GÜNDEM
27 Mart 2026 Cuma - 22:41 Gaziosmanpaşa’da 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü etkinliği düzenlendi Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü etkinliği düzenlendi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla tiyatro sanatının toplumsal ve kültürel hayattaki önemine dikkat çekmek için etkinlik düzenlendi. Gaziosmanpaşa Kültür Merkezi Aziz Sancar Kütüphanesi’nde düzenlenen programa Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Alveroğlu, ünlü oyuncu Cem Kurtoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış konuşmalarının ardından program Gaziosmanpaşa Kültür Merkezi Doğaçlama Tiyatro Ekibi’nin tiyatro gösterisi ile devam etti. Pasta kesimi sonrası program Sanat Akademisi Müzik Grubu’nun yaptığı müzik dinletisi ile sona erdi. "Gaziosmanpaşa Belediyesi olarak kültür sanata büyük önem vermekteyiz" Program öncesi konuşan Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Alveroğlu, "Bugün Gaziosmanpaşa’da 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutlamak için bir araya geldik. Değerli üstadım Cem Bey’de bugün bizleri yalnız bırakmadı. Gaziosmanpaşa Belediyesi olarak kültür sanat’a büyük önem vermekteyiz. Bu manada da bugün burada hem bir tiyatro gösterimiz olacak, hem de sanat etkinliklerimiz olacak. Katılımlarından dolayı Cem Bey’e çok teşekkür ediyoruz" dedi. "Sanata verilen önemin artarak devam etmesini diliyorum" Programa konuk olan oyuncu Cem Kurtoğlu, "Ben misafir değilim artık buranın yerlisiyim. Epey zamandır burada, çok değerli arkadaşlarımızla zaman geçirdik. Bu akşam da onları inşallah seyredeceğiz. Gaziosmanpaşa bizim yerimiz. Bu etkinliklerin, sanata verilen önemin artarak devam etmesini diliyorum. Öyle olduğunu da görüyorum. Atatürk’ün söylediği gibi ‘Sanatsız kalmış bir toplumun, damarlarından biri kopmuş demektir’ Yüzde yüz katılıyorum. Artık o damarlar hiçbir zaman kopmayacak. Hatta güçlenerek devam edecek" ifadelerini kullandı. Etkinlikte konuşan Gaziosmanpaşa Kültür Merkezi Doğaçlama Tiyatro Ekibi oyuncusu Nazife Akyürek, "Herkesin Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutluyorum. Bu özel günde yaptığımız bu güzel işi bir o kadar daha köklü olarak hissediyoruz. Yaşıyoruz ve devamını yaşamak istiyoruz. İnsanlara bunu örnek olarak devam ettirmek istiyoruz. Bu aslında anlatılmaz yaşanılır bir şey o yüzden yaşamak gerekiyor. Bugün çok eğlenceli bir program olacak. İçerisinde tiyatro, müzik var. Hep beraber bir ambiyans yaşayacağız. Doğaçlama tiyatro yapacağız" diye konuştu. Tiyatro oyuncusu Murat Oğru, "Aslında tiyatroda çok az zamandır varım. 3 yıldır içerisindeyim ama girdim ve bir doğaçlama ekibim oldu. Birçok klasik tiyatro oyununda oynadım. Birçok usta ile çalışma fırsatı buldum. Benim için çok anlamlı bir gün. Bugün bir doğaçlama tiyatro performansı sergileyeceğiz. Bu tiyatro dalı hakkında hiç bir fikri olmayan insanların en azından kafasında bir şey canlanmasını sağlayacağız" şeklinde konuştu.
