KENT HABERLERİ - 05 Şubat 2013 Salı 11:10

400 bin diyabetik hastaya umut ışığı

A
A
A
400 bin diyabetik hastaya umut ışığı

İstanbul Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden mezun olan Caner Demir, İTÜ Teknogirişim Atölyesi’nde, yaptığı AR-GE çalışmaları ile yara ve yanıklar konusunda önemli başarılar kaydetti.

En önemli projelerden birisinin yara ve yanık merhemi ve spreyi olduğunu belirten Caner, merhemin yara ve yanıkların iyileşmesini hızlandırdığını söyledi.
İstanbul Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden 2004 yılında mezun olan Caner Demir, müthiş bir buluşa imza atarak İTÜ Teknogirişim Atölyesi’nde, yaptığı AR-GE çalışmaları ile yara ve yanıklar konusunda önemli başarılar kaydetti. 2004 yılından bu yana ilaç dizaynı üzerine ARGE çalışmaları yürüttüğünü dile getiren Caner Demir, 2011 yılında Sanayi Bakanlığı destekli TAYF Biyoteknoloji firmasını kurarak sağlık ve tarım konularında ARGE yapıyor.

İTÜ Teknogirişim Atölyesi’nde şu an yürütülen en önemli projelerden birisi yara ve yanık merhemi ve spreyi olduğunu dile getiren Caner, özellikle enfeksiyona açık tehlikeli ve derin yaralarda kullanıma müsait olan merhemin yara ve yanıkların iyileşmesini hızlandırdığını söyledi. Demir, “Özelikle diyabetik hastalarda ve yatalak hastalarda, iyileşmesi çok güç olan yaralar oluşur. Bu hastaların sahip olduğu yaraların tedavisi çok zordur. Yaralar çoğunlukla enfeksiyon kapmış durumdadır. Antibiyotikler ise çoğunlukla bu enfeksiyonları tedavi edememektedir. Birçok hasta bu sebeple uzuvlarını kaybetmek zorunda kalmaktadır. İlerleyen durumlarda ise hastalar hayatını kaybedebilmektedir. Türkiye'de yılda 8 bin den fazla diyabetik hasta ayağını kaybetmektedir. Türkiye'de yılda 40 bin den fazla diyabetik ayak yarası vakası görülmektedir. Bu durum hem insan bakımından hem de ekonomik açıdan ciddi kayıplara sebep olmaktadır. İnsan hayatının ise telafisi yoktur. Geliştirmekte olduğumuz merhem ve sprey formundaki ürünler, bu ciddi sağlık sorununun çözümünde önemli katkılara sahip olacaktır” dedi.

AYRI AYRI İLAÇ YERİNE TEK BİR KREM YETERLİ OLACAK
Şu an bulunan ürünlerin yara tedavisinde yetersiz kaldığını ifade eden Demir, yara yenilemeye yönelik kapsamlı bir merhem bulunmadığını belirtti. “Enfeksiyon engelleyici ürünler ise genelde benzer antimikrobiyal etken maddelere sahip olup yetersiz kalmaktadır” diyen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü;
“ Geliştirdiğimiz ürün ise hem yaranın hızlı iyileşmesini sağlamakta ve yara bölgesindeki kök hücre aktivitesini arttırmakta hem de enfeksiyon oluşumunu engellemektedir. Böylece ayrı ayrı ürünler kullanmak yerine tek bir ürün ile yaraların ve yanıkların etkili bir tedavisi mümkün olmaktadır.”

İLK DEFA TÜRKİYE’DE ÜRETİLDİ
Yurtdışında yara tedavisi ile ilgili yapılan çalışmaların Türkiye'ye göre çok daha ileride olduğuna değinen Demir, ancak bu çalışmalar da genellikle belli malzemeler üzerine yoğunlaştığına dikkat çekti. Demir, “ Geliştirdiğimiz ürünün içeriğinde ise hem bitkisel malzemeler, hem tıbbi etken maddeler, hem de mineraller bulunduğu için bu tip bir ürün piyasada bulunmamaktadır. Geliştirilen ürün hasar görmüş dokuya besin maddeleri ve oksijen sağlayarak hücrelerin hızlı büyümesini uyarır” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Üsküdar’daki inşaat krizinde iki farklı mağduriyet: Evleri yıkılan kat malikleri konuştu Üsküdar’da mahkeme kararlarıyla durdurulan inşaat projesiyle ilgili yaşanan kriz devam ediyor. İnşaatın hukuka aykırı olduğunu savunan mahalle sakinlerinin ardından projeye dahil olan ve evleri yıkılan diğer mülk sahipleri de sessizliğini bozarken hak sahipleri, "Karşı taraf evinde oturuyor, biz kiralarda geziyoruz. Devletin verdiği ruhsata güvenerek yola çıktık, psikolojimiz bozuldu" diyerek yetkililere seslendi. Üsküdar’da Asra Grup Mimarlık Yapı Yatırım Anonim Şirketi tarafından yürütülen inşaat projesi, bölge halkını ikiye böldü. Bir grup vatandaş, parselasyon ve ruhsat işlemlerinin usulsüz olduğu gerekçesiyle açtıkları davaları kazandıklarını ve yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen çalışmanın sürdüğünü iddia ederken; projeye onay veren mülk sahipleri ise inşaatın durması nedeniyle büyük bir barınma kriziyle karşı karşıya kaldıklarını açıkladı. Kaba inşaatı yüzde 90 oranında tamamlanan projenin durmasıyla birlikte evsiz kaldıklarını belirten vatandaşlar, sorunun bir an önce çözülmesini bekliyor. "Herkes devletin verdiği belgeye güvenerek evlerinden çıktı; şu an sürgündeler" Sürecin başından itibaren yasalara uygun hareket ettiklerini belirten mülk sahiplerinden Ömer Dalgın, yaşadıkları hukuk mücadelesini ve mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: "Biz yüzde 51 çokluğu sağlasak bile şu an o arkadaşlar evleri zarar görmeden oturabiliyorlar. Yüzde 51 ile biz onların evlerini mi yıktıralım? Biz bu projede kimsenin canına, malına bir zarar gelmesini istemedik. Parselasyon bize mantıklı geldiği için işlemleri onun üzerinden yürüttük. Ki ben bu işe dahil de değilim; belediye ve kadastro yaptı. Benim sınırları belirlemem gibi bir durum yok. 3606 nolu yasayla bu işlem yapıldı ve biz belediyeden, Bakanlıktan görüşerek vekaletimizi verdik. Bize iki kez ruhsat çıktı. Herkes devletin verdiği belgeye güvenerek evlerinden çıktı; şu an sürgündeler. Bizi şikayet edenler ise evlerinde oturup bizim inşaatlarımıza bakıyorlar." "Karşı tarafın mağduriyeti ne? Evleri, arsaları yerinde. Bizim evlerimiz yok, yıkılmış" İnşaatın durmasıyla birlikte ailelerin perişan olduğunu vurgulayan Dalgın, "Encümen kararında tek bir parti yok; onların beraber aldıkları bir karar. Ne bizim ne de müteahhidin bu konuya müdahale etme durumu yok. Ben ruhsatımı aldım mı? Aldım. Ve bu inşaatın devam etmesini istiyorum. Biz maliklerin hepsine haber verdik, onlar haber vermediğimizi söylüyorlar. Mahkemenin durdurmasının ana temeli bence ya yasaların düzgün yapılmamasından kaynaklı yasal boşluklar ya da usulen yapılan ufak tefek hatalar. Karşı tarafın mağduriyeti ne? Evleri, arsaları yerinde. Bizim evlerimiz yok, yıkılmış. Burada asıl mağdur kim? Ben elimde cetvelle bölmedim burayı, devletin kurumu böldü. Devletime güvenmeyeceksem kime güveneceğim?" sözleriyle mağduriyetini dile getirdi. Son olarak yaşanan kriz karşısında belediyenin tutum ve tavrına eleştirilerde bulunan Dalgın, "Belediye ’Bütün süreçleri düzgün bir şekilde ilerletiyorum’ diyor. Bundan sonra ben kime dava açayım? Belediyeye dava açabilirim sen beni mağdur ettin diye" dedi. "Herkes evinde oturuyor, biz kiralarda dolaşıyoruz" İnşaatın durmasıyla birlikte ailelerin perişan olduğunu vurgulayan Mehmet Dalgın ise yaşanan mağduriyeti, "Yuvalarımız dağıldı, kül oldu. Herkes evinde oturuyor, biz kiralarda dolaşıyoruz. Burada bir kişi değil, tam 80 kişi mağdur. Tek çaremiz var o da mağduriyetin giderilmesi. Bir an önce yapılmasını istiyoruz" sözleriyle anlattı. "O adamlar mağdursa devlet onlarınkini de gidersin, biz inşaatımızın devam etmesini istiyoruz" İnşaatın sürekli durup yeniden başlamasının hak sahipleri üzerinde ağır bir psikolojik baskı oluşturduğunu ifade eden Mehmet Emin Çetin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na şu sözlerle çağrıda bulundu: "Şu an burada en büyük mağduriyeti yaşayanlardan biriyim. Evim yıkıldı ve bir an evvel yeni yuvama geçmek istiyorum. Ancak inşaatın sürekli durdurulması, sonra tekrar başlaması ve bu belirsizliğin sürmesi gerçekten psikolojimizi bozdu. Artık devlet büyüklerimizin, özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın veya ilgili üst kurumların bu işe bir el atıp sonuçlandırılmasını istiyoruz. Buranın kaba inşaatının yüzde doksanı bitmiş durumda. Bu aşamadan sonra projenin tamamlanıp insanların evlerine kavuşması gerekiyor. Müteahhit bize ilk iki blokun Ocak ayında teslim edileceğine dair söz vermişti. Bir an evvel mağduriyetimizin giderilmesini, inşaatın devam etmesini istiyoruz. Müteahhit söz verdiği iki bloğu Ocak ayında teslim edecekti; biz ona istinaden güvendik ve o güvenimizin devam etmesini istiyoruz. O yüzden devlet büyüklerimiz el atsın, mağduriyetimiz giderilsin. O adamlar mağdursa devlet onlarınkini de gidersin, biz inşaatımızın devam etmesini istiyoruz." Mahallede bir grup vatandaşın "mahkeme kararları uygulanmıyor" diyerek eylem yapmasına karşılık, inşaatın devamını isteyen grup ise belediyenin aldığı yeni encümen kararlarının yasal birer süreç olduğunu savunuyor. İki tarafın da hukuk mücadelesi sürerken, Üsküdar Belediyesi’nden konuya ilişkin kapsamlı ve resmi bir açıklama yapılması bekleniyor.
Konya İlhan Palut: "Önemli bir üç puandı" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, Fatih Karagümrük karşısında çok önemli bir galibiyet aldıklarını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Konyaspor, sahasında karşılaştığı Fatih Karagümrük’ü 3-0 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Bizim için çok önemli bir haftaydı. Çünkü mevcut puan durumu, sıralama işte geri kalan maçlarımızı check ediyorsunuz. Her maç bir amaç için oynayan takımlar kolay bir fikstür görünmüyordu ve bu hafta alacağımız 3 puan gerçekten bizim için çok değerli olacaktı. Çünkü maç önüne baktığımız zaman aşağıdan kopma adına küçük bir avantajımız vardı. Ama bugünkü galibiyetle beraber bu avantaj orta ölçeğe çevirmiş olduk. Maçın içine geldiğimiz zaman 28 dakikalık periyoda baktığınız zaman biz 2-0’la geçtik. Ama ne Karagümrük’ün 2-0 geride olmasını çağıran ne de bizim 2-0 önde bu dakikayı tamamlayacağımız bir performansımız açıkçası yoktu. Kramer ve Muleka iki tane zor vuruşla güzel gol attı. Bu bir anda bizi 2-0 galip duruma getirdi. İlk yarının sonuna kadar aslında Karagümrük’ün dominasyonu devam etti. Zaten Karagümrük takımına baktığınız zaman pozitif futbol oynamaya çalışan her rakibi zorlayan bir yapıları var. Oyuncularıma bunu da söylemiştim. Çünkü gerçekten oynadığı futbol ve bulunduğu sıralama, gelişen bir takım. Özellikle Aleksandar’la beraber daha iyi oynuyorlar. İkinci yarıya baktığınız zaman ise evet hem dengeyi sağladık, hem de pozisyona girme anlamında rakibimizden daha iyi bir görüntü sergiledik. Bazen kontrata, bazen en son golde olduğu gibi pas oyunuyla daha çok rakip kaleyi zorladık. İkinci yarı bizim için daha pozitifti. Evet dediğim gibi önemli bir üç puandı. Mutluyuz, taraftarımız geldi, desteklediler. Sağ olsunlar. Onlara da teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.