DÜNYA - 01 Şubat 2024 Perşembe 20:35 | Son Güncelleme : 01 Şubat 2024 Perşembe 20:38

AB’den Türkiye ve ilgili ülkelere sığınmacılar için 7,6 milyar euroluk destek paketi

A
A
A
AB’den Türkiye ve ilgili ülkelere sığınmacılar için 7,6 milyar euroluk destek paketi

Avrupa Birliği (AB), göç krizi nedeniyle Türkiye ve ilgili ülkelerdeki sığınmacılar için 7,6 milyar euroluk bütçe oluşturma kararı aldı.

Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi sona erdi. Zirvenin ardından sonuç bildirgesi yayınlandı. Bildirgede, AB ülkelerinin Ukrayna’ya mali desteklerine devam etmeleri yönünde karar aldıkları belirtilerek, başta Macaristan olmak üzere AB fonlarını alamamaktan şikayetçi olan İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerin özellikle sığınmacılar için mevcut uyum fonlarından daha fazla yararlanabilmesinin araştırılması için AB Komisyonu’na yetki verildiği aktarıldı.

AB’den Türkiye ve ilgili ülkelere sığınmacılar için 7,6 milyar euroluk destek

Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı düzensiz göç akınıyla mücadele için ilgili olan ülkelere işbirliği amacıyla mali destek sağlanması kararı alındığı aktarılan bildirgede, AB’nin başta Türkiye’deki Suriyeliler olmak üzere bölge ülkeleri, Balkanlar ve Afrika ülkelerine yönelik kullanılmak üzere 7,6 milyar euroluk bir bütçe hazırlama kararı aldığı açıklandı. Bildirgede, “Türkiye ve daha geniş bölgedeki Suriyeli mültecilere destek de dahil olmak üzere üçüncü ülkelerle etkili göç işbirliğinin sürdürülmesine yardımcı olacaktır. Daha önce AB Afrika Güven Fonu aracılığıyla gerçekleştirilen eylemlerin devamı sağlanacaktır. Ayrıca göç yolları için ortaklıklar ve finansman da dahil olmak üzere Batı Balkanlar, Güney komşular ve Afrika'yı desteklemeye yardımcı olacaktır” ifadelerine yer verildi.

Kararın detaylarına ilişkin bilgi verilmezken AB’nin bu bütçeden ne kadarlık bir kısmı Türkiye’ye ayıracağı ise açıklanmadı.

AB liderler çiftçilerin sorunlarını daha sonra ele alacak
Öte yandan büyük bir gösteri ile AB liderlerinin dikkatini çekmeye çalışan çiftçiler ise zirveden umduğunu bulamadı. Bildirgede, “AB liderlerinin çiftçilerin sesini duyduklarını, konuyu daha sonra ele alacaklarını” ifade edildi.

AB Konseyi Başkanı Michel’den iki devletli çözüm vurgusu

Zirvenin ardından Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile ortak basın toplantısı düzenleyen AB Konseyi Başkanı Charles Michel, İsrail-Filistin ihtilafında iki devletli çözüme vurgu yaptı. Michel, barış içinde yan yana yaşayan İsrail ve Filistin olmak üzere iki devletin kurulması gerektiğini yineleyerek, AB'nin esirlerin koşulsuz olarak serbest bırakılması ve Gazze Şeridi'ne insani yardımların ulaştırılması konusunda kararlı olduğunu aktardı.

Mustafa Ulusoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara KAMİAD Genel Başkanı Ali Adıgüzel güven tazeledi Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği (KAMİAD) 2. Olağan Genel Kurulu, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Genel kurulda, mevcut Genel Başkan Ali Adıgüzel üyelerin desteğiyle yeniden başkanlığa seçildi. KAMİAD’ın 2. Olağan Genel Kurulu, 16 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da birlik ve beraberlik mesajlarının ön plana çıktığı geniş katılımlı bir organizasyonla yapıldı. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen üyeler, sektör temsilcileri ve davetlilerin katıldığı genel kurulda, derneğin geçmiş dönem faaliyetleri değerlendirildi, sektörün karşı karşıya olduğu sorunlar ele alındı ve yeni dönem hedefleri paylaşıldı. Genel kurulda konuşan KAMİAD Kurucu Genel Başkanı Ali Adıgüzel, kamu müteahhitlerinin uzun yıllardır dağınık bir yapı içerisinde mücadele ettiğini belirterek, KAMİAD çatısı altında güçlü bir birliktelik oluşturduklarını söyledi. KAMİAD’ın yalnızca bir meslek örgütü olmadığını ifade eden Adıgüzel, "KAMİAD, sektörün sorunlarını gündeme taşıyan, çözüm üreten ve kamu kurumları nezdinde görüşleri dikkate alınan güçlü bir sivil toplum kuruluşu haline geldi" dedi. Göreve geldikleri günden itibaren ek fiyat farkı, süre uzatımı, tasfiye hakkı, sicil affı, hakediş süreçleri ve mevzuattan kaynaklanan sorunları ilgili kurumlara taşıdıklarını belirten Adıgüzel, Kamu İhale Kurumu, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile diğer kurumlarla yoğun temaslarda bulunduklarını kaydetti. KAMİAD’ın yalnızca masa başında değil, sahada da aktif rol aldığını ifade eden Adıgüzel, 6 Şubat depremlerinin ardından 30 kişilik teknik ekiple Hatay’da hasar tespit çalışmalarına destek verdiklerini anlattı. Adıgüzel, "Bizler sadece yüklenici değil, devletinin yanında ve onun emrinde görev yapan isimsiz kahramanlarız" ifadelerini kullandı. Yeni dönemde şubeleşme çalışmaları, dijital üyelik sistemi, KAMİAD mobil uygulaması, ihale takip ve analiz platformu, hukuki danışmanlık ve tahkim merkezi, üniversite iş birlikleri, ortak satın alma modelleri ve sosyal sorumluluk projelerinin hayata geçirileceği bildirildi. Genel kurulda yapılan seçim sonucunda Ali Adıgüzel, üyelerin güçlü desteğiyle yeniden genel başkanlığa seçilerek güven tazeledi. KAMİAD’ın yeni dönem asil yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: "Ali Adıgüzel, Ali Kürşad Bozbaş, Baki Tokdaş, Ekrem İbili, H. Görkem Aktan, Hatice Keskin, İhsan Günergök, Mehmet Şahin Güneş, Müjgan Bozyel, Ömer Faruk Korkmaz, Süleyman Seydaoğlu, Yasin Bilmişoğlu, Yaşar Asiltürk, Yunus İçen ve Yunus Özkılıç." Genel kurul sonunda yapılan açıklamada, KAMİAD’ın yeni dönemde de kamu müteahhitlerinin hak ve menfaatlerini korumaya, sektörün sorunlarına çözüm üretmeye ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.
Erzurum Erzurum türküleri zengin bilgiler içeriyor Alanya Alaadin Keykubat Üniversitesi’nden Adem Karaca’nın "Manzarayı Seslendirmek: Erzurum Türkülerinde Mekân Temsiline Yönelik Bir Müzik Coğrafyası Analizi" üzerine yaptığı araştırma dikkat çekici sonuçları da beraberinde getirdi. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi’nde yayınlanan araştırmada; Erzurum yöresine ait türkülerin coğrafi unsurlar açısından içeriğini kapsamlı biçimde analiz etmek ve söz konusu unsurların yöre coğrafyasının ayırt edici özelliklerini ne ölçüde yansıttığını ortaya koymayı amaçladığı belirtilerek, "Nitel araştırma modeli ve betimsel desene uygun olarak yürütülen çalışmada TRT Türk Halk Müziği Sözlü Eserler Antolojisi’nde yer alan 288 Erzurum türküsü, doküman incelemesi ve içerik analizi yöntemleriyle incelenmiştir. Türkülerde tespit edilen coğrafi unsurlar; fiziki coğrafya, coğrafi astronomi, beşerî ve ekonomik coğrafya ile bölgesel coğrafya alt temalarına göre sınıflandırılmış ve frekansları betimsel olarak analiz edilmiştir. Emareler, Erzurum türkülerinin dağlar, iklim şartları, bitki örtüsü, hayvanlar, göç, yerleşim birimleri ve ekonomik faaliyetler gibi coğrafyanın çeşitli boyutlarına ilişkin zengin bilgiler içerdiğini göstermektedir" denildi. "Erzurum türküleri değerli bir sözlü kültürel arşiv" Araştırmada, fiziki coğrafya temalarının yüksek frekansı, Erzurum’un engebeli yapısı, sert karasal iklimi ve step/çayır ağırlıklı doğal ortamıyla belirgin bir paralellik sergilediği vurgulanarak, şu ifadelere yer verildi, " Beşerî ve ekonomik coğrafya açısından gelenek-görenek, yemek ve giyim kültürü, nüfus, geçim kaynağı ve mimari yapıya dair temsillerin; bölgesel coğrafya açısından ise Erzurum’un tarihi rolü ve geçiş coğrafyasına ilişkin atıfların türkülere yansıdığı tespit edilmiştir. Araştırma, Erzurum türkülerinin yöre coğrafyasını ve insan yaşamını yansıtan değerli bir sözlü kültürel arşiv olduğunu sistematik verilerle ortaya koymaktadır. Emareler, müzik coğrafyası, halk bilimi, coğrafya eğitimi ve sosyal bilgiler eğitimi alanları için önemli neticler sunmakta; türkülerin zengin coğrafi ve sosyo-kültürel içeriği sayesinde bu alanlarda otantik ve etkili bir öğretim materyali olarak değerlendirilebileceğine işaret etmektedir" Erzurum türküleri geniş bir coğrafyayı kapsıyor Erzurum türkülerinde geçen şehir ve bölge adları ile konum atıfları, hem yerel çevreye ve komşu bölgelere sıkı bir bağlılığı hem de Erzurum’un tarihî rolünden kaynaklanan geniş bir coğrafi ufku ortaya koyduğunu anlatan Adem Karaca, "Türküler, Erzurum merkezli ancak başta komşu iller olmak üzere İstanbul gibi büyük merkezlere ve özellikle de Osmanlı dönemi ve öncesine ait geniş bir imparatorluk coğrafyasına uzanan zihinsel haritalar çizmektedir. Bu durum, türkülerin sadece yerel değil aynı zamanda bölgesel ve tarihî-coğrafi bağlantıları da içeren katmanlı bir mekânsal bilinci yansıttığını belgelemektedir" dedi. Coğrafya türkülerde etkili unsur Araştırmanın sonuçlarının, Erzurum türkülerinin yöre fiziki coğrafyasına dair dağlık topografya, sert karasal iklim ve step/çayır bitki örtüsü gibi belirgin özellikleri sıkça yansıttığını gösterdiği de belirtilerek, "Dağ, yamaç, ova ve kayalık gibi yeryüzü şekillerine yapılan göndermeler; kış soğuğu, kar ve ayazı öne çıkaran klimatolojik şekiller; akarsular, dereler ve çermik (kaplıca) etrafında örülen hidrografik betimlemeler, türkülerin mekâna ilişkin oldukça ayrıntılı bir çevresel bilgi hazinesi niteliği taşıdığını ortaya koymaktadır. Çiçekler, çayırlar, geven gibi step bitkileri ve bülbül, turna, at gibi hayvanlar, bitki ve hayvan coğrafyasını