27 Mart 2026 Cuma - 22:40 Ankara Filistin Dayanışma Platformu’ndan "Aksa’ya Sahip Çık" yürüyüşü Ankara Filistin Dayanışma Platformu Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatıpmasını protesto etmek için Kocatepe Camii’nde bir araya geldi. Ankara Filistin Dayanışma Platformunun çağırısı üzerine Kocatepe Camisi’nde toplanarak akşam namazı kılan binlerce kişi, ardından cami avlusunda bir araya geldi. Vatandaşlar "Aksa’ya Sahip Çık" pankartıyla Sıhhiye’ye doğru yürüyüşe başlayarak İsrail ve ABD aleyhinde sloganlar attı. Grup, Türkçe ve İngilizce yazılı pankartlar açtı. Vatandaşlar yürüyüşte, Filistin ve Türk bayrağı salladılar. Ayrıca bir vatandaşın açtığı İspanya bayrağı dikkati çekti. Yürüyüşün ardından Sıhhiye’de açıklama yapan ANFİDAP Sözcüsü Özkan Ünal "Karşımızda tüm kutsalları çiğneyen hasta ruhlu bir topluluk var: Siyonistler. Kutsal kitapları tahrif ederek sapkın bir anlayışı din haline getiren siyonistler. Peygamberlerini katleden, Allah’la bile pazarlık yapan, binlerce yıllık takıntılarla hareket eden siyonistler, Mescidi Aksa’yı yıkarak, onun yerine kendi sapkın inançlarının mabedini inşa etme peşindeler. Bu koşullarda bize düşen görev, Mescidi Aksa’yı gündemden düşürmemektir. Sadece Müslümanlar olarak değil, dünya çapında vicdan sahibi tüm insanlarla bir olarak direnmeliyiz" dedi. Ünal’ın konuşmasının ardından Filistin’deki vatandaşlar ve Mescid-i Aksa’nın açılması için dua edilerek, program son buldu.
27 Mart 2026 Cuma - 21:18 Gümüşhane’de turizm toplantısında rekabet yerine "iş birliği" vurgusu Gümüşhane’de düzenlenen turizm toplantısında bölge turizminin geliştirilmesi için iş birliği vurgusu yapıldı. Gümüşhane Turizmi 2026 Vizyon Programı Toplantısı’na Gümüşhane Valisi Cevdet Atay, il protokolü ve turizm paydaşları katıldı. Gümüşhane ve çevre illerin turizm potansiyelinin artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulunulan toplantıda, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde son yıllarda artan ulaşım imkanları ve özellikle tünel projeleri sayesinde iller arasındaki erişimin kolaylaşmasıyla bölgenin tek bir turizm destinasyonu haline geldiğine dikkat çekildi. Turizmde rekabet yerine iş birliğinin önemine vurgu yapılan toplantıda, Trabzon, Rize ve Bayburt gibi çevre illerin birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bölge illerinin ortak hareket etmesinin turistlerin konaklama süresini uzatacağı ve ekonomik katkıyı artıracağı dile getirildi. "Turizmde samimiyete ihtiyaç var" Turizmde bölge illerinin birbirini desteklemesi gerekliliğini vurgulayan Vali Atay, "Turizm konusu aslında sizlerin bizden çok daha iyi bildiği bir alan. Nitekim başta da ifade edildiği gibi, sizler bu işin profesyonellerisiniz ve en büyük katkıyı sağlayan tarafsınız. Her bölgenin kendine özgü bir avantajı var. Bir yerin havası daha iyiyken, başka bir yerin restoranları öne çıkabiliyor. Kimi yerler ise farklı doğal ya da kültürel zenginlikleriyle dikkat çekiyor. Bu nedenle tüm bu değerleri bir bütün olarak ele alıp, ortak şekilde değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle son yıllarda yapılan tüneller sayesinde Trabzon, Rize, Artvin, Giresun ve Samsun gibi iller birbirine çok daha yakın hale geldi. Bu durum, bölge turizmi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Artık yarım saat ile 45-50 dakika gibi kısa sürelerde Zigana Dağı’na ulaşmak mümkün. Bu da Zigana’nın hem Trabzon’dan hem de Gümüşhane’den aynı kolaylıkla erişilebilir bir destinasyon haline geldiğini gösteriyor. Bundan sonraki süreçte önemli olan, bu avantajları nasıl değerlendireceğimizdir. Bölgeye ortak yatırımcılar çekerek turizm değerini nasıl artırabileceğimizi birlikte planlamalıyız. Ancak bu sürecin sadece toplantılarla sınırlı kalmaması, somut adımlarla desteklenmesi gerekiyor. Turizmde başarı için en önemli unsurlardan biri de samimiyettir. Bu işe gerçekten inanarak ve içtenlikle yaklaştığımızda bölge turizmi adına güçlü ve kalıcı sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum" dedi.
