gönderiyorum. 2 yıldan bu yana hizmet yapmayan bir belediye ile karşı karşıyayız. Asli görevlerini yapmayıp halkımızı ve bizi zor durumda bırakan bir belediye var" dedi. "Halkın seçtiği muhtarı yok sayıyorlar" Belediyenin kendisinin başarılı olmasını istemediğini savunan Çelik, "Bizim bir sorunumuz yok ama onların bize bir kastı var. Seçilmiş bir muhtara, halkın iradesine karşı koyup ’seni biz dikkate almıyoruz’ diyerek karşımıza böyle bir yer koydular. Mahallemizde bulunan bir parkın içerisine konteyner koyarak şahsıma karşı güç gösterisinde bulunuyorlar. Böyle yaparak bizi taciz ediyorlar. Halkın seçtiği muhtarı yok sayıyorlar" diye konuştu. "Muhtara gitmeyin bize gelin" Çelik, "Asli görevlerini yapmayan belediyeye karşı başvurularım ve dilekçelerim dikkate alınmadığı için eylemler yapmaya başladım. Gece fenerle yola çıkarak soranlara ’belediye başkanımızı arıyoruz’ dedim. Bu eylem sonrası baktım ki yine hizmet yok. Daha sonra fiilen ölmüş bir belediye hizmet yapamaz diyerek tabutlu bir eylem yaptım. Bir tabut getirerek eylemde bulundum. Maalesef o da işe yaramadı. En son kendileri, muhtarlığıma karşı tepki olarak yeni yeri açtılar. ’Muhtara gitmeyin, bize gelin’ demeye başladılar" dedi. "10-11 kişi gelip sonra kahvelerde oyun oynuyorlar" Mahalle sakinlerinden Tayfun Günay ise hizmet noktasının amacına uygun kullanılmadığını iddia ederek, "Buraya sabah 10-11 kişi gelip biraz durup, daha sonra dağılıyorlar. Kahvelere gidip oyun oynuyorlar. Akşam olduğu zaman hepsi buraya tekrar toplanıyor. Bir hizmet amacıyla değil, istihdam oluşturmak amacıyla burayı kurmuşlar" dedi. "Hizmet etmeye çalışıyoruz" Hizmet noktasında görevli İsmail Tilhe ise, "Bizim kendisiyle hiçbir sıkıntımız yoktur. Bu mahallede seçilmiş bir muhtardır. Biz çalışanız ve belediyemiz buraya bir hizmet noktası kurdu. Biz de geldik, burada hizmet etmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı
28 Nisan 2026 Salı - 07:51 Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor
28 Nisan 2026 Salı - 07:41 Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.
Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü: "‘Hastaneler satılıyor’ şeklindeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 22:25 Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü: "‘Hastaneler satılıyor’ şeklindeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır" Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü, Resmi Gazete’de yayımlanan taşınmaz listesine ilişkin bazı medya organlarında ve sosyal medya platformlarında yer alan ‘Hastaneler satılıyor’ iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün resmi sitesinden yapılan açıklamada, "Son günlerde bazı medya organlarında ve sosyal medya platformlarında, Resmi Gazete’de yayımlanan taşınmaz listesine ilişkin ‘Hastaneler satılıyor’ şeklinde yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu karar, fiilen kullanılmayan veya işlevini yitirmiş taşınmazların yeniden değerlendirilmesine yöneliktir. Listede yer alan ve sağlık hizmeti sunulan kurumlara ait taşınmazlar korunacaktır. Bu taşınmazlar içinde yer alan yalnızca atıl durumdaki kısımlar ifraz edilerek değerlendirilecektir. Nitekim süreç devam etmekte olup, nihai planlamalar kapsamında bazı taşınmazların kısmi olarak kullanımının sürdürülmesi, bazılarının ise kapsam dışında tutulması değerlendirilebilecektir. Sağlık hizmeti sunan hiçbir kamu hastanesinin satılması söz konusu değildir. Son 23 yılda 27 Şehir Hastanesi, 21 Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 760 devlet hastanesi, 449 ek bina, 128 Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile 151 bin nitelikli yatak kapasitesini hizmete kazandıran ve sağlık altyapısını dönüştüren güçlü bir vizyonun aktif bir sağlık tesisini elden çıkarması gibi bir yaklaşımı olamaz. Vatandaşlarımızın yalnızca resmi açıklamaları esas almaları ve gerçeği yansıtmayan iddialara itibar etmemeleri önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.
2026 Bağımsızlık Yılı Ödülleri törenle sahiplerini buldu
27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:32 2026 Bağımsızlık Yılı Ödülleri törenle sahiplerini buldu Ankara’da Gençlik İçin "Umut Hareketi": 2026 Bağımsızlık Yılı Ödülleri, düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Ankara Gençlik Gönüllüleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından Keçiören Neşet Ertaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Umut Hareketi Belgesel Gösterimi ve 2026 Bağımsızlık Yılı Ödül Töreni", bürokrasi, iş dünyası, siyaset ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Gecede bağımlılık ve akran zorbalığı ile mücadelenin bir "beka sorunu" olduğuna dikkat çekildi. Ankara Gençlik Gönüllüleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Erhan Bayram’ın açılış konuşmasının ardından "Umut Hareketi" belgeseli izlendi. "Türk gençliğini bu bataklıktan çekip çıkarmak için elimizi taşın altına koymak zorundayız" Belgeselin ardından yeniden kürsüye çıkan Bayram, son günlerde artan akran zorbalığı ve her türlü bağımlılık sorununa dikkat çekerek, "Bu mesele sadece bir sosyal sorumluluk projesi değil, ülkemizin ve geleceğimizin beka sorunudur. Türk gençliğini etrafını saran bu bataklıktan çekip çıkarmak için istisnasız hepimiz elimizi taşın altına koymak zorundayız" ifadelerini kullandı. Bağımsızlık Yılı Ödülleri sahiplerini buldu Bayram’ın konuşmasının ardından toplumsal duyarlılık, kamu hizmeti ve bağımlılıkla mücadelede öne çıkan isimlerin ödüllendirildiği "2026 Bağımsızlık Yılı Ödül Töreni"ne geçildi. Gece boyunca Onur, Hizmet ve Motivasyon olmak üzere üç farklı kategoride ödüller sahiplerine takdim edildi. Onur Ödülleri’ne Ankara Vali Yardımcısı Namık Kemal Nazlı, Necmi İlhan, Zehra Arıkan ve Gazi Lokman Aylar layık görülürken, Hizmet Ödülleri’ne Nevzat Özer, Mithat Coşkun, Büşra Var ve Makbule Tokur Kesgin layık görüldü. Motivasyon Ödülleri ise Yüksel Coşkun, Melih Karabacak, Muharrem Beşir, Mustafa Karataş, Deniz Yük’e verildi. Ödül takdimlerinin ardından sahneye çıkan halk sanatçısı Güngör Cebeci şarkılarını seslendirdi.