ve bu coğrafyaya yüklenen duygusal/semantik anlamları bir arada temsil etmektedir. Ay, yıldız ve güneş gibi gök cisimlerinin yön bulma, zamanlama ve gündelik yaşam ritmiyle ilişkili pratik işlevlerde güçlü metaforik yüklere sahip olması, türkülerin fiziki çevreyi yalnızca bir fon olarak değil, anlatının ve duygulanımın merkezî bileşeni olarak kurduğunu göstermektedir. Bu durum, Erzurum’un coğrafi gerçekliğinin halkın kolektif ifadesine derinlemesine işlediğini teyit etmektedir" denildi.
Tokat Yeşilırmak taştı, kıyısınrdaki köy arazileri sular altında kaldı Tokat’ın Pazar ilçesinde Yeşilırmak’ın taşması sonucu sular altında kalan Ovayurt köyü dron ile havadan görüntülendi. Edinilen bilgilere göre bölgede etkili olan yağışların ve baraj kapaklarının açılmasının ardından Yeşilırmak’ın debisi yükseldi. Irmağın taşmasıyla birlikte Ovayurt köyünde su seviyesi kritik noktaya ulaştı. Bazı besicilerin hayvanlarını köy dışındaki ahırlara götürdüğü öğrenildi. Ekipler ise bölgede set çalışmaları yaparak suyun yerleşim alanlarına ilerlememesi için önlem aldı. Köy sakinlerinden Murat Akın, yıllardır bölgede yaşadığını belirterek yaşanan taşkının endişe verici boyuta ulaştığını söyledi. Akın, "Doğdum doğalı bu köyde yaşıyorum. 4 Mayıs öğleden sonra sel baskınıyla karşılaştık. O günden beri hala akıyor. Geçen günkü yağmurdan sonra su debisi daha da çoğaldı. Devletimiz bütün imkanlarıyla seferber oldu. İl Özel İdaresi, Devlet Su İşleri, kaymakamlık, tarım ilçe ekiplerini yönlendirdi. Köyde 500 kişi yaşıyor. Hayvanlarımızı kendi imkanlarımızla köy dışındaki başka ahırlara çıkarttık. Tek çaremiz beklemek. Eğer yeniden kuvvetli yağmur yağarsa köyü terk etmek zorunda kalabiliriz" dedi. Öte yandan bölgede yağış ihtimalinin devam ettiği öğrenilirken, ekiplerin taşkına karşı nöbet halinde çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.
Tokat Kelkit Çayı’nın Yeşilırmak ile birleşme noktasında su seviyesi yükseldi Kelkit Çayı’nın birleşerek Yeşilırmak’ı oluşturduğu Tokat ile Amasya arasındaki Boğazkesen mevkiinde artan su debisi havadan görüntülendi. Gümüşhane ili sınırları içerisinde yer alan Çimen Dağları ve Gümüşhane Dağları’ndan doğan Kelkit Çayı, Tokat’ın Erbaa ilçesi ile Amasya’nın Taşova ilçesi arasında bulunan Boğazkesen mevkiinde Yeşilırmak ile birleşiyor. Birleşme noktası olan Boğazkesen Köprüsü’nde yaşanan debideki artış dron ile görüntülendi. Yağışların ardından debisi yükselen çayların geniş bir alana yayıldığı görüldü. Kahverengiye dönen suyun güçlü akışı dikkat çekerken, izlenmeye değer bir görsel oluştu. Bölgedeki tarım arazilerinin suya yakın alanlarında taşkın izleri görülürken, Boğazkesen Köprüsü’nün Tokat ile Amasya arasındaki ulaşımı sağlamaya devam ettiği gözlendi. Yeşilırmak’ın oluştuğu nokta olarak bilinen Boğazkesen hem doğal yapısı hem de tarihi geçiş güzergâhı olması nedeniyle bölgenin önemli noktaları arasında yer alıyor. Yeşilırmak debisinin yükseldiğini söyleyen yöre sakinlerinden Hakan Uca, "Amasya ile Tokat arasında tarihi Boğazkesen Köprüsü’nde eşsiz bir noktadayız. Tozan ve Kelkit çaylarının birleştiği noktada suların debisinin yükselmesiyle adeta görsel bir şölen oluştu. Buradaki doğa olayımızı daha net ve anlaşılır bir şekilde de çektik. İnşallah daha kötüye gitmez" dedi.