GÜNDEM
Kocaeli’nin yaya ulaşımı için eylem planı hazırlanıyor 01 Mayıs 2026 Cuma - 10:30:49 Kocaeli’de güvenli ve kapsayıcı kent hedefiyle düzenlenen çalıştayda bir araya gelen uzmanlar, akademisyenler ve STK temsilcileri, kentin yaya altyapısını 5 farklı tematik masada değerlendirdi. Büyükşehir Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, yaya erişim manifestosu oluşturma gayretinde olduklarını vurguladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığınca, güvenli ve kapsayıcı kent hedefi doğrultusunda "Kocaeli Yaya Ulaşım Stratejileri Kocaeli Yaya Ulaşımı Eylem Planı Çalıştayı" gerçekleştirildi. Çalıştay; kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri başta olmak üzere yaya ulaşımıyla doğrudan ilişkili tüm paydaşları bir araya getirdi. Kentin yaya hareketliliği 5 farklı stratejik odak grubu üzerinden analiz edilirken, yaya ulaşımına dair mevcut sorunları ve bu sorunların etkileri çok paydaşlı bir yaklaşım ile değerlendirildi. Çalıştayın açılışında konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, 2024 yılında tamamlanan Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı (SKUP) ile Kocaeli Ulaşım Eylem Planı’nın hazır olduğunu belirtti. "Yaya erişim manifestosu oluşturma gayretindeyiz" Ulaşım planlamalarında lastik tekerlekli, raylı ve deniz sistemlerinin yanı sıra "yürünebilir şehir" anlayışını da ön planda tuttuklarını vurgulayan Baraçlı, "Türkiye’de fırsatlar oluşturabilecek bir şehir anlayışı içerisinde hareket ederken farklı boyutta düşüncelerimizi ortaya koymamız gerekiyor. Bunun için yaya erişim manifestosu oluşturma gayreti içerisindeyiz. Bunu düşünürken dezavantajlı bireyleri göz ardı edilmeyecek şekilde de yaya ulaşım yollarına erişim sistemini oluşturmamız lazım" dedi. Uzmanlık alanlarına göre farklı tematik masalarda bir araya gelen katılımcılar; günlük yaya kullanıcıları, esnaf ve yerel işletmeler, sivil toplum kuruluşları ve uzmanlar, kurumsal paydaşlar ile kırılgan kullanıcılar başlıkları altında görüş alışverişinde bulundu. Bu oturumlarda, mevcut yaya altyapısının durumu, karşılaşılan fiziksel ve yönetsel sorunlar, güvenlik ve erişilebilirlik ihtiyaçları ile çözüm önerileri detaylı şekilde ele alındı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:26 Evlilik kredisiyle yuva kuran çift ilk çocuklarını kucağına aldı Gaziantep’te "Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi" ile evlenerek yuvalarını kuran Ömer ve Berivan Özkan çifti, bebekleri Sema’yı kucaklarına almanın sevincini yaşıyor. 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkilediği il ve ilçelerde hayata geçirilen ve evlenecek gençlere büyük bir imkan sağlayan proje kapsamında evlilik kredisiyle yuva kuran çiftler, yeni yuvalarında bebeklerini kucağına almaya başladı. Deprem sürecinden sonra nişanlanan ve evlilik hazırlığı sürecinde de yuva kurma hayallerini bir süre erteleyen Özkan çifti, deprem nedeniyle hem manevi hem de maddi yönden kayıplar yaşadı. Çift, bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Aile Gençlik Fonu"na başvurma kararı aldı. Depremlere Adıyaman’da yakalanan, evleri yıkılan ve yakınlarından da birçok kişiyi kaybeden Berivan Özkan, deprem bölgesinde