TEKNOLOJİ - 13 Mayıs 2020 Çarşamba 21:13

'5G, koronavirüsü tetikleyici bir unsur değil'

A
A
A
'5G, koronavirüsü tetikleyici bir unsur değil'

5G teknolojisinin insan sağlığı üzerindeki kaygıları ve haberleşme altyapısının tartışıldığı video konferansta, bu teknolojinin koronavirüsü tetikleyici bir rol oynamadığı vurgulanırken, düşük güç tüketimi ve yüksek hız gibi faktörlerden dolayı 5G teknolojisinin önümüzdeki dönemde öncü teknolojilerden olabileceği aktarıldı.

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından 5G teknolojisinin sağlık üzerindeki kaygıları ve haberleşme altyapısının tartışıldığı bir videolu konferans düzenlendi. Konferansta 5G teknolojisinin koronavirüsü tetikleyici bir rol oynamadığı vurgulanırken, düşük güç tüketimi ve yüksek hız gibi faktörlerden dolayı bu teknolojinin önümüzdeki dönemde öncü teknolojilerden olabileceği aktarıldı.

5G’nin kullandığı 60Ghz frekansın oksijen molekülleri tarafından emildiği bunun da oksijenin hemoglobin tarafından alınmasını engellediği ve covid-19 hastalarında solunum yetmezliği problemini arttırdığı öne sürülüyor. Söylemlere göre 5G baz istasyonlarının yaydığı frekanslar insan vücudunu olumsuz etkiliyor ve bu virüsü tetikliyor.

Bu söylentilere ilişkin yapılan açıklamama yapan derneğin üst yöneticilerinden Abdullah Raşit Gülhan dünyada yapılmış çalışmalarda kimsenin 5G teknolojisini koronavirüsü tetikleyici bir olay olarak görmediğini söyleyerek, "5G teknolojisi, koronavirüs veya benzeri bir biyolojik etkiyi tetikleyici bir unsur değil" açıklamalarında bulundu.

Aktepe: "İnsanın içindeki bu hırs olduğu sürece bu iş 5G teknolojisiyle sınırlı kalmayacak"

TBD Genel Başkanı Rahmi Aktepe yaptığı açıklamada, insanoğlunun tekerleğin bulunuşundan bu yana hızlı olmayı fazlasıyla önemsediğini belirterek, "Bütün alanlardaki hızdan bahsediyorum. Spordan tutun haberleşmeye kadar. İnsanoğlu her zaman bulunduğu noktadan daha ileriye doğru bir çaba içerisinde bulunmuştur. Günlük hayatın kolaylaşması açısından hıza ihtiyaç duyulmuştur. İnsanoğlu, haberleşme konusunda da hem sesin hem de görüntünün iletilmesinde her geçen gün belirli bir seviyeye ulaşmıştır. İnsanın içindeki bu hırs olduğu sürece bu iş 5G teknolojisiyle sınırlı kalmayacak" dedi.

'5G, koronavirüsü tetikleyici bir unsur değil'

Kolat: "Bu teknoloji önümüzdeki dönemde öncü teknolojilerden olabilir"

Derneğin İcra Kurulu Başkanı Aydın Kolat da, 5G teknolojisinin 2020’den sonra ticari olarak başlaması öngörüldüğünü söyleyerek, "Bu teknoloji aslında bir takım özellikler getiriyor. Hem düşük güç tüketimi hem de yüksek hız gibi faktörlerden anlayabiliyoruz. Bu teknoloji önümüzdeki dönemde öncü teknolojilerden olabilir" ifadelerini kullandı.

Gülhan: "5G teknolojisi, koronavirüs veya benzeri bir biyolojik etkiyi tetikleyici bir unsur değil"
Derneğin İcra Kurulu Üyesi Abdullah Raşit Gülhan, Türkiye’nin 5G’de sadece kendi üreticileri eliyle kurabileceği altyapısı olduğu takdirde bu teknolojiyi gerçekleştirmeleri gerektiğini vurgulayarak, "Bu konudaki lisansları şuan ki mevcut operatörlere verilebilir. Belirli ölçülerde evrensel hizmet fonu kullanılarak böyle bir altyapı yapılmalıdır.

Böylece kendi üreticilerimiz canlı bir ağ kurarak eksiklerini tamamlamış olur. 5G teknolojisinin altında fiber altyapı gerekiyor. Türkiye’nin fiber altyapısı 360 bin kilometredir. Bilgilerimiz çerçevesinde dünyada yapılmış çalışmalarda hiç kimse 5G teknolojisinin koronavirüsü tetikleyici bir olay olarak görmüyor. 5G teknolojisi, koronavirüs veya benzeri bir biyolojik etkiyi tetikleyici bir unsur değil" açıklamalarında bulundu.

İnceefe: "5G teknolojisi dikkatle incelenmesi gereken önemli bir teknolojidir"

Derneğin İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali İnceefe ise, 5G’nin sağlığa zarar verdiği gibi söylentilerin olduğunu dile getirerek, "Bu geliştirme sürecindeki bütün patentlerin büyük bir kısmı ABD’nin elinde bulunuyor. Prof. Dr. Erdal Arıkan’ın 5G teknolojisinin performansını önemli ölçüde geliştiren polar kod çalışması yıkıcı bir başarı elde etti.

BTK’nın geçen senenin son çeyreğinde yayınlanan raporuna göre, Türkiye’de şuana kadar ortalama olarak ulaşılan en yüksek indirme hızı 8,4 megabit. 3G’nin 42 megabit olan kapasitesinin beşte biri oluyor. Türkiye şuanda yerli ve milli üretim aşamasına girmişken, bu teknolojinin artı ve eksi yönlerini anlamalıyız. 5G teknolojisi dikkatle incelenmesi gereken önemli bir teknolojidir" diye konuştu.

Muhammed Fırat Aksoy
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İsrail’in alıkoyduğu Sumud Filosu aktivistleri İstanbul’a getirildi Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu’nda bulunan 18’i Türk vatandaşı toplam 59 aktivist, Türk Hava Yolları’nın özel uçuşuyla İstanbul’a getirildi. İstanbul Havalimanı’nda karşılanan aktivistler, sağlık kontrolü için Adli Tıp Kurumu’na götürülürken, yaptıkları açıklamalar dikkat çekti. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaştı. Filo, 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kaldı. Müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulduğu öğrenildi. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirildi. Heraklion Havalimanı’ndan kalkan uçakla gerçekleştirilen uçuş yaklaşık 1 saat 20 dakika sürdü. İstanbul Havalimanı VIP Terminali’nde, İstanbul Havalimanı Mülki İdari Amiri İlker Haktankaçmaz, aktivistlerin yakınları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılanan 59 kişi, daha sonra sağlık kontrolü için Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. "Uluslararası sularda saldırıya uğradık" Aktivist İsmail Songür, "Bugün tarihi bir sürece şahitlik ediyoruz. İsrail’in yaptığı bu müdahale artık yalnızca Filistin’in değil, tüm dünyanın meselesidir. İki gün önce Girit açıklarında uluslararası sularda saldırıya uğradık. Hukuksuz bir şekilde alıkonulduk. Her şeye rağmen bu mücadele devam edecek" dedi. "Tehditlere boyun eğmedik" Aktivist Muhammet Özdemir ise, "Burada İsrail askerleri tarafından alıkonulan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hiçbiri tehditlere boyun eğmedi. Şiddete boyun eğmedi. Yaşadıklarımız bu mücadelenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi" ifadelerini kullandı. "Tarihi bir süreçten geçiyoruz" Aktivist Ayçin Kantoğlu da yaptığı açıklamada, "Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Filistin’de yaşananları yakından gördük. Bu yaşananlar tüm dünyanın dikkatini çekmesi gereken bir tablo. Bu sürecin herkes için ibretlik sonuçları olacağına inanıyorum" diye konuştu. İstanbul Havalimanı’nda karşılanan aktivistler sağlık kontrolleri için adli tıp kurumuna götürüldü.