Çiftçi malları koruma çalışmalarındaki uygulamalar masaya yatırıldı
12 Mart 2026 Perşembe - 12:01 Çiftçi malları koruma çalışmalarındaki uygulamalar masaya yatırıldı İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce çiftçi malları koruma çalışmalarındaki uygulamalarda karşılaşılan sorunlar masaya yatırıldı. İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü’ndea İl Müdürü Yüksel Çil başkanlığında gerçekleşen toplantıya, Alpu, Beylikova, Çifteler, İnönü, Mahmudiye, Odunpazarı, Seyitgazi ve Tepebaşı Çiftçi Malları Koruma Başkanları ve çalışanları beraberinde Eskişehir Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı ile Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Mehmet Yurt’un katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda 4081 Sayılı Çiftçi Malları Koruma Kanunu uygulamaları konusunda Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürlüğümüzce yapılan sunumun ardından ilçelerde tarım alanlarının korunması ve hayvancılık otlatma sisteminin oluşturulması amacıyla yasak bölge oluşturulurken otlatma bölgelerinin tespitinin önemi, tarımsal ürünlerin korunması ve otlar alanların hayvancılık yapanlar tarafından efektif kullanılması amacıyla yapılması gereken işlemler görüşüldü. İl Müdürü Çil’in talebi doğrultusunda ilçe Çiftçi Malları Koruma Başkanlarından her ilçe özelinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerilerini içeren bir durum raporunun hazırlanması, tarımın ve hayvancılığın gelişimine katkı sağlayacak ortak bir metin oluşturulması amacıyla aylık toplantılara devam edilecektir.
MSKÜ’de öğrenciler ve personel iftar sofrasında bir araya geldi
12 Mart 2026 Perşembe - 11:50 MSKÜ’de öğrenciler ve personel iftar sofrasında bir araya geldi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ), Ramazan ayının manevi atmosferini ve dayanışma ruhunu yaşatmak amacıyla düzenlediği geleneksel iftar programında öğrencileri ve personeli aynı sofrada buluşturdu. 11 Mart Çarşamba günü MSKÜ Öğrenci Sarayı’nda gerçekleştirilen programa ilgi büyüktü. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ın da katıldığı iftar sofrasında; MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Gökçe, daire başkanları, dekanlar, üniversite personeli ve çok sayıda öğrenci yer aldı. Programda Öğr. Gör. Emine Ay Yiğit, "Osmanlı’dan Günümüze İftar Sofraları" başlıklı konuşmasıyla katılımcıları kültürel bir yolculuğa çıkardı. Öğr. Gör. Dr. Yusuf Yiğit, "Ramazan’da Sağlıklı Beslenme"nin püf noktalarını paylaşarak öğrencilere önemli tavsiyelerde bulundu. "2026 Gençlik Yılı" kapsamında gençlerle yakından ilgilenen Vali Dr. İdris Akbıyık ve Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar, masaları tek tek dolaşarak öğrencilerin istek, öneri ve gelecek planlarını dinledi. Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar, "Ramazan ayı, birliği ve kardeşliği en derinden hissettiğimiz bereketli bir aydır. Bu güzel atmosferde öğrencilerimizle bir arada olmaktan mutluluk duyuyoruz. Organizasyonda emeği geçen tüm personelimize teşekkür ederim" dedi. Öğrencilere hitaben samimi bir konuşma yapan Vali Dr. İdris Akbıyık, Muğla’nın gençlerle güzelleşen bir şehir olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Sizler bilgiyi üreten ve geleceğimize yön verecek en değerli cevherlerimizsiniz. Köklerinden güç alan, topluma karşı duyarlı bir gençlik olmanızı arzu ediyoruz. Sizlere olan güvenimiz tamdır; her biriniz aziz milletimizin gururusunuz"
Haliliye’de evlere iftar ikramı devam ediyor
12 Mart 2026 Perşembe - 11:42 Haliliye’de evlere iftar ikramı devam ediyor Haliliye Belediyesi, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu ilçenin dört bir yanına ulaştırmaya devam ediyor. Sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren belediye ekipleri, ihtiyaç sahibi ailelere yönelik evlere iftar ikramını bu yıl da aralıksız sürdürüyor. Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın talimatları doğrultusunda faaliyetlerini yürüten Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde komisyon tarafından belirlenen ihtiyaç sahibi ailelerin sofralarını her gün sıcak yemekle buluşturuyor. Belediye bünyesinde hizmet veren Aşevinde hazırlanan iftar yemekleri, hijyenik şartlarda ve gıda güvenliği standartlarına uygun şekilde hazırlanarak sefer taslarına dolduruluyor ve ekipler tarafından kapı kapı hanelere ulaştırılıyor. Ramazan ayında yoğunluğu artan Aşevi hizmeti kapsamında ilçede bin 17 hanede yaşayan 5 bin 73 vatandaş her gün sıcak yemek desteğinden faydalanıyor. Bunun yanı sıra Haliliye Belediyesi Ekmek Üretim Tesisinde hazırlanan taze ekmekler de sıcak yemeklerle birlikte ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılıyor. Ramazan’ın bereketini ve dayanışma ruhunu vatandaşlarla paylaşan Haliliye Belediyesi, gönül sofraları kurmaya da devam ediyor. Bu kapsamda Ramazan ayı boyunca Necmettin Cevheri Parkı’nda, toplanma merkezinin karşısında kurulacak büyük iftar çadırında her gün vatandaşlara iftar ikramında bulunulacak. Sunulan hizmetten memnuniyet duyduklarını ifade eden vatandaşlar ise Ramazan ayında kapılarına kadar ulaştırılan iftar yemekleri ve ekmek desteği dolayısıyla Belediye Başkanı Mehmet Canpolat ve belediye ekiplerine teşekkür ederek yapılan çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getiriyor.
Şehitliklerde temizlik ve bakım çalışmaları başlatıldı
12 Mart 2026 Perşembe - 11:40 Şehitliklerde temizlik ve bakım çalışmaları başlatıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelinde şehit kabirlerinin bakım, onarım ve temizliğini kapsayan çalışma başlatıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelinde şehit kabirlerine yönelik bakım, onarım ve temizlik çalışması başlatıldı. Çalışma kapsamında il müdürlükleri tarafından şehit kabirleri tek tek ziyaret edilerek mezarların fiziki durumları incelenecek. Yapılacak incelemelerde onarım ihtiyacı bulunan kabirler tespit edilerek kayıt altına alınacak ve gerekli bakım ile onarım çalışmalarının kısa sürede tamamlanması sağlanacak. Bu kapsamda Konya’da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri tarafından şehit mezarlarında temizlik, inceleme ve bakım çalışması başlatıldı. "Şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliğini kapsayan büyük bir seferberliği bugün itibariyle başlatmış bulunuyoruz" Vatanın birliği, milletin huzuru ve bağımsızlığı için canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla anmak üzere bir araya geldiklerini söyleyen Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, "Bizler Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu toprakları bizlere vatan kılan, gölgesinde huzurla nefes aldığımız al bayrağımıza rengini veren aziz kahramanlarımıza olan minnet borcumuzun küçük bir nişanesini sunmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, 81 ilimiz genelindeki tüm şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliğini kapsayan büyük bir seferberliği bugün itibariyle başlatmış bulunuyoruz. Aynı zamanda şehitlerimizin mevcut durumlarını da kayıt altına alarak gerekli çalışmaların yapılması için takip ediyoruz. Gelecek nesillere, kahramanlarımızın hatırasını en temiz ve en vakur haliyle aktarmak boynumuzun borcudur. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla Bakanlığımız koordinasyonunda başlatmış olduğumuz bu çalışma, aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı mirasa duyduğumuz derin saygının ifadesidir. Bakanlık olarak her çalışmamızın arkasında aziz şehitlerimize duyduğumuz derin minnet ve şükran hissi bulunmaktadır. Bizler aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, her daim onların yanında olmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle vatanımızın birliği, milletimizin huzuru, istiklal ve istikbalimiz için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Vatan onlara, onlar bize emanet" dedi.
