DÜNYA - 18 Kasım 2024 Pazartesi 21:48 | Son Güncelleme : 18 Kasım 2024 Pazartesi 21:49

ABD’den Batı Şeria’daki İsrailli yerleşimciler ve kuruluşlara yaptırım

A
A
A
ABD’den Batı Şeria’daki İsrailli yerleşimciler ve kuruluşlara yaptırım

ABD, İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet olayları ve toprak gaspı nedeniyle İsrailli yerleşimci örgütü Amana, 3 İsrailli yerleşimci ve 1 şirkete yaptırım uyguladı.

ABD Hazine Bakanlığı ve ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet olayları ve toprak gaspı nedeniyle yasa dışı İsrailli yerleşimciler ve yerleşimcilerin kontrolündeki şirket ve örgütler aleyhinde eş zamanlı iki ayrı yaptırım açıklaması yayınladı.

Batı Şeria'daki en büyük yasa dışı yerleşim inşa örgütüne yaptırım
ABD Hazine Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, İsrailli yerleşimlerini genişletmek ve Filistin topraklarını ele geçirmek için kullanılan illegal yerleşim alanlarına destek sağlamakla suçlanan Amana örgütü aleyhinde yaptırım kararı alındığı duyuruldu. Açıklamada, Batı Şeria'daki en büyük İsrailli yerleşim geliştirme örgütü Amana, “İsrail’in aşırılıkçı yerleşim hareketinin kilit önemdeki bir parçası” olarak tanımlandı. Açıklamada, “Amana tarafından desteklenen yerleşimciler ve çiftlikler, Batı Şeria’daki yerleşim yerlerinin gelişmesinde kilit bir rol oynuyor ve buralardaki yerleşimciler, şiddet eylemleri gerçekleştiriyor. Daha geniş bir çerçevede Amana, finansman, krediler ve altyapı inşası ile desteklediği çiftlik alanlarını stratejik bir şekilde toprak gasp etmek ve yerleşim bölgelerini genişletmek için kullanıyor” denildi.
Yaptırımla aynı zamanda Amana örgütünün İsrailli yerleşim birimlerinde konut inşa eden ve satışını gerçekleştiren “Binyanei Bar Amana” isimli alt kuruluşu da hedef alındı. Amana, daha önce İngiltere ve Kanada tarafından da uygulanan yaptırımların hedefi olmuştu.

ABD Dışişleri Bakanlığı da yaptırım açıkladı

Hazine Bakanlığı ile paralel olarak ABD Dışişleri Bakanlığı da işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere ait mülklere el konulması ve şiddet eylemleri nedeniyle “Eyal Hari Yehuda Company LTD” adlı şirket ile 3 İsrailli yerleşimci aleyhinde yaptırım açıkladı. Yaptırımlara hedef olan İsrail vatandaşlarının Batı Şeria’daki mülk gaspı ve şiddet eylemleriyle ilişkilendirilen Itamar Yehuda Levi, Shabtai Koshlevsky ve Zohar Sabah isimli yerleşimciler olduğu belirtildi. Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, “Eyal Hari Yehuda Company LTD şirketi, ABD tarafından daha önce yaptırım uygulanmış olan Meitarim Çiftliği de dahil olmak üzere yaptırım altındaki yapıların fiziksel sınırlarının genişletilmesine hizmet eden inşaat faaliyetlerinde kullanılan pikap ve SUV gibi araçlar tedarik ediyor” denildi.
Yaptırım uygulanan şahıslar arasında yer alan Itamar Yehuda Levi isimli yerleşimcinin Eyal Hari Yehuda Company LTD’nin sahibi olduğu vurgulanan açıklamada, bu kişinin aynı zamanda yaptırım altındaki kuruluşlara maddi destek sunduğuna da dikkat çekildi. Açıklamada, ayrıca daha önce ABD tarafından yaptırım uygulanan Haşomer Yoş adlı kuruluşun başkan yardımcısı, proje koordinatörü ve kurucularından Sabtai Koshlevsky ve Filistinlilere yönelik tehdit ve şiddet eylemlerine karışan Zohar Sabah’ın da yaptırımlara hedef olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Zohar Sabah, Filistinlilere yönelik tehditler ve şiddet eylemlerinde yer almış, hatta bu eylemleri onların evlerinde gerçekleştirmiştir. Kendisi Batı Şeria’da yıkıcı bir davranış modeli sergilemiştir. Ayrıca Eylül 2024’te Eriha yakınlarındaki Al-Ka’abneh İlkokulu’na düzenlenen ve birçok Filistinlinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırıyla da ilişkilendirilmiştir” denildi.

Açıklamada, “İsrail hükümetini bir kez daha şiddet, zorla yerinden etme ve özel mülklerin gasp edilmesinden sorumlu olan ve bu eylemlere katılan kişilere karşı harekete geçmeye ve bunların hesap vermelerini sağlamaya davet ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Yaptırımlar çerçevesinde ABD şirketleri ve vatandaşları, yaptırımlara hedef olan şirket, kuruluş ve bireylerle herhangi bir ticari işlem gerçekleştiremeyecek ve aynı zamanda bu kişi ve kuruluşların ABD'deki varlıkları dondurulacak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Tatvan’da Sumud Filosu’na destek eylemi Bitlis’in Tatvan ilçesinde, Gazze’deki insanlık dışı ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Global Sumud Filosu’na İsrail’in uluslararası sularda yaptığı müdahale protesto edildi. Bitlis Filistin Dayanışma Platformu öncülüğünde İbadullah Camii önünde bir araya gelen STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş, alıkonulan 21 gemi ve aktivistler için destek eylemi gerçekleştirdi. Grup adına açıklama yapan Cihat Bakırhan, "Zalimlere buradan sesleniyoruz, açlığa, susuzluğa ve ölüme mahkum etmeye çalıştığınız Gazze halkının imanını yenemeyeceksiniz. Buradan tüm dünyaya haykırıyoruz: Global Sumud Filosu’na el koyan, aktivistleri hukuksuz şekilde alıkoyan İsrail, bu illegal eylemine derhal son vermelidir. Kardeşlerimizin can güvenliğinden tamamen İsrail rejimi sorumludur. Gazze bir hapishane değil, onurlu insanların vatanıdır. İnsani yardımların önündeki tüm engeller kalkmalı, limanlar ve kapılar dünyaya açılmalıdır. Uluslararası kamuoyu, kınama mesajlarının ötesine geçmeli bu terör şebekesine karşı siyasi, askeri ve ekonomik yaptırımları derhal devreye sokmalıdır. Bizler Türkiye’nin meydanlarından ilan ediyoruz; Filistin davasını savunmaya devam edeceğiz. Zulmünüz arttıkça zevaliniz de yaklaşıyor. Gazze özgür olana dek, son kirli siyonist postalı o kutsal topraklardan çekilene dek susmayacağız, durmayacağız, vazgeçmeyeceğiz" dedi. "Gazze özgür olana dek susmayacağız" mesajıyla sona eren basın açıklaması, atılan sloganların ardından sona erdi.
Ankara İslam coğrafyasının renkleri aynı fuarda buluştu Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından düzenlenen fuarda İslam ülkelerinin kültürlerini, geleneksel lezzetlerini ve dayanışma mesajlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen "Ülke Tanıtım Fuarı", İslam coğrafyasının kültürel mirasını, sanatını ve birlik mesajını ziyaretçilerle buluşturdu. 3 Mayıs’a kadar devam edecek fuarda farklı ülkelerin stantlarının yoğun ilgi gördüğü gözlemlendi. Fuarda Filistin standında yer alan Zahir Elbek, Filistin’in köklü bir medeniyete sahip olduğunu belirterek geleneksel kültürlerini tanıtmaya çalıştıklarını söyledi. Elbek, Filistin’e özgü kıyafetlerin ve sembollerin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Filistin çok eski ve kadim bir medeniyet. Yıllardır geleneksel kıyafetlerimiz, kültürümüz, yemeklerimiz ve daha birçok değerimiz var. Kadınlara özel kıyafetlerimiz var, aynı şekilde erkeklerin de geleneksel kıyafetleri bulunuyor. Bizde simgeleşmiş olan atkımız var. Bu artık bir direniş sembolü oldu. Dünyanın birçok yerinde insanlar bu atkıyı takıyor çünkü bu atkı Filistin direnişini anlatıyor" dedi. Filistin kültürünün önemli parçalarından biri olan Debke dansına da değinen Elbek, "Çok güzel bir dansımız var. Debke bizim için çok özel ve çok meşhur bir halk dansıdır" ifadelerini kullandı. "Filistin’de şehitsiz aile yok" Filistin halkının yaşadığı acılara da değinen Elbek, "Filistin’de şehitsiz aile yok. Bizim kültürümüzde bunun çok büyük bir yeri var. Bayrağımızdaki kırmızı şahadeti temsil ediyor. Siyah hüznü, yeşil ise geleceği anlatıyor. İnşallah yakında özgür Filistin’e kavuşacağız" ifadelerine yer verdi. "Kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil" İran standında görev alan Fariba Nazari ise fuarda yer almaktan dolayı heyecan duyduğunu belirtti. İran kültürünün çok geniş olduğunu ifade eden Nazari, "İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi dini İslam’dır ancak dinimizi ve kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil. Bu savaşta zulme karşı boyun eğmeyeceğimizi göstermiş olduk. İslam’ın ilk şartlarından biri zulme boyun eğmemektir. Bizim halkımız ve devletimiz bunu dünyaya gösterdi. Savaştan kalan eserleri anlatmaya çalıştık. Okullardan kalan kalıntılar, çocukların eşyaları ve çeşitli karikatürler savaşı bize anlatıyor. Çok can yakıcı şeyler ama bir taraftan da zafer bizimdir. Çok şükür kazandık" diye konuştu. "Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik" Nazari, ABD ve İsrail ile olan savaş sürecinde İslamiyet’in kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ben gerçekten bunu Müslüman olmamıza bağlıyorum. Yoksa böyle bir savaşı kazanmak imkansızdı. Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik. Kültürel mirasımız oldukça zengin ama bu stantta daha çok savaşta nasıl ayakta durduğumuzu ve nasıl kazandığımızı anlatmaya çalıştık. Herkesi buraya davet ediyorum. Bizim standımızı ve diğer İslam ülkelerinin stantlarını gezsinler. Eminim ki bende oluşan bu duygu onlarda da olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Farklı kültürler görmeyi seviyorum" Fuara gelen ziyaretçilerden Hatice Yıldız ise etkinliği billboard reklamlarında gördüğünü belirterek, "Hacı Bayram’a gidiyordum, orada denk geldim. Zaten böyle festivalleri çok severim. Değişik insanlar ve farklı kültürler görmeyi seviyorum. Malezya standında farklı tatlar denedik. Küçük kuşlardan yapılan bir yemek yedim. Değişik geldi bana. Tavuk eti yeriz ama onu hiç yememiştim. Hepsini gezmeye çalışıyorum ama daha gezemediklerim de var. Yaşadığın sürece gezip göreceksin. Çeşit çeşit insanlar ve kültürler tanıyacaksın. Dünyanın tadı böyle çıkar. Yiyeceksin, içeceksin, gezeceksin" cümlelerine yer verdi.