ASAYİŞ - 05 Kasım 2020 Perşembe 23:26

19 yıl önce öldürülen Hande Çinkitaş’ın babası ve üvey annesi tutuklandı

A
A
A
19 yıl önce öldürülen Hande Çinkitaş’ın babası ve üvey annesi tutuklandı

Kadıköy’de 2001 yılında 12 yaşındaki Hande Çinkitaş’ın vahşice öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan babası ve üvey annesi tutuklandı.

Kadıköy’de 19 yıl önce 12 yaşındaki Hande Çinkitaş’ın vahşice öldürülmesine ilişkin babası Nezih Çinkitaş (58) ve üvey annesi Şehnaz Çinkitaş (51) gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 2 şüpheli, Kartal’daki Anadolu Adalet Sarayına gönderildi.

Şüpheliler savcılık sorgularının ardından “canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” ve “altsoydan akrabayı kasten öldürme” suçlarından tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Üvey anne kendisine iftira atıldığını öne sürdü

Öldürülen Hande Çinkitaş’ın üvey annesi Şehnaz Çinkitaş savunmasında, “Üvey kızım Hande’yi eşimin öldürdüğüne artık eminim. Nezih’in aleyhimdeki beyanları ve suçlamaları birer uydurmadır. Ben hiçbir zaman kendisine maktulü kastederek ‘bak kurtulduk’ şeklinde bir şey söylemedim. Kendisiyle boşanma aşamasındayız. Nezih’in bana iftira atmasını gerektirir bir sebep vardır. Açtığım mal davasını geri çekmemi istiyor. Bana mal vermeyeceğini söylüyor. Olayın olduğu gün ben kız kardeşimin evindeydim. Sabah evden çıkmıştım. Maktul yatağında uyuyordu. Üvey kızımın öldürülmesiyle en ufak bir ilgim yoktur” diyerek suçlamayı kabul etmediğini ve serbest bırakılmayı talep ettiğini söyledi.

“Hayatım mahvoldu, 20 yıldır şüpheli durumunda yaşıyorum”

Baba Nezih Çinkitaş ise, “Olay tarihinde eve geldiğimde kızımın cansız bedenini buldum. Boynunda kesikler olduğunu lambayı açınca gördüm. Olayda kullanıldığını düşündüğüm bıçağın sapını alarak pencerenin önünde ışığa tuttum ne olduğunu anlamaya çalıştım. Bundan dolayı bıçağın kesici kısmında parmak izimin çıkması gayet normaldir. Şehnaz ile 6 buçuk yıldır boşanma aşamasındayız. Kendisi boşanmak istemiyor. Eşimin aleyhimdeki suçlamalarını kabul etmiyorum. Eşimle aramızdaki konuşmalarda ‘dünyada benim isteyip de öldüremeyeceğim kimse yoktur, eskiden biraz korkum vardı, o korkum da kalmadı’ şeklinde söylemleri olmuştur. Birlikte alkol aldığımızda bana bir leşinin olduğunu ancak kimsenin bilmediğini söylemiştir. Kızımın eşim Şehnaz ile araları iyi değildi. Hatta bir keresinde darp ettiğini gördüm. Benim bu olayla uzaktan yakından ilgim yoktur. Bu olayda kızımdan sonra en çok zarar gören benim. Hayatım mahvoldu. 20 yıldır şüpheli durumunda yaşıyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

Üvey anne ve baba 19 yıl sonra tutuklandı

İfade işlemlerinin ardından şüpheliler Şehnaz ve Nezih Çinkitaş, “canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” ve “altsoydan akrabayı kasten öldürme” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mahkeme tutuklama kararında, şüphelilerin suçu işlediklerine dair somut delillerin bulunduğunu, maktule ait otopsi raporu, şüphelilerin ifadelerinde birbirlerini suçlayıcı beyanlarda bulunduklarını, HTS kayıtlarının şüphelilerin savunmalarını doğrulamamasını, olayda kullanılan bıçağın kesici kısmından alınan örnekten elde edilen DNA profilinin şüpheli Nezih Çinkitaş’a ait olduğu, şüphelerin kaçma ve delil karartma şüphesinin bulunmasını gerekçe gösterdi.

Olayın geçmişi

Kadıköy İçerenköy’de 4 Ocak 2001 tarihinde meydana gelen olayda 6. sınıf öğrencisi Hande Çinkitaş (12) evinde vahşice öldürülmüştü. Polisin olay yerinde yaptığı incelemeler sonucu Çinkitaş'ın başına çekiçle vurulduğu ve boğazıyla sağ bileğinin kesilerek hayatını kaybettiği belirlenmişti. Ayrıca Çinkitaş'ın vücudunun 13 ayrı yerinden bıçaklandığı da tespit edilmişti. Polisin katil zanlısı ya da zanlılarını yakalamaya yönelik çalışmaları ve olay yerindeki deliller üzerindeki incelemeler sonuçsuz kalmış, şüphelilerin izine rastlanamamıştı.

19 yıl önce yaşanan olayla ilgili çalışmalarını aralıksız sürdüren Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri yurt dışından getirilen özel bir kitle olay yerinde bulunan eşyalar tekrar inceledi. Hande Çinkitaş'ın boğazı ve bileğinin kesildiği bıçak üzerinde yapılan incelemede babası Nezih Çinkitaş'ın DNA örneğine rastlandı. Bunun üzerine baba Nezih Çinkitaş ve üvey anne Şehnaz Çinkitaş gözaltına alındı.

Gamze Erdemir
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yılında Edirne’de Osmanlı ruhu yaşatıldı Edirne’de İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü kutlamaları coşku dolu anlara sahne oldu. Programın en dikkat çeken bölümleri ise atlı birlikler ve yeniçeri kıyafetliler eşliğindeki fetih yürüyüşü ile bin dronla fetih ruhunun Selimiye’nin gölgesinde yeniden canlandırılması oldu. İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde "İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar" programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kutlamalar çerçevesinde "Büyük Fetih Yürüyüşü" ve konserler düzenlendi, Edirne’den İstanbul’un fethine uzanan sürecin gökyüzünde canlandırılması bin dron ile yapıldı Tarihi atmosferin hissedildiği program, vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlikler çerçevesinde Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirilen İHA ve SİHA gösterileri yoğun ilgi gördü. Teknoloji ile tarihin buluştuğu gösteriler vatandaşlardan büyük alkış aldı. Vatandaşlar bu anları telefonlarına kaydederek güne anı bıraktı. Akşam saatlerinde düzenlenen fetih yürüyüşü ise adeta Edirne sokaklarını tarih yolculuğuna çevirdi. Selimiye Meydanı doldu taştı, adım atacak yer kalmadı. Jandarma Genel Komutanlığı Atlı Jandarma Birliği, Mehteran Birliği, 500’e yakın yeniçeri ve akıncı kıyafetli ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte fetih ruhu yeniden canlandı. Temsili yeniçerilerinden bazıları İstanbul’un fethinde büyük rol oynayan şahi toplarının replikalarını taşıyan tahta arabaları çekerek yürüyüşte yer aldı. Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayan yürüyüş, Selimiye Meydanı’na kadar büyük bir coşku eşliğinde devam etti. Selimiye Meydanı’nda bir araya gelen protokol üyeleri ve katılımcılar, Akşemsettin’i temsil eden Eski Cami İmam Hatibi Salih Tatlı’nın duasının ardından kutlama alanına geçti. 1. Ordu Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın destekleriyle gerçekleşen program yağmura rağmen geç saatlere kadar devam etti. "Bin dron ile göküzünde canlandırma yapıldı" Geçen yıl video mapping ile Selimiye üzerinde yapılan fetih canlandırması bu yıl bin dronla gökyüzünde canlandırıldı. Eski Cami önünde gerçekleştirilen fetih duası ve komando andının okunması programa duygu dolu anlar kattı. Vatandaşlar ellerindeki bayraklarla etkinliklere yoğun destek verirken, meydan marşlar ve mehter ezgileriyle yankılandı. Selimiye Meydanı’ndaki ana programda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Programda Edirne Valisi Yunus Sezer bir konuşma yaptı. Sezer, konuşmasında İstanbul’un fethinin inanç, azim ve iradenin zaferi olduğunu söyledi. Edirne’nin fetih hazırlıklarının merkezi olduğuna vurgu yapan Sezer, İstanbul’un fethinin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, asıl büyük olanın inançla yoğrulmuş bir azmin, sağlam bir hazırlığın ve sarsılmaz bir iradenin zaferi olduğunu ifade etti. Edirne’nin fetih ruhunun şekillendiği şehirlerden biri olduğunu aktaran Sezer, "Dünyayı titretecek dev şahi topları bu ocaklarda dökülmüş, ilk kez Edirne’de yankılanmıştır. Bu kadim şehir devlet aklının şekillendiği, orduların hazırlandığı, ilmin büyüdüğü bir başkenttir" dedi. "Tükiye birçok alanda kendi hikayesini yazdı" Türkiye’nin bugün savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar birçok alanda kendi hikayesini yeniden yazdığını söyleyen Sezer, "O gün dökülen şahi toplarının yerini bugün yerli ve milli teknolojilerimiz, İHA’larımız ve SİHA’larımız almaktadır. Bizler Türkiye Yüzyılı idealimizle her alanda lider bir Türkiye inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Gençlerin heyecanının fetih ruhunun devamı olduğuna dikkat çeken Vali Sezer, programın hazırlanmasında destek verenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından sahne alan bando ve mehteran ekipleri izleyenlerden büyük alkış aldı. Gecenin finalinde gerçekleştirilen Edirne’den İstanbul’a doğru yola çıkan fetih yürüyüşünün hikayesi, "Edirne’den İstanbul’a: Mühendisliğin ve Azmin Zaferi" temalı dron gösterisi ise gökyüzünde görsel şölen oluşturdu. Edirne’de düzenlenen fetih etkinlikleri, hem tarih bilincini canlı tuttu, hem de vatandaşlara birlik ve beraberlik duygusunu bir kez daha yaşattı