Ojeli tırnaklarıyla erkek egemen meslekte usta oldu
12 Mart 2026 Perşembe - 11:39 Ojeli tırnaklarıyla erkek egemen meslekte usta oldu Mersin’de birçok kişinin ’ojeli tırnaklarla yapamazsın’ dediği kuyumculuk mesleğinde çalışan genç kadın, yüksek sıcaklıkta altın eritip işleyerek kısa sürede ustalığa yükseldi. Ojeli tırnaklarıyla altın kolye, bilezik ve yüzük gibi takıları dönüştüren genç usta, erkek egemen sektörde azmiyle dikkat çekiyor. Mersin’de yaşayan 21 yaşındaki Aleyna Ülger, başta ’yapamazsın’ denilerek karşılandığı kuyumculuk mesleğinde kısa sürede ustalığa yükseldi. Yüksek sıcaklıkta altın eritip işleyen Ülger, hurda ve külçe altınları kolye, bilezik, küpe ve yüzük gibi takılara dönüştürüyor. Arkadaşının yönlendirmesiyle 3 yıl önce Akdeniz ilçesindeki bir kuyum atölyesinde çırak olarak mesleğe başlayan Ülger, zamanla altın işlemeciliğinin en zor alanlarından biri olan sadekarlığı öğrenerek ustalığa kadar yükseldi. Her sabah atölyede yüksek sıcaklıkta çalışan makinenin başına geçen genç kadın, hurda ve külçe altınları eriterek uzun ve zahmetli işlemlerden geçiriyor. Eritmeden şekil vermeye, parlatmadan cilalamaya kadar birçok aşamadan geçen takılar daha sonra kolye, bilezik, bileklik, küpe ve yüzük gibi ürünlere dönüşüyor. Ülger’in ’uzay’, ’saman’, ’prenses’, ’ışıltı’, ’piramit’ ve ’masif’ isimli tasarımları ise kent genelindeki kuyumcularda satışa sunuluyor. "İnsanlar özellikle bu ojeli tırnaklarla nasıl yaptığımı merak ediyor" Kuyumculuğa başladığında hiçbir şey bilmediğini belirten Ülger, "Bir arkadaşımın yönlendirmesiyle başladım. Kuyumculukla ilgili hiçbir şey bilmiyordum. İlk başta çok zorlandım. Elim kesiliyordu, yaralar oluyordu ama zamanla alıştım. İnsanlar özellikle bu ojeli tırnaklarla nasıl yaptığımı çok merak ediyor. ’Bu ojeli tırnaklarla yapamazsın’ diyen çok oldu ama alışınca gayet rahat bir şekilde yapılabiliyor" dedi. "İnsanın isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yok" Kuyumculuk sektöründe kadınların oldukça az olduğunu dile getiren Ülger, "Bu işi yapan çok fazla kadın yok. İnsanlara zor geliyor. Ama insanın isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yok. İstedim ve yaptım" diye konuştu. Atölyede genellikle özel siparişler üzerine çalıştıklarını anlatan Ülger, altın işlemeciliğinin oldukça zahmetli bir süreç olduğunu ifade ederek, "İşimiz altın eritmeyle başlıyor. Çok yüksek sıcaklıkta çalışıyoruz. Altını çektikten sonra kezzap süreci var. İki gün bekletiyoruz. Sonra kaynatma, şekil verme, parlatma ve cilalama işlemleri yapılıyor. En sonunda takı hazır hale geliyor" ifadelerini kullandı. "Daha fazla kadının bu işe yönelmesini istiyorum" Henüz 21 yaşında ustalığa ulaşmanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu söyleyen Ülger, ileride kendi atölyesini açmayı hedeflediğini belirterek, "Kadınların yapamaz denildiği bir meslek olduğu için daha fazla kadının bu işe yönelmesini istiyorum" dedi. "Erkeklere oranla daha iyi algılayabiliyor diyebilirim" Atölye sahibi Aytaç Ekici ise genç ustanın kısa sürede mesleği kavradığını belirterek memnuniyetini dile getirdi. Ekici, "Başarılıdır, çok başarılıdır. Aleyna’dan çok memnunuz. Bir işi gösterdiğimiz zaman hemen kavrayıp üstüne kendi yorumunu da katabiliyor. Erkeklere oranla daha iyi algılayabiliyor diyebilirim. Bir erkeğe bir işi öğretmek bazen bir hafta sürerken, Aleyna o işi bir iki günde öğrenip yapabilir hale geliyor" dedi. Kadınların kuyumculuk sektöründe daha fazla yer alması gerektiğini ifade eden Ekici, "Diğer işletmelerin de kadın çalışan sayısını artırmasını isteriz. Ev hanımları da kendini geliştirebilir. Aleyna bu konuda güzel bir örnek olabilir" diye konuştu.