yaşadığı ve belirlenen kriterleri taşıdığı için başvurusu kabul edildi. Evlilik hazırlıklarına başlayan ve düğün tarihini netleştirmek için evlilik kredisini bekleyen çift, başvuru onayının ardından evlilik öncesi eğitimlerini tamamladıktan sonra 6 Haziran 2024’te evlendi. Özkan çifti, Türkiye geneli uygulanan ve deprem bölgesinde pilot olarak hayata geçirilen projeden ilk faydalanan çiftlerden oldu. Aile ve Gençlik Fonu ile 2 yıl ödemesiz, 48 ay vadeli, 150 bin lira sıfır faizli kredi alarak yuvalarını kuran çiftin 5 ay önce bir kız çocukları oldu. "Bir yuvamız var ve bir kız çocuğu sahibiyim" Evlilik kredisinin kendilerine büyük kolaylık sağladığını belirten Ömer Özkan, "Depremden sonra bir evlilik gerçekleştirdim. Evlilik kredisi eşime çıktı. Eşim deprem bölgesi olan Adıyaman’da yaşıyordu. Eşim şahsına çıkan krediyi kendisi için kullanmak istemedi. Krediyi evliliğimiz için kullanmak istedi. Devletimizin böyle bir destek vermesi gençler için çok önemliydi. Çünkü gençlerimizin çoğu evlilik yapmaya korkuyor. Özellikle maddi konuda korku var. Devletimizin bu desteği sayesinde gençler evlenebiliyor. Devletimize verdiği bu desteklerden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Bu tür desteklerle gençlerimizin önünü açıyor. Gençlerimiz korku içinde olmasın. Devletimiz arkamızda ve bize her zaman desteklerini sağlıyor. Eğer devletimiz bu desteği sağlamasaydı, belki evliliğimiz uzayabilirdi. Bu destekle evliliğimi yaptım. Şu an çok mutluyuz. Bir yuvamız var ve bir kız çocuğu sahibiyim" dedi. "Mutlu bir yuvamız var" Kredi sayesinde hem yuvasını kurduğunu hem de kızını kucağına aldığını belirten Berivan Özkan ise, "Depremde bizim evimiz yıkıldı. Biz de kendi köyümüze gitmek zorunda kaldık. 6 ay sonra da nişanımız oldu. Ondan sonra kredi için başvuru yaptık. Kredi desteği bizim için çok güzel oldu ve bize çok faydası oldu. İhtiyaçlarımızı karşılayabildik. Sonra nikahımız oldu. Kredi çıktı. Düğünümüzü yaptık, eğitimlere gittik ve eğitimlerimiz tamamlandı. Bir kız çocuğumuz oldu. Çocuğumuzla birlikte yaşıyoruz. Mutlu bir yuvamız var. Gençlerimiz de bu destekten faydalanabilirler. Çünkü kredi az bir miktar gibi gözüküyor. Ama desteği aldıktan sonra az bir miktar gözüken paranın bize çok faydası oldu" şeklinde konuştu. Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi’nin Gaziantep’te yoğun ilgi gördüğünü belirten Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Umut Zeybek de, proje kapsamında 9 bin 387 başvuru alındığını ve bu çiftlerden yaklaşık 3 bin kişinin kredilerini teslim aldığını bildirdi. Zeybek, "Cumhurbaşkanımızın himayelerinde ve bakanımızın öncülüğünde, ilk başta deprem illerinde başlayan, daha sonra 2025 yılında ‘Aile Yılı’ kapsamında tüm illere yaygınlaştırılan proje kapsamında birçok gencimiz evliliğini gerçekleştirdi, birçoğu da çok şükür çocuk sahibi oldu. Gaziantep’te yaklaşık 3 bin çiftimiz evlilik kredisinden faydalandı. Bu gençlerimizden 354 çiftin çocuğu dünyaya geldi. Gençlerimizin hem evlenmeleri hem de çocuklarının olması bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor. Evlilik kredisi başvurusu için çiftlerimizi bizlerden bilgi almaya davet ediyoruz" diye konuştu.
Zonguldak TSO’dan Tataristan temsilciliğine ziyaret
28 Nisan 2026 Salı - 17:47 Zonguldak TSO’dan Tataristan temsilciliğine ziyaret Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir, Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilciliğini ziyaret etti. Ziyaretle ilgili değerlendirmede bulunan Başkan Demir; "Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Yardımcısı Albert Ialyshev, Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilcisi Ayrat Gataullin ve Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Başdanışmanı Hakan Coşkun ile bir ziyaret ettik. Ziyarette; Türkiye ile Tataristan Cumhuriyeti arasındaki köklü ticari ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınmasına yönelik stratejik değerlendirmelerde bulunulduk. Sanayi, enerji, lojistik ve dış ticaret başta olmak üzere pek çok alanda geliştirilebileceğimiz ortak yatırım fırsatlarını değerlendirerek, ticaret hacminin karşılıklı artırılmasına katkı sağlayacak iş birliği modelleri üzerine görüş alışverişinde bulunduk. İlimizin güçlü sanayi altyapısı, liman olanakları ve bölgesel lojistik avantajları hakkında kendilerine detaylı bilgiler verdik. İş dünyamızın küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak her türlü uluslararası temas ve iş birliğine büyük önem veriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu tür ziyaret ve temaslarımızın somut projeler ve sürdürülebilir ortaklıklarla çalışır hale gelmesi için ısrarlı takiplerimize devam edeceğiz. Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Yardımcısı Albert Ialyshev, Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilcisi Ayrat Gataullin ve Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Temsilci Başdanışmanı Hakan Coşkun’a yapıcı yaklaşımları ve misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederim " dedi.
Alaattin Köseler’in tutukluluk halinin devamına karar verildi
28 Nisan 2026 Salı - 17:45 Alaattin Köseler’in tutukluluk halinin devamına karar verildi Beykoz Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ davasında görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 26 sanık hakim karşısına çıktı. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Beykoz Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davasında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık hakim karşısına çıktı. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar, Uğur İnci ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da salonda hazır bulundu. "Ben usulsüzlüğe denk gelmedim" Tanık Nihat Mutlu, "Ben destek hizmetleri müdürlüğünde 2,5 - 3 yıl çalışmıştım. Alaattin başkanımız 5 Nisan da göreve başladı 3 hafta sonra görevden alındım başka birimde memur olarak görev yaptım. Şuanda Boğaziçi üniversitesinde çalışıyorum. İhaleler sadece destek hizmetler müdürlüğü üzerinden yürümezdi. Benim çalıştığım süre içerisinde önce ihaleye yapardık sonra iş teslimi yapılırdı. Teknik şartnamede ve idari şartnamede nasıl teslim yapılacağı bellidir. Firmalar teklif verdikleri zaman o durumları göz önünde bulundurarak teklif verirler. Ben usulsüzlüğe denk gelmedim" ifadelerini kullandı. "İftira atanların hepsi dışarıda" Tutuklu sanık Veli Gümüş, "Dosyaya konu olan ihalelerde görev ve yetkim olmadığı halde ben neden tutukluyum? İftira atanların hepsi dışarıda ben hala tutukluyum. Üzerime iftira atanlar açıkça kul halkına girmiştir. 2 buçuk yıllık evliliğim var bunun 14 ayı cezaevinde geçti. Bu eşime de ceza. Benim vicdanım çok rahat, serzenişim sadece tutukluluğadır. Ben 3 bayram eşimden ailemden uzak kaldım. Önümüzdeki bayram eşimin ailemin yanında olmak istiyorum" dedi. "Beykoz halkının iradesi devre dışı bırakıldı" Alaattin Köseler, "Şu anda 425 gündür Silivri’deyim. Tek kişilik hücredeyim. Burada tutuklu bulunan herkes benim yüzümden tutuklu. Hepimizin bir vicdanı var, 18. Ağır Ceza Mahkemesi’ne şu soruyu sormak istiyorum sizin tahliye verdiğiniz gün ne değişti 24 saatte. Beni neden tutukladı. Beykoz halkına vermiş olduğumuz tüm konserler, baskılı işler vesaire bu 6 aylık dönemde soruşturma konusu yapılmıştır. Aceleyle bir iddianame hazırlandığının herhalde farkındasınız. Beykoz halkının iradesi devre dışı bırakıldı. Ben Beykoz halkının bütçesiyle oluşan belediye bütçesini en maksimum düzeyde onların lehine kullanma amacıyla her zaman hareket etmişimdir" şeklinde konuştu. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, bilirkişi raporunun gelmesini ve dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 5 Haziran tarihine erteledi.
Yaren Arama Kurtarma, orman yangınlarına karşı gücünü artırdı
28 Nisan 2026 Salı - 17:15 Yaren Arama Kurtarma, orman yangınlarına karşı gücünü artırdı Konya’nın Akşehir ilçesinde faaliyetlerini sürdüren Yaren Arama Kurtarma Derneği ekipleri, orman ve kırsal alan yangınlarına müdahale kapasitelerini artırmak amacıyla önemli bir donanım desteği aldı. Ilgın Orman İşletme Şefliği’ne bağlı Balkı Orman İşletme İstasyonu’nda düzenlenen programda, dernek ekiplerine kişisel koruyucu yanmaz kıyafetler ile orman yangınlarına müdahalede kullanılacak çeşitli teçhizatların teslimi gerçekleştirildi. Daha önce yangınlara müdahale konusunda eğitim alan ekiplerin, bu destekle birlikte sahada daha etkin görev alabileceği belirtildi. Düzenlenen törene Orman Bölge Müdür Yardımcısı Özkan Şahin, Orman Yangınlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden Halil İbrahim Özkan, Ilgın Orman İşletme Müdürü Bekir Gülmez ile teknik personeller, orman işletme şefleri, orman muhafaza memurları ve yangın işçileri katıldı. Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte artan sıcaklıkların orman yangını riskini yükselttiğine dikkat çekilen programda, vatandaşların daha dikkatli olması gerektiği vurgulandı. Özellikle doğada kontrolsüz ateş yakılması ve mangal gibi faaliyetlerin büyük felaketlere yol açabileceği ifade edilirken, ormanların korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğu belirtildi. Programda konuşan Yaren Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Yağcı, "Bundan sonraki süreçte orman teşkilatımızın koordinasyonunda yangınlara müdahale ederek destek sağlayacağız" dedi.
Bursa’da 7 yıl önce kaybettiği oğluna nihayet kavuştu
28 Nisan 2026 Salı - 16:57 Bursa’da 7 yıl önce kaybettiği oğluna nihayet kavuştu Bursa’da 2019 yılından bu yana kayıp olarak aranan ve kurulan özel ekibin gerçekleştirdiği operasyonla geçtiğimiz ay bulunan 8 yaşındaki N.S.’nin, biyolojik annesinin DNA testiyle yabancı uyruklu Rebecca S. olduğunun belirlenmesinin ardından görülen mahkemede, çocuğun annesi Rebecca S.’ye teslimine karar verildi. Olay, 2019 yılında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde meydana geldi. Eşinin ailesinin yanına gelen Rebecca S. iddiaya göre bir süre sonra Almanya’ya dönmesi yönünde baskı gördü. Bu süreçten sonra 1 yaşındaki N.S.’nin kaybolduğu ihbarı yapıldı. Ancak uzun süre yürütülen arama çalışmalarına rağmen herhangi bir sonuca ulaşılamadı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz şubat ayında Bursa İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Gasp, Cinayet ve Kayıp Şahıslar Bürosu’nca özel bir ekip kuruldu. Yapılan titiz çalışmalar sonucunda ekip, 10 Mart’ta küçük çocuğu R.M. isimli şahsa ait evde buldu. Sağlık kontrollerinin ardından çocuk devlet korumasına alındı. Soruşturma kapsamında çocuğun babaannesi H.S. ile çocuğun bulunduğu evin sahibi R.M., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çocuğun babası Umut K.’nin ise yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Almanya’dan Türkiye’ye gelen yabancı uyruklu Rebecca S. ile devlet koruması altına alınan N.S.’den alınan örnekler, Bursa Adli Tıp Kurumu’nda karşılaştırıldı. Hazırlanan raporda, Rebecca S.’nin çocuğun biyolojik annesi olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu belirtildi. Mustafakemalpaşa Aile Mahkemesi’ndeki duruşmaya davacı Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığını temsilen cumhuriyet savcısı ve davalı avukatı katıldı. Cumhuriyet savcısı, çocuk N.S.’nin mutat meskeni olan Almanya Federal Cumhuriyeti’ne iadesine ilişkin taleplerinin kabulünü isterken, avukatların taleplerini dinleyen hakim, Almanya doğumlu N.S.’nin, mutat meskenin bulunduğu Almanya Federal Cumhuriyeti’ne iadesine ve annesi Rebecca S.’ye teslimine karar verdi.
