GÜNDEM
İstanbul’da "IGCAD 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi Adayı Urfa" etkinliği düzenlendi 19 Nisan 2026 Pazar - 23:12:03 İstanbul’da düzenlenen "IGCAD 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi Adayı Urfa" programında konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, "Şanlıurfa’yı yalnızca gastronomiyle değil; müzik kültürüyle de anmak gerekir. Sahip olduğu bu birikimle Şanlıurfa, UNESCO’nun dünya çapında kabul ettiği müzik şehri unvanını alarak kültürel mirasımıza bir değer daha katmış oldu. Bu adım, şehrimizin kültürel zenginliğini uluslararası ölçekte görünür kılma iradesinin bir parçasıdır" dedi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Tersane İstanbul’da "IGCAD 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi Adayı Urfa" adlı program düzenledi. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Şanlıurfa’nın dünyanın en eski kültürüne sahip olduğunu belirten Vali Gül, "Ben uzunca bir süre denebilecek, yaklaşık 5 yıl Gaziantep’te görev yaptım. Dolayısıyla da o süre içerisinde Şanlıurfa’nın potansiyelini, değerlerini daha yakın tanıma fırsatı yakaladım. Aslında yapılan bu iş geç kalınmış ama Şanlıurfa’mıza yakışan, mutlaka da olması geren bir etkinlik. Dünyanın en eski kültürlerine sahip olan bir coğrafyada ata tohumundan başlayarak, verimli topraklarda yüzyıllardır bu verimli ürünleri yetiştiren ve aynı şekilde bu ürünleri geleneksel pişirme teknikleriyle bu günlere getiren, bunu kendi içerisinde koruyan, dünyanın her tarafında yeme içmenin aynı olduğu, kültürün aynı olduğu dönemde yerelliği bu günlere getiren altın değerinde bir nimetimiz var" şeklinde konuştu. Şanlıurfa’nın kültürüne dikkat çeken Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Gülpınar ise, "Şanlıurfa sahip olduğu tarihsel ve kültürel birikimi ile dünya kültürel mirasına giren bir şehirdir. Dünya coğrafyasında kuruluş tarihi bilimsel olarak tespit edilemeyen birkaç şehirden biridir. Yani kuruluş tarihi kesin olarak tespit edilemeyen en eski şehirlerden biri. Neredeyse yapılan her yeni arkeolojik kazıda Urfa’nın tarihinin biraz daha eski olduğuna dair deliller elde ediliyor. Görülen o ki zaman ileri doğru gittikçe Urfa’nın tarihi eskiye doğru gitmektedir. Yaklaşık 12 bin yıl önce bu topraklarda insanlık tarihini değiştiren büyük bir dönüşüm yaşandı. Elde edilen bulgular bütün ezberleri bozdu ve hala keşfedilmeyi bekleyen birçok sırrı barındırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Şanlıurfa’yı yalnızca gastronomiyle değil; müzik kültürüyle de anmak gerekir" Başkan Gülpınar, "Şanlıurfa’yı yalnızca gastronomiyle değil; müzik kültürüyle de anmak gerekir. Tarihin en önemli kavşak noktalarından biri olan bu şehir, farklı medeniyetlerin sesiyle beslenmiş, bu birikimi kendine özgü bir musiki hafızasına dönüştürmüştür. Sahip olduğu bu birikimle Şanlıurfa, UNESCO’nun dünya çapında kabul ettiği müzik şehri unvanını alarak kültürel mirasımıza bir değer daha katmış oldu. Bu adım, şehrimizin kültürel zenginliğini uluslararası ölçekte görünür kılma iradesinin bir parçasıdır" ifadelerine yer verdi.
