GÜNDEM - 22 Ocak 2020 Çarşamba 19:56

156 kiloluk kadına hayati müdahale

A
A
A
156 kiloluk kadına hayati müdahale

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesinde (OMÜ) yapılan bir ameliyat riskli gördükleri için hiçbir hastanenin kabul etmediği 156 kg ağırlığındaki kadın hastayı yeniden hayata bağladı.

Ordu'nun Fatsa ilçesinde ikamet eden 156 kg ağırlığındaki 59 yaşındaki Pembe Sarıhan rahminde kanama şikayeti ile başvurduğu hiçbir hastanede ameliyat için kabul edilmedi. Birçok hastane gezdikten sonra ameliyat olamamanın verdiği psikoloji ile son olarak OMÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları Bölümüne başvuran Pembe Sarıhan'ın tedavisi ve riskli görülen ameliyatı için Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İdris Koçak kabul etti. Kansere dönme olasılığı bulunan hasta 3 saatlik süren kapalı yöntem ameliyat sonrasında sağlığına kavuştu.

156 kiloluk kadına hayati müdahale

Prof. Dr. Koçak, hastanın kendilerine kanama ve rahim kalınlığı şikayeti ile başvurduğunu belirterek, "Rahim ağzı kanserine dönüşme olasılığı vardı. Ekibimizle durumu değerlendirdik ve ameliyatı yapma kararı verdik. Çünkü hastanın ameliyat olmasa riski daha da büyüktü. Şu anda hastamızın değerleri çok iyi durumda. Kendisine geçmiş olsun diyorum. Yapılan müdahale ile kanser tehlikesini de önlenmiş olduk" dedi.

Pembe Sarıhan ise kızı Nazlı Önsöz aracılığıyla Prof. Dr. İdris Koçak'a başvurduklarını belirterek, "Çok şükür sağlığıma kavuştum. Ordu'nun Fatsa ilçesinde ikamet ediyorum. Kanama şikayeti ile kentte hastanelere başvurdum. Bizi kabul etmediler. Sonrasında Prof. Dr. İdris Koçak hocamıza başvurduk. Rahim kalınlığı teşhisini koyduktan sonra başarılı bir şekilde kapalı yöntemle ameliyatı gerçekleştirdi. Kendisine ve ekibine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer’de erken Osmanlı kadını ve Nilüfer Hatun’un mirası konuşuldu Nilüfer Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında "Nilüfer Hatun ve Erken Osmanlı’da Kadın" başlıklı panel düzenledi. Tarihçi ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, erken Osmanlı döneminde kadının kent inşasındaki ve toplumsal hayattaki rolü tartışıldı. Nilüfer Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında "Nilüfer Hatun ve Erken Osmanlı’da Kadın" paneline ev sahipliği yaptı. İki oturum olarak planlanan programın ilki, Nazım Hikmet Kültürevi’nde tarih meraklılarının katılımıyla gerçekleştirildi. Doç. Dr. Hacer Karabağ Aslan’ın koordinatörlüğünü, Prof. Dr. Selen Durak’ın ise moderatörlüğünü üstlendiği panele; Nilüfer Belediye Başkan Vekili Günce Çelik, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile akademisyenler ve araştırmacılar katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Günce Çelik, ilçeye adını veren Nilüfer Hatun’un bıraktığı mirasa dikkat çekerek, "Nilüfer Hatun sadece bir padişah eşi veya valide sultan değil, inşa ettirdiği yapılarla kentin sosyal dokusunu örmüş ve Türk kadının toplumsal hayattaki kurucu iradesinin en somut örneklerinden biri olmuştur. Erken dönem Osmanlı kadının vakıflar aracılığıyla eğitime, sağlığa ve sosyal yardımlaşmaya sağladığı bu katkılar, bugünkü sosyal belediyecilik anlayışımızın da temel dayanaklarını oluşturuyor" diye konuştu. Moderatör Prof. Dr. Selen Durak ise kadınların yapılı çevrenin biçimlenmesinde sadece bir kullanıcı değil, karar verici özneler olarak yer aldığını belirterek, erken Osmanlı kadınlarının kurdukları vakıflar ve inşa ettirdikleri köprüler ile kentlerin fiziksel gelişimini doğrudan etkilediklerini ifade etti. Erken osmanlı’da kadına akademik bakış Açılış konuşmalarının ardından söz alan uzman isimler, erken Osmanlı tarihine dair güncel kayıtları paylaştı. Prof. Dr. Feridun Emecen, Osmanlı kuruluş dönemi kroniklerinin eleştirel bir gözle okunması gerektiğini belirterek, Orhan Gazi dönemi kadın figürlerinin arka planını anlattı. Emecen, Nilüfer Hatun’un Yarhisar Tekfuru’nun kızı olma ihtimalinin zayıf olduğunu, Nilüfer ile Orhan Bey’in tanışmasının Bursa’nın fethi dönemine denk geldiğini söyledi. Emecen, Süleyman Paşa’nın annesinin de Nilüfer Hatun değil, Efendize Hatun olabileceği görüşünü paylaştı. Araştırmacı-yazar Raif Kaplanoğlu ise Osmanlı kroniklerinin 8 nesil sonra yazıldığını, bu nedenle bilgilerin çağdaş kaynaklarla, tahrir defterleriyle ve saha araştırmalarıyla karşılaştırılması gerektiğini belirtti. Kaplanoğlu da, Orhan Bey’in dört eşinin hikayesini bu yöntemle değerlendirerek Nilüfer Hatun’un Şile Tekfuru’nun kızı olabileceği görüşünü dile getirdi. Nilüfer adının ise Bursa Ovası’ndaki nilüfer çiçeklerinden geldiğini, derenin adını köprüden değil, köprünün adını dereden aldığını öne sürdü. Nilüfer adının Bursa’nın kent hafızasındaki yerine odaklanan Prof. Dr. Fikret Yılmaz da, Nilüfer çayının şehir hayatındaki önemine dikkat çekerek "nilüfer odunu" geleneğinden, çayın çevresinde kurulan kahvehanelerden ve kervan meydanından söz etti. Yılmaz, Nilüfer adının kentsel kimlik açısından önemli bir nirengi noktasını olduğunu, belediyenin de bu adı taşımasının yerinde bir tercih olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Nilgün Elam ise sunumunda Bizans ve Osmanlı diplomasisi arasındaki evlilik ittifaklarını anlattı. Elam, Asporça Hatun’un büyük ihtimalle Bursa civarındaki bir Bizanslı soylu aileye mensup olduğunu, Nilüfer adının Yunanca kökenli isimlerle ilişkilendirilmesinin kanıtlarının zayıf kaldığını söyledi. Elam, Orhan Gazi’nin Bizans prensesi olduğu kesin olarak bilinen tek eşinin ise İmparator 6. Yannis Kantakuzenos’un kızı Theodora olduğunu vurguladı. Panelin ikinci bölümü soru-cevap şeklinde devam etti. Katılımcıların merak ettikleri konuları konuşmacılara yönelttiği oturumun sonunda, akademisyenlere günün anısına hediye takdim edildi.
Van Vali Haydar Bey Anadolu Lisesi’nden İtalya’da dijital eğitim hamlesi VAN (İHA) – Van’ın Tuşba ilçesindeki Vali Haydar Bey Anadolu Lisesi, Erasmus+ programı kapsamında İtalya’nın Napoli şehrinde yürüttüğü proje ile dijital eğitimde sınırları aştı. Vali Haydar Bey Anadolu Lisesi, uluslararası eğitim vizyonu doğrultusunda Erasmus+ Programı çerçevesinde dev bir projeye imza attı. Okul Müdürü İbrahim Seçkin ve İngilizce Öğretmeni Zeynep Yıldız’ın öncülüğünde gerçekleştirilen hareketlilik, öğrencilere Avrupa kapılarını araladı. İtalya’nın Napoli şehrine giden okul heyeti, dijital eğitim temalı çalışmalarla eğitimde yeni bir soluk getirdi. Dijital eğitimde küresel iş birliği Proje koordinatörleri Okul Müdürü İbrahim Seçkin ve İngilizce Öğretmeni Zeynep Yıldız’ın yönetiminde gerçekleştirilen hareketliliğe; Türkiye’den Hakkari ve Bitlis’in yanı sıra İtalya’nın Napoli şehrinden de katılımcılar dahil oldu. "Dijital Eğitim" odağında düzenlenen atölye çalışmalarında (workshoplar) öğrenciler; dijital araçların eğitimde etkin kullanımı, güvenli internet kullanımı, dijital vatandaşlık ve eleştirel düşünme becerileri konularında uygulamalı eğitimler aldı. 21. yüzyıl becerileri Napoli’de gelişti Gerçekleştirilen etkinliklerin öğrenciler üzerinde akademik başarının ötesinde büyük bir etki oluşturduğuna dikkat çekildi. Katılımcı öğrenciler, kültürlerarası iletişim, takım çalışması ve karmaşık problemleri çözme gibi 21. yüzyılın gerektirdiği yetkinlikleri yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Özellikle dijital platformlar üzerinden yürütülen ortak çalışmalarla, teknolojinin bilinçli ve üretken bir şekilde kullanılması konusunda önemli kazanımlar elde edildi. Tarihi şehirde öğrenme deneyimi Program sadece atölye çalışmalarıyla sınırlı kalmadı. Öğrenciler, Napoli şehrinin köklü tarihi ve zengin kültürel dokusunu da yakından tanıma imkânı buldukları gezilerle öğrenme sürecini sınıf dışına taşıdı. Bu bütüncül yaklaşım, edinilen bilgilerin kalıcı ve etkili birer deneyime dönüşmesini sağladı. Emeği geçenlere teşekkür Okul Müdürü İbrahim Seçkin, eğitimde sınırları ortadan kaldıran ve öğrencilere unutulmaz bir deneyim sunan projenin başarıyla tamamlanmasının ardından bir açıklama yaptı. Seçkin, "Bu değerli deneyimde emeği geçen tüm öğretmenlerimize, ev sahibi kuruma ve katılım sağlayan öğrencilerimize teşekkür ederiz" dedi.