Kamu Başdenetçisi Akarca: "Kurumumuz, halkın ücretsiz avukatlığını yapıyor"
28 Nisan 2026 Salı - 16:48 Kamu Başdenetçisi Akarca: "Kurumumuz, halkın ücretsiz avukatlığını yapıyor" Kamu Denetçiliği Kurumunun çalışmaları ve amacını anlatmak üzere Aksaray’a gelen Kamu Başdenetçisi (Ombudsman) Mehmet Akarca, kurumun Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlı olduğunu belirterek, halkın ücretsiz avukatlığını ve idarenin de rehberliğini yaptığını söyledi. Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçisi (Ombudsman) Mehmet Akarca ‘Vatandaş ile idare arasında çıkan ihtilafların çözümünde kamu denetçiliği kurumunun rolü’ toplantısı çerçevesinde Aksaray’a geldi. Protokol mensupları ve kamu kurumlarından personelin katıldığı toplantıda kurumun amaç ve çalışma şeklini anlatan Mehmet Akarca, "Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlı, anayasal bir hak arama kurumu. Vatandaşın sesi olan bir kurum. Başvuru üzerine idarenin her türlü iş ve eylemlerini, tutum ve davranışlarını hukuka, hakkaniyete, adalete ve insan hakları yönünden inceleyip, araştırıp kamu idarelerine tavsiyelerde bulunuyoruz. Yani, kamu idaresinin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceleyen, denetleyen etkili bir şikayet mekanizması. Bizim burada asıl görevimiz, idarenin hesap verebilirliği, şeffaflığı, adil olması, eşit davranması, kamu hizmetlerini verirken verimli ve hızlı hareket etmesi, vatandaşın bir an önce hak ettiği sonuca ulaşması" dedi. "Adalet sadece mahkeme salonlarında dağıtılmaz" Tüm kamu kurumları hakkında araştırma yetkisine sahip olduklarını ifade eden Akarca, "Adalet sadece mahkeme salonlarında dağıtılmaz, adalet ve hakkaniyet idarenin her işleminde tesis edilmesi gereken bir kavramdır. Bizim kurumumuz da, elbette karar verirken anayasamıza, mevzuatımıza, kanunlarımıza ve uluslararası sözleşmelere, yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin işaretlerine, yüksek mahkemelerimizin uygunluğuna bakarak incelememizi yapıp kararlarımızı veriyoruz. Ama diğer kurumlardan farklı olan bir yönü, idarenin yaptığı işlem hukuka uygun olabilir ama vicdanları rahatlatmıyorsa, vicdanları sızlatıyorsa hakkaniyete uygunluk denetimi de yapıyoruz. Hakkaniyet kavramı bu açıdan çok önemli. Adaletin gerçekleşmesini sağlayan en önemli yardımcı kavramların başında yer alıyor. Bizim kurumumuzun böyle bir özelliği var" diye konuştu. Akarca ayrıca kurum çalışmalarının tamamen ücretsiz olduğunu belirterek, "Tamamen ücretsiz bir kurum. Hiçbir aşamada, hiç kimseden hiçbir nam adı altında ücret alınmıyor. Onun için bizim kurumumuz halkın ücretsiz avukatlığını yapıyor. Ama aynı zamanda idareye de rehberlik yapıyoruz. İdarenin işleyişinin kolaylaştırılması, onun hizmetlerinin daha kaliteli, daha verimli ve zamanında yerine getirmesi için de çaba gösteriyoruz" şeklinde konuştu.
