GÜNDEM
22 Nisan 2026 Çarşamba - 23:03 Kuzey Amerikalı tur operatörleri İstanbul ve Kapadokya’da ağırlandı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve Türk Hava Yolları (THY) iş birliğiyle yürütülen tanıtım çalışmaları kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’dan gelen 40 tur operatörü temsilcisi İstanbul ve Kapadokya’da ağırlandı. Türkiye’nin tanıtım çalışmaları kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’dan gelen 40 tur operatörü temsilcisi İstanbul ve Kapadokya’da ağırlandı. Söz konusu program ile Türkiye’nin kültür, şehir ve destinasyon çeşitliliğinin Kuzey Amerika pazarındaki sektör profesyonellerine yerinde tanıtılması ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Program kapsamında katılımcılar, İstanbul ve Kapadokya destinasyonlarını yerinde deneyimleyerek bölgenin sunduğu turizm ürünleri, erişim imkânları ve seyahat kurguları hakkında kapsamlı bilgiler edindi. Yerel sektör paydaşları ile yabancı tur operatörleri bir araya geldi Ağırlama programı boyunca, Türkiye’nin özellikle uzun mesafeli pazarlarda öne çıkan destinasyonlarının tur operatörleri nezdinde daha güçlü şekilde konumlandırılması hedefleniyor. Yerel sektör paydaşları ile yabancı tur operatörlerini bir araya getiren etkinlik, protokol konuşmaları ve sunumlarla başladı. Programın devamında birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Kapadokya Alan Başkanı Aydın Cem Aslanbay ile TGA Yönetim Kurulu Üyesi ve İç Anadolu Bölge Temsilcisi Murat Yavuz birer açılış konuşması yaptı. Ardından TGA yetkilisi tarafından destinasyona ve iş birliği imkanlarına ilişkin bir sunum gerçekleştirildi. Sektör buluşmasında balon firmaları ile Kayseri ve Nevşehir’den oteller ve seyahat acenteleri de yer aldı. Böylece yerel turizm paydaşları, Kuzey Amerika pazarından gelen tur operatörleriyle doğrudan temas kurma, destinasyonun ürün çeşitliliğini aktarma ve önümüzdeki döneme yönelik iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkanı buldu. Kapadokya ve İstanbul’un Kuzey Amerika pazarındaki konumu güçlendi Program kapsamında, Kapadokya’nın ve İstanbul’un Kuzey Amerika pazarındaki konumunun güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım atılırken, destinasyon tanıtımının yanı sıra satışa ve ticari iş birliklerine zemin hazırlayan somut temasların kurulması da desteklenmiş oldu.
Dilovası Kent Meydanı Projesi’nde inşaat çalışmaları hızla ilerliyor
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:32 Dilovası Kent Meydanı Projesi’nde inşaat çalışmaları hızla ilerliyor Dilovası Kent Meydanı Projesi’nde inşaat çalışmaları hız kesmeden sürüyor. Toplam 7 bin 197 metrekare kullanım alanına sahip olacak proje; bowling salonundan sinemaya, e-spor merkezinden kapalı otoparka kadar birçok sosyal donatısıyla ilçenin yeni cazibe merkezi olacak. Büyükşehir Belediyesi ve Dilovası Belediyesi iş birliğiyle 2 bin 400 metrekarelik taban alanı üzerinde inşa edilen projede çalışmalar aralıksız devam ediyor. Sosyal yaşama değer katması hedeflenen projede bugüne kadar bin 200 ton beton döküldü ve yaklaşık 100 ton inşaat demiri kullanıldı. Merdiven binalarının temelleri ile asansör kuyularının imalatının tamamlandığı projede, temelin üçte ikisi bitirildi. Ekiplerin birinci tabliye kalıp imalatlarına ise devam ettiği bildirildi. Toplam 540 gün içinde tamamlanması planlanan ve 7 bin 197 metrekare kapalı kullanım alanına sahip olacak dev tesis, zemin ve iki bodrum kattan oluşacak. Kompleksin zemin katında açık teras alanı bulunacak. Projenin birinci bodrum katında fuaye alanı, kafeterya, küçük yaş grubu çocuklar için oyun ve aktivite merkezi, bowling salonu, e-spor salonu, iki adet sinema salonu ve toplantı odaları yer alacak. İkinci bodrum kat ise özel bireyler için tasarlanmış alanlar, mekanik odalar ve 50 araç kapasiteli kapalı otopark olarak ilçe halkına hizmet verecek.
Kağızman’da yol çilesi yıllardır çözüme kavuşmadı
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:28 Kağızman’da yol çilesi yıllardır çözüme kavuşmadı Kars’ın Kağızman ilçesinde mahalle, cadde ve bağlantı yollarında yaşanan bozulmalar vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırıyor. İlçede özellikle yağışların ardından oluşan çamur ve su birikintileri nedeniyle bazı sokaklarda yürümek ve araçla ilerlemek güçleşiyor. Kağızman ilçesindeki vatandaşlar, özellikle okul yolları ve sağlık ocağı ile Şehitlik Caddesi arası güzergâhlarda yaşanan sorunların günlük hayatı etkilediğini belirtiyor. İlçede bulunan Mustafa Yalçın İlkokulu, Kağızman Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Kağızman Lisesi çevresindeki yolların da zaman zaman çamur ve çukurlar nedeniyle öğrenciler için zorlayıcı hale geldiğini ifade ediyor. Özellikle Ali Ataman Caddesi, Şahindere Mahallesi ve eski Emniyet Müdürlüğü binası önü gibi önemli noktalarda yol yüzeyindeki bozulmaların sürücüler için de sıkıntı oluşturduğu dile getiriliyor. Araç sahipleri ise çukurlar nedeniyle araçlarının zarar görebildiğini belirtiyor. Bayram öncesi ilçe genelinde yolların daha kullanışlı hale getirilmesini isteyen vatandaşlar, en azından geçici olarak kumlama ya da çukurların doldurulması gibi çalışmaların yapılmasının rahatlama sağlayacağını ifade ediyor. İlçenin yalnızca merkezden ibaret olmadığını vurgulayan vatandaşlar, mahalle ve bağlantı yollarının da iyileştirilmesini talep ediyor.
Kocaeli’nin 8 ilçesinde 18 Mart törenleri düzenlendi
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:27 Kocaeli’nin 8 ilçesinde 18 Mart törenleri düzenlendi Başiskele, Çayırova, Darıca, Dilovası, Gebze, Gölcük, Kartepe ve Körfez’de 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla tören düzenlendi. Başiskele Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen törene Başiskele Kaymakamı Soner Şenel, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Garnizon Komutanı Deniz Albay Tolga Çelebioğlu, muhtarlar, birim müdürleri, belediye personelleri, şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlar katıldı. Programda Atatürk Anıtı’na sırasıyla Başiskele Kaymakamı Dr. Soner Şenel, Garnizon Komutanı Deniz Albay Tolga Çelebioğlu ve Belediye Başkanı Yasin Özlü sırasıyla çelenk sunumu yaptı. Günün anlam ve önemine binaen yapılan konuşmalarda ise Çanakkale ruhunun milletimizin birlik ve beraberliğinin en güçlü sembollerinden biri olduğu vurgulandı. "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır" Çayırova’da Şekerpınar Şehitliği’nde gerçekleştirilen programa, Çayırova Kaymakamı Ahmet Önal, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Çayırova İlçe Emniyet Müdürü Şenol Toklu, Çayırova İlçe Gençlik ve Spor Müdürü İbrahim Şahin, İlçe Milli Eğitim Müdürü Recep Demir, Çayırova Müftüsü Hüseyin Baş, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, gaziler, kent protokolü, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, şehitlerimizin anısına çelenk takdimi yapıldı. Günün anlam ve önemine ilişkin yapılan konuşmanın ardından, Kaymakam Önal, Başkan Çiftçi ve beraberindeki protokol üyeleri şehitlerimizin kabrine karanfil bıraktı, edilen duaların ardından program sona erdi. Başkan Çiftçi, yaptığı açıklamada, "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla düzenlenen çelenk sunma töreninde aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ettik. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bizlere mukaddes bir vatan kılan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun" dedi. Darıca, Dilovası ve Gebze’de de hüzünlü tören Darıca’da düzenlenen tören; Kaymakam Yaşar Dönmez, Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, protokol üyeleri ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Protokol üyeleri tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan anma programı, daha sonra şehitlikte devam etti. Şehitlerimiz için Kur’an-ı Kerim okunup dualar edilmesinin ardından, Başkan Bıyık ve beraberindeki katılımcılar şehit kabirlerine tek tek karanfil bıraktı. Dilovası’nda 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi dolayısıyla düzenlenen programa; Kaymakam Dr. Metin Kubilay, Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, protokol üyeleri, gaziler ile şehit ve gazi aileleri katıldı. Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan anlamlı törenin ardından ilçe şehitliğine geçildi. Şehitlik ziyaretinde, vatan uğruna canlarını feda eden kahramanlar için Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi.Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldui ardından şehitlik ziyaret edildi. Gebze Şehitliği’nde düzenlenen anma töreninde de kahraman şehitler rahmet ve minnetle yad edildi. Programa; Kaymakam Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, protokol üyeleri, gaziler ve şehit yakınları katıldı. Şehit kabirlerine karanfil bırakılıp duaların edildiği törende Başkan Büyükgöz, "Bu toprakları bizlere vatan kılan kahraman ecdadımızın emaneti, omuzlarımızdaki en büyük sorumluluktur. Aynı inanç ve kararlılıkla, onların mirasına sahip çıkmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Gölcük’te öğrencilerin performansı duygulandırdı Gölcük’te gerçekleştirilen program, Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreniyle başladı. Törene; Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanı Mehmet Özgür Özömek, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Sarı ve Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Gölcük Temsilcisi Mehmet Uğur, askerler, muhtarlar, gazilerimiz, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Törenin ardından protokol üyeleri, Gölcük Şehitliği’ni ziyaret ederek şehit kabirlerine karanfil bıraktı ve dualar etti. Program kapsamında ayrıca Değirmendere Atatürk Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan anma etkinliği de büyük beğeni topladı. Öğrencilerin sahnelediği program, günün anlam ve önemini duygusal anlarla yansıttı. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer yaptığı açıklamada, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale’de destan yazan tüm kahramanları andı. Sezer, "Çanakkale Geçilmez dedirterek milletimize bu eşsiz zaferin gururunu yaşatan, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle yad ediyorum" ifadelerini kullandı. "Bu aziz vatanın her karışı, bir kahramanın fedakarlığıyla yoğrulmuş bir emanettir" Kartepe’de de 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi dolayısıyla çelenk sunma töreni düzenlendi. Anma programına; Kartepe Kaymakamı Hasan Öztürk, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, ilçe protokolü ve vatandaşlar katıldı. Kaymakam Öztürk ve Başkan Kocaman’ın Atatürk Anıtı’na çelenk sunmasıyla başlayan törende günün anlam ve önemine ilişkin açıklama yapan Başkan Kocaman, "Bu aziz vatanın her karışı, bir kahramanın fedakarlığıyla yoğrulmuş bir emanettir. Çanakkale’de yazılan destan; inancın, cesaretin ve vatan sevgisinin en yüce nişanesidir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve sonsuz saygıyla anıyoruz" ifadelerini kullandı. Şehit kabirlerine karanfil bırakıldı Körfez Şehitliği’nde gerçekleştirilen anma programına ise Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Garnizon Komutanı Ali Uysal ve Cumhuriyet Başsavcısı İsa Büyük’ün yanı sıra kamu kurum müdürleri, şehit aileleri, gaziler ile sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, askerler tarafından saygı atışı yapıldı. Ardından protokol üyeleri tarafından şehitlik anıtına çelenk sunuldu. Günün anlam ve önemini belirten konuşmaların yapıldığı ve protokol üyelerince şehitlik şeref defterinin imzalandığı programda, şehit aileleriyle yakından ilgilenildi. Protokol üyeleri, şehit kabirlerini tek tek ziyaret ederek karanfil bıraktı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Körfez İlçe Müftüsü Muhammed Aydın’ın okuduğu duayla sona eren anma programında duygu dolu anlar yaşandı.
Kars’ta "Açık Kapı"dan üniversite öğrencilerine yakın temas
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:22 Kars’ta "Açık Kapı"dan üniversite öğrencilerine yakın temas Kars’ta vatandaşla doğrudan iletişimi güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Kars Valiliği Açık Kapı Şube Müdürlüğü, bu kez üniversite öğrencileriyle buluştu. Vali Ziya Polat’ın "Sevdamız Eğitim" vizyonu doğrultusunda yürütülen ziyaretlerde, gençlerin talep ve önerileri yerinde dinlendi. Çalışmalar kapsamında Kafkas Üniversitesi’nin birçok fakülte ve meslek yüksekokulu ziyaret edildi. Tıp, Mühendislik ve Mimarlık, Dede Korkut Eğitim, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ile Yabancı Diller, Adalet, Kazım Karabekir Teknik Bilimler, Sosyal Bilimler ve Susuz Meslek Yüksekokulu öğrencileriyle bir araya gelen ekipler, "Milletin Kapısı" anlayışını kampüslere taşıdı. Ziyaretlerde Açık Kapı personelleri, öğrencilere sistemin işleyişi hakkında detaylı bilgi verirken; kamu hizmetlerine erişim, talep ve şikayetlerin iletilmesi süreçleri uygulamalı olarak anlatıldı. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunları doğrudan yetkililere iletme fırsatı buldu. Programlara katılan öğrenciler, özellikle barınma, ulaşım, eğitim imkamları ve sosyal yaşamla ilgili taleplerini dile getirdi. Açık Kapı ekipleri ise iletilen her başvurunun kayıt altına alındığını ve ilgili kurumlara hızlı şekilde yönlendirileceğini belirtti. Yetkililer, bu tür buluşmaların yalnızca sorun çözmeye yönelik değil, aynı zamanda gençlerin kamu yönetimine katılımını artırmayı hedeflediğini vurguladı. Öğrencilerin sürece aktif katılım göstermesi, programların verimliliğini artıran önemli bir unsur olarak değerlendirildi. Ziyaretlerin bir diğer önemli ayağını ise ortak sosyal projeler oluşturdu. Açık Kapı ekipleri ile öğrenciler arasında yapılan görüş alışverişinde; gönüllülük esaslı sosyal sorumluluk projeleri, yerel kalkınmaya katkı sağlayacak çalışmalar ve gençlerin aktif rol alabileceği etkinlikler masaya yatırıldı. Bu kapsamda özellikle dezavantajlı gruplara yönelik projeler, çevre bilinci çalışmaları ve eğitim destek programları gibi alanlarda iş birliği yapılması planlanıyor. Ayrıca bu tür ziyaretlerin artarak devam edeceği ve daha fazla öğrenciye ulaşılmasının hedeflendiği kaydedildi.
Balıkesirli keşşaflar cepheye uğurlandı
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:21 Balıkesirli keşşaflar cepheye uğurlandı Çanakkale Savaşı’nda vatan savunmasına katılan keşşaf (izci) birliğinin tamamı şehit olan Balıkesir Lisesi öğrencileri, 111 yıl sonra tekrar cepheye uğurlandı. Asker kıyafetleri giyerek askerlik şubesine giden ve ardından kına yakılan öğrenciler temsili olarak Çanakkale cephesine uğurlandı. 1914 yılında adı Balıkesir Sultanisi olan Balıkesir Lisesi’nden keşşaflık (izci) görevinde olan yaklaşık 100 öğrenci Çanakkale Savaşı’nın çıkması ile birlikte askere alınmış ve savaş neticesinde Balıkesir Lisesi savaşın olduğu 2 yıl mezun öğrenci verememiştir. Çanakkale Savaşı’nın 111 yıl dönümünde hatıraları tekrar yaşatan Balıkesir Lisesi Derneği, yaptığı program ile lisede okuyan öğrencilerine dönemin asker kıyafetlerini giydirdi. İlk olarak okul bahçesinde buluşan öğrenciler 111 yıl önce çekilen fotoğrafın aynısını tekrar çektirdi. Keşşaflar, 1914 yılında askerlik şubesi olarak kullanılan binaya giderek askerlik belgelerini aldı. İsimleri okunan askerler bina içerisine girerek temsili olarak askerlik şubesi başkanının elinden Osmanlıca ile hazırlanmış belgelerini ’Vatan Sağolsun’ sesleri eşliğinde aldılar. Yürüyüşün ardından İstanbul’un fethinde önemli rol oynayan Zağnos Paşa’nın adını taşıyan Zağnospaşa Camii’ne gelen temsili askerlere burada kınalar yakıldı. Avuçlarına yakılan kınaların ardından askerler Çanakkale cephesine uğurlandı.
Mardin’de 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü etkinliği
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:20 Mardin’de 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü etkinliği Mardin’de 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla Garnizon Komutanlığı’ndaki şehitlik anıtı önünde tören düzenlendi. Törene katılan Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, 5. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdin Kaya ile Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimler Derneği Mardin Şube Başkanı İbrahim Arı tarafından Atatürk anıtına çelenk sunuldu. Programda İl Müftüsü Enver Türkmen tarafından şehitler için dua edildi. Ardından şehitlerin kabirleri ziyaret edilerek karanfiller bırakıldı. Vali Akkoyun, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç ve beraberindeki protokol üyeleriyle birlikte şehit polis memuru Vedat Kaya’nın ailesini ziyaret ederek kabri başında dua etti. Anma programı İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde devam etti. Öğretmen ve öğrenciler şiirler okuyup çeşitli gösteriler sundu. Programda konuşan Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Çanakkale Deniz Zaferinin bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek, şehitleri rahmet ve minnetle andıklarını ifade etti. Akkoyun, Çanakkale’de sergilenen azim, fedakarlık ve vatan sevgisinin milletin birlik ve beraberliğinin en güçlü simgelerinden biri olduğunu vurguladı. Çanakkale Deniz Zaferinin yalnızca askeri bir başarı değil, aynı zamanda milli uyanışın ve bağımsızlık ruhunun da göstergesi olduğunu kaydeden Vali Akkoyun, bu ruhun bugün de yol göstermeye devam ettiğini dile getirdi. Törene İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan, AK Parti İl Başkanı Mehmet Uncu, MHP İl Başkanı Ferhan Bozkuş, şehit aileleri, gaziler ile kamu kurumları ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur"
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:19 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur" Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü Şehitler Abidesi’nde törenle kutlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bölgemizde ve küresel düzeyde yükselen güç siyaseti, bugün Çanakkale ruhunu diri tutmamızın çok daha anlamlı olduğunu göstermektedir. Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur. O gün verilen mücadele, milletimizin varlığına yönelen kuşatmaya karşı ortaya konmuş sarsılmaz bir iradenin ifadesi olarak tarihe kazınmıştır. Geleceği kuracak olan da aynı iradedir" dedi. Şehitler Abidesi’ndeki 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü sebebiyle düzenlenen tören saat 12.00’de başladı. Alana iki dev ekran kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz helikopterle tören alanına geldi. Törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız ve 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı SG. Yarbay Orhan Öğrenci, Avustralya’nın Ankara Büyükelçisi Sally-Anne Vincent, Yeni Zelanda Büyükelçi Yardımcısı Erin Morriss, Avustralya Savunma Ateşesi Albay Timothy Hawley, Birleşik Krallık Savunma Ateşesi Albay Jim Torbet, Avustralya’nın Çanakkale Konsolosu Laura Wauchope, çok sayıda şehit yakını, gazi ve gazi yakınları katıldı. Tören, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çelenk sunumuyla başladı. Tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağının göndere çekilmesiyle devam etti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yaptığı konuşmada, "Her sahada tarihin akışını değiştiren pek çok eylemin, olayın, çalışmanın, eser ve buluşun banisi olan Türk milleti, istiklal ve istikbali söz konusu olduğunda, vatanına ve bayrağına göz dikildiğinde savaş meydanında da tarihin akışını değiştirmeye; coğrafyaları ve devletleri şekillendirmeye daima muktedir olmuştur. Ordinaryüs Profesör Fritz Neumark bu gerçeği ’Tarihten Türkleri çıkarırsanız ortada tarih diye bir şey kalmaz’ diyerek dile getirmiştir. Unutanların hafızasına, 20’nci yüzyılda bir kez daha bu gerçeği mıh gibi çaktığımız yerdir Çanakkale. Vatan söz konusu olduğunda yokluğu ve yoksunluğu umursamayan, tereddüt etmeyen, vazgeçmeyenlerin canlarıyla, kanlarıyla, tertemiz imanlarıyla çizdiği geçilemez sınırdır bu topraklar. 18 Mart’ın, Çanakkale Deniz Zaferi olarak anılmasında saklı olan muazzam başarının altını burada özellikle bir kez daha çizmek isterim. Çünkü deniz zaferleri iki donanma arasındaki çarpışmalarda kazanan tarafa atfedilen başarıdır. Hâlbuki Boğazı ve çevresini savunan Türk ordusu; 2. Ağır Topçu Tugayı, Erenköy Ağır Topçu Bölge Komutanlığı ile 9. ve 11. Piyade tümenlerinden oluşuyordu. Herhangi bir donanma gücü söz konusu değildi. Buna karşı işgal kuvvetleri ise tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük donanma gücüyle Çanakkale’ye hücum ediyordu. Mehmet Akif’in ’Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya / Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya’ mısralarının ardında, taraflar arasındaki bu muazzam fark yatmaktadır. İşgal kuvvetlerinin 3 tümenden oluşan birleşik filosunda; Queen Elizabeth, Agamemnon, Inflexible, Ocean, Irresistible, Bouvet ve Majestic gibi İngiliz ve Fransız donamalarının en güçlü 18 savaş gemisi yer alıyordu. Sadece bu gemilerdeki toplam top sayısı 279’du. Bunların yanında hafif kruvazörler, denizaltılar, mayın gemileri, kömür ve hastane gemileri ve hatta 6 uçak taşıyan ARK Royal uçak gemisi de Çanakkale’ye gelmiştir. Peki, bizde? Bizde Cevat Paşa vardı saygıdeğer misafirler. Hafız Nazmi ve Tophaneli Hakkı beyler, Üsteğmen Hasan ve Teğmen Mevsuf, Seyit ve Müstecip onbaşılar vardı bizde… Bu adlarda saklı, iman dolu sinesi savaş gemilerinin zırhından daha kalın, daha dayanıklı niceleri vardı Çanakkale’de. Karşılarındaki donamanın inanılmaz büyüklüğüne, kıyamet gibi yağan ateş gücüne aldırmadılar. Üzerine bastıkları, arkalarında uzayıp giden vatan toprağına baktılar ve geri dönmeyi akıllarından çıkarıp yüzlerini denize çevirdiler. Kulağa hayali, efsanevi gibi geliyor ama yaşandı bunlar… Şahidi, Çanakkale sularına gömülen Bouvet, Irresistible ve Ocean gemileridir. Şahit, yenilmez diye anılırken batanlar dışında 4 gemisi de savaş dışı kalan; insan zaiyatı 800’ü aşan ve gücünün üçte birini kaybeden birleşik filodur. Hatırlatmak isterim ki müttefikler Boğazı kolayca geçeceklerini düşünüyordu. Churchill’e göre İngiliz donanması Boğaz’da görününce Türkler topları bırakıp kaçacaktı. Hatta o kadar emindiler ki İngiliz Cook Seyahat Şirketi İstanbul’a tur bile organize etmişti. İşte, gönderdikleri filodan bile büyük bu kibirleri de Çanakkale’nin şehit ve gazi kanlarıyla bereketlenmiş sularında boğulup gitmiştir. O gün birleşik filonun bir deniz yüzbaşısı ’Doğrudur, yumurta kırılmadan omlet yapılamaz ama yumurtalar kırılır ve omlet yapılmazsa kötü olur. Mesele şudur: Tabyalara üç gemi değerinde hasar verdik mi’ diyerek meselenin özünü dile getirmiştir. Ecdadımız, kimsenin gücü yetmez denilen bu filoya fazlasıyla yetmiş ve dahi artmışlardır ki sonrasında karadan işgale yeltenenlere; vatana, bayrağa, mukaddesata göz dikip el uzatanlara da hadlerini bildirmişlerdir. O zaman da Bigalı Mehmet Çavuş, Yüzbaşı Yusuf Kenan ve Kemal Beyler, Yarbay Hüseyin Avni Bey gibi cümle şehit ve gazilerimizin yiğitliğini simgeleyen yeni kahramanlar meydanda yerini almıştır. Ve kara savaşlarında bir direniş destanı yazan Anafartalar Kahramanı Yarbay Mustafa Kemal de Türk’ün istiklal ve istikbal mücadelesinin başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olarak tarihe geçmiştir. 111 yıl önce yazdığımız bu destanın zamansız bir zafer, değeri asla azalmayacak bir örnek olduğunu günümüzde tekrar tekrar tecrübe ediyoruz. Bugün uluslararası hukukun hiçe sayıldığı, vicdanların ayaklar altına alındığı, zevk olsun diye bombalama yapılabileceğinin hayasızca dillendirildiği bir dönemdeyiz. Bizler, 111 yıl önce ecdadımızın ispat ve ilan ettiği gibi güçlünün değil haklının galip geleceğini, kibrin değil sabır ve tevazuya sırtını vermiş cesaretin zafere ulaşacağını dünyaya buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Konuşmamı bu duygularla noktalarken aziz Türk milletinin Çanakkale sularına yazdığı destanın, şanlı deniz zaferimizin 111’inci yıl dönümünü kutluyorum. Başta Çanakkale şehitlerimiz ve ahirete irtihal etmiş gazilerimiz olmak üzere Türk milletinin varlığı ve mukaddesatı için canını vermiş, kanını dökmüş, ömrünü vakfetmiş cümle geçmişlerimizi; Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyorum. Bu vesileyle şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve aziz milletimizin mübarek Ramazan Bayramı’nı da tebrik ediyor, hepinize saygılar sunuyorum" dedi. Yılmaz: "Bölgemizde ve küresel düzeyde yükselen güç siyaseti, bugün Çanakkale ruhunu diri tutmamızın çok daha anlamlı olduğunu göstermektedir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise 18 Mart Deniz Zaferi töreninde yaptığı konuşmada, "Sizleri şahsım ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sonuna yaklaşmış olduğumuz Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyor, Rabbimden bizleri sağlık ve afiyetle bayrama kavuşturmasını diliyorum. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi Töreni vesilesiyle bu şanlı zaferin kazanıldığı topraklarda sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Çanakkale Deniz Zaferimizin 111’inci sene-i devriyesinde vatanımıza, bayrağımıza ve istikbalimize sahip çıkarken şehit düşen tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize sıhhat ve afiyet temenni ediyorum. İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in diliyle bir kez daha sesleniyoruz: ’Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.’ Bugün Gelibolu Yarımadası’nın her karışına sinmiş fedakârlığın, milletimizin istiklal iradesinin ve tarih boyunca süregelen vatan sevgisinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Gelibolu Yarımadası’nın her karışına sinmiş bu hatıra, ardına bakmadan yollara düşenlerin, hayatlarının baharında cephelere koşanların, bu vatanın kaderi söz konusu olduğunda kendi kaderini tereddütsüz biçimde ortaya koyanların hatırasıdır. Anadolu’nun dört bir yanından gelen gençler, köylerinden, kasabalarından, şehirlerinden ayrılıp Gelibolu sırtlarında aynı safta buluşmuş; milletimizin istiklal iradesini omuz omuza savunmuştur. Bugün de aynı ruhla iç cephemizi güçlendiriyor, birliğimizi ve kardeşliğimizi yüceltiyoruz. Bölgemizde ve küresel düzeyde yükselen güç siyaseti, bugün Çanakkale ruhunu diri tutmamızın çok daha anlamlı olduğunu göstermektedir. Azimle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın da en sağlam dayanağı Çanakkale ruhudur. O gün verilen mücadele, milletimizin varlığına yönelen kuşatmaya karşı ortaya konmuş sarsılmaz bir iradenin ifadesi olarak tarihe kazınmıştır. Geleceği kuracak olan da aynı iradedir. Dönemin en güçlü donanmalarıyla desteklenen büyük bir saldırı karşısında bu topraklarda yükselen direniş, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin hiçbir şart altında teslim alınamayacağını bütün dünyaya göstermiştir. Çanakkale’de ortaya çıkan direniş, milletimizin ilerleyen yıllarda vereceği büyük istiklal mücadelesinin ruhunu da mayalamıştır. Bu cephede sergilenen kararlılık ve fedakârlık, daha sonra Anadolu’nun dört bir yanında yürütülecek Kurtuluş Savaşı’na ilham vererek güçlü bir irade doğurmuştur. Bu bakımdan Çanakkale, milletimizin bağımsızlık yürüyüşünde yeni bir dönemin kapısını aralayan tarihî bir eşik olarak hafızalarımızda yerini almıştır. Burada, aziz şehitlerimizin huzurunda bir kez daha haykırıyoruz: ’Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal!’ ’Çanakkale geçilmez’ ruhu, bu milletin istiklal iradesini ve bağımsız yaşama kararlılığını ifade eden güçlü bir hafıza olarak bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. İçinden geçtiğimiz dönemde bölgemizde gerilimlerin arttığı, savaşların ve çatışmaların geniş bir coğrafyayı etkilediği bir tabloyla karşı karşıyayız. Böyle bir ortamda Türkiye’nin güçlü bir devlet iradesiyle, dirayetli liderlikle hareket etmesi ve savunma kapasitesini sürekli geliştirmesi büyük önem taşımaktadır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen kararlı politikalar ve savunma alanında atılan adımlar sayesinde milletimiz bugün huzur ve güven içinde yaşamaktadır. Etrafımız ateş çemberi iken ülkemiz adeta bir istikrar merkezi olarak temayüz etmektedir. Bu güven ortamının arkasında güçlü bir tarihsel birikim ve köklü bir devlet geleneği bulunmaktadır. Osmanlı döneminde kurulan Tophane-i Âmire’den Cumhuriyet’in ilk yıllarında oluşturulan askerî fabrikalara uzanan üretim geleneği, savunma alanında kendi imkân ve kabiliyetlerimizi geliştirme iradesinin erken örneklerini ortaya koymuştur. Cumhuriyet döneminde Şakir Zümre’nin mühimmat üretimi, Nuri Demirağ’ın havacılık alanındaki girişimleri ve Vecihi Hürkuş’un öncülük ettiği çalışmalar savunma alanında yerli üretim anlayışının tarihimizdeki güçlü adımlarından bazılarıdır. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında karşılaşılan ambargolar ise savunma alanında dışa bağımlılığın ne kadar ciddi riskler doğurabileceğini açık biçimde göstermiştir. Bu tecrübe, Türkiye için yeni bir bilinç oluşturmuş; kendi savunma sanayiini geliştirme kararlılığı daha güçlü bir şekilde ortaya konmuştur. Son yıllarda savunma sanayiinde ortaya koyduğumuz atılımlar, Türkiye’nin güvenlik mimarisinde köklü bir dönüşüm meydana getirmiştir. 2000’li yılların başında yüzde 20 seviyelerinde bulunan savunma sanayiindeki yerlilik oranı bugün yüzde 80’in üzerine çıkmıştır. Türkiye artık savunma alanında ihtiyaç duyduğu pek çok sistemi kendi mühendisliğiyle geliştiren, kendi üretim gücüyle sahaya süren bir kapasiteye ulaşmıştır. Bugün gökyüzünde görev yapan Bayraktar TB2, AKINCI ve ANKA gibi insansız hava araçlarımız ile KAAN ve HÜRJET projeleri hava gücümüzde yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Denizlerde MİLGEM gemilerimiz ve TCG Anadolu ile mavi vatandaki varlığımız güçlenirken, kara kuvvetlerimize yeni bir kabiliyet kazandıran ALTAY tankı ve modern zırhlı araçlarımız sahadaki gücümüzü artırmaktadır. Hava savunmasında HİSAR ve SİPER sistemleri ile ATMACA, SOM ve TAYFUN gibi yerli füze projeleri ise Türkiye’nin savunma kapasitesini her alanda ileri bir seviyeye taşımaktadır. Savunma sanayiinde elde edilen bu başarılar, milletimizin bağımsızlık iradesinin teknoloji, üretim ve mühendislikle birleşmiş hâlidir. Dün vatan toprağını korumak için cepheye koşanların taşıdığı kararlılık, bugün bilim insanlarımızın, mühendislerimizin ve savunma sanayiinde çalışan binlerce gencimizin emeğiyle yeni bir güce dönüşmektedir. Çanakkale’de ortaya çıkan ruh ile bugün caydırıcı güç olma yolunda ortaya koyduğumuz irade arasında güçlü bir bağ bulunmaktadır. Çanakkale’de yazılan destan, milletimizin birlik içinde hareket ettiğinde karşısında hiçbir gücün duramayacağını gösteren güçlü bir tarihî miras olarak hafızalarımızda ve gönlümüzde yaşamaktadır. Yaşamaya da devam edecektir. Bu topraklarda verilen mücadele milletimizin istiklal ve hürriyet konusundaki kararlılığının en güçlü sembollerinden biri olarak tarihimize kazınmıştır. Bu duygularla Çanakkale Deniz Zaferimizin 111’inci yıl dönümünü bir kez daha tebrik ediyor; başta Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu büyük destanda imzası bulunan tüm komutanlarımızı ve kahraman Mehmetçiklerimizi, imkansızlıklar için her türlü fedakarlığı yapan aziz milletimizi rahmet ve minnetle anıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları Çanakkale Boğazı’nda geçit töreni gerçekleştirdi. Şehitler Abidesi’ndeki tören SOLOTÜRK’ün nefes kesen gösterisiyle sona erdi.