DÜNYA - 24 Ekim 2025 Cuma 11:06 | Son Güncelleme : 24 Ekim 2025 Cuma 11:11

Filistinliler, Yahudi yerleşimcilerin saldırıları karşısında can güvenlikleri olmadan yaşıyor

A
A
A

 İsrail işgali altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentindeki Ummul Hayr köyü sakinleri, Yahudi yerleşimcilerin ev yıkma, ağaç sökme, taciz ve şiddet eylemleri nedeniyle "can" güvenlikleri olmadan yaşıyor. Oğlunu yerleşimcilerin saldırısında kaybeden Filistinli Khadra Al-Hathalin, "Aşağılayıcı bir hayat sürüyoruz" diyerek gözyaşlarıyla yaşadıkları kabusu anlattı.

İsrail'in işgali altındaki Batı Şeria'da bulunan El Halil kentine bağlı Yatta bölgesindeki Ummul Hayr köyü sakinleri, komşu Yahudi yerleşim yerinden gelen yerleşimcilerin sistematik hale gelen saldırıları, yıkımları ve tacizleri altında "kabus dolu günler" yaşıyor. Üzerlerine tükürülmesi gibi onur kırıcı muamelelere maruz kalan, ağaçları sökülen, evleri yıkılan ve toprakları gasbedilen Filistinliler, 21. yüzyılda "insanlık ayıbı" olarak niteledikleri şartlarda can güvenlikleri olmadan hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Filistinliler, Yahudi yerleşimcilerin saldırıları karşısında can güvenlikleri olmadan yaşıyor

"Hayatımız perişan, gerçek anlamda perişan"

Yerleşimcilerin saldırıları sonucu şehit edilen 2 çocuk babası Awda Al-Hathalin'in annesi, yaşadıkları dramı anlattı. Hathalin, "Vallahi biz şiddet içinde yaşıyoruz. Güvenlik yok. Korku içinde yaşıyoruz, aşağılanma içinde yaşıyoruz. Yahudileri görüyorsun işte, gidip geliyorlar. Bizim hayatımız perişan. Gerçek anlamda perişan. Hiçbir şeye gücümüz yetmiyor. Onlara gücümüz yetmiyor, gece gündüz nöbet tutuyoruz. Hiçbir şeye gücümüz yetmiyor. Oğlumu öldürdükleri yetmiyormuş gibi, bizi rahat da bırakmıyorlar. Her gün geliyorlar" dedi.

Filistinliler, Yahudi yerleşimcilerin saldırıları karşısında can güvenlikleri olmadan yaşıyor
"Aşağılayıcı bir hayat"

Yahudi yerleşimcilerin tacizlerinin günlük yaşamlarının bir parçası haline geldiğini anlatan Hathalin, şunları kaydetti:
"Biz otururken üzerimize tükürüyor, el kol hareketi yapıyorlar. Bu nasıl bir şey? Aşağılayıcı bir hayat. Gerçekten onur kırıcı bir hayat. Oğlumu öldürdükleri, gençlerimizi şehit ettikleri, bizi perişan ettikleri yetmiyormuş gibi. Bizler çaresiz insanlarız, yoksul, gariban insanlarız. Biz kendi toprağımızda oturuyoruz. Onlara bir zararımız dokunmadı. Biz onlardan önce buradaydık. Biz burada yaşarken ne bir Yahudi, ne bir ev, ne bir karavan, hiçbir şey yoktu. Biz burada yaşıyorduk, Yahudiler yoktu. İşte gelip üzerimize çöktüler, topraklarımızı aldılar. En sonunda toprağımızı alıp içine ev yaptılar. Zeytin ağacımızı söktüler. Sabah namazı vaktinde, şafak sökerken bize saldırdılar. Bizi eve kilitlediler, kapıyı üzerimize kapattılar. Zeytin ağacını ve çitleri söktüler. Onları arabaya yükleyip götürdüler. Yani ne diyeyim sana, aşağılayıcı bir hayat. Tam anlamıyla aşağılayıcı."

Filistinliler, Yahudi yerleşimcilerin saldırıları karşısında can güvenlikleri olmadan yaşıyor

"Az önce üzerimize tükürdüler"

Ne gece ne de gündüz can güvenliklerinin olmadığının altını çizen Hathalin, "Kovalanıyoruz gece gündüz. Eğer eskisi gibi ülkede bir açılım olsa, gençlerimiz izin alıp işe gitmek istese gidemiyorlar. Hiç gidemiyorlar. Az önce geldiler ve biz otururken üzerimize tükürdüler. Traktörün üzerinde 3 kişiydiler" diye konuştu.

"Allah da onların kalbini yaksın"

Gözyaşları içinde konuşan Hathalin, "Elhamdülillah biz toprağımızı canımızla satın aldık. Canımızın kanıyla. Bugün sabah namazını kıldım ve güneş doğana kadar 'Ah' diye feryat ettim. Hastayım, hastayım ben. Allah bize yeter, o ne güzel vekildir. Nasıl ki Awda için bizim kalbimizi yaktılar, Allah da onların kalbini yaksın. Evet, vallahi Allah da onların kalbini yaksın" ifadelerini kullandı.

Filistinliler, Yahudi yerleşimcilerin saldırıları karşısında can güvenlikleri olmadan yaşıyor

"Burası yaklaşık 210 kişiden oluşuyor"

Köydeki Ummul Hayr Toplum Merkezi'nin Müdürü Aziz Al Hathalin ise, bölgenin bedevi yerleşim yeri olduğunu ve Yatta'nın ilk yol ayrımında yer aldığını söyledi. El Hezelin, "Yatta'ya yaklaşık 14 kilometre, El Halil şehrine ise yaklaşık 22 kilometre uzaklıktadır. Ummul Hayr, 38 aileden, yaklaşık 210 kişiden oluşan bir bedevi topluluğudur. Hathalin ailesine aittir, kökeni ise Cehhalin ailesine dayanır. Bu aile, 1948 yılında Tel Arad'daki topraklarından sürülmüştür" diye konuştu.

"İnsanların geçim kaynaklarına savaş açtılar"

48 yıldır bu topraklarda yaşadıklarını ifade eden Aziz Al Hathalin, "Maalesef bu yerleşim yeri (karşıdaki Yahudi yerleşimi) 1983 yılında bir askeri nokta olarak başladı ve her geçen gün daha da genişliyor. 2007'de fiili tacizler başladı ve yıkım operasyonları gerçekleşti. Yıkımlar her yıl devam etti. Yani geçtiğimiz yıllarda 100'den fazla ev yıkıldı. 2022'de ise meralara yerleşim yoluyla saldırılar arttı. Meralara yerleşimin amacı toprağı ele geçirmek. İnsanların geçim kaynaklarına savaş açtılar. Tabii bedevi toplulukların geçimi koyun ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine dayanır. Maalesef bu yerleşim, topraklara el konulması, çobanlara yönelik tekrarlanan saldırılar, arazilerin müsadere edilmesi ve hayvanların çalınması, bedevi topluluklarının ve özellikle de Ummul Hayr'ın ana geçim kaynağını çok büyük ölçüde etkiledi. Gördüğünüz gibi burası çitin hemen yanındaki bir yerleşim yeri" ifadelerini kullandı.

Filistinliler, Yahudi yerleşimcilerin saldırıları karşısında can güvenlikleri olmadan yaşıyor

"28 Temmuz'da kardeşim Awda şehit oldu"

Yaşadıkları saldırıların son zamanlarda daha da arttığına dikkati çeken Al Hathalin, "Ayın başında, 28 Temmuz'da bu yerleşim yeri, yeni bir yerleşim noktası olarak başladı. Kazı çalışmaları yapıldı ve yeni yerleşim yerinden eski yerleşim yerine bir yol açmaya çalıştılar. Ve o gün, 28 Temmuz'da kardeşim Awda şehit oldu, Allah rahmet eylesin. Saldırılar arttı, devam ettiler, karavanları getirdiler ve bu yeni yerleşim yerini kurdular. Saldırıları sürekli tekrarlanıyor. Toprağı ele geçirme girişimleri, kendi özel arazimizde yerleşimciler için özel bir yol açma çabaları. Çok büyük saldırılar var. Bu saldırılar, halkı bu bölgeden göç ettirmek amacıyla baskı kurmayı hedefliyor" dedi.

Filistinliler, Yahudi yerleşimcilerin saldırıları karşısında can güvenlikleri olmadan yaşıyor

Al Hathalin, yakın zamana kadar bölgedeki elektrik ve suyun tamamen kesildiğini, yeniden açılmasının ise yaklaşık bir hafta sürdüğünü vurgulayarak, "Yerleşimciler tarafından bu bölgenin sakinlerine yönelik çok büyük saldırılar var" diye konuştu.

Huriye Ferah Vanlı - Refik Fidan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Yozgat’ta yağmur, kar ve rüzgarın şekillendirdiği tepe dron kamerasıyla görüntülendi Kar, yağmur ve rüzgarın etkisiyle oluşan doğal aşınmalar, Yozgat’ta ilgi çekici görüntüler ortaya çıkardı. Doğanın uzun yıllar boyunca şekillendirdiği toprak yapısı, ortaya çıkan girinti ve çıkıntılarla peri bacalarını andıran bir görünüm kazandı. Yozgat’ın Yerköy ilçesinde bulunan Yeni Hızlı Tren İstasyonu’nun yanındaki tepede meydana gelen doğal oluşumlar, görenlerin dikkatini çekiyor. Kar, yağmur, sel ve rüzgâr gibi doğal etkenlerin zaman içinde oluşturduğu aşınmalar sonucu ortaya çıkan şekiller, bölgeye farklı bir görünüm kazandırdı. Toprak yapısında meydana gelen girinti ve çıkıntılar, Kapadokya’daki peri bacalarını andıran görüntüler oluşturdu. Doğal süreçlerin etkisiyle şekillenen alan dron kamerasıyla havadan görüntülendi. Ortaya çıkan manzara, bölgenin doğal güzellikleri arasında yerini alırken, çevrede yaşayan vatandaşların da ilgisini çekiyor. Doğanın yıllar içinde şekillendirdiği bu oluşumlar, fotoğraf ve doğa meraklıları için de dikkat çekici bir görüntü sunuyor. Bölge sakinlerinden Sümmani Akgül, oluşumun film setlerini andırdığını belirterek, doğanın ortaya çıkardığı manzaranın oldukça etkileyici olduğunu söyledi. Akgül, "Bu gördüğümüz yer, doğa şartlarının etkisiyle yağmurdan, kardan, selden ve fırtınadan oluşmuş güzel bir yapı. Biz Yerköy’e yakın bir köyde yaşıyoruz. Burası da zaten Yerköy’ün bir mahallesi sayılır. Hızlı tren istasyonumuzun hemen yanı. Doğa manzarasıyla tam bir film setini andıran bir görüntü oluşmuş. Yakın çevrede yaşayanların gelip bu güzelliği görmesini isterim" dedi.
Samsun Samsun’da 200 bin ürün denetlendi, 420 ürüne işlem yapıldı Samsun Ticaret Müdürlüğü tarafından 2026 yılı içinde gerçekleştirilen denetimlerde bin 500 işletmede yaklaşık 200 bin ürün incelendi. Denetimler sonucunda 420 ürün hakkında fiyat etiketi mevzuatı kapsamında işlem yapılırken, 100’ün üzerinde işletme ise haksız fiyat artışı şüphesiyle kurula sevk edildi. Samsun’da Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen denetimlerde 2026 yılı içerisinde toplam bin 500 işletmede yaklaşık 200 bin ürün kontrol edildi. Market, kafe/restoran ve farklı sektörlerde gerçekleştirilen denetimler sonucunda fiyat etiketi mevzuatına aykırılık tespit edilen 420 ürün hakkında idari işlem yapılırken, haksız fiyat artışı şüphesi bulunan 100’ün üzerinde işletme hakkında tutanak düzenlenerek Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk edildi. Denetimlerin özellikle Ramazan ayı öncesi ve Ramazan Bayramı yaklaşırken yoğunlaştırıldığı bildirildi. "Tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmeye çalışıyoruz" Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü belirterek, "Ramazan ayı girmeden önce başlattığımız yaygın yoğun denetim faaliyetlerimizi yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde aralıksız sürdürmekteyiz. Şu an ise zincir marketlerimizin birinde denetim gerçekleştirmekteyiz. Denetimlerimizde bir taraftan; 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Kapsamında ‘haksız fiyat artışı’ olup olmadığını, diğer taraftan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Fiyat Etiket Yönetmeliği Kapsamında da ürünlerin üzerinde mevzuata uygun bir şekilde ‘fiyat etiketlerinin bulunup bulunmadığını’, ‘etiket fiyatı ile–kasa raf fiyatı arasında fark olup olmadığını’ kontrol ederek; göstermelik, aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmeye çalışıyoruz" dedi. "Geriye dönük üç aylık alış ve satış fiyatlarını talep ediyoruz" Kürşat Turpçu şunları söyledi: "Haksız fiyat artışı ile ilgili denetimlerimizde işletmelerimizden geriye dönük üç aylık alış ve satış fiyatlarını talep ediyoruz. Yapılan incelemelerde fahiş fiyat artışı olduğu tespit edilen işletmelere ait tutanaklar Bakanlığımız Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna intikal ettirilmektedir. Yine denetimlerimizde sebze-meyve reyonlarında ürünlere ait güncel künye bilgilerinin bulundurulup bulunmadığını, künye bilgileri üzerinden de haksız bir fiyat artışı olup olmadığını kontrol ediyoruz. Fiyat Etiketi Yönetmeliği kapsamında ‘yiyecek ve içecek’ sektöründe faaliyet gösteren; lokanta, restoran, pastane, kafeterya, kıraathane vb. işletmelerimize işyerlerinin giriş kapılarının önünde ve hizmet sunulan masaların üzerinde tarife ve fiyat listelerinin bulundurulup bulunmadığına dair kontroller gerçekleştiriyoruz. İşletmelerimiz tarafından işletmelerin girişlerine konulan tarife ve fiyat listelerinin tüketicilerimiz tarafından kolaylıkla görünebilir ve okunabilir şekilde olması gerekmektedir. Hizmetlere ilişkin tarifelerde hizmetin ayırıcı özelliği, tüm vergiler dâhil satış fiyatı ve bu fiyatın uygulanmaya başlandığı tarihin belirtilmesi gerekmektedir. Lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerindeki masalarda fiyat listeleri tüketicilere karekod ile de gösterilebilir. Ancak tüketicinin talep etmesi halinde fiyat listesinin ayrıca sunulması zorunludur. Ayrıca; lokanta, kafe, restoran, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerimiz tarafından tüketicilerimizden; servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti ve benzeri herhangi bir isim altında herhangi bir ilave ödeme talebinde de bulunulamaz. Diğer taraftan tüketicilerimiz açıkça kendi rızası ile fiziksel basılı menü istemediğini belirtene kadar ve talep edilmeden evvel tüketiciye hizmet sunulan masaya menü (tarife ve liste) getirilmesi zorunludur. İşletmelerimiz tarafından açıkta ve tüketici huzurunda tartılarak satılan ürünlerde; malın içinde bulunduğu kap veya ambalajın ağırlığı (darasının) düşülerek, ürünlerin net miktarı üzerinden satışa sunulması gerekmektedir. Bu kapsamda tüm esnafımızın sonradan ambalajlayarak doğrudan satışa sunduğu gıda ürünlerde dara düşümlerini yapmaları hususunda hassasiyet göstermelerini, aksi takdirde yapılan kontrollerde dara düşümlerini yapmayarak haksız fiyatlandırmalarda bulunan işletmelerimiz Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin; ‘Aldatıcı Eylemler’ başlıklı 29/2-c maddesi hükmü ve Fiyat Etiket Yönetmeliği kapsamında ağır idari yaptırımlar uygulanmaktadır."
İstanbul Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü davası başlamadan ertelendi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının beşinci oturumunda, salonda gerginlik yaşanmasının ardından yarına ertelendi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının beşinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediyor. Duruşma başlamadan önce, kampüs ve çevresine yüksek güvenlik önlemi alındı. Duruşma salonu kampüsüne 500 metre kala tüm araçlar durdurularak araçlarda arama yapıldı. Jandarma, araçlara geçiş izni vermeyerek, basın mensuplarının turkuaz basın kartı olmadan kampüs içerisine alınmayacağını söyledi. Gazetecilerin araçları da kampüse alınmazken, kampüs çevresinde zaman zaman trafik yoğunluğu yaşandı. Mahkeme ile avukatlar arasında yaşanan tartışma sonrası duruşma yarına ertelendi Sanıkların savunmalarına başlanmadan önce, sanık avukatları ile mahkeme başkanı arasında, oturma düzeni tartışması yaşandı. CHP Milletvekili Avukat Turan Taşkın Özer, vekaleti olmadan sanık avukatlarının olduğu alanda yer almak istedi. Mahkeme Başkanı, Özer’in dosyada vekaletinin olmadığı gerekçesiyle, izleyici bölümüne geçmesini istedi. Bu duruma diğer avukatlar da tepki gösterince salonda gerginlik yaşandı. Gerginliğin artmasının ardından duruşmaya ara verildi. Mahkeme, verilen aranın ardından duruşmayı yarına erteledi.