Ümraniye mehtere sırtını çevirmedi
28 Nisan 2026 Salı - 16:42 Ümraniye mehtere sırtını çevirmedi Ümraniye Belediyesi tarafından düzenlenen "Mehteran Dinletisi" programı, ilçe sakinlerine unutulmaz anlar yaşattı. Osmanlı’nın köklü mirasını yansıtan mehter marşları eşliğinde gerçekleşen etkinliğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve ailesinin ev sahipliğinde düzenlenen mehteran yürüyüşüne İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım da katıldı. Alemdağ Caddesi’nde başlayan mehteran yürüyüşü, marşlar eşliğinde ilerleyerek Ümraniye Meydanı’na kadar devam etti. Cadde boyunca vatandaşların alkışlarıyla karşılanan mehteran takımı, meydanda gerçekleştirdiği performansla izleyenlere adeta görsel ve işitsel bir şölen sundu. Özellikle çocuklar ve ailelerin yoğun katıldığı program, renkli ve coşkulu görüntülere sahne oldu. Etkinlikte konuşan Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, ilçede kültürel değerlerin yaşatılmasına büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Ümraniye Çarşı’dayız. Biz şanslıyız; Ümraniye Belediyemizin mehteri var. Mehter takımımız her cuma günü Alemdağ Caddesi’nde siz değerli misafirlerimize gösteri yapıyor. Biz geleceğimize ve tarihimize sırtımızı dönmeyiz" ifadelerini kullandı. Geleneksel değerlerin yaşatılması ve yeni nesillere aktarılması amacıyla düzenlenen mehteran dinletisi, hem nostaljik hem de milli duyguları pekiştiren atmosferiyle katılımcılardan tam not aldı. Ümraniye Belediyesi’nin kültür-sanat etkinlikleri kapsamında benzer programların önümüzdeki süreçte de devam edeceği belirtildi.
BAÜN İlahiyat Fakültesinden ünlü çizer Hasan Aycın’a vefa
28 Nisan 2026 Salı - 16:30 BAÜN İlahiyat Fakültesinden ünlü çizer Hasan Aycın’a vefa Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) İlahiyat Fakültesi bünyesinde hayata geçirilen yeni mekanlar, düzenlenen törenle hizmete açıldı. 2023 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ödül verilen çizer Hasan Aycın’a fakültede çizimlerinin olduğu sergi alanı açıldı. İlahiyat Fakültesinde yoğun katılımla gerçekleştirilen programda, fakültenin akademik, kültürel ve sosyal altyapısını güçlendirecek önemli birimler öğrencilerle buluşturuldu. İlahiyat Fakültesi Hasan Basri Çantay Konferans Salonundaki program; saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı, ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Açılış programında konuşan İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Özkan, fakültede yürütülen çalışmalar ve açılışı yapılan alanlara ilişkin bilgi vererek emeği geçenlere teşekkür etti. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu ise konuşmasında üniversitenin tüm birimlerinde gerçekleşen iyileştirme ve yeniliklere değinerek gerçekleştirilen çalışmalara katkı sunanlara teşekkür etti. Konuşmaların ardından İl Müftüsü Hasan Hayri Yaşar’ın duaları eşliğinde açılışı yapılan alanlar protokol üyeleri tarafından gezildi. Bu kapsamda fakülte girişinde yer alan İlahiyat Fakültesi yazılı alan ve yayınların sergilendiği bölüm ziyaret edildi. Ayrıca Hasan Aycın karikatür sergisi incelendi. Programın devamında İmam Birgivi İhtisas Kütüphanesi ile kadın ve erkek mescitleri gezildi. Kütüphanedeki eserler incelenirken kütüphane odaları ve eski eser koleksiyonunun da ziyaret edilmesinin ardından program ikramlarla sona erdi. Açılış törenine; Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu’nun yanı sıra Karesi Kaymakamı Metin Arslanbaş, Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, Prof. Dr. Murat Doğdubay, Prof. Dr. Fatih Satıl, Çizer Hasan Aycın’ın yine çizgi sanatçısı olan kardeşi Mustafa Aycın, senato üyeleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
İstanbul’da 270 metreye tırmanış: Rooftop tutkunu genç gökdelenlerde adrenalin peşinde
28 Nisan 2026 Salı - 16:23 İstanbul’da 270 metreye tırmanış: Rooftop tutkunu genç gökdelenlerde adrenalin peşinde İstanbul’da yaşayan 28 yaşındaki Musa Öztaşçı, 6 yıldır rooftop ve ekstrem kültürüyle ilgileniyor. Gökdelenler, yüksek yapılar ve kulelere tırmanışlar gerçekleştiren Öztaşçı, metrelerce yüksekte yaptığı ekstrem hareketlerle adrenalin tutkusu yaşadığını söyledi. İstanbul’da yaşayan 28 yaşındaki Musa Öztaşçı, uzun yıllardır ilgilendiği rooftop ve ekstrem kültürü kapsamında yüksek binalar, gökdelenler ve çeşitli kulelere tırmanışlar yaparak dikkat çekiyor. Sosyal medya hesabında paylaştığı görüntülerle ilgi gören Öztaşçı, bu tutkunun kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade etti. 5-6 yıldır rooftop ekstrem alanında bulunduğunu belirten Öztaşçı, yüksek yapılara tırmanmanın sadece adrenalin değil, aynı zamanda fiziksel dayanıklılık ve mental odak gerektirdiğini söyledi. Çatılarda barfiks, dips, şınav ve denge antrenmanları yaptıklarını ifade eden Öztaşçı, bazı yüksek kulelerde ise ciddi risklerin bulunduğuna dikkat çekti. Telsiz kuleleri ve halatlı taşıyıcı sistemlere sahip yapılarda sarsıntı riskinin yüksek olduğunu dile getiren Öztaşçı, bu tür yapıları çok önermediğini belirtti. En yüksek tırmandığı yapıların Beylikdüzü ve Maslak bölgesinde bulunduğunu aktaran Öztaşçı, yaklaşık 230 ile 270 metre bandındaki yapılara çıktığını söyledi. İzin süreçlerinin bulunmaması nedeniyle çatı erişimlerini kendi yöntemleriyle sağladıklarını anlatan Öztaşçı, çevreden hem olumlu hem olumsuz tepkiler aldığını, ancak bunun kendisi için bir tutku olduğunu ifade etti. "Bu ekstrem adrenalin bir yaşam biçimi, hayatı dolu dolu yaşamayı seviyorum" Rooftop ve ekstrem tırmanış kültürünün ciddi tehlikeler barındırmasına rağmen kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Musa Öztaşçı, şu ifadelere yer verdi: "Tehlikeli ama benim için bu ekstrem adrenalin bir yaşam biçimi. Kendime özgün bir şekilde yaşıyorum, hayatı dolu dolu yaşamayı seviyorum. Bu yaptıklarım bana bir şeyler katıyor, kendimi keşfetmemi sağlıyor. Yapabileceklerim konusunda sınır tanımıyorum. Birkaç yıldır rooftop ekstrem alanındayım. Genellikle gökdelenler, yüksek gerilim kuleleri, baz istasyonları ve benzeri yüksek yapılara tırmanışlar yapıyorum. Ancak telsiz kulelerini çok önermiyorum. Ana taşıyıcıları halatlı olduğu için zirvede ciddi sarsıntılar olabiliyor. Binalarda ve çatılarda kayma, barfiks, dips, şınav gibi antrenmanlar üzerinde çalışıyoruz. Bu işin fiziksel dayanıklılık tarafı da var. Bununla ilgili kimseden izin alamadığımız için kendi yöntemlerimizle güvenlik duvarlarını aşarak çatıya erişim sağlıyoruz. Çevreden olumlu yaklaşanlar da oluyor, olumsuz bakanlar da. Herkesin düşüncesine saygı duyuyorum. Ama benim için bu bir tutku. Bugüne kadar tırmandığım en yüksek yapılar Beylikdüzü ve Maslak tarafında oldu. Tahmini 230 ile 270 metre bandındaki binalara çıktım."