GÜNDEM
AYM Başkanı Özkaya: "2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık" 26 Şubat 2026 Perşembe - 13:00:50 Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, 2025 yılında 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldığını, 71 bin 175 başvurunun ise sonuçlandırıldığını belirterek, "Yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti" dedi. Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesinin 2025 yılı faaliyetlerinin değerlendirildiği iftar programına katıldı. Gölbaşı Vilayetler Evi’nde düzenlenen programda AYM Başkanvekili Basri Bağcı ile medya temsilcileri yer aldı. AYM Başkanı Özkaya, mahkemenin 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılını geride bırakırken bireysel başvuru ve norm denetimi alanında hak ihlallerinin önlenmesi, anayasal ilkelerin hayata geçirilmesi ve hukuk devletinin güçlendirilmesi yolunda etkin ve verimli bir çalışma yürüttüklerini belirten Özkaya, 2026 yılında da aynı kararlılıkla çalışmalara devam edeceklerini söyledi. "İncelemelerde evrensel hukuk ilkeleri esas alınıyor" Adaletin devleti ayakta tutan, bireyi güven içinde yaşatan ve topluma refah sağlayan asli dayanak olduğunu vurgulayan Özkaya, AYM’nin incelemelerinde uluslararası evrensel yaklaşımların, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kullanılan ilke ve standartların, diğer ülke anayasa mahkemelerinin kararlarının ve yüksek yargı organlarının içtihatlarının titizlikle araştırıldığını belirtti. Bireysel başvurularda dile getirilen ihlal iddialarının dinî, siyasi veya ideolojik kimliğe bakılmaksızın tamamen adalet odaklı bir yaklaşımla değerlendirildiğini ifade eden Özkaya, anayasal sınırlar içinde temel hak ve özgürlüklerin korunup geliştirilmesine hizmet edecek yorum ve yöntemlerin uygulandığını söyledi. ’Dosyalarda "ilk gelen ilk çıkar" ilkesi’ Dosyaların inceleme sırasına ilişkin Özkaya, "Mahkememiz norm denetimi kapsamındaki işlerin incelenmesinde ’ilk gelen ilk çıkar’ ilkesine göre hareket etmektedir. Tabii burada özellikle mahkemelerden itiraz yoluyla gelen işlerde mümkün olduğu ölçüde 5 ay içinde karar vermeye büyük bir özen gösterilmektedir. Aynı şekilde bireysel başvurular da içtüzüğümüzün ’Başvuruların inceleme sırası’ başlıklı maddesi uyarınca geliş sırasına göre incelenerek karara bağlanmaktadır" ifadelerini kullandı. Bireysel başvuruların da geliş sırasına göre incelendiğini ancak başvuruların önemi ve aciliyeti dikkate alınarak Genel Kurul kararıyla belirlenen objektif kriterler çerçevesinde farklı bir sıralama yapılabildiğini belirten Özkaya, "Acil", "Pilot ve Öncü" ve "Çekirdek Haklar" gibi kategoriler oluşturulduğunu ifade etti. Başvurucuların kimliğinden veya niteliğinden dolayı herhangi bir dosyanın geciktirilmesinin söz konusu olmadığını vurgulayan Özkaya, önceliklendirmede tamamen belirlenen kriterlere göre hareket edildiğini söyledi. Yargı organları ve diğer kurumlarla iş birliğine önem verdiklerini dile getiren Özkaya, yüksek mahkemelerle çalıştay ve sempozyumların yanı sıra ortak çalışmalar yürüttüklerini belirtti. 2025 yılında birçok yüksek mahkeme ile görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti. "6 ülkenin yüksek mahkemesiyle iş birliği anlaşması imzaladık" Uluslararası alanda da etkin rol üstlendiklerini ifade eden Özkaya, "32 farklı ülkenin yüksek mahkemeleriyle de bugüne kadar ikili iş birliği anlaşmaları imzalamış bulunmaktayız. Sadece 2025 yılında Mısır, Azerbaycan, Cezayir, Irak, Malezya ve Togo olmak üzere 6 ülkenin yüksek mahkemesiyle iş birliği anlaşması imzaladık. Ayrıca Asya Anayasa Mahkemeleri ve Muadili Kurumlar Birliğinin Eğitim ve İnsan Kaynakları Geliştirme Merkezi faaliyetleri kapsamında yaz okulu programlarımızın 13’üncüsünü geçtiğimiz ekim ayında düzenledik. Bu kapsamda bugüne kadar 41 farklı ülkeden 473 katılımcı misafir ettik. Bu etkinliklerde yapılan sunum ve değerlendirmeleri gerekli çeviriler yapılarak, ilgili ülke yüksek yargı organları ile paylaştık" dedi. "2025 yılında 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı" 2025 yılı istatistiklerini paylaşan Özkaya, "2025 yılında mahkememize 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldı. Buna karşılık 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı. Yani yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti. Verilen karar sayısının yapılan başvuru sayısından fazla olduğunu ortaya koyan bu veriler, artan iş yüküne rağmen Anayasa Mahkemesinin büyük bir özveri ve gayretle çalıştığının göstergesidir. Mahkememize yapılan toplam başvuru sayısı ile sonuçlandırılan toplam başvuru sayısına da değinmek isterim. Uygulamaya girdiği 23 Eylül 2012 tarihinden 31 Aralık 2025’e kadar bireysel başvuru sistemi kapsamında 714 bin 774 başvuru yapıldı. Bunların yaklaşık 623 bin 88’i, yani yüzde 87,2’si karara bağlandı. 91 bin 686 başvuru ise derdest durumdadır" dedi. "2025 en fazla dosyanın sonuçlandırıldığı yıl oldu" 2025 yılında norm denetimi kapsamında 277 başvuru yapıldığını, 278 başvurunun karara bağlandığını ve 472 kuralın Anayasa’ya uygunluk denetiminin yapıldığını belirten Özkaya, "Böylelikle 2025 yılının norm denetimi kapsamında birleştirme kararları hariç olmak üzere bugüne kadar en fazla dosyanın sonuçlandırıldığı yıl oldu" diye konuştu. Özkaya, siyasi partilere ilişkin mali denetim kapsamında ise 2025 yılında 164 dosyanın sonuçlandırıldığını, parti kapatma davalarına ilişkin 5 dosyanın derdest olduğunu ifade ederek, "Anayasa ile mahkememize verilen görevler arasında siyasi partilere ilişkin kapatma davalarını karara bağlamak da bulunmaktadır. 2025 yılı sonu itibarıyla parti kapatma davalarına ilişkin derdest dosya sayısının 5 olduğunu ifade etmek isterim" dedi. Konuşmasının sonunda Ramazan ayının huzur ve bereket getirmesini temenni eden Özkaya, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan zulümlerin ve insan hakları ihlallerinin son bulmasını diledi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:00 AYM Başkanı Özkaya: "AİHM kararlarına ilişkin icra süreci henüz tamamlanmayan 83 karar bulunuyor" Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına ilişkin, icra süreci henüz tamamlanmayan 83 karar bulunduğunu, büyük bölümünde sürecin devam ettiğini, bir kısmında ise teknik sebeplerle gecikme yaşandığını söyledi. Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, 2025 Yılı Değerlendirme Toplantısı kapsamında düzenlenen iftar programının ardından medya temsilcilerinin sorularını cevapladı. AYM ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının eksiksiz uygulanmasına ilişkin soruya yanıt veren Özkaya, Anayasa’nın 153. maddesinin açık olduğunu belirterek, kararların bağlayıcılığı konusunda kurallar çerçevesinde bir sorun bulunmadığını söyledi. İcra süreci henüz tamamlanmayan 83 karar bulunduğunu aktaran Özkaya, bunların büyük bölümünde sürecin devam ettiğini, bir kısmında ise teknik sebeplerle gecikme yaşandığını ifade etti. Özkaya, "Kanaatimce ortada sistemsel bir sorun yok. Yorum farklılıkları devreye girebiliyor ancak kurallar bağlamında bir eksiklik görmüyorum" dedi. Bireysel başvurunun kapsamına da değinen Özkaya, AYM’nin yalnızca anayasal teması bulunan temel haklara ilişkin konuları incelediğini vurgulayarak, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki binlerce başvurunun esasa girilmeden reddedildiğini kaydetti. Halkların Demokratik Partisi (HDP) hakkında açılan kapatma davasına ilişkin son durumun sorulması üzerine Özkaya, dosyanın kapsamının oldukça geniş olduğunu belirtti. 520 kişi hakkında 4 bin eylemin dava gerekçesi yapıldığını, 451 kişi hakkında siyasi yasak talep edildiğini aktaran Özkaya, 840 sayfalık iddianame, 60 klasör ek ve yaklaşık 200 GB dijital materyal bulunduğunu söyledi. Dosyada 4 raportör görevlendirildiğini ifade eden Özkaya, "Teknik anlamda dosyada sona gelindiğini söyleyebiliriz. Yani tamamlanma sürecine yaklaşılmış durumda. Bir başka ifadeyle Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemesine başlanmasına gelme durumunda. Çok uzun zaman almadan değerlendirme yapılabilecektir" dedi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin AYM üyeleri hakkında yaptığı suç duyurusuna ilişkin soru üzerine Özkaya, "Anayasa Mahkemesi tarafından herhangi bir sözlü ya da fiili eylemde bulunulmadı. Süreç de zaten devam etmedi. Yani sadece o kararın alınmasıyla kaldı, sonrasında başka bir gelişme olmadı. Anayasa Mahkemesi de bu konuda bir tutum içerisine girmedi" dedi. Can Atalay hakkında verilen üç ayrı AYM kararına değinen Özkaya, "Anayasa Mahkemesinin Can Atalay ile ilgili vermiş olduğu üç kararı bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi üyesi olarak bahse konu kararlarda yargısal görüşümüzü ifade ettik. Can Atalay’ın milletvekili olarak yargılanmasının özel usule tabi olduğunun ve Anayasa Mahkemesinin Anayasa’nın 14 ve 83. maddeleri yorumu çerçevesinde milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiğinin ifade edildiği iki kararın altında imzam var. Oradaki yargısal görüşüm bu. Üçüncü karar ise karar verilmesine yer olmadığı şeklindeydi. Ben orada teknik sebeplerle Anayasa’nın 84 ve 85. maddelerindeki hükümleri gözeterek, Anayasa Mahkemesinin işin esasını inceleyemeyeceğini, karar verilmesine yer olmadığı şeklindeki kararın da aslında işin esasına ilişkin bir karar olduğunu değerlendirdiğim için karşı oy kullandım. Ama mahkememiz çoğunluğu önceki verilen iki ihlal kararını da gözeterek farklı yorumladı. Esasa girerek karar verilmesine yer olmadığı yönünde bir karar tesis etti" diye konuştu. Selahattin Demirtaş hakkında AİHM’in verdiği ihlal kararına ilişkin ise Özkaya, AYM’nin AİHM kararlarının gereğinin yerine getirilip getirilmediğini bireysel başvuru kapsamında incelediğini ancak AİHM kararlarının icrasını temin etme yetkisinin bulunmadığını söyledi. AYM’nin geçmişte kullandığı yürürlüğün durdurulması yetkisine ilişkin soruya da yanıt veren Özkaya, Anayasa ve ilgili kanunlarda bu konuda açık bir hüküm bulunmadığını, mahkemenin geçmişte içtihat yoluyla bu müesseseyi uyguladığını belirtti. 2014’ten bu yana yürürlüğün durdurulması kararı verilmediğini ifade eden Özkaya, bunun müessesenin tamamen terk edildiği anlamına gelmediğini, heyet olarak konunun yeniden değerlendirileceğini söyledi. "Yapay zekâ eylül ayı itibarıyla devreye girecek" AYM’de yapay zekâ kullanımına ilişkin de bilgi veren Özkaya, 2026 yılının Eylül ayı itibarıyla sistemin hayata geçirilmesinin hedeflendiğini açıkladı. İlk aşamada bireysel başvuru formlarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesinde yapay zekâdan yararlanılacağını belirten Özkaya, üretilen çıktılara hukuki değer atfedilmeyeceğini, tüm çalışmaların raportörler tarafından kontrol edileceğini vurguladı. Yapay zekânın yalnızca ilk inceleme aşamasında kullanılacağını kaydeden Özkaya, "Bütün bu uygulamalar dosyaların ilk inceleme aşamasında devrede olacak. Dosyanın esasının inceleme aşamasında, yani dosyada ihlal var mı yok mu gibi hukuki değerlendirme gerektiren durumlarda yapay zekânın devrede olması gibi bir husus şu an itibarıyla elbette söz konusu olmayacak" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:57 50 yıllık memleket hasretlerini karavanla gideriyorlar Almanya’ya çalışmak için giden ilk gurbetçilerden Turgay Tahtabaş ve Fazıl Macit, 50 yıllık memleket hasretlerini emekli olduktan sonra aldıkları karavanlarla Türkiye’yi karış karış gezerek gideriyor. Almanya’ya çalışmak için giden ilk gurbetçiler arasında yer alan Turgay Tahtabaş ve Fazıl Macit, yaklaşık 50 yıldır yaşadıkları Almanya’da emekli olduktan sonra hayallerini gerçeğe dönüştürdü. Yıllardır dünyayı gezme hayali kuran iki arkadaş, emekliliklerinin ardından birer karavan alarak eşleriyle birlikte yollara çıktı. Uzun yıllar boyunca çalıştıkları Almanya’da emekli olan Tahtabaş ve Macit, karavanlarıyla önce Avrupa’yı karış karış gezdi. Farklı ülkeleri ziyaret eden gurbetçiler, şimdi ise 50 yıllık memleket hasretlerini Türkiye’yi gezerek gidermeye çalışıyor. Yıllar sonra memleket topraklarında uzun süre kalmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Tahtabaş ve Macit, Türkiye’nin doğal ve kültürel güzelliklerini keşfederek hem geçmişe olan özlemlerini gideriyor hem de yeni hatıralar biriktiriyor. "Herkese tavsiye ediyorum" Dünyayı dolaşmanın uzun süre hayalini yaşadıklarını söyleyen Turgay Tahtabaş, "35 yıl boyunca çalıştıktan sonra dünyayı gezmek ve dünyayı kendime ev yapmam gerekiyor diyerek, eşimle beraber yollara düştük. Ben ilk Almanya’ya gittiğimde 23 yaşındaydım ve oraya alışma sürecim hiç kolay olmadı. Orada 3 çocuk tane çocuk yetiştirdim. Ülkemizi daha iyi tanımak için gezmeye karar verdik. 2023 yılından beri karavanla geziyoruz. İsviçre, İtalya, Slovenya gibi çeşitli yerleri gezdik. Fazıl abimiz ile birlikte yollarda geziyoruz. Dünyayı dolaşmanın hayalini uzun süredir yaşıyorduk. Bu yüzden donanımlı bir karavan aldık. İnsanların hayali varsa sırtına bir sırt çantası ve çadırla da bu hayalini gerçekleştirebilir. Herkese tavsiye ediyorum" dedi. "Türkiye’ye her fırsatta geliyoruz" Devamlı yollarda olduklarını söyleyen Fazlı Macit, "Emekli olduktan sonra karavan aldım. 10 senedir karavanda yaşıyoruz ve devamlı yollardayız. Türkiye’ye her fırsatta geliyoruz. Bütün Avrupa’yı gezdik ve Türkiye’ye severek geliyoruz. Bunları yapmak için de önce çalışmak gerekiyor. Yaşlanınca para lazım değil gibi gözüküyor ama yaşlanınca para daha çok lazım. O yüzden gençken hazırlıkları yapmak lazım" diye konuştu.
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:54 Başkan Güler: "Bizim ayrımız gayrımız yok" Ordu Büyükşehir Belediyesi Çamaş ilçesinde iftar programı düzenledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, "Bizim ayrımız gayrımız yok, birlik ve beraberlik içerisinde altından kalkamayacağımız hiçbir problem olamaz" dedi. Ramazan ayının manevi hazzını birlik ve beraberlik içerisinde yaşatmak amacıyla her yıl geleneksel olarak düzenlenen iftar programları Çamaş ilçesinde devam etti. Çamaş Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen programa vatandaşların ilgisi yoğun oldu. İftar programı öncesinde ilçede esnaf ve hane ziyaretleri gerçekleştiren Başkan Güler, vatandaşların talep ve önerilerini dinledi. "Bizim ayrımız gayrımız yok" İftar programında konuşan Başkan Güler, Ordu’da Ramazan ayının dayanışma ruhu içerisinde yaşandığını aktardı. Başkan Güler, "Yıllardan bu yana Çamaş denilince hep bir durmuşumdur çünkü Çamaş, kibar, delikanlı, sevgi dolu ve efendi insanların yaşadığı güzel bir ilçemizdir. Bu açıdan Çamaş’ın her zaman gönlümüzdeki yeri farklıdır. Büyükşehir Belediyesi olarak ilçemizde yol, su, alt ve üstyapı çalışmaları başta olmak üzere her alanda yoğun çalışmalarımız devam ediyor. Bunlar arasında en önemli çalışmamız, yıllardan beri yapılacak denilen ve bize nasip olan Tarihi Cevat Bey Konağı’ndaki restorasyon çalışmalarıdır. Ekiplerimizin çalışmaları son hız devam ediyor. Tamamlandığında ilçemize değer katacak olan bu çalışmanın şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde altından kalkamayacağımız hiçbir problem olamaz. Siyasi çekişmeleri bir kenara bırakıp şehrimiz ve ilçemiz için ne yapabiliriz? Bunu konuşmalıyız. Bu vesile ile iftar programımıza katılan tüm hemşerilerime teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. İftar programı, muhtarlar ve STK temsilcileriyle gerçekleştirilen değerlendirme toplantısının ardından sona erdi.
Tavşanlı’da ’Geleneksel ramazan ayı’ etkinliği
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:50 Tavşanlı’da ’Geleneksel ramazan ayı’ etkinliği Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde Süleyman Yılmaz Anaokulu tarafından düzenlenen iftar programı, velilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Şenol Düğün Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, minik öğrenciler davul eşliğinde geleneksel Ramazan manilerini seslendirirken, Hacivat-Karagöz gösterisi de çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Programa Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, şube müdürleri, okul yönetimi ve çok sayıda veli katıldı. Ellerinde davullarıyla sahne alan öğrenciler, manileriyle davetlileri karşıladı. Ezanın okunmasıyla birlikte dualar eşliğinde oruçlar açıldı ve iftar yemeğinin ardından Hacivat-Karagöz gösterisi sunuldu. Veliler ise çocukların bu coşkusunu cep telefonlarıyla kaydetti. Etkinlikte konuşma yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, okul-aile iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Ramazan ayının bu mübarek günlerinde bizleri bir araya getiren bu sofralar, birlik ve beraberliğimizin en güzel nişanesidir. Eğitimin sadece dört duvar arasında olmadığını, bu tür sosyal etkinliklerin çocuklarımızın gelişimine ve veli-okul bağının güçlenmesine büyük katkı sağladığını görüyoruz. Organizasyonda emeği geçen okul yönetimini ve katılım sağlayan velilerimizi tebrik ediyorum" dedi. Okul yönetimi ise etkinliklerin öğrencilerin kültürel değerleri tanıması açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Dr. Öğretim Üyesi Yağmur: "Oruç, bireyin kendini inşasıdır"
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:45 Dr. Öğretim Üyesi Yağmur: "Oruç, bireyin kendini inşasıdır" Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Temel İslami Bilimler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Şemseddin Yağmur, Ramazan ayının kutsiyetinden oruç ibadetinin tarihi gelişimine kadar pek çok konuda kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bu mübarek ayın "kendini inşa süreci" olduğunu vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Yağmur, İslam’daki oruç ibadetinin özgünlüğü ve toplumsal yansımaları üzerine önemli açıklamalar yaptı. İbadetlerin tarihi sürekliliğine ve İslamiyet’teki orucun özgün yapısına değinen Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, orucun insanlık tarihi boyunca var olduğunu hatırlattı. Kur’an’daki ilgili ayete atıfta bulunan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Ayet, ‘Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı’ der. Burada iki vurgu vardır. Bir, farz kılınması; ikincisi, öncekilere de farz kılındığı. Dolayısıyla oruç, insanlık tarihi boyunca olan bir şey. Dünya tarihinde orucun bulunmadığı hiçbir inanç sistemi yok diyebiliriz ama bu, farklı farklı tezahür etmiş. Hristiyanlara baktığınız zaman 40 günlük perhiz orucu; Yahudilere baktığınız zaman özellikle Yom Kippur’da tuttukları kefaret ve tövbe orucu karşımıza çıkıyor. İslam’ın getirdiği oruçta iki temel unsur var. Birincisi, bir dini hafıza oluşturuyor. Geçmişten beri gelen oruçlar kefaretti, bağışlanmaydı ama İslam’daki oruç sadece bunlar değil. Evet, nefis terbiyesi var, bir fakirin açlık durumunu anlamak var ama İslam’da oruç, bir bireyin kendisini inşa etmesine yöneliktir" dedi. "Toplumun Ramazan’a ilgisi artıyor" Günümüz bilgi çağında toplumsal gözlemlerini paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, dijitalleşmenin etkisiyle oluşan algının aksine, toplumun Ramazan’a olan ilgisinin memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Geçmişte bu kadar çok bilgi ağına sahip değildik. Türkiye’nin neresinde ne olduğunu görmüyorduk. Şu anda her şeyden haberdar olduğumuz için gelişmeleri gözlemleyebiliyoruz. Dizilerde oruca yer verilmesi, okullarda ve camilerde bu sene gerçekleştirilen etkinlikler, Ramazan’a olan ilginin arttığını gösteriyor" diye konuştu. "Oruç tutanlar iyi örnek olmalı" Ramazan ayının ruhunun daha iyi kavranabilmesi için tavsiyelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, ibadetin ahlaki boyutla bütünleşmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Yağmur, "Gençlerin bu ayı daha iyi idrak edebilmesi için oruç tutanların iyi örnek olması lazım. Oruç tutan, tuttuğu oruçla beraber ahlakını ve davranışını daha da güzelleştirirse, iyi örnek olursa, oruç tutmayanlarla olan diyaloğunu ve ilgisini artırırsa inanıyorum ki ondan etkilenenler de oruç tutacaktır" dedi.
Çankaya Belediyesi mahallenin içine cezaevi yapıyor
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:41 Çankaya Belediyesi mahallenin içine cezaevi yapıyor Çankaya Belediyesi’nin mahkumları topluma kazandırmak adına Seyranbağları Mahallesi’nde yer alan özel kız yurdunun yerine cezaevi yapmayı planladığı açıklandı. Ankara’nın Çankaya ilçesi Seyranbağları Mahallesi’nde Seyranbağları İlkokulu ile sınırı olan eski bir özel kız yurdunu Çankaya Belediyesi’nin mahkumların istihdamı için 100 kişilik Açık Ceza İnfaz Kurumu’na dönüştürmeyi planladığı ve ihalenin tamamlandığı belirtildi. Projeden tesadüfen haberdar olan bölge halkı, çocukların güvenliğini düşündüklerini ve hukuki usulsüzlükler yapıldığını belirterek, kararın iptalini istedi. Konuyla ilgili bölge halkı ve Çankaya Belediyesi yetkilileri tarafından toplantı yapıldığı öğrenildi. Mahalle sakinleri, belediyenin personel ihtiyacı olduğu ve binanın kirasının ucuz olduğu için söz konusu binayı tercih ettiğini, mahkum istihdamını desteklediklerini fakat belediyenin yer seçiminin uygun olmadığını dile getirdiler. "Bu işten haberimiz olmadı" Mahkum evinin kötü bir yerde olduğunu ve tedirgin olduklarını belirten bir vatandaş, "Adalet Bakanlığı ve Çankaya Belediyesi hükümlülerin ıslahı ile ilgili ortak proje kapsamında bir protokol yapmışlar. Öncelikle bizim bu işten haberimiz olmadı. Protokol imzalandıktan sonra mahalle sakinlerinin haberi oldu. Ama yeriyle ilgili ciddi problem var. Etraftaki komşulara bu iş ifşa oldu, artık bu biliniyor. Mahallemiz çok tedirgin oldu. İlkokula ve liseye 50 metre mesafede olan bir mahalle seçilmiş" diye konuştu. "Çocuklarımızı nasıl koruyacağımızı bilmiyoruz" Mahalle sakinleri olarak mahkum evine dönüştürülecek olan bina ile çok yakın mesafede olduklarını ifade eden mahalle sakinlerinden Mine Yıldırım ise, "Yan binamız önceden erkek yurduydu, sonra kız yurduna döndü. Dün de öğrendiğimize göre Adalet Bakanlığı ile Çankaya Belediyesi bir protokolle mahkumları topluma kazandırmak için burayı konaklama yeri olarak düşünmüş ve apartman sakinleri olarak dip dibe olduğumuz için çok rahatsızız. Kimlerin geldiğini, hangi mahkumların ne amaçla geldiklerini bilmiyoruz. Biz çocuklarımızı, kendimizi burada nasıl koruyacağımızı bilmiyoruz" şeklinde konuştu. "İlk düşündüğüm şey çocuklar oldu" Bu olayı duyduktan sonra gerekli tepkiyi göstermek için mahalleli ile ortak hareket ettiklerini belirten 50. Yıl Şehit Uhud Kadir Işık Anadolu Lisesi Müdürü İlknur Dinçay, "Birdenbire yurt boşaltılmaya başlandı. Aynı zamanda yurdun etrafı çevrelendi. Bir izolasyon çalışması gördük ama ne olduğunu öğrenemedik. Sonra öğrendik ki belediye, mahkumlar için kiralamış. Endişelendim. İlk düşündüğüm şey çocuklar oldu. Benim öğrencilerimin hepsi genç ve delikanlı. Okula yürüyerek gelip gidiyorlar. Bu yolu da kullanıyorlar. Endişem, herhangi bir mahkumla diyalog kurma ortamları olur diye. Hepsi benim evladım" ifadelerini kullandı.
"İzmir Seninle" ile gençlere güçlü kariyer köprüsü
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:41 "İzmir Seninle" ile gençlere güçlü kariyer köprüsü İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ’İzmir Seninle’ programı kapsamında düzenlenen İş Ağı Geliştirme Buluşması’nda gençler, iş dünyasının liderleriyle bir araya gelerek profesyonel ağlarını güçlendirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen İzmir Seninle Programı kapsamında organize edilen "İş Ağı Geliştirme Buluşması" Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır’ın katıldığı etkinlikte gençler ile İzmir’in iş insanları bir araya geldi. Gençlerin profesyonel ağlarını genişletmesini, kariyer hedeflerini netleştirmesini ve iş dünyasının deneyimli liderlerinden ilham almasını amaçlayan programa yoğun ilgi gösterildi. Gençlerin yalnızca "iş arayan" kimliğiyle değil, sahip oldukları potansiyel, yetkinlik ve üretme gücüyle iş dünyasının karşısına çıktığı buluşmada; karşılıklı etkileşimin daha nitelikli, daha sürdürülebilir ve daha anlamlı hale getirilmesi amaçlandı. Etkinliğe CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ve iş dünyasının temsilcileri katıldı. "Gençlerin dinamikliğinin üretkenliğe dönüşmesi boynumuzun borcu" Programın açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, sürdürülebilirlik kavramının yalnızca söylemde kalmaması gerektiğine dikkat çekerek "Sürdürülebilir bir yaşam, toplum ve dünya ancak insana yapılan yatırımla mümkün. İnsanın dünyayı algılamasını değiştirmekle mümkün. Bundan dolayı bu projeyi çok önemsiyorum. Katılımcılara, bu konuda katkı veren herkese, mentörlere, gençlerimize çok teşekkür ediyorum. Gençlerimiz toplumun en dinamik kesimini oluşturuyor. Bu dinamikliğin yaratıcılığa, üretkenliğe dönüşmesini sağlamak hepimizin boynunun borcu olmalı" dedi. Başkan Tugay’a teşekkür Program çerçevesinde "İş Dünyası Gençlerden Ne Bekliyor?" başlıklı panel de düzenlendi. Programın paydaşı olan Bilim Virüsü’nün Kurucusu Şule Yücebıyık’ın moderatörlüğünde yapılan panele; Ege Genç İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, İnci Vakfı Güç Kaynağı Ece Elbirlik Ürkmez ve TAİDER Aile İşletmeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin konuşmacı olarak katıldı. İzmir Seninle programının uygulama aşamalarından söz eden Şule Yücebıyık’ın sorularını yanıtlayan panelistler, sözlerine ne eğitimde ne istihdamda olan (NEET) gençler için yaratılan olanaklardan dolayı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür ederek başladı. Kaan Özhelvacı, iş dünyasında yapay zekânın etkisinden söz etti. Yapay zekâyı iş kolaylaştıran bir yol arkadaşı olarak görmek gerektiğini ifade eden Özhelvacı, kariyerinin başında olan gençlere çağa ayak uydurmak için güncel gelişmeleri çok iyi takip etmelerini tavsiye etti. Özhelvacı ayrıca gençlerin bilişsel olarak iş dünyasının gereksinimlerini karşıladığını ancak sosyal iletişim konusunda kendilerini geliştirmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Ece Elbirlik Ürkmez ise işverenler ile çalışanlar arasındaki bağın daha kuvvetli hâle getirilmesi gerektiğini söyledi. Ürkmez bunun yanı sıra teknolojik gelişmeler ne kadar hızlanırsa hızlansın asıl başarıyı daha fazla okumanın ve özgün üretimin getireceğini vurguladı. Gülfem Yorgancılar Perçin de iş yaşamında karşılıklı güvenin inşa edilmesinin önemli olduğunun altını çizerek gençlere, eleştirileri kişisel algılamamalarını ve asla vazgeçmemelerini önerdi. "Hepimizin Hikâyesi" Buluşmada etkileşimli ısınma, odaklı eşleşme-iş ağı görüşmeleri oturumları yapıldı. Bu kapsamda gençler ile iş dünyası temsilcileri arasında yapılandırılmış, kısa süreli ve odaklı birebir görüşmeler organize edildi. Gençler, ön hazırlıkla kendilerini tanıttı, iş insanlarıyla zaman yönetimi esaslı, verimli etkileşimler kurdu. Ayrıca katılımcıların aktif katılımıyla yürütülen, birlikte üretmeyi ve etkileşimi güçlendiren "Hepimizin Hikâyesi" adıyla kısa kapanış uygulamasıyla program sonlandı. İzmir Seninle Programı hakkında İzmir Seninle Programı; Bilim Virüsü ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle, ne eğitimde ne istihdamda olan (NEET) 22-28 yaş arası gençleri iş dünyasına hazırlamak, 21’inci yüzyıl becerileri konusunda güçlendirmek, profesyonel kimlik geliştirmelerini desteklemek ve bilinçli kariyer seçimleri yapmalarına rehberlik etmek amacıyla tasarlandı. Program aşamaları; Oryantasyon Buluşması, Öğrenme Programı, Mülakat Simülasyonu, Mentörlük Programı, İş Ağı Geliştirme Buluşması şeklinde planlandı ve kademeli olarak uygulandı.
Çarpmaktan son anda kurtulduğu bisikletliye önce tokat attı, sonra yerden kaldırdı
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:33 Çarpmaktan son anda kurtulduğu bisikletliye önce tokat attı, sonra yerden kaldırdı Eskişehir’de cadde ortasında yavaş bir şekilde seyreden bisikletliye çarpmamak için anlık manevra yapan ve yaşadığı olaydan oldukça korkan motosiklet sürücüsü, önce bisiklet sürücüsüne tokat attı, daha sonra da diğer araçlar çarpmasın diye şahsa yardım etmeye koştu. Geçtiğimiz günlerde Tepebaşı ilçesi Uluönder Mahallesi İsmet İnönü 2 Caddesi üzerinde, trafikte yeşil ışığın yanması ile birlikte Can Türk isimli motosiklet sürücüsü ilerlemeye başladı. Can Türk, yolun yokuş aşağı kısmına geldiğinde son anda fark ettiği ve caddenin ortasında seyreden bisikletli vatandaşı gördüğünde, kaza yapacağı endişesine kapıldı. Önce vurdu, sonra yerden kaldırdı Anlık refleks ile bisikletli şahsa çarpmaktan son anda kurtulan Can Türk, anlık korku ile bisiklet sürücüsüne tepki olarak vurdu. Yaşananlar kask kamerasına anbean yansıdı. Vurmanın etkisi ile olduğu yere düşen bisikletliyi fark eden Can Türk, trafikteki diğer araçlar şahsa çarpmasın diye bu defa motosikletini park ederek olay yerine koştu. Motosiklet sürücüsü, şahsı düştüğü çalılıkların arasından çıkardı. Hem motosiklet sürücüsü hem de bisiklet kullanıcısının oldukça korktuğu kameraya yansıdı. "Herhangi bir araba olsaydı kesinlikle daha feci bir şey yaşanabilirdi" Konuyla ilgili konuşan Can Türk, "İsmet İnönü 2 Caddesi’nde akşam saatlerinde trafikte seyrederken orada devamında yol aşağı doğru indiği için herhangi bir görüş mesafen kalmıyor. Ben de yolun boş olmasını düşündüğümden dolayı biraz hızlı gidiyordum, saatte 60 ya da 70 kilometre hızla. Orada bisikletli bir arkadaşımız akşam sürüşü esnasında kulaklıkları da takılıymış. En sağdan en sol şeride atladığı için bir talihsiz bir olay gerçekleşti. Direkt en sağdan en sola atladı ve herhangi bir araba olsaydı kesinlikle daha feci bir şey yaşanabilirdi. Allah’tan motor kullanıyorum, bilinçli bir sürücüyüm, nasıl fren yapılacağını iyi bildiğim için kısa bir sürede durabildim. Ama onun heyecanıyla onun paniğiyle talihsiz bir şekilde tepki gösterdim" dedi. "Gittim yardım etmeye çalıştım" Attığı tokattan sonra bisiklet sürücüsünün yanına koştuğunu söyleyen Türk şöyle devam etti: "En çok içimde kalan şey de o zaten ondan sonra motoru bıraktıktan sonra arkadaşa yardıma gittiğimde özür diledim, ‘kusura bakma’ dedim. O da yine olayın şokuyla kendisi özür diledi. Ben direkt kendimi çarpışmaya hazırlıyordum, ‘ne tarafa düşebilirim nasıl kendimi koruyabilirim’ diye düşünüyordum. Çok milimetrik bir an oldu zaten. Zar zor kurtardım kendimi. O da şokuyla neye uğradığını şaşırdı. İlk baş arkamı döndüğümde kimsenin olmadığını gördüm, düşmesine zaten ihtimal vermiyordum ama o da kaldırıma çarptığı için çalılıklara düşmüş. Ondan sonra gittim yardım etmeye çalıştım. Konu hız yapmak değil konu durabilmek. Hani ne kadar hızlı gittiğin fren yaptığında anlaşılır. Hızlarına dikkat etsinler."