Iğdır’da İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılı törenle anıldı
12 Mart 2026 Perşembe - 11:38 Iğdır’da İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılı törenle anıldı Iğdır’da 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. İstiklal Marşı’nın kabulü üzerinden tam 105 yıl geçti. Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan ve 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir coşkuyla kabul edilen milli marşımız, bugün de bağımsızlığımızın en güçlü simgesi olmaya devam ederken Iğdır’da 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla anma programı düzenlendi. Iğdır Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Günün anlam ve önemine ilişkin yapılan konuşmalarda, İstiklal Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini, azmini ve inancını en güçlü şekilde yansıttığı vurgulandı. Program kapsamında bir konuşma yapan Iğdır İl Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün; "İstiklal Marşı’mız aslında Cumhuriyetimizin kuruluşundan önce yazılmıştır; ancak Cumhuriyet’i müjdelemiştir. Aynı zamanda bu necip milletin karakterini, yapısını ve ona olan güveni anlatan müstesna bir eserdir. İstiklal Marşı’mızı okurken, söylerken ve dinlerken o asrı, o zamanı çok iyi bilmek gerekmektedir." dedi.
Erzincan ile Yedisu arasında püskürme riski bulunan iki magma rezervuarı belirlendi
12 Mart 2026 Perşembe - 11:25 Erzincan ile Yedisu arasında püskürme riski bulunan iki magma rezervuarı belirlendi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özgür Karaoğlu’nun liderliğinde yürütülen uluslararası bir araştırma, Erzincan’ın doğusundan Bingöl Yedisu’ya ve Tunceli Ovacık ilçe sınırlarına uzanan bir alanda, Kuzey Anadolu Fayı’nın doğu kesimlerinde yerin altında iki ayrı sığ magma rezervuarının bulunduğunu ortaya koydu. Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, İsviçre, İsveç, İtalya ve Rusya’dan önemli bilim insanlarının katkı sunduğu çalışma, bölgedeki aktif fay sistemi ile derindeki magma yapıları arasında yakın bir ilişki bulunduğunu gösterdi. Deprem verilerine dayalı sismik tomografi yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmada, yer altındaki magma yapıları görüntülenirken, sayısal modellemeler yardımıyla bu yapıların fay sistemiyle nasıl etkileştiği de incelendi. Elde edilen sonuçlar, Erzincan Havzası’nın doğusu ile Yedisu doğrultusunda uzanan bölgede iki farklı sığ magma haznesinin yer aldığını ve bu yapıların derindeki daha geniş bir magmatik sistemle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. "İki farklı sığ magma 4-5 kilometre derinlikte" Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, çalışmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Deprem verilerini kullanarak yaptığımız sismik tomografi çalışması, Erzincan-Yedisu hattında ve Tunceli’ye uzanan bölgede iki farklı sığ magma haznesine işaret ediyor. Bu hazneler yaklaşık 4-5 kilometre derinliklerden başlayıp daha aşağıda, en az 17-18 kilometreye kadar izlenebiliyor. Ayrıca modellemeler, bu yapıların çok daha derinden beslenen bir sistemle ilişkili olabileceğini düşündürüyor" dedi. "İki magma birbirinden farklı" Araştırmada tanımlanan iki magma rezervuarının aynı özellikleri taşımadığına dikkat çeken Karaoğlu, batıdaki ve doğudaki yapılar arasında önemli farklar bulunduğunu belirtti. Karaoğlu, "Erzincan Ovası’na daha yakın konumdaki batıdaki magma haznesinin içinde belirgin bir deprem etkinliği gözlenmemesi, burada daha sıcak ve daha yüksek ergiyik oranına sahip bir yapı olabileceğini düşündürüyor. Buna karşılık doğudaki haznede sismik etkinlik daha belirgin. Bu da iki sistemin sıcaklık, kristallenme derecesi ve mekanik davranış bakımından birbirinden farklı olabileceğine işaret ediyor. Çalışmanın bir diğer önemli aşamasını sayısal modelleme oluşturdu. Anadolu’nun batıya doğru süren tektonik hareketi ile magma haznelerindeki basınç birlikte değerlendirilerek yapılan modellemelerde, bu yapıların çevresindeki gerilmenin fay zonlarına ve yüzeye nasıl