19 Nisan 2026 Pazar - 18:12 Denizli’de Şehit Teğmen Bekir Can Kerek için anma programı düzenlendi 22 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde şehit düşen Piyade Teğmen Bekir Can Kerek, Denizli’de düzenlenen anlamlı programla dualarla anıldı. Sabah namazıyla başlayan etkinlikte hem milli hem manevi duygular ön plana çıktı. Irak’ın kuzeyinde 22 Nisan 2022 tarihinde Pençe-Kilit Operasyonu sırasında şehit olan Denizlili Piyade Teğmen Bekir Can Kerek için anlamlı bir anma programı düzenlendi. Şehidin aziz hatırasını yaşatmak amacıyla gerçekleştirilen program, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Merkezefendi Müftülüğü koordinasyonunda organize edilen anma etkinliği, sabahın erken saatlerinde Hz. Ali TOKİ Camii’nde kılınan sabah namazıyla başladı. Namazın ardından cemaatle birlikte tesbihat, tevbe-i istiğfar ve dualar edildi. Program, cami imam hatibi Mehmet Tekin’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Etkinliğe Denizli İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, Merkezefendi İlçe Müftüsü Osman Güneş, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Mustafa Işık, Kızılay Merkezefendi Şube Başkanı Fatih Cabir Çalık, Türkiye Muhtarlar Derneği Denizli Şube Başkanı Osman Yüreci, Denizli Efeleri Yörükleri Derneği temsilcisi Mustafa Yalıbir, şehidin babası Salim Kerek, sivil toplum kuruluşları, Muhafazakar Motorcular üyeleri, cami cemaati ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, şehitlik mertebesinin İslamiyet’teki yüce yerine dikkat çekti. Şehitlerin Allah katında diri olduğunu vurgulayan Pamuklu, Kur’an-ı Kerim’de yer alan "Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz" (Bakara Suresi, 154. ayet) ve "Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanmayın. Onlar Rableri katında diridirler, rızıklandırılmaktadırlar" (Âl-i İmrân Suresi, 169. ayet) meallerini hatırlattı. Şehitlerin ilahi mükâfatlarla karşılandığını ifade eden Pamuklu, Peygamber Efendimiz Muhammed’in hadislerine de yer verdi. Müftü Pamuklu, "Hiç kimse cennete girdikten sonra tekrar dünyaya dönmek istemez. Ancak şehit, gördüğü büyük ikram ve nimetlerden dolayı tekrar dünyaya dönüp on defa daha şehit olmayı arzu eder" hadisini aktararak şehitliğin büyüklüğünü anlattı. Pamuklu ayrıca şehitlerin ilk kanlarının yere düştüğü anda günahlarının affedileceği, cennetteki makamlarının kendilerine gösterileceği ve büyük bir manevi huzur yaşayacakları yönündeki hadisleri de paylaşarak, bu makamın sadece bir kayıp değil, aynı zamanda ilahi bir lütuf olduğunu vurguladı. Toplumda şehitlik bilincinin diri tutulmasının önemine değinen Pamuklu, "Bizler bugün huzur ve güven içinde yaşıyorsak, bunu canlarını feda eden şehitlerimize borçluyuz. Ezanın dinmemesi, bayrağın inmemesi ve vatanın bölünmemesi için verilen bu mücadeleyi unutmamak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız" dedi. Programın ardından İl Müftülüğü tarafından katılımcılara çorba ikramı yapıldı. Daha sonra konvoy eşliğinde Denizli Asri Mezarlığı’nda bulunan şehitlik ziyaret edildi. Şehit Piyade Teğmen Bekir Can Kerek’in kabri başında Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi. Merkezefendi İlçe Müftüsü Osman Güneş, şehitlerin milletin en kıymetli değerleri olduğunu belirterek, "Onları unutmamak, hatıralarını yaşatmak ve dualarla anmak hepimizin ortak görevidir" dedi. Duygusal anların yaşandığı program, katılımcıların şehitler için ettiği dualarla sona erdi.
Bayram öncesi imalathanelerde saray helvası mesaisi
18 Mart 2026 Çarşamba - 11:15 Bayram öncesi imalathanelerde saray helvası mesaisi Kastamonu’un coğrafi işaretli çekme helvası bayram öncesinde yoğun ilgi görüyor. Osmanlı’dan günümüze gelen, saray helvası olarak da bilinen Kastamonu çekme helvası, Ramazan Bayramı’nda damakları tatlandıracak. Bayram öncesi aratn talep üzerine kentteki çekme helva imalathanelerinde yoğun mesai harcanıyor. Özellikle bayram tatili için kente gelenlerin ilgi gösterdiği çekme helva, farklı illerden de talep görüyor. "16 yıldır üretim yapıyoruz" 16 yıldır tarihi Yakupağa Külliyesi’ndeki işletmesinde çekme helva üretimi yapan Onur Baritçi, "Bu ürün padişahlardan günümüze kadar uzanan, saray tatlısı olarak adlandırılan yöresel bir lezzet. Kastamonu’daki halka açık tek imalathaneyiz. Misafirlerimiz hijyen şartlarına uyarak üretim aşamasını yerinde görebiliyor ve bu deneyimi yaşayabiliyor. Ortalama günlük minimum 450 kilo üretim yapıyoruz. Bu rakam yoğunluğa göre 1,5 tonun üzerine çıkabiliyor. Şehir dışından da ciddi talep var, farklı illere sevkiyat gerçekleştiriyoruz" dedi. Ramazan Bayramı’nda kente gelen misafirlerin çekme helvaya büyük ilgi gösterdiğini belirten Baritçi, "Bayramda Yakupağa Külliyesi’ni tercih eden misafirlerimiz hem üretimi izleyebilecek hem de sıcak helvanın tadına bakabilecek" şeklinde konuştu 25 yıldır çekme helva üretiminde çalışan Hüseyin Karakaya da üretim sürecini anlatarak, "Bakır kazanlarda su, şeker ve bir miktar limon tuzu kaynatılıyor. Derecesi geldiği zaman şekerimizi soğuk mermer tezgahımıza boşaltıyoruz. Yaklaşık 10-15 dakika boyunca şeker mermer tezgahta soğutuluyor. Daha sonra şekerimiz kayışlama makinesinde çekilerek beyazlatılıyor. Diğer bölümde un tereyağı ya da bitkisel yağı pişiriyoruz. Bunu daha sonra beyazlattığımız şekeri ve kavrulan unu dört arkadaş makinede çekiyoruz. Çekme helva ismi buradan geliyor. Eskiden elle çekilirdi, şimdi makineyle çekiliyor. Yaklaşık 20 dakika süren işlemin ardından helva tel tel olunca koparılıyor, soğuma tezgahlarına alınıyor. 15-20 dakika soğuduktan sonra ufalama işlemi yapılıyor. Daha sonra helvalar tepsilerde prese veriliyor. Bu işlemde helva hem sıkıştırılıyor hem de küp şekli veriliyor. Daha sonra sade, fıstıklı, fındıklı, çikolatalı gibi türlerine göre kutulara yerleştiriliyor" ifadelerini kullandı.
Büyükçekmece’de Orman Haftası’nda 100 fidan toprakla buluşturuldu
18 Mart 2026 Çarşamba - 11:12 Büyükçekmece’de Orman Haftası’nda 100 fidan toprakla buluşturuldu Büyükçekmece Belediyesi Gençlik Meclisi ve Çocuk Meclisi üyeleri, Orman Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte 100 fidan dikti. Büyükçekmece’de bulunan 23 Nisan Ulusal Egemenlik 100’üncü Yılı Zeytinliği’nde gerçekleştirilen etkinliğe Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, belediye meclis üyeleri, başkan yardımcıları ve çok sayıda çocuk katıldı. Etkinlikte, 100 fidan toprakla buluşturuldu. "Doğa bize emanet ve bu emanete hep birlikte sahip çıkacağız’’ Daha yeşil bir Büyükçekmece için geleceğe katkı sağlayarak fidanları toprakla buluşturan Büyükçekmece Belediyesi Gençlik Meclisi ve Çocuk Meclisi üyeleri, doğayı korumanın herkesin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. Etkinliğe katılan çocuklar ve gençler, doğayı korumanın önemine değindi. Çocuk Meclisi üyesi Sadık Emir Pamuk, "Bugün Orman Haftası için burada olmak benim için çok heyecan verici. Çünkü ormanlar sadece ağaçlardan oluşmaz; onlar bizim nefesimiz, evimiz ve geleceğimizdir. Biz çocuklar olarak doğayı korumakla sorumluyuz. Çünkü bugün diktiğimiz fidanlar, yarının büyük ağaçları olacak. Belki büyüdüğümüzde ağaçların gölgesinde oturacağımız, belki de çocuklarımıza göstereceğiz. Büyükçekmece Belediyesi Çocuk Meclisi olarak biz de doğaya sahip çıkmaya söz veriyoruz. Daha az çöp atacağız, ağaçlara zarar vermeyeceğiz ve çevremizi koruyacağız. Unutmayalım, doğa bize emanet ve bu emanete hep birlikte sahip çıkacağız" dedi. "Diktiğimiz fidanlar Büyükçekme’ye yatırımdır" Gençlik Meclisi üyesi Belinay Bayram ise, "Bugün burada diktiğimiz fidanlar yalnızca doğanın değil, Büyükçekmece’mizin geleceğine de büyük bir yatırımdır. Büyükçekmece’mizin yeşil alanlarını korumak Büyükçekmece gençliğinin sorumluluğundadır. Bu etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Büyükçekmece’mizin doğal güzelliklerini korumak için yeşil alanları artırmaya çalışıyoruz" Enes Göktuğ Polat da son dönemde artan yangınlar ve kuraklığa dikkat çekerek, "Ülkemizde bu dönemde yangınların ve kuraklığın arttığı bu zamanlarda hepimize büyük sorumluluk düşüyor yeşil alanları korumak için. Biz de Gençlik ve Çocuk Meclisi olarak bugün burada doğaya katkı sunuyoruz. Bugün hepimiz için çok anlamlı bir gün Orman Haftası. Biz de Büyükçekmece’mizin doğal güzelliklerini korumak için yeşil alanları artırmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. 100 fidan toprakla buluştu Orman Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte toplam 100 fidan dikilirken, katılımcılar doğaya sahip çıkma çağrısında bulundu. Büyükçekmece Belediyesi yetkilileri, benzer çevre etkinliklerinin yıl boyunca devam edeceğini belirtti.
Başkan Akın, muhtarlarla iftarda bir araya geldi
18 Mart 2026 Çarşamba - 11:08 Başkan Akın, muhtarlarla iftarda bir araya geldi Muhtarlarla iftarda bir araya gelen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, muhtarları en yakın mesai arkadaşı olarak gördüğünü belirtirken, Balıkesir’de ayrımcılığın sona erdiğini ve her mahalleye eşit hizmet götürmek için muhtarlarla omuz omuza çalıştığını söyledi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, demokrasinin temel taşı olarak nitelendirdiği muhtarlarla iftarda bir araya geldi. Balkonuk Center’de düzenlenen iftar programına CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, BBB Genel Sekteri Naki Çetin, daire başkanları, muhtarlar ve basın mensupları katıldı. Göreve geldiği günden bu yana 1133 mahalle muhtarıyla sürekli iletişim halinde olan Akın, bir belediye başkanın başarılı olabilmesi için muhtarlarla ortak çalışması gerektiğini söyledi. Muhtarları, kendisinin en yakın çalışma arkadaşı olarak gördüğünü dile getiren Akın, "Balıkesir’imizin her mahallesine, her sokağına, her hanesine ulaşmanın yolu, muhtarlarımızla omuz omuza çalışmaktan geçiyor. O nedenle sık sık muhtarlarımla bir araya geliyorum. Her gün en az 50 muhtarımla görüşme gerçekleştiriyorum." dedi. "Muhtarlar, en yakın çalışma arkadaşımdır" Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, en yakın çalışma arkadaşlarının muhtarlar olduğunu belirtirken iftara katılan muhtarların Ramazan ayını kutladı. Göreve geldiği günden bu yana hayata geçirdiği bir sistemden bahseden Akın, "Kuvayımilliye ruhunun iliklere kadar işlemesi için çalışıyorum. O yüzden ayrımcılık, ötekileştirme yok. Bizde herkesi kucaklamak var. O yüzden de muhtarların da bizlerin de vatandaşlarımızla kurduğumuz samimi doğrudan hizmet anlayışıyla bunun köprüsünü kurmanın güzelliklerini yaşıyoruz. Balıkesir’imizin her mahallesine, her sokağına, her hanesine ulaşmanın yolu, muhtarlarımızla omuz omuza çalışmaktan geçiyor. O nedenle sık sık muhtarlarımla bir araya geliyorum. Her gün en az 50 muhtarımla görüşme gerçekleştiriyorum. Muhtarlarımıza en yakın Ahmet Akın." diye konuştu. Yıllarca muhtarların yöneticilerin peşinden koştuğu sistemi yok ettiklerini ifade eden Akın, "Kendi çalışma arkadaşlarıma sizler muhtarların peşinden koşacaksınız dedim. Ve onu da takip ediyorum. Yakın Çözüm ekibimiz tüm muhtarlıklarımızı ziyaret etti. Şu an hangi mahallede hangi sıkıntı var hepsini biliyoruz. Ve çözümleri için belirli bir plan çerçevesinde de ilerliyoruz. Biz, büyük bir aileyiz. bin 133 muhtarımız var. Ben bin 133 muhtarımı da aynı zamanda Kuvayımilliye neferi olarak görüyorum. Muhtarımız da ilk günkü çalışma azmi ve kararlılıklarıyla mücadele ediyor." dedi. "1.133 tane Kuvayı Millîye neferimiz var" Devlet, millet, belediyeler ve muhtarlar birlik olarak Balıkesir’i hak ettiğini noktaya taşıyacaklarını dile getiren Akın, "Bizler Balıkesir’in kadim dayanışma kültürünü yaşatan bir şehrin evlatlarıyız. Birlik ve beraberlik içinde olduğumuz sürece aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Bizler aileyiz. Benim isteğim Balıkesir’in bin 133 muhtarıyla ayrımcılığın konuşulmadığı, her mahallenin hak ettiği hizmeti aldığı bir şehir olmasıdır. Çok geniş bir coğrafyamız var. Çok büyük bir aileyiz. Bu nedenle bizim tam bin 133 tane Kuvayımilliye neferimiz var. Muhtarlar, benim yol arkadaşımdır. Bu arkadaşlığın mayasında Balıkesir sevdası vardır. Bu güzel iftar sofrasında sizlerle bir araya gelmemize vesile olan herkese teşekkür ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul etsin, sofralarımızın bereketini artırsın." İfadelerini kullandı. CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, muhtarların Ramazan ayını kutlarken şunları söyledi: "Sizlerin talepleri için meclise aktarılacak ne kadar konu varsa onlar için mücadele ediyorum. Yeri geliyor camisi olmayan köylerimizin sorunlarını meclise taşıyorum, yeri geliyor telefonu çekmeyen köylerin isteklerini iletiyorum. Balıkesir’in dört bir tarafında ne varsa hepsinin takipçisi olan bir milletvekili olarak sizlerin vermiş olduğunuz yetkiyi en iyi şekilde değerlendirmek için çalışıyorum. Biz, bu kenti hak ettiği yere taşıyacağız. Güzel günleri hep birlikte yaşayacağı" diye konuştu. Muhtarların Balıkesir’in 20 ilçesinde kırsaldan merkeze her mahallede vatandaşların ilk nefesi devletin ise en uçtaki temsilcisi olduğunu belirten BBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Erkan Uzun, "Muhtarlarımızla birlikte çalışmak bizler için onur ve gururdur. Birlikte daha yaşanabilir bir Balıkesir için çalışırken 20 ilçemizin mahallemizin nabzını tutan muhtarlarımızla istişare ederek ortak akılla hizmet üretmeye devam ediyoruz" dedi.
İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Yaşlılar Haftası açıklaması
18 Mart 2026 Çarşamba - 11:03 İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Yaşlılar Haftası açıklaması Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, 18-24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, yaşlı bireylerin toplumdaki yerinin güçlendirilmesi ve yalnızlıkla mücadele edilmesinin önemine dikkat çekti. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, dünya genelinde yaşanan sosyoekonomik dönüşümler ve sağlık hizmetlerindeki gelişmeler sayesinde yaşam süresinin uzadığını, buna bağlı olarak 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranının giderek arttığını belirtti. Bildirici, yaşlılığın bireyin yaşamdan çekildiği bir dönem olmadığını ifade ederek, "Yaşlılık; bireyin deneyimlerinin olgunlaştığı, bilgi ve birikimlerini toplumla paylaşabildiği doğal bir yaşam evresidir" dedi. ’Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar’ Bu süreçte yaşlı bireylerin karşılaşabileceği bedensel, ruhsal ve sosyal değişimlere de değinen Bildirici, yalnızlık, sosyal izolasyon ve toplumsal rollerin değişmesinin bazı ruhsal sorunlar açısından risk oluşturabileceğini söyledi. Bu nedenle toplumda farkındalık oluşturmanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Bildirici, bu yıl Ulusal Yaşlılar Haftası temasının ’Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar’ olarak belirlendiğini ifade etti. Tema doğrultusunda yaşlı bireylerin yalnızlıkla mücadele edebilmesi, sosyal bağlarının güçlendirilmesi ve ruhsal iyilik hâllerinin korunması amacıyla çeşitli çalışmaların planlandığını belirten Bildirici, şu bilgileri paylaştı: "Yaşlı bireylere yönelik yalnızlık, depresyon, kaygı ve sağlıklı yaşlanma konularında psiko-eğitim çalışmaları, sohbet ve duygu paylaşım grupları ile yaşam öyküsü çalışmalarını içeren psikososyal destek etkinlikleri, yaşlı bireylerin aileleri ve bakım verenlerine yönelik iletişim, bakım sürecinde ruh sağlığı ve tükenmişlik konularında bilgilendirici toplantılar, huzurevleri, yaşlı bakım merkezleri ve toplum temelli kuruluşlarda farkındalık etkinlikleri, yaşlı bireylerin sosyal katılımını artırmayı amaçlayan anı paylaşımı, sanat, müzik ve kuşaklar arası etkinlikler, gerekli görülen durumlarda bireysel danışmanlık ve yönlendirme hizmetleri." "Yaşlılarımızın ruhsal iyilik hâlinin desteklendiği sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum" Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde sunulan ücretsiz ruh sağlığı hizmetleri aracılığıyla yaşlı bireylerin ruhsal durumlarının değerlendirilmesi, riskli grupların erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli yönlendirmelerin yapılmasının teşvik edildiğini belirten Bildirici, bu hizmetlerin toplum sağlığı açısından önemli bir destek mekanizması olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, yaşlı bireylerin yalnız bırakılmadığı, desteklendiği ve toplum yaşamının aktif bir parçası olarak varlıklarını sürdürdüğü bir sosyal ortamın güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Bu amaç doğrultusunda yürütülen çalışmalara katkı sunan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyor, yaşlılarımızın ruhsal iyilik hâlinin desteklendiği sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum" ifadelerini kullandı.