DÜNYA - 17 Mart 2024 Pazar 21:05 | Son Güncelleme : 17 Mart 2024 Pazar 21:09

AB ve Mısır’dan “Kapsamlı ve Stratejik Ortaklık” anlaşması

A
A
A
AB ve Mısır’dan “Kapsamlı ve Stratejik Ortaklık” anlaşması

Avrupa Birliği (AB) ve Mısır arasında düzensiz göçün engellenmesi ve zor durumdaki Mısır ekonomisinin desteklenmesi için 7,4 milyar avro tutarında finansal destek ve yatırım paketi içeren “Kapsamlı ve Stratejik Ortaklık” anlaşması imzalandı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde Avusturya, Belçika, İtalya, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan liderleriyle birlikte Avrupa’ya düzensiz göçü engellemeye yönelik bir anlaşma için Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen AB-Mısır Zirvesi’ne katıldı. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede Von der Leyen, AB Dönem Başkanı ve Belçika Başbakanı Alexander de Croo, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Avusturya Başbakanı Karl Nehammer ve GKRY lideri Nikos Hristodulidis yer aldı.

Mısır’ın Avrupa Birliği ile ortak siyasi, ekonomik ve güvenlik çıkarları olduğunu ve bu nedenle bölgede barış, güvenlik ve istikrarı desteklediğini vurgulayan es-Sisi, “Bugünkü görüşmemiz, Avrupa Birliği, İtalya, Yunanistan, Belçika, Güney Kıbrıs ve Avusturya ile olan siyasi, ekonomik, ticari ve kültürel ilişkilerimizin derinliğini yansıtıyor. Bu toplantı, aynı zamanda Mısır ile Avrupa arasındaki ilişkilerde çok mühim bir adıma şahit olacağımız bir döneme denk geliyor. Zira Mısır ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkileri ‘Kapsamlı ve Stratejik Ortaklık’ seviyesine çıkarmaya yönelik bir siyasi deklarasyonu imzalıyoruz” dedi.

İmza töreni sonrasında gerçekleştirilen ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada Sisi, AB’nin Mısır ekonomisine 7,4 milyar euroluk destek paketinin krediler, yatırımlar ve ortak işbirliği projelerine teknik destekler içerdiğini söyledi. Mısırlı lider, AB ile enerji alanındaki işbirliği görüşmelerinin ise doğalgaz, elektrik iletimi ve yeşil enerji kaynağı olarak yeşil hidrojen üretimi üzerinde yoğunlaştığını söyledi. Sisi, düzensiz göç konusunda ise Mısır’ın kuzey sahillerinden düzensiz göçün engellenmesi yönündeki çabalarına ve yaklaşık 9 milyon yabancı nüfusa ev sahipliği yapan ülkesinin desteklenmesi yönünde anlaşma sağladıklarını ifade etti.

Gazze’deki savaşa ilişkin olarak acil ateşkesin gerekliliği konusunda da hemfikir olduklarını ifade eden Sisi, “Bu bağlamda Avrupalı liderlere hiçbir şart öne sürmeksizin ateşkesin sağlanması için baskı yapmaya davet ettim” dedi.

“Mısır, kesinlikle buna karşı”

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentine yapılacak bir saldırının insani krizi iki kat daha kötü hale getireceği uyarısında bulunan Sisi, “Mısır, kesinlikle buna karşıdır. Mısır, İsrail’in Filistinlilerin 1967’den sonra işgal edilen topraklardan zorla tahliyesine yönelik herhangi bir teşebbüsüne de karşıdır” ifadelerini kullandı.
Sisi, Filistin devleti kurularak iki devletli çözüm sağlanmadığı sürece Filistin sorununun çözülemeyeceğini ifade etti.

Mısır’a 7,4 milyar euro destek

Zirvede konuşan AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, “Bugün tarihi bir an. Bugün, AB ile Mısır ilişkilerini kapsamlı ve stratejik ortaklık seviyesine yükseltiyoruz. Ayrıca ticaret ve yatırımda düşük karbonlu enerji, göç yönetimi ve en önemlisi de insan, eğitim, kültür ve gençliğe yatırımları içeren bir paket üzerinde anlaşma sağlıyoruz. Buna önümüzdeki dört yıla yayılacak 7,4 milyar euroluk bir finans ve yatırım paketi eşlik ediyor” ifadelerini kullandı.
AB ve Mısır arasındaki işbirliğinin kritik öneme sahip olduğunu ifade eden von der Leyen, Avrupa’nın ilişkilerin zamanla giderek daha önem kazanacağını öngördüğü Mısır’ın istikrarını destekleyeceğini söyledi. Von der Leyen, göç yönetimi konusunda ise Mısır ile halihazırda iyi bir işbirliğine sahip olduklarını ve mevcut finansal yardım paketinden en az 200 milyon euronun bu işbirliğini daha etkili hale getirmek için kullanılacağını ifade etti.

“Refah’a saldırının siviller için yıkıcı olacağı konusunda endişeliyiz”

Kahire’deki görüşmenin aynı zamanda büyük bir kriz döneminde gerçekleştiğine dikkat çeken von der Leyen, “Hepimiz, Gazze’deki savaştan ve burada yaşanan insani felaketten fazlasıyla endişeliyiz. Gazze, kıtlıkla karşı karşıya. Bu nedenle de Gazze’de rehinelerin serbest bırakılmasını ve daha fazla insani yardım ulaştırılabilmesini mümkün kılacak acil bir ateşkese ihtiyaç duyuluyor. Refah’a gerçekleştirilebilecek tam ölçekli bir saldırının da savunmasız sivil nüfus için yıkıcı olacağı konusunda çok endişeliyiz” dedi.
Gazze’nin günde 500 kamyon yardım malzemesine ihtiyaç duyduğunu ifade eden von der Leyen, Gazze’ye yardımların mümkün olan her yoldan ulaştırılması için çaba gösterdiklerini ve GKRY üzerinden yeni açılan deniz koridorunun da bu yöndeki çabaların bir parçası olduğunu belirtti. Mısır’a Gazze’ye yardım ulaştırılması konusundaki çabalarından ötürü teşekkür eden von der Leyen, Filistin sorununa iki devletli bir çözüm için de Mısır ve diğer ortaklarla çalışmayı hedeflediklerini söyledi.

Zirvede AB ile Mısır arasındaki Kapsamlı ve Stratejik İşbirliği Ortak Deklarasyonu'nun yanı sıra Mısır ile katılımcı AB ülkeleri arasında ikili işbirliği anlaşmalarına da imza atıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da elma piyasasında stok iddialarına yanıt Isparta’da soğuk hava depolarında bekleyen elmalarla ilgili gündeme gelen "stokçuluk" iddiaları üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü açıklama yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, depolardaki ürünlerin rutin satış süreci içinde olduğunu belirterek, "Isparta’da bu sezon ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildi. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Şu anda bu ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kalmış olup, ekim ayından bu yana yaklaşık yüzde 90’ı satılmıştır. İlde elma stokçuluğu değil, normal ve rutin bir satış sürecinin devam ettiği görülmektedir" dedi. Isparta’da geçtiğimiz günlerde soğuk hava depolarında bekleyen yaklaşık 50 bin ton elmanın alıcı beklemeye devam etmesi, kamuoyunda üretici ve tüccarın stok yaptığı yönünde tartışmalara neden oldu. Konuya ilişkin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden açıklama geldi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, bu sezon Isparta’da ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildiğini, bunun 507 bin tonunun atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında muhafaza altına alındığını ifade etti. Tuğrul, depolardaki ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmının kaldığını ve bu ürünlerin de hazirana kadar kademeli şekilde satışa sunulmasının beklendiğini aktardı. "Ekim ayında hasat edilen ürün hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" Tuğrul, "Isparta elmacılığın ağırlıkta olduğu bir il. Yıllık ortalama 1 milyon ton civarında elma üretimiyle Türkiye’de en ön sırada yer alıyoruz. Geçen yıl don olayları nedeniyle yaklaşık 800 bin ton civarında üretim gerçekleşti. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Ekim ayında hasat edilen ürün yıl boyunca satışa sunuluyor. Yıllık ortalama 800 bin ile 1 milyon ton arasında olan üretimin yaklaşık 500 bin tonu, il genelindeki 116 soğuk hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" dedi. "Elmada stokçuluk değil, rutin satış sürüyor" Tuğrul, son günlerde gündeme gelen elmada stokçuluk iddialarına ilişkin, "507 bin ton elmanın şu anda yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kaldı. Bu da 15 Haziran’a kadar satılmaya devam ediyor. Atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında ise satışlar haziran sonu, hatta temmuz ayına kadar sürüyor. Ekim ayından bu zamana kadar ürünün yüzde 90’ı satıldı. Geriye kalan ürün ise söylendiği gibi tüccara değil, üreticiye ait elma. Geçtiğimiz hafta yaptığımız tespitlerde depodaki ürünün sadece yüzde 32’sinin tüccara, geri kalan kısmının ise üreticiye ait olduğunu belirledik. Dolayısıyla ilde elma stokçuluğu değil, normal rutin bir satışın devam ettiği görülmektedir" açıklamasını yaptı. "Elma fiyatlarında maliyetler etkili oluyor" Elmaların soğuk hava depolarına kasalarla girdiğini ve yıl boyunca bu şekilde muhafaza edildiğini belirten Tuğrul, "Ürünler birinci kalite, ikinci kalite, üçüncü kalite ve meysu olarak ayrılıyor. Bir kısmı da meyve suyu fabrikalarına gidiyor. Elma fiyatlarında zaman zaman artış oluyor. Geçen yıl sezon ortasında fiyat yaklaşık 45 lira civarındaydı. Bunun içerisinde ikinci ve üçüncü kalite ürünler de bulunuyor. Bozulan elmalarla birlikte maliyetler 45 liranın çok daha üzerine çıkıyor. Paketleme ve benzeri maliyetler eklendiğinde fiyatlar giderek yükseliyor. Dolayısıyla buradaki 45 liralık fiyatla karşılaştırma yapmak şu an çok yerinde değil. Bazı yerlerde elmanın 100 lira olması, ürünün işlenmesiyle ilgili. Bu süreçte stokçuluk veya yüksek kâr söz konusu değil. Şu anda bununla ilgili piyasa araştırmalarını zaten kontrol altında tutuyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl elma rekoltesinde 1 milyon ton beklentisi Bu yıl elma rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını beklediklerini dile getiren Tuğrul, "Geçen yıl don olaylarından çok etkilenmedik ancak lokal olarak etkilenen bölgeler nedeniyle üretim 800-850 bin ton civarında gerçekleşti. Bu sene ise 1 milyon ton üzeri bir beklentimiz var" dedi.
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.