aktarıldığı araştırıldı. Sonuçlar, özellikle batıdaki magma haznesinde kritik aşırı basınç şartlarının daha belirgin biçimde geliştiğini, doğudaki haznede ise bunun daha sınırlı kaldığını gösterdi" ifadelerini kullandı. "Dikkatle izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz" Prof. Dr. Karaoğlu, bu sonuçların yakın zamanda mutlaka bir volkanik patlama ya da büyük bir deprem olacağı anlamına gelmediğini özellikle vurgulayarak, "Biz bu çalışmada belirli bir tarihte deprem ya da püskürme olacak gibi bir iddia ortaya koymuyoruz. Ancak bölgedeki fay kontrollü magmatik sistemlerin güncel olarak etkin bir jeodinamik ortam içinde bulunduğunu ve dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyoruz. Bu nedenle Erzincan-Yedisu-Tunceli hattında sismisite, yer deformasyonu, mikrodeprem etkinliği, yer altı akışkanları ve mümkünse gaz çıkışları gibi göstergelerin birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşıyor" dedi. Uluslararası araştırma ekibi tarafından yürütülen bu çalışma, Doğu Anadolu’daki aktif faylar ile yer altındaki magma sistemleri arasındaki ilişkiye yeni ve önemli veriler sunuyor. Araştırmada, Erzincan Havzası’nın doğusu boyunca uzanan Kuzey Anadolu Fayı segmentlerinin yalnızca tektonik değil, aynı zamanda magmatik etkilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ortaya kondu. Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, çalışmanın Nature yayın grubu bünyesinde yer alan ve yer bilimleri alanında uluslararası saygınlığa sahip dergilerden biri olan Communications Earth & Environment dergisinde yayımlandığını belirtti. "Fault-controlled magma pathways driving seismicity and eruption risk in Eastern Turkey" başlıklı makale, Doğu Anadolu’da aktif fay sistemleri ile derindeki magma hareketleri arasındaki etkileşimi birlikte ele alması bakımından, bölgenin jeodinamik yapısının anlaşılmasına ve çoklu doğal tehlikelerin değerlendirilmesine önemli katkı sağlıyor.
Vali Eldivan: "İstiklal Marşı milli şuurun ve ortak değerlerimizin en önemli sembollerinden biridir"
12 Mart 2026 Perşembe - 11:22 Vali Eldivan: "İstiklal Marşı milli şuurun ve ortak değerlerimizin en önemli sembollerinden biridir" Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, İstiklal Marşı’nın milletin bağımsızlık iradesini ve vatan sevgisini nesilden nesile taşıyan en önemli değerlerden biri olduğunu belirtti. İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünün milletçe gururla idrak edildiğini belirten Eldivan, yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi: "Milli Mücadelemizin ruhunu, milletimizin bağımsızlık azmini ve vatan sevgisini en güçlü şekilde ifade eden İstiklal Marşı’mızın, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünü milletçe gurur ve derin bir hissiyatla anıyoruz. Aziz milletimizin Kurtuluş Savaşı yıllarında verdiği destansı mücadelenin en güçlü nişanelerinden biri olan İstiklal Marşı, milletimizin imanını, cesaretini ve bağımsızlık uğruna gösterdiği sarsılmaz iradeyi yürekten gelen dizelerle ebediyete taşımıştır. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, bu ölümsüz eserle tarih boyunca hür yaşamış bir milletin karakterini, vatan sevgisini ve istiklal uğruna ortaya koyduğu büyük fedakârlıkları destansı bir anlatımla milletimizin ortak hafızasına kazımıştır. ’Korkma!’ hitabıyla başlayan bu kutlu marş; milletimizin hiçbir şart altında esareti kabul etmeyeceğinin, bağımsızlık ve istiklalinden asla vazgeçmeyeceğinin en güçlü ifadesi olmuştur. Her mısrasında vatan sevgisini, fedakârlığı, inancı ve millet olma bilincini barındıran İstiklal Marşı, nesilden nesile aktarılan milli şuurun ve ortak değerlerimizin en önemli sembollerinden biridir. Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; ecdadımızın büyük fedakârlıklarla emanet ettiği bu aziz vatanı aynı kararlılık ve inançla korumak, birlik ve beraberliğimizi daima güçlü tutmak ve ay yıldızlı bayrağımızı ilelebet göklerde gururla dalgalandırmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum."