DÜNYA - 02 Kasım 2025 Pazar 18:24 | Son Güncelleme : 02 Kasım 2025 Pazar 18:27

ABD’nin kamu borcu 38 trilyon doları aşarak rekor düzeye ulaştı

A
A
A
ABD’nin kamu borcu 38 trilyon doları aşarak rekor düzeye ulaştı

ABD’nin toplam kamu borcu, 22 Ekim itibarıyla 38 trilyon doları aşarak rekor seviyeye ulaştı.

ABD’nin toplam kamu borcu rekor tazeledi. ABD'nin 2 Ağustos tarihinde ulaştığı rekor seviye olan 37 trilyon dolar düzeyindeki kamu borcu, 82 gün içerisinde 1 trilyon dolar daha arttı. ABD Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre, toplam borç 22 Ekim itibarıyla 38 trilyon dolar seviyesini aştı.
Mali politikalar üzerinde çalışan düşünce kuruluşu Peter G. Peterson Vakfı, bu meblağın ABD’de kişi başına 111 bin dolar borç manasına geldiğini duyurdu. Düşünce kuruluşu ayrıca, ABD’nin dış borç miktarının Çin, Hindistan, Japonya, Almanya ve İngiltere’nin ekonomilerinin tamamının gayrisafi yurtiçi hasılalarının toplam değerine eşit olduğuna dikkat çekti.

"Bu miktar Avrupa Birliği’nin tüm ekonomik üretiminin iki katı"

Temsilciler Meclisi Bütçe Komisyonu Başkanı Jodey Arrington, kamu borcunu "ABD’nin sıradaki büyük savaşı" olarak nitelendirdi. Cumhuriyetçi siyasetçi, "ABD şu anda 38 trilyon dolar borçlu. Bunu somutlaştırmak gerekirse, bu miktar Avrupa Birliği’nin tüm ekonomik üretiminin iki katı, İngiltere’nin yıllık bütçesinin 20 katı ve 18 yaş altındaki her genç Amerikalı için 500 bin dolarlık ezici bir yük manasına geliyor" dedi.
Arrington, "Kamu borcu, ABD’nin sıradaki büyük savaşıdır. Eğer bu savaşı kaybedersek, ABD’nin dünya liderliğini ve çocuklarımızın geleceğini kaybederiz. Ancak ulusal cesaretimizi toplayıp sorumlu bir şekilde müdahale edebilirsek ABD, 21. asra liderlik edecektir" ifadelerini kullandı.

ABD’nin borcu 2047 yılına kadar gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 200’üne ulaşabilir
Partiler üstü bir kurum olan Kongre Bütçe Ofisi (CBO) ise, ABD’nin borcunun 2047 yılına kadar gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 200’üne ulaşabileceğine dikkat çekti. Ekonomistler, bugün itibarıyla 38,1 trilyon doları aşan ve her saniye yüzlerce dolar artan kamu borcunun, borçlanmanın hızlanmasıyla birlikte önümüzdeki birkaç ay içerisinde 39 trilyon dolara ulaşmasını bekliyor.

Moody’s ABD’nin kredi notunu düşürmüştü

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, mayıs ayında ABD’nin kredi notunu AAA seviyesinden AA1’e düşürmüş ve bu karara gerekçe olarak ABD yönetimlerinin büyük yıllık bütçe açıkları ve artan faiz maliyetlerine ilişkin olumsuz eğilimi tersine çevirmedeki başarısızlığını göstermişti. Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’nin 38 trilyon doları aşan toplam borcu, sadece meblağın büyüklüğü açısından değil, bu borcun faiz ödemeleri açısından da büyük bir sorun oluşturuyor. ABD hükümeti, eylül ayı itibarıyla bu borç için 1,21 trilyon dolar harcadı. Bu meblağ, 2025 mali yılı toplam federal harcamaların yüzde 17’sine denk geliyor. Üstelik bu faiz oranı zamanla artmaya devam ediyor. 2021’de ABD hükümetinin ortalama borç geri ödeme faizi yüzde 1,61 iken, şimdi bu oran yüzde 3,36 seviyesinde bulunuyor. Devlet harcamalarının gelirleri aşması nedeniyle sürekli artan kamu borcu, ülkenin yaşlanan nüfusu ile birlikte sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerine yapılan harcamaların artması, ABD’nin özellikle 11 Eylül 2001’deki terör saldırılarının ardından savunma harcamalarını artırması, 2008 finansal krizi ve Covid-19 pandemisi sonrasındaki yardım paketleri ve uzun vadeli bütçelerin onaylanmaması gibi faktörlerle derinleşen bir kriz haline gelmiş bulunuyor.
Kamu borcunun büyüklüğü, sadece genel olarak hükümet ekonomisini değil, vatandaşları da etkiliyor. Zira bu, konut ve araç kredileri ile kredi kartı faizlerinin artması, yatırımların azalması ile ücretlerdeki artışların sınırlı kalması, mal ve hizmet fiyatlarının tırmanması, enflasyon riski ve hükümetin bazı sosyal programlarda kesintiye gidebileceği manasına geliyor. Bazı ekonomistler, ABD Başkanı Donald Trump’ın vergileri artırmasıyla yüz milyarlarca dolarlık ek gelir sağlanmasının bütçe açığını kapatma yönünde olumlu bir adım olduğu değerlendirmesinde bulunurken, bazı ekonomistler ise ABD’nin "yavaş yavaş yoksullaştığı" tespitinde bulunuyor.

Trump, "Altın Kart" vizesi önermişti

ABD Başkanı Trump, her geçen gün artan kamu borcunun kapatılması için zengin göçmenlere "Altın Kart" vizesi satılması şeklinde sıra dışı bir çözüm önermişti. Zengin göçmenlere 5 milyon dolar karşılığında "Altın Kart" vizesi verme ve ABD vatandaşlığına gidecek bir süreç sunmayı teklif eden Trump, "1 milyon kart tedarik edilmesi, 5 trilyonluk bir kaynak manasına gelir. 10 milyon satarsanız, bu toplam 50 trilyon eder, ki bizim 35 trilyon dolar borcumuz var. Bu güzel olurdu" ifadelerini kullanmıştı.

ABD’nin toplam borcu, 2024 yılı Ocak ayında 34 trilyon dolar, 2024 yılı Temmuz ayında 35 trilyon dolar, 2024 yılı Kasım ayında da 36 trilyon dolar seviyesine ulaşmıştı. Ülkenin kamu borcu 1982 senesinde 1 trilyon dolar eşiğini geçmiş, bundan 26 sene sonra 2008 senesinde ise 10 trilyon dolar seviyesine gelmişti. Kongre Bütçe Ofisi, 2022’de 30 trilyon dolar seviyesine kadar yükselen toplam borcun 2027’de 40 trilyon doları aşacağını öngörüyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Lise öğrencisi İkra Seltu Güler’in büyük başarısı Türkiye’nin ilk ulusal ve uluslararası sosyal bilimler festivali Sosyalfest 2026’da Erzurumlu lise öğrencisi İkra Seltu Güler, "Bir Gün Hepimiz Yaşlanacağız" projesiyle Türkiye birincisi oldu. Yaşlı bireylere yönelik empatiyi güçlendirmeyi amaçlayan proje, 12 bin 20 başvuru arasından zirveye çıktı. İstanbul Üniversitesi ile Karabük Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen Türkiye’nin ilk ulusal ve uluslararası sosyal bilimler festivali olan Sosyalfest 2026, Beyazıt Kampüsü’nde düzenlenen ödül töreni ile sona erdi. İki gün boyunca düzenlenen sosyal ve kültürel etkinliklerin ardından; Sosyal Model Tasarım Yarışması kapsamında 30 farklı kategoride dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Geliştirdikleri projelerle jüri değerlendirmesinde başarı elde eden öğrenciler, ödüllerini protokol üyelerinin elinden aldı. Binlerce proje arasında zirveye çıktı Türkiye’nin ilk ve tek sosyal bilimler festivaline ulusal ve uluslararası düzeyde toplam 12 bin 20 proje başvurusu yapıldı. Erzurum’dan yarışmaya katılan lise öğrencisi İkra Seltu Güler ile danışman öğretmeni Tuba Dumlu Güler, "Türkiye Yüzyılı Aile Yılı" kategorisinde ilk 10 proje arasına girerek İstanbul’a davet edildi. Jüri karşısında gerçekleştirilen sunumların ardından Erzurum ekibinin projesi Türkiye birincisi seçildi. Erzurum’un gururu oldu Festivale Erzurum’dan "Türkiye Aile Yılı" kategorisinde "Bir Gün Hepimiz Yaşlanacağız" adlı projesiyle katılan İkra Seltu Güler, Türkiye birinciliği ödülüne layık görüldü. Erzurum Özel Güneş Fen Lisesi öğrencisi olan Güler, ödülünü Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın elinden aldı. "Bir Gün Hepimiz Yaşlanacağız" Binlerce proje arasından birinci seçilen İkra Seltu Güler, çalışmasının detaylarını anlattı. Günümüzde şehirleşme ve bireyselleşmenin aile bağlarını zayıflattığını ifade eden Güler, özellikle yaşlı bireylerin sosyal ve duygusal anlamda yalnızlaştığına dikkati çekti. Güler, projenin temel amacının; gençlerde yaşlı bireylere karşı empati duygusunu geliştirmek olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte yaşlı bireylerin de ailelerin ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatmak istedik. Özellikle gençlerin yaşlı bireylere sosyal ve duygusal destek verebilmesi projemizin temel hedefini oluşturdu." Proje kapsamında toplam 110 lise öğrencisinin yaşlılık ve yaşlı bireylere yönelik bakış açıları değerlendirildi. Yapılan araştırmalarda gençlerin, yaşlı bireylerin fiziksel ve duygusal sınırlılıklarına karşı yeterli empati geliştiremediği gözlemlendi. Bunun üzerine gençlerde empati duygusunu güçlendirmeye yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında gönüllü 10 yaşlı bireyle görüşmeler yapılarak yaşlıların karşılaştıkları sorunlar ve beklentileri tespit edildi. Elde edilen veriler doğrultusunda, gençlerin 60 yıl sonraki hallerini hayal etmelerini sağlayacak şekilde mektuplar hazırlandı. Ayrıca yaşlı bireylerin kendi seslerinden oluşan kısa filmler gençlere izletildi. Yapılan çalışmalar sonucunda gençlerin yaşlı bireylerle vakit geçirmeye daha istekli hale geldiği, sohbet etme, anı dinleme ve birlikte etkinliklere katılma konusunda olumlu yaklaşımlar geliştirdiği belirlendi. "Kuşak çatışması değil, kuşak buluşması" Projeyle yıllardır kullanılan "kuşak çatışması" ifadesini "kuşak buluşması" anlayışına dönüştürmek istediklerini belirten İkra Seltu Güler, şu ifadeleri kullandı: "Ülkemizde yaşlı nüfus oranı giderek artıyor. Erzurum’un sert iklimi nedeniyle yaşlı bireyler dışarıda yeterince vakit geçiremiyor ve sosyalleşebilecekleri alanlar sınırlı kalıyor. Gençlerle yaşlı bireyleri bir araya getirecek sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklerin artırılmasını istiyoruz. Böylece kültürel değerlerimizin kuşaktan kuşağa aktarılması da güçlenecektir." Projenin danışmanı da ödüllü eğitimci Projenin danışmanlığını, Erzurum eğitim camiasının yakından tanıdığı ödüllü eğitimci Tuba Dumlu Güler üstlendi. Güler, Eğitim Nobeli olarak gösterilen ‘Global Teacher Prize 2023’ yarışmasında dünyanın en iyi 50 öğretmeni arasına girerek Paris UNESCO da ülkemizi temsil etmişti. "Yetkililer sesimizi duysun" Yaşlı bireylerin günümüzün en kırılgan gruplarından biri olduğunu ifade eden Tuba Dumlu Güler ise, onların yalnızca fiziksel değil sosyal ve duygusal desteğe de ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Güler, Erzurum’da gençlerle yaşlı bireyleri bir araya getirecek sosyal alanlar oluşturulması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Umarım yetkililer sesimizi duyar ve gençlerle yaşlı bireylerin bir araya gelebileceği mekanlar ile etkinlikler oluşturulur. Bizler de gönüllü çalışmalarla bu buluşmalara destek vermeye hazırız. Yıllardır proje tabanlı eğitim anlayışıyla öğrencilerimin toplumsal sorunlara çözüm üretmesini hedefledim. Böyle anlamlı bir projeye imza atan öğrencim ve aynı zamanda kızımla gurur duyuyorum."
Kayseri Kayseri Osman Ulubaş Köşk Ortaokulu Türkiye finallerinde 2025-2026 Öğretim Yılı Küçük Erkek Futbol Birinciliği yarı finalleri Kayseri’de 11-14 Mayıs 2026 tarihlerinde oynandı. 2 grupta 7 takım ile oynanan müsabakalar sonunda Kayseri Osman Ulubaş Köşk Ortaokulu ve şampiyon olarak adını Türkiye finallerine yazdırdı. Kayseri Osman Ulubaş Köşk Ortaokulu ilk maçında Ankara Karapürçek Şehit Osman Kablan Ortaokulunu 2-1, ikinci maçında Gaziantep Mehmet Akif İnan Ortaokulunu 1-0 ve üçüncü maçında ise Ankara TED Koleji Vakfı Özel Ortaokulunu penaltılarla 3-2 mağlup etti. Oynadığı 3 maçı da kazanarak büyük bir başarıya imza atan Kayseri Osman Ulubaş Köşk Ortaokulu’nun şimdi ki hedefi ise Türkiye finallerinde şampiyon olarak kupayı Kayseri’ye getirmek. Kayseri Osman Ulubaş Köşk Ortaokulu Beden Eğitimi Öğretmeni Celaleddin Erdoğan; "11-14 Mayıs 2026 tarihlerinde Kayseri’de yapılan Küçük Erkek Futbol Birinciliği Türkiye finallerinde Kayseri Osman Ulubaş Köşk Ortaokulu olarak A Grubu birincisi olduk. Bu başarı da emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ederim. Şimdi adımızı Türkiye finallerine yazdırdık. Türkiye finallerinde şehrimizi ve okulumuzu en iyi şekilde temsil ederek kupayı getirmek istiyoruz. Bu başarı hepimizin başarısıdır. Özellikle öğrencilerimize, ailelerine ve desteklerine esirgemeyen okul idaresine teşekkür ederim. 04-08 Haziran tarihleri arasında Karabük’te yapılacak olan Türkiye finallerinde başarılı olmaktan başka bir şey düşünmüyