GÜNDEM
İzmir ITB Berlin’den 4 sertifika ve 1 ödülle döndü 05 Mart 2026 Perşembe - 12:59:43 İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin işbirliği, kenti uluslararası arenada ödüllerle taçlandırdı. Sürdürülebilir turizm destinasyonu alanında Çeşme, Selçuk ve Urla Altın Sertifika, Menderes Gümüş Sertifika ve Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü Halkın Seçimi Ödülü’nü kazandı. Ödüller, dünyanın en prestijli turizm fuarlarından ITB Berlin’de, Green Destinations tarafından düzenlenen törende verildi. Törene katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "İzmir tarihinde ilk defa 5 ödül birden aldı. İzmir’i turizmde dünyada daha görünür hâle getirmek için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Uluslararası Sürdürülebilir Turizm Konseyi’ne (GSTC) üye olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, konsey tarafından verilen "Sürdürülebilir Turizm Destinasyonu Sertifikası" almak için sürdürdüğü çalışmalarda önemli bir başarı kaydetti. GSTC akreditasyon kuruluşu olan Green Destinations ile başlatılan, ilçe belediyeleri ve sektör paydaşları koordinasyonu ile yürütülen çalışmalarda İzmir, uluslararası ölçekte 4 sertifika ve ödül almaya hak kazandı. 3 altın ilçe Çeşme, Selçuk ve Urla "Yeşil Destinasyonlar Altın Seviye" sertifikasını, Menderes "Yeşil Destinasyonlar Gümüş Seviye" sertifikasını alırken, Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü ise Halkın Seçimi Ödülü’nü aldı. Ödül ve sertifikalar, Green Destinations tarafından, dünyanın en büyük turizm fuarlarından biri olan ITB Berlin kapsamında düzenlenen resmi törende verildi. Tugay: "İzmir turizmini güçlendirmeye devam ediyoruz" Törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, ETİK Başkanı ve TGA Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet İşler, TÜRSAB Denetim Kurulu Üyesi Kıvanç Meriç, ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge katıldı. Başkan Dr. Cemil Tugay törende, "Çok güzel bir vesile için buradayız. İzmir tarihinde ilk defa 5 ödül birden aldık. Urla, Selçuk ve Çeşme Altın Seviye sertifikasını, Menderes Gümüş Seviye sertifikasını alırken, Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü ise Halkın Seçimi Ödülü’nü aldı. Bu törende 5 ödülü birden İzmir halkı adına belediye başkanlarımızla, İzmir’in turizm temsilcileri ile alıyoruz. Bu gururu birlikte yaşıyoruz. İzmir’i turizmde dünyada daha görünür hâle getirmek ve ileriye taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Hep birlikte İzmir’i turizm sahnesinde daha da güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı. Halk oylamasıyla verildi Green Destinations özel kategori ödülü olan "Halkın Seçimi Ödülü", en çok beğenilen "İyi Uygulama Hikâyesinin" desteklenmesine olanak tanıyor. Green Destinations tarafından düzenlenen Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer alan Efes Yaşam Tarlası Köyü, en iyi destinasyonların yarıştığı "Halkın Seçimi Ödülü"nü oyların yüzde 18’ini alarak kazandı. Halk oylamasıyla belirlenen bu ödül, Efes Yaşam Tarlası Köyü’nün uluslararası alandaki tanınırlığını güçlendirdi ve sürdürülebilir turizm yaklaşımıyla önemli bir turizm destinasyonu haline geldiğini ortaya koydu. Üç yıl üst üste uluslararası başarı 2025 yılında Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer alan Urla Bağ Yolu aynı zamanda Halkın Seçimi Ödülü’nü kazanmıştı. 2024 yılında Selçuk ve Urla "Yeşil Destinasyonlar Gümüş Seviye" sertifikası kazandı. Efeler Yolu ise 2023 yılında Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer aldı. Bu sonuçlarla birlikte İzmir, üç yıl üst üste uluslararası düzeyde sürdürülebilir turizm alanında ödül kazanan bir şehir olarak konumunu pekiştirdi. Katılımcı yerel yönetişim anlayışı, çevresel sorumluluk, kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda yürütülen bütüncül çalışmalarıyla sürdürülebilir destinasyon yönetimi alanında Türkiye’de öncü, uluslararası ölçekte ise rekabetçi ve uluslararası standartlara uyumlu bir model ortaya koydu. Sertifikaların kapsamı Gümüş Sertifika; çevresel sürdürülebilirlik (doğal kaynak yönetimi, atık ve su yönetimi, iklim eylemleri), toplumsal katılım (yerel paydaşların karar süreçlerine dahil edilmesi, sosyal kapsayıcılık) ve ekonomik sürdürülebilirlik (yerel istihdam, yerel tedarik zinciri, kırsal kalkınma) alanlarında yüksek standartların sağlandığını gösteren uluslararası bir belge. Altın Sertifika ise bu alanlarda daha ileri düzey performansı ve sistematik uygulamayı ifade ediyor. Neler yapıldı? 2024 yılında Urla ve Selçuk ilçelerinin sürdürülebilir turizm sertifikasyonu için kapsamlı bir hazırlık süreci başlatıldı; kurumsal kapasite geliştirme çalışmaları yürütüldü, politika ve eylem planları oluşturuldu, paydaş katılım mekanizmaları güçlendirildi ve gerekli dokümantasyon tamamlandı. Bu çalışmalar sonucunda her iki ilçe de uluslararası kriterleri karşılayarak Gümüş Sertifika almaya hak kazandı. 2025 yılında ise sürecin ikinci aşamasına geçildi; Urla ve Selçuk ilçelerinin sertifika seviyelerinin yükseltilmesi hedeflenirken aynı zamanda Çeşme ve Menderes ilçeleri de sertifikasyon sürecine dahil edildi. Bu kapsamda sürdürülebilir turizm yönetim yapıları güçlendirildi, izleme ve raporlama mekanizmaları geliştirildi, yerel paydaş katılımı arttırıldı ve sürdürülebilirlik performans göstergeleri iyileştirildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 12:54 Süs bitkileri üretimi Kestel Belediyesi ile dünya pazarına açılıyor Kestel Belediyesi, ilçede faaliyet gösteren süs bitkileri üreticilerine yönelik destek çalışmalarını sürdürüyor. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, üreticilerin hem üretim, hem de pazarlama süreçlerinde daha güçlü bir konuma ulaşması için birçok çalışmalar yaptıklarını söyledi. Kestel Belediyesi, ilçede süs bitkileri üretiminin gelişmesi ve üreticilerin daha geniş pazarlara ulaşabilmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalarla sektöre katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu kapsamda Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, üreticilerin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü yer alabilmesi için tanıtım, teknoloji ve ihracat odaklı destekleri kararlılıkla hayata geçirdiklerini açıkladı. Üreticinin her aşamada desteklendiği projelerle Kestel’in süs bitkileri sektöründe stratejik bir merkez haline gelmesi hedeflediklerini ifade eden Başkan Erol, "İlçede faaliyet gösteren üretici kooperatiflerinin sektöre yön veren yapılar arasında bulunuyor. Belediye olarak üretimin her aşamasında üreticilerin yanındayız. Kestel sadece üretim yapan değil, ürettiğini dünyaya pazarlayan bir merkez haline geliyor" dedi. Sapanca’da düzenlenen PSB Anatolia Fuarı ile Almanya’da gerçekleştirilen ve sektörün en prestijli organizasyonları arasında gösterilen IPM ESSEN Uluslararası Bitki Fuarı’na katılım sağladıklarını aktaran Başkan Erol, "Bu organizasyonlar sayesinde üreticilerimizin tanınırlığını artırıyor, ihracat potansiyellerini güçlendiriyoruz. Amacımız Kestel’i süs bitkileri sektöründe dünya çapında söz sahibi bir konuma taşımaktır." dedi. Teknoloji ile güçlenen üretim Kestel Belediyesi’nin desteklerinin tanıtımla sınırlı kalmadığını belirten Başkan Erol, modern tarım teknolojilerini de üretim sahalarına entegre ettiklerini ifade etti. "Yurt dışından temin ettiğimiz dijital toprak analiz cihazı ile üreticilerimize sahada doğru gübreleme ve üretim stratejileri konusunda rehberlik ediyoruz. Ziha drone sistemimizle gerçekleştirdiğimiz gübreleme hizmeti sayesinde hem zaman hem maliyet avantajı sağlıyoruz. Üreticimizin yükünü hafifleten her adım, Kestel ekonomisine güç olarak geri dönüyor." "Yerel kalkınmayı önceleyen kararlı bir politika izlediklerinin altını çizen Başkan Erol, şu ifadeleri kullandı: "Kestel’de üretilmeyen hiçbir fidanı Kestel topraklarına dikmiyoruz. İlçemizdeki üreticilerimizin emeğini korumak ve ekonomik değerin yine Kestel’de kalmasını sağlamak temel prensibimizdir." Bu anlayışla belediye bünyesinde üretim ve tedarik merkezi kurduklarını belirten Erol, parklar, sokaklar ve tüm yeşil alanlarda kullanılan fidan ve süs bitkilerinin doğrudan yerel üreticilerden temin edildiğini söyledi. "Üreteni destekleyen, kazancı ilçemizde bırakan ve sürdürülebilir kalkınmayı esas alan bir model oluşturduk" Kestel Belediyesi, üreticiyi güçlendiren bu vizyoner adımlarla hem sektörün gelişimine hem de bölgesel kalkınmaya ivme kazandırmayı hedefliyor.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş’ten laiklik tartışmalarına sert çıkış
02 Mart 2026 Pazartesi - 09:44 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş’ten laiklik tartışmalarına sert çıkış AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, "28 Şubat tarihin çöp kutusuna atıldı" dedi. Ahmet Büyükgümüş, Tekirdağ’da katıldığı teşkilat sahurunda Ramazan ayı, laiklik tartışmaları ve 28 Şubat sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ahmet Büyükgümüş, Tekirdağ’da bir dizi programa katıldı. Program kapsamında AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Büyükgümüş, AK Parti Tekirdağ Teşkilat Sahuru’nda partililerle bir araya geldi. Sahur programında konuşan Büyükgümüş, Ramazan ayı üzerinden yürütülen laiklik tartışmalarına değinerek şunları söyledi: "Bakın Ramazan ayındaki gelişmeleri yakinen her biriniz takip ettiniz. Neymiş? Çocuklara ramazan kültürünü okullarda öğretmek, yaymak laiklik ilkesine aykırıymış. Artık öyle bazı kelimeleri istismar ederek Türkiye’de birilerinin siyasette sonuç alma devri kapanmıştır. Açık ve net. Ya cesur olacaklar kafalarının arkasında esas niyetlerini milletimizle açıklıkla paylaşacaklar. Öyle kelimelerin arkasına saklanmak yok. Neden çocuklarımızın, gençlerin ramazan ikliminden faydalanmasına, bunların okullarda öğretilmesine, böyle bir farkındalığın oluşmasına neden rahatsızsınız? Ya asıl niyetlerini söyleyecekler, biz de ciddiye alıp onlara cevabımızı vereceğiz. Ama şu tablo bize göstermiştir ki milletimizin değerlerine açıktan cephe alma vakitleri tamamen tükenmiş durumda. Onun için bu Ramazan ayında da ne yapacaklarını bir türlü bilemediler. ’Yani bu söylenene sahip çıkalım. Ne söz söyleyelim? Ne yapalım?’ Büyük bir çaresizlik içerisindeler. Yapabildikleri ancak işte yarım ağızla vesaire birtakım bu bu büyük bir kazanım değerli arkadaşlar. Milletimizin değerlerine, inancına açıktan cephe alarak siyaset üretebilecekleri zemini, platformu elhamdülillah bu teşkilatın lideriyle birlikte ortaya koyduğu irade tamamen yok etmiş durumda. Nereden geldiğimizi, neyi başardığımızı, hangi istikamette ilerlediğimizi, neleri başaracağımızı asla ve asla ne kalbimizden ne de zihnimizden eksik etmememiz lazım." "28 Şubat tarihin çöp kutusuna atıldı" 28 Şubat’ın yıl dönümüne de değinen Büyükgümüş konuşmasını şöyle sürdürdü: "Esasında siyasetin en önemli fonksiyonlarından biri olan yani bakın biz inanan insanlarız elhamdülillah. İşte dün 28 Şubat’ın yıl dönümüydü. İstanbul teşkilatımızla birlikte Cumhurbaşkanımızın teşrifiyle muazzam bir iftar sofrasında bir araya geldik. Bin yıl süreceğine inanıyorlardı birileri değil mi? 28 Şubat. Milletimize bir deli gömleği giydirerek ne kadar değerimiz varsa bunu kenara iterek millet ve devlet arasına bir set çekerek bu ülkenin insanını adeta esir alınmaya çalışıldığı bir girişimdi 28 Şubat. Elhamdülillah Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşkilatımızın onun arkasında bir ve beraber olarak verdiği emekle, gayretle 28 Şubat varlığıyla, zihniyle elhamdülillah tarihin çöp kutusuna atıldı. Ama Cumhurbaşkanımız sadece bunu başarmadı. Aynı zamanda yetişmesine öncülük ettiği nesillerle birlikte siyasette, kültür hayatında, ilim dünyasında, bürokraside Türkiye’de asla ve asla bir daha böyle bir girişimin, hayalinin bile kurulmaması için büyük bir hizmette bulundu." Program, sahur ikramı ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Bakan Tekin, Esenler’de Ramazan etkinliklerine katıldı
01 Mart 2026 Pazar - 23:54 Bakan Tekin, Esenler’de Ramazan etkinliklerine katıldı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi tarafından kurulan etkinlik çadırını ziyaret ederek Ramazan etkinliklerine katıldı. Etkinlikte konuşan Bakan Tekin, "Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi, çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Esenler Belediyesi tarafından Dörtyol Meydanı’nda kurulan Ramazan etkinlik çadırını ziyaret etti. Bakan Tekin’e Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu eşlik etti. Bakan Tekin, alanda düzenlenen Ramazan etkinliklerine gelen çok sayıda vatandaşla bir araya geldi. Hepsiyle selamlaştı, meydanda kurulan tezgahları gezdi. Öte yandan meydana kurulan alanı ziyaret eden ziyaretçilere ilahi dinletisi de sunuldu. Bakan Tekin: "Dünyada sayılı liderlerden bir tanesine sahibiz" Etkinlik alanında, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına değindiği konuşmasında, "Son iki yıldır önce İsrail’in Filistin saldırısı üzerinden, bugünlerde de yine İsrail, Amerika üzerinde İran’da yaşananları tartışıyoruz. Bu süreçte beni en çok rahatsız eden sosyal medyada, haberlerde İran’da millet olma şuuru ile ilgili olarak yaşanan eksiklikler. Diğeri ise siyasi anlamda ülkeyi toparlayacak olan ciddi bir lider eksikliği. Biz şu anda Türkiye’de Elhamdülillah şu noktadayız. Dünyada sayılı liderlerden bir tanesine sahibiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, dünyada bütün liderlerin sözünü saydığı, sözünü dinlediği, dünyanın neresinde bir çatışma olursa olsun, ‘Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan çözer’ dediği bir dönemi yaşıyoruz. Bu bizim için çok büyük bir şans. İkinci bir konu. Bizim Ramazan etkinlikleri vesilesiyle çok gündeme gelen ama uzun yıllardır yaptığımız bir şey var. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatımızı tamamen millet olma şuuru, bize ait olan değerlerimizi, çocuklarımız benimsesinler, çocuklarımız kendi çocuklarına öğretecek kadar öğrensinler, milli ve manevi değerlerimize sahip çıksınlar diye uğraşıyoruz" şeklinde konuştu. "Okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık" Konuşmasına devam eden Bakan Tekin, "İki buçuk yıl önce göreve başladığım dönem çocuk oyunları okul bahçelerinde tekrar oynansın diye başladık. Çünkü bir milletin geleneğinde, bir devletin geçmişinde, bir toplumun siyasal ve ahlaki karar alma mekanizmalarında çocukların oynadığı oyunların çok büyük önemi var. Çocuklarımız, vatanseverliği, yardımlaşmayı, dayanışmayı, kardeşliği oyunlarımızdan öğrendik. Bizim atalarımız da oyunlarından öğrenmişlerdi. Biz de aynı oyunları çocuklarımız bugün de oynasınlar dedik. Bugün çocuklarımız elektronik ortamlarda farklı bahis, kumar ya da benzeri şeyler oynayacaklarına okul bahçelerinde geleneksel oyunlarımızı oynasınlar diye başladık. O günden beri dünyanın neresinde bir huzursuzluk olursa olsun okullarımızda çocuklarımızın farkında olacağı, örnek olsun, İsrail Gazze’ye saldırdığında o hafta okullarımızda bir dakikalık saygı duruşu ile başladık. Hemen sonrasında İsrail’in Gazze’ye saldırıları devam edince bir yıl sonra okullar açılırken Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlattık. Bu yıl bu eğitim öğretim yılında geçen yaz yaşadığımız orman yangınları üzerinden hareketle gelecek kuşaklara biz doğasıyla, tabiatıyla, ormanıyla, yaşanabilir bir Türkiye bırakmakla mükellefiz. Bu temayla başlattık. Bu yıl Şubat ayında ise milli birliğimiz, beraberliğimiz için önemli bir değer olan bayrak ile başlasınlar dedik. Türk bayrağı hakkında farkındalık oluşturacak bir etkinlik ile başladık" dedi. "Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" Programda konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, "Bu sene Ramazan’ı farklı yaşıyoruz. Ramazan heyecanıyla beraber bütün şehrimizin sokaklarını, yüreklerimizi, evlerimizi farklı bir heyecanla kuşattık. Bu farklı heyecanı Ramazan’ın bereketiyle taçlandırdık. Elhamdülillah, şehrin her bir tarafında Ramazanımızı en kalbi hislerimizle hisseder ve Ramazan’ın bereketini birlikte yaşamayı bize Cenab-ı Hak nasip etti. Onun için Cenab-ı Hak’a şükrediyoruz. Bugün Türkiye’nin her bir köşesinde Ramazan gerçekten büyük bir heyecanla ‘Hani o eski Ramazanlar?’ diye soruların sorulmadığı bir Ramazan’ı yaşıyorsak bu Ramazan’ın bu heyecanla yaşanmasında en büyük katkı ve emeği olan aziz dostum Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e ben yürekten teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın ‘Hu’ demesinden rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan neşesini ve bereketini yaşamasından rahatsız olanlar, çocuklarımızın Ramazan ruhu ile bütünleşip, Ramazan heyecanıyla, Ramazan istikametiyle hayatlarını kurgulamak istemesinden rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam edin. Biz sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle" ifadelerini kullandı.
Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Özmen: "Baba, başka ülkelerin iç işlerine karışma"
01 Mart 2026 Pazar - 23:10 Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Özmen: "Baba, başka ülkelerin iç işlerine karışma" ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Necla Özmen, "Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim" dedi. Ankara 27. Aile Mahkemesine başvurarak ABD Başkanı Donald Trump’a babalık davası açan Necla Özmen, iddiasını bu kez ABD’ye taşıdı. Özmen, ABD Başkanı Donald Trump’ın biyolojik babası olduğunu öne sürerek, Amerika Birleşik Devletleri’nde yetkili mahkemeye avukat aracılığıyla başvuruda bulundu. Başvurunun kabul edilmesinin ardından dava açılacağı öğrenildi. Özmen’in Türkiye’de açtığı dava iddiaların somut delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddedilirken, karar istinaf mahkemesine taşınmıştı. "Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" Buna ilişkin açıklamalarda bulunan Özmen, "Daha önce Trump’a babalık davası Türkiye’de açmıştım. O konuda zaten olumsuz şeyler olacağını bildiğim için elçilik yoluyla, ABD elçiliği aracılığıyla Amerikan Aile Mahkemesi’ne babalık davası için dilekçe gönderdim. Hatta Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüm. Onlar da bu konuyla ilgili dava sürecini takip ediyor. Kendileri bana bilgi veriyor. Henüz bir açıklama gelmedi bana ama Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" dedi. Özmen şöyle devam etti: "Bir ülkenin iç işlerine karışılmasını doğru bulmuyorum. Kimse kimsenin ülkesine karışamaz, meşru kılamaz. ABD devleti tarafından mağdur bırakılıyorum. Haklarım gasbediliyor, ben haklarımı arıyorum. ABD devletinin de bana devlet olarak sahip çıkmasını istiyorum. Bir an önce bu babalık davasının da sonuçlanmasını talep ediyorum." "Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin" ABD Başkanı Trump’a seslenen Özmen, "Trump, ülkeyi, ABD’yi kalkındırmak, güçlü bir hâle getirmek istediğini söylüyor. O zaman başka ülkelerin iç işlerine karışarak bu iş olmaz. Yani tamam, yaptığı doğru şeyler de var ama hataları da var. Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim. Yani savaşın bitmesini istiyorum, çünkü birçok ülkeye zararı oluyor. Savaş istemiyorum. Bir ülkenin iç işlerine karışmak doğru değil. Dünyadaki ülkelerin de düzelmesini istiyorum. Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin. Başka insanların canı yanmasın. Yani bu şekilde hiçbir ülkeye fayda olmaz, zararı olur" ifadelerini kullandı. "Umarım gerçek olur" Yapay zekayla Trump ile yan yana oldukları fotoğraf hakkında ise Özmen, "Bu resmi görünce hoşuma gitti. Zannedersem yapay zekâ ile yapılmış. Gerçek gibi duruyor. Umarım gerçek olur. Yani kendisiyle bu şekilde görüşebilirim. Yaşadıklarımı dile getirebilirim. Bir baba olarak bana da sahip çıkmasını isterim. Yani iyi bir insana benziyor aslında. Ama nedense bazen aile meselesinden uzak durabiliyor. Ama durmasını istemiyorum. Gerçekten bana sahip çıkmasını istiyorum" dedi. "Bir baba-kız sıcaklığı görmedim" Fotoğrafı görünce duygulandığını ifade eden Özmen, "Çok duygulandım. Gerçek baba-kız gibi gözüküyor. Gerçekten çok duygulandım. Yani uzun yıllardır çok sıkıntı çektim. Böyle bir sıcaklığı hiç duymadım. Yani bir baba sıcaklığı, bir baba-kız sıcaklığı görmedim. Yani resimde onu ifade ediyor. Gerçek gibi duruyor. İnşallah gerçek olur" diye konuştu.
Sakarya’da sokak arasındaki sırrı çözülemeyen türbe merak konusu oldu
01 Mart 2026 Pazar - 23:09 Sakarya’da sokak arasındaki sırrı çözülemeyen türbe merak konusu oldu Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 5 katlı binanın zemin katında yer alan ve kime ait olduğu kesin olarak bilinmeyen türbe, görenlerin dikkatini çekiyor. Binanın inşaat sürecinde yaşandığı rivayet edilen gizemli olaylar nedeniyle dokunulamayan ve koruma altına alınan türbe, mahalle sakinleri tarafından "mahallenin koruma kalkanı" olarak görülüyor. Adapazarı ilçesinde bulunan bir binanın giriş katındaki dükkanların hemen yanında yer alan türbe, alışılmışın dışındaki görüntüsüyle merak uyandırıyor. Apartman sakinleri ve çevre esnafı, inşaat döneminden bu yana kulaktan kulağa yayılan efsanelerle türbeyi muhafaza etmeye devam ediyor. "Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" Bölgede 2018 yılından bu yana esnaflık yapan Erdal Şekerci, türbenin korunma sürecine dair anlatılanları dile getirerek, "Burası ile ilgili sadece kulaktan duyma bilgilerim var. Anlatılanlara göre; bu bina inşaat halindeyken müteahhit hasta olmuş, kazalar geçirmiş. İnşaat esnasında kepçelerin zarar gördüğü söyleniyor. Bu gibi aksilikler meydana gelince burası kazılamamış. Burada bir şehit olduğu, rahatsız edilmek istemediği kanaati oluşunca da bölge koruma altına alınmış. Binayı türbenin etrafını çevirerek inşa etmişler. Biz de zarar görmemesi için dışına demir korumalar yaptık. Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" dedi. "Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var" 22 senedir aynı mahallede esnaflık yapan Turgay Lüleci ise, türbede yatan zatın Kurtuluş Savaşı şehitlerinden biri olduğunun rivayet edildiğini belirtti. Lüleci, "Söylentilere göre kendisi burada şehit düşmüş. Yıllar sonra bina yapılmak istenince varlığı ortaya çıkmış. Kazı çalışmalarında kepçelerin kırılması gibi çeşitli alametler olduğu anlatılıyor. Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var. Buraya yeni birisi taşındığında ya da dükkan açtığında, ilk gece onları karşıladığı söylenir. İnsanlar kapılarının açıldığını ve içeriye çok güzel kokular geldiğini anlatıyor. Mübarekler bulundukları bölgenin koruma kalkanıdır. Ayette de buyurduğu gibi ’Onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler’" diye konuştu.
Selimiye yeniden açıldı, Edirne ziyaretçi akınına uğradı
01 Mart 2026 Pazar - 23:09 Selimiye yeniden açıldı, Edirne ziyaretçi akınına uğradı Mimar Sinan’ın "Ustalık eserim" dediği Selimiye Camii, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden ziyarete açıldı. Camiyi ziyaret etmek için Türkiye’nin dört bir yanından on binlerce kişi Edirne’ye geldi. Ramazan ayının manevi atmosferi, Osmanlı’ya başkentlik yapmış kadim şehir Edirne’de bu yıl çok daha güçlü hissediliyor. Yaklaşık dört buçuk yıl süren kapsamlı restorasyonun ardından yeniden ibadete ve ziyarete açılan Selimiye Camii, kenti adeta ziyaretçi akınına uğrattı. Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak kabul edilen ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan caminin kapılarını yeniden açmasıyla birlikte Türkiye’nin dört bir yanından on binlerce kişi Edirne’ye geldi. Özellikle hafta sonu yaşanan yoğunlukta kent merkezinde trafik zaman zaman kilitlendi. Güzel havanın da etkisiyle tarihi çarşılar, Selimiye Meydanı ve turistik noktalar bayram havasını aratmayan görüntülere sahne oldu. Esnaf yoğunluktan memnun Edirne’de esnaflık yapan Recep Dural yaşanan yoğunluğa dikkat çekerek, "Ramazan’ın bereketini Edirne’de hep birlikte yaşıyoruz. Hafta sonu bütün işletmeler, Edirne’nin tamamı doldu taştı. Trafik kilitlendi, meydanlarda gelen misafirler meydanları doldurdu. Muhteşem Selimiye’nin açılması ve havanın da güzel olmasıyla on binlerce misafir Edirne’ye geldi. Edirne bir bayram havasında. Hem ciğerciler, hem badem ezmeciler, hem de Selimiye Camii’nde adım atacak yer kalmadı. İnşallah bayramda da bu gelen on binlerin üstünde insanı yine bekliyoruz. Edirne’ye gelin diyoruz, ciğerimizi yiyin, tarihimizi görün, muhteşem Selimiye Camii’nde bu manevi havayı hep birlikte yaşayın diyoruz" dedi. Turizmde beklenen hareketlilik başladı Kentte turizm alanında faaliyet gösteren profesyonel turist rehberi Sedef Kozel Terkos ise, Selimiye Camii’nin açılmasının şehir için büyük bir kazanım olduğunu belirterek, "Yaklaşık dört buçuk yıldır restorasyondaydı. Nihayet açıldı. Çok şükür mutluyuz. Ülkenin dört bir tarafından insanlar akın akın bu camiyi ziyarete geliyor. Selimiye’nin önündeyiz ve yoğunluğu hep birlikte görüyoruz" ifadelerini kullandı. Selimiye Camii’nin açılmasının ardından şehirde ciddi bir hareketlilik yaşandığını belirten esnaf, özellikle Trakya illeri ve İstanbul’dan gelen ziyaretçi sayısında belirgin artış olduğunu ifade ettleri. Hafta sonları yaşanan yoğunlukla birlikte hem konaklama sektöründe hem de yeme-içme işletmelerinde doluluk oranlarının yükseldiği bildirildi. Ramazan ayının manevi iklimiyle birleşen bu yoğunluk, Edirne’yi adeta bir buluşma noktasına dönüştürdü. Ziyaretçiler bir yandan Selimiye Camii’nin ihtişamlı kubbesi altında ibadet etmenin huzurunu yaşarken, diğer yandan şehrin tarihi ve kültürel zenginliğini keşfetme fırsatı buluyor.
Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Özmen: "Baba, başka ülkelerin iç işlerine karışma"
01 Mart 2026 Pazar - 23:03 Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Özmen: "Baba, başka ülkelerin iç işlerine karışma" ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Necla Özmen, "Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim" dedi. Ankara 27. Aile Mahkemesine başvurarak ABD Başkanı Donald Trump’a babalık davası açan Necla Özmen, iddiasını bu kez ABD’ye taşıdı. Özmen, ABD Başkanı Donald Trump’ın biyolojik babası olduğunu öne sürerek Amerika Birleşik Devletleri’nde yetkili mahkemeye avukat aracılığıyla başvuruda bulundu. Özmen’in, Türkiye’de açtığı dava iddiaların somut delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddedilirken, karar istinaf mahkemesine taşınmıştı. Başvurunun kabul edilmesinin ardından dava açılacağı öğrenildi. "Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" Buna ilişkin açıklamalarda bulunan Özmen, "Daha önce Trump’a babalık davası Türkiye’de açmıştım. O konuda zaten olumsuz şeyler olacağını bildiğim için elçilik yoluyla, ABD elçiliği aracılığıyla Amerikan Aile Mahkemesi’ne babalık davası için dilekçe gönderdim. Hatta Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüm. Onlar da bu konuyla ilgili dava sürecini takip ediyor. Kendileri bana bilgi veriyor. Henüz bir açıklama gelmedi bana ama Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" dedi. Özmen şöyle devam etti: "Bir ülkenin iç işlerine karışılmasını doğru bulmuyorum. Kimse kimsenin ülkesine karışamaz, meşru kılamaz. ABD devleti tarafından mağdur bırakılıyorum. Haklarım gasp ediliyor, ben haklarımı arıyorum. ABD devletinin de bana devlet olarak sahip çıkmasını istiyorum. Bir an önce bu babalık davasının da sonuçlanmasını talep ediyorum." "Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin" ABD Başkanı Trump’a seslenen Özmen, "Trump, ülkeyi, ABD’yi kalkındırmak, güçlü bir hâle getirmek istediğini söylüyor. O zaman başka ülkelerin iç işlerine karışarak bu iş olmaz. Yani tamam, yaptığı doğru şeyler de var ama hataları da var. Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim. Yani savaşın bitmesini istiyorum çünkü birçok ülkeye zararı oluyor. Savaş istemiyorum. Bir ülkenin iç işlerine karışmak doğru değil. Dünyadaki ülkelerin de düzelmesini istiyorum. Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin. Başka insanların canı yanmasın. Yani bu şekilde hiçbir ülkeye fayda olmaz, zararı olur" ifadelerini kullandı. "Umarım gerçek olur" Yapay zekayla Trump ile yan yana oldukları fotoğraf hakkında ise Özmen, "Bu resmi görünce hoşuma gitti. Zannedersem yapay zekâ ile yapılmış. Gerçek gibi duruyor. Umarım gerçek olur. Yani kendisiyle bu şekilde görüşebilirim. Yaşadıklarımı dile getirebilirim. Bir baba olarak bana da sahip çıkmasını isterim. Yani iyi bir insana benziyor aslında. Ama nedense bazen aile meselesinden uzak durabiliyor. Ama durmasını istemiyorum. Gerçekten bana sahip çıkmasını istiyorum" dedi. "Bir baba-kız sıcaklığı görmedim" Fotoğrafı görünce duygulandığını ifade eden Özmen, "Çok duygulandım. Gerçek baba-kız gibi gözüküyor. Gerçekten çok duygulandım. Yani uzun yıllardır çok sıkıntı çektim. Böyle bir sıcaklığı hiç duymadım. Yani bir baba sıcaklığı, bir baba-kız sıcaklığı görmedim. Yani resimde onu ifade ediyor. Gerçek gibi duruyor. İnşallah gerçek olur" diye konuştu.