GÜNDEM - 14 Temmuz 2022 Perşembe 20:28

15 Temmuz şehidi PÖH Hakan Yorulmaz'ın babası: "Bombanın altına koşa koşa gitti"

A
A
A
15 Temmuz şehidi PÖH Hakan Yorulmaz'ın babası: "Bombanın altına koşa koşa gitti"

FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Gölbaşı Özel Hareket Merkezi'nde şehit olan Hakan Yorulmaz'ın babası İsmail Yorulmaz, "O gün mesai bittiği halde kendisi Gölbaşı’na taksi tutuyor. ‘Şuanda Türkiye tehlike altında ben duramam’ diyor taksiyle görevine gidiyor. Bomba havacılık dairesine atılıyor orada 8 şehidimiz var. Bombayı duyduğu halde bombanın altına koşa koşa gidiyor." dedi.

Kırıkkale Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan saldırıda doğum gününde şehit olan özel harekat polisi Hakan Yorulmaz'ın ailesini evinde ziyaret etti. Vali Tekbıyıkoğlu, şehit Hakan Yorulmaz'ın babası İsmail ve annesi Hamide Yorulmaz ile bir süre sohbet etti.

"Bu kez Türkiye'yi ele geçireceklerdi"

Şehit Hakan Yorulmaz'ın babası İsmail Yorulmaz, "Yarın 15 Temmuz günlerden Cuma. 6 sene önce darbenin olduğu gün aynı Cuma günüydü. Benim oğlum 7’inci ayın 15’i aynı Cuma günü doğdu. Aynı Cuma günü saati saatine gece 11.45’de şehit oldu. Benim oğlum gerçekten bir kahramandı. Benim oğlum 'destan yazdı' dedim. Çanakkale geçilmez ama Türkiye’de geçilmedi. Bu kez Türkiye’yi ele geçireceklerdi. Benim oğlum ‘dur’ dedi" diye konuştu.

"Bombanın altına koşa koşa gidiyor"

Darbe girişiminin olduğu gün oğlunun Ankara’ya taksiyle gittiğini ifade eden Yorulmaz, "Arabası da yoktu. O gün mesai bittiği halde kendisi Gölbaşı’na taksi tutuyor, ‘şuanda Türkiye tehlike altında ben duramam’ diyor taksiyle görevine gidiyor. Bomba havacılık dairesine atılıyor orada 8 şehidimiz var. Bombayı duyduğu halde bombanın altına koşa koşa gidiyor. Benim oğlum öyle bir kahramandı” dedi.

"Halen 'intikam alacağız' diyorlar"

Kripto FETÖ'cülerin olduğunu anlata Yorulmaz, "Gözümüzün önünde çoğu daha dolaşıyor bizi kahreden de bu. Yunanistan ile Ermenistan ile savaşsak, savaş biter ya ölürüz şehadete ereriz ya da öldürürüz veya gazi oluruz. Ama bu öyle değil ki içimizde bir sürü kripto insanlar var. Benim birçok tanıdığım insanlar var. Halende 'intikam alacağız' diyorlar" şeklinde konuştu.

"Operasyonlar düzenleniyor"

Emniyet, jandarma ve istihbarat birimlerinin FETÖ’ye yönelik zaman zaman operasyonlar düzenlediği belirten Vali Bülent Tekbıyıkoğlu da "Emniyetimiz jandarmamız istihbaratımız kriptoları çözmek için ellerinden geleni yapıyorlar ve zaman zaman da bunlara operasyonda düzenleniyor. FETÖ terör örgütü diğer terör örgütleri gibi değil. Gaz gibi şu odanın içerisine giriyor. O odanın şeklini alıyor. İşte bardağın içine giriyor, bardağın şeklini alıyor. Teşkilatlarımızın hepsi bu konu hakkında çalışıyor ve zaman zaman da operasyonlar düzenliyor" ifadesini kullandı.

"Milletin istikbalinin de yine milletçe kurtarıldığı bir gün"

Vali Tekbıyıkoğlu, "15 Temmuz aynı zamanda çok mukaddes bir gün. Ben öyle görüyorum. Bu hain kalkışmanın da bel taraf edildiği, milletin istikbalinin de yine milletçe kurtarıldığı bir gün. Aynı zaman da bir zafer günüdür. Şehitlerimizin hepsi kahraman. Bugün 15 Temmuz’un arefesi 14 Temmuz. Terörle mücadeledir PKK unsularına veya Kıbrıs’ta şehit olanların hepsi de birbirinden kıymetli. Bu memleket fedakar evlatlar sayesinde ayakta duruyor" dedi.

Gazi İbrahim Yılmaz ve ailesine de ziyarette bulunan Tekbıyıkoğlu ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş, İl Emniyet Müdürü Fahri Bulut, İl Jandarma Komutanı Albay Barış Cücen, daha sonra Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kırıkkale Şubesi ile Vatan İçin Can Verenler Derneği'nde şehit yakınlarıyla bir araya geldi. Ziyaretlerde İl Müftüsü Hasan Hayri Yaşar tarafından da Kur’an-ı Kerim okunup dualar edildi. Vali Tekbıyıkoğlu, yaptığı ziyaretlerde çocuklara oyuncak hediye etti.

Hasan Ay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Esnaf ve sanatkârlar yeni yıldan ümitli" Esnaf ve sanatkârların mali zor bir yılı geride bıraktığını söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 2026 yılına girerken esnaf, hem ekonomik gelişmeler hem de yapılması beklenen düzenlemeler nedeniyle daha umutlu bir beklenti içerisindedir. Enflasyonun düşmesi yönündeki beklentiler ve bugüne kadar kadük kalan bazı kanunların hayata geçirilmesiyle esnafı rahatlatacak adımların atılması, 2026 yılının daha olumlu geçeceğine dair umudu artırmaktadır" dedi. "7 bin 200 prim günü sözü artık hayata geçirilmeli" 2026 yılına girdiğimiz bu günlerde esnafın en büyük beklentilerinden birinin sosyal güvenlik alanında verilen sözlerin yerine getirilmesi olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Özellikle norm birliği sağlanması beklenen sektörlerde ve sosyal güvenlik alanında önemli sorunlar devam etmektedir. Esnafın uzun süredir yaşadığı 7200 prim günü mağduriyeti hâlen giderilememiştir. Aynı şekilde perakende sektöründe haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasına yönelik düzenlemeler de bu yıl içinde sonuçlandırılamamıştır. Esnafın temel beklentileri açıktır. Sosyal güvenlikte 7200 prim gününün 9 bin günle eşitlenmesi ve perakende sektörünü düzenleyen yasa tasarısındaki eksikliklerin giderilmesi öncelikli talepler arasındadır" şeklinde konuştu. Yıllardır dile getirdikleri Perakende Yasası’nın güncellenmesi talebinin de artık ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "En azından haftada bir gün zincir marketlerin kapatılması, esnafla doğrudan rekabet eden sigara ve ekmek gibi belirli ürün gruplarının satışına ilişkin sınırlamaların, yasal düzenleme çıkıncaya kadar tebliğlerle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu adımlar, esnafın ayakta kalabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bir diğer önemli sorun ise kira stopajı uygulamasının devam etmesidir. Bu uygulama hem devlet açısından vergi kaybına yol açmakta hem de esnafın çifte vergi ödemesine neden olmaktadır. Gayrimenkul sahibi kira geliri üzerinden vergi öderken, esnaf da yüzde 20 oranında stopaj yüküyle karşı karşıya kalmaktadır. Ortalama 20 bin liralık bir kira bedeli düşünüldüğünde, esnafın aylık 4 bin lira ek vergi ödemesi gerekmekte, bu durum, zaten yüksek olan giderleri daha da artırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Esnaf aylık binlerce lirayı çifte vergiye ödüyor" Enerji maliyetlerinin esnafın en büyük yüklerinden biri olduğuna dikkat çeken Palandöken, "Doğal gaz ve elektrik kullanımında bugüne kadar uygulanan devlet destekleri ve kilovat başına sağlanan indirimlerin kaldırılması, belirli tüketim miktarlarını aşan esnaf için ciddi maliyet artışlarına neden olmuştur. Bugün birçok esnaf, dükkân kirasını aşan elektrik ve doğal gaz faturalarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Kira stopajı, enerji giderleri ve diğer girdi maliyetleri bir arada değerlendirildiğinde, esnafın mali yükü sürdürülemez bir noktaya gelmektedir" diye konuştu. "Esnafı güçlendirmek türkiye ekonomisini güçlendirmektir" Esnafın korunmasına yönelik Anayasa’nın 173’üncü maddesi kapsamında esnafa sağlanan kredilerin, piyasa faizlerine kıyasla düşük görünse de esnaf için hâlen yüksek kaldığını belirten Palandöken, "Bunun temel nedeni, esnafın müşterileriyle yıllardır sürdürdüğü faizsiz deftere yazma usulüyle çalışması ve bu kültürün devam etmesidir. Bu nedenle ortaya çıkan kredi modeli, piyasaya göre ucuz ancak esnaf açısından pahalı bir yapı oluşturmaktadır. Ayrıca KDV oranlarında da adil ve sürdürülebilir bir birlikteliğin sağlanması gerekmektedir. Esnafı en çok mağdur eden uygulamalardan biri, yüzde 1 oranıyla alımı yapılan bir ürünün satışta yüzde 10 KDV oranına tabi tutulmasıdır. Yüzde 1’le giriş yapan bir ürünün yüzde 1’le çıkmasının sağlanması, esnafın mağduriyetinin giderilmesi açısından vazgeçilmez bir düzenleme olacaktır. Ekonomik istikrarın sağlanması, esnafın rahatlaması ve güçlenmesi adına gerekli düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi zorunludur. Çünkü esnaf güçlendiğinde ülke ekonomisi de güçlenecek, esnafın ayakta kalmasıyla birlikte rekabet gücü korunacaktır" şeklinde konuştu.
Hatay Dünyanın en iyi tatlısı seçilen ‘Antakya Künefesi’ down sendromlu Mehmet’in ellerinde tat buluyor HATAY (İHA) – Hatay’da yaşayan down sendromlu Mehmet Doğru, 6 ay önce çırak olarak başladığı künefecide kendini geliştirerek künefe yapmayı öğrendi. Ustası Müslüm Günal’ın öğrettikleriyle dünyanın en iyi tatlısı olan Antakya künefesini yapmayı başaran Doğru’nun kendine özel müşterileri bulunuyor. Türkiye’nin medeniyet şehri olan Hatay, yöresel yemekleri ve tatlılarıyla gastronomi şehir olarak öne çıkıyor. Bölgeye özgü lezzetlerden olan Antakya künefesi, 2008 yılında tescillenerek kayıtlara girdi. Gıda sektörü hakkında araştırma yapıp bilgi sunan ‘TasteAtlas’ dergisi tarafından yapılan çalışmalarda Antakya künefesi dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Dünya’da bulunan 2 bin 274 tatlının yarıştığı ‘Dünyanın En İyi 100 Tatlısı’ listesinde, 97 bin 422 değerlendirme sonucunda 4,51’lik puan ortalamasıyla en iyi tatlı seçildi. Tuzsuz peynir, kadayıf ve tereyağının bir araya gelmesiyle oluşan künefe, şehrin simgesi haline geldi. Antakya ilçesi Kisecik Mahallesi’nde yaşayan Müslüm Günal, 20 yıldır dünyanın en iyi tatlısı olan künefe yaparak vatandaşların damaklarında tat bırakıyor. Künefe yemek için Müslüm Usta’yı tercih eden 21 yaşındaki down sendromlu Mehmet Doğru, her gün künefe yediği işyerine 6 ay önce çırak olarak başladı. Müslüm Usta’nın künefe yapmanın inceliklerini anlattığı Doğru, kısa sürede künefe yapmayı öğrendi ve kendine özel müşteri kitlesi oluşturdu. "Bütün insanları Hatay’a künefe yemeye davet ederek, down sendromlu Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" Down sendromlu Mehmet’in yaklaşık 6 aydır yanında çıraklık yaptığını söyleyen künefe ustası Müslüm Günal, "Ben yaklaşık 20 yıldır künefe ustasıyım ve 15 yıldır ise işletme sahibiyim. Künefe yapmayı aileden öğrendim. Künefenin içinde; kadayıf, yöreye ait tuzsuz peynir ve tereyağı kullanılır. Künefe, dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Bu da bizim için gurur vericiydi, dünyanın en iyi tatlısı künefedir. Mehmet 21 yaşında down sendromludur ve aynı zamanda benim köylümdür. Her gün künefe yemeye yanıma gelirdi. Mehmet’i işe alarak künefe ustası yapmaya karar verdik. Mehmet, yaklaşık 6 aydır künefe yapmayı öğreniyor ve kendisinin özel müşterileri var. Hatay, gastronomi şehridir. Künefemiz zaten coğrafi tescil aldı. Künefe, 2025 yılının en iyi tatlısı seçildi. Bütün insanları Hatay’a gelip künefe yemeye davet ediyoruz. Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı.