GÜNDEM
Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi 05 Mayıs 2026 Salı - 01:07:41 İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:07 ERÜ Rektörü Altun: "Kayseri gibi bir şehirde üniversite lokomotif olmalı" Erciyes Üniversitesi (ERÜ) tarafından düzenlenen ‘Gevher Nesibe’den Türkiye Yüzyılına’ tanıtım programında konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, "Kayseri gibi bir şehirde üniversite lokomotif olmalı" dedi. Sabancı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, protokol üyeleri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Protokol üyeleri AR-GE çalışmalarının yapıldığı sergiyi inceleyerek, geliştirilen ürünler hakkında öğrencilerden bilgiler aldılar. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, " Son 4 yıl içerisinde üniversitemizin fiziki alt yapısını güçlendiren sağlık, hizmet kapasitemizi artıran ve 17 proje ile sizleri kısaca bilgilendirmek istiyorum. Birincisi artan hasta yoğunluğuna cevap vermek hizmetlerimizi daha üst kalitede ortaya koyabilmek için acil ek binamızın inşaatını tamamlamış ve süreçte hizmete almış bulunuyoruz. Hastanemizin 9-10-11 ve 12. Katlarında yüzde 30 un üzerinde ana binamızda bir yenileme çalışmasını gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Diş hastanemiz her anlamda ön plana çıkmaya ve gündem de kalmaya devam edecektir. 41 bin kapalı metre kare alanı 399 üniti ile Türkiye’nin 1 numarasıdır. Sağlık hizmetlerinde ileri teknolojileri kullanmaya gayret ediyoruz. Robotik cerrahi burada bizim güçlenmemize çok büyük bir katkı sağlamıştır. 630 robotik cerrahi gerçekleştirmiş durumdayız. Aşı geliştirme binası aslında önce bir enstitü kurmak suretiyle adım attığımız devamında da; bioteknoloji ve sağlık alanlarında da güçlü bir ekosistemi ayağa kaldırıyoruz. Polikliniklerde yenilemeler yapıyoruz 48 yıllık fiziki bir yapıya sahibiz" ifadelerini kullandı. Sağlık yatırımlarının yanında kampüs yaşamını güçlendirmeye yönelik adımlar attıklarını da dile getiren Altun, "ERÜ Sahne, öğrencilerimize yönelik olarak ortaya koyduğumuz bu adım aslında sadece eğitim alan öğrenci profili yanında sosyalleşmeleri içinde mümkün mertebe öğrencilerimizin sosyal faaliyetlerini arttırmaya çalışıyoruz. Tarihi yapılarımızı unutmuyoruz onları restore ederek hem korumaya hem de kamu kurumlarının yararlanması anlamında istifadelerine sunmuş oluyoruz. Yaptığımız çalışmalar la 199 bin metre kareyi aşan alanı Milli Emlak’tan kendi üniversite arazimiz olarak takas yapmak suretiyle üniversitenin kendi mülkiyetine geçirmiş olduk. Kütüphanemizi yeniliyoruz kütüphanemizdeki bu yenileme öğrenciye doğrudan bir dokunuş olarak karşımıza çıkıyor. Çalışma alanlarında yüzde 25, sosyal alanlarda yüzde 40, kitaplık alanlarında ise yüzde 40 kapasite artışı sağladık. Dijitalleşiyoruz ve 24 saat açık kütüphane hizmeti sunmaya devam edeceğiz. Teknopark geliştirme bölgesi 2, bizim Teknopark gelişim bölgemiz için önemli bir projedir. Bunun birinci etap projesini yaptık, üretiminde yaptık. Şuanda doluluk oranında yüz 100 doluluğa ulaşmış bir teknoparka sahibiz. Böyle bir şehirde üniversite lokomotif olmalı. Gayretlerimiz artarak devam etmeli" dedi. Program fotoğraf çekiminin ardından sona erdi
Soğuk hava ve yağmur bayram alışverişine engel olamadı
19 Mart 2026 Perşembe - 18:40 Soğuk hava ve yağmur bayram alışverişine engel olamadı Sakarya’da etkisini gösteren soğuk hava ve yağmura rağmen vatandaşlar arife gününde bayramı alışverişi için sokaklarda yoğunluk oluşturdu. Sakarya genelinde etkili olan soğuk hava ve yağmura rağmen bayram telaşına kapılan vatandaşlar caddelere akın etti. Bayram hazırlıklarını tamamlamak isteyen vatandaşlar olumsuz hava şartlarına önlemlerini alarak alışverişlerini tamamladı. "Bayramlar çocuklar için" Arife günü çocukları için bayram alışverişine çıkan Süleyman Saka, "Bugün arife günü çocukları sevindirmek için alışverişe çıktık, ayakkabı pantolon aldık. Hava çok soğuk olmasına rağmen çok kalabalık bunun sebebi de bayram telaşı, aileler çocukları sevindirmek için geliyor. Aslında bayramlar çocuklar için ben eskiden bir elbise aldığımda yatağımda sabaha kadar beklerdim, uyumazdım" dedi. "Bugünün soğuğu sıcağı olmaz" Bayramların kültürümüz için öneminden bahseden Erkan Yavuz, "Bugün Ramazan’ın son günü insanlar çocuklarını alıp alışverişini yapıyor. Bu bayramda çocukların bayramı, ben de bu kalabalığı buna bağlıyorum. Bugün arife olduğu için bugünün soğuğu sıcağı olmaz. Böyle bayramlarımız iyi ki var çünkü büyüklerimizi hatırlıyoruz, mezarları ziyaret ediyoruz, birliğimizi beraberliğimizi hatırlıyoruz ve küslükler son buluyor. Benim umudum inşallah bu bayramları unutmayız ilelebet sürdürürüz" diye konuştu.
İstanbul’da "zimem defteri" geleneğiyle 73,5 milyon TL borç kapatıldı
19 Mart 2026 Perşembe - 18:14 İstanbul’da "zimem defteri" geleneğiyle 73,5 milyon TL borç kapatıldı İstanbul Valiliği koordinasyonunda, sivil toplum kuruluşları ve hayırseverlerin katkılarıyla Ramazan ayı boyunca mahalle bakkallarındaki veresiye borçları kapatıldı. Zimem defteri geleneği kapsamında 2 bin 150 mahalle bakkalında toplam 32 bin 345 ailenin borcu ödenirken, toplamda 73 milyon 500 bin TL’lik borç kapatıldı. Osmanlı dönemine dayanan zimem defteri geleneğinde, hayırseverler mahalle bakkallarına giderek ihtiyaç sahiplerinin borçlarını kim olduklarını bilmeden kapatıyor. Yüzyıllardır sürdürülen bu gelenek, Ramazan ayında yeniden canlandırılarak yardımlaşma ve dayanışma kültürünün yaşatıldı. Vali Gül bakkal ziyaretinde bulundu Uygulama kapsamında İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde bir mahalle bakkalını ziyaret eden Davut Gül, zimem defterindeki borçları bizzat kapattı. Vali Gül, yapılan çalışmanın hem yardımlaşma kültürünü yaşattığını hem de ihtiyaç sahiplerine doğrudan destek sağladığını belirterek, "İstanbul Valiliği’nin koordinasyonunda kaymakamlarımız, hayırseverlerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte hemşehrilerimizin bakkallara olan borçlarını ödemeye gayret ediyoruz. Ramazan yardımlaşma ve paylaşma demek. Bayrama girerken vatandaşlarımızı borçsuz bir şekilde bayrama kavuşturmak istiyoruz" dedi. Yardımların şeffaf şekilde yapıldığını vurgulayan Gül, "Muhtarlarımız, kaymakamlarımız ve sosyal hizmet uzmanlarımızla birlikte borçlar tespit edilerek tutanak karşılığında ödeniyor. Böylece hem hayır sahiplerinin emanetlerini doğru şekilde yerine ulaştırıyoruz hem de zimem defteri geleneğini yaşatıyoruz" ifadelerini kullandı. "Beklemiyordum, çok şaşırdım" Bakkal esnafı Ferdi Sungur yaşadığı şaşkınlığı dile getirerek, "Sabah geldiler, hesapları topladık ve miktarları belirledik. Hepsinin ödeneceğini söylediler. Böyle bir şey beklemiyordum, görünce çok şaşırdım. Sosyal medyada görüyorduk ama buraya geleceklerini düşünmemiştim. Toplamda 151 bin liralık borç vardı, hepsi kapatıldı. Vesile olan herkese teşekkür ederim, Allah razı olsun" dedi. İstanbul genelinde yürütülen çalışma ile binlerce dar gelirli ailenin borç yükü hafifletilirken, Ramazan ayının dayanışma ruhu da bir kez daha yaşatıldı.
Diyarbakır’da pastanelerde bayram yoğunluğu
19 Mart 2026 Perşembe - 17:41 Diyarbakır’da pastanelerde bayram yoğunluğu Diyarbakır’da 41 yıllık Hacıbaba Pastanelerinde Ramazan Bayramı yoğunluğu devam ediyor. Ramazan Bayramı’nın gelişiyle birlikte Türkiye’nin köklü lezzet duraklarından Hacıbaba Pastaneleri, 41. yılına özel hizmet politikası ve rekabetçi fiyatlarıyla tarihinin en yoğun dönemlerinden birini yaşıyor. Tüketiciler, özellikle markanın tescilli lezzeti soğuk baklava ve geleneksel fıstıklı çeşitlerine ulaşmak için şubeler önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Şirket, artan talebi karşılamak adına üretim kapasitesini tam güce çıkarırken, "kaliteli lezzet, ulaşılabilir fiyat" sloganıyla bayram sofralarının bir numaralı tercihi olmayı sürdürüyor. Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, 41. yılını kutlamanın gururunu yaşadıklarını belirterek, "Yarım asra yaklaşan bu serüvende değişmeyen tek şey, kaliteden ödün vermeyen hizmet anlayışımız oldu. Bugün şubelerimiz önünde oluşan o uzun kuyruklar, sadece bir tatlı alışverişi değil; halkımızın bize duyduğu sarsılmaz güvenin bir nişanesidir. Halkımızın bayram sevincine ortak olmak bizim asıl kazancımızdır. Her bütçeye hitap eden fiyat politikamız ve kalitemizle, her eve kaliteli baklava girsin düsturuyla çalışıyoruz. Bu yoğun ilgiye layık olabilmek için tüm ekibimizle gece gündüz demeden mesai harcıyoruz. Bu vesileyle, bizleri 41 yıldır bağrına basan, bayram sofralarında Hacıbaba lezzetine yer veren tüm halkımıza sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Tüm İslam aleminin mübarek Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlar; sağlık, huzur ve lezzet dolu günler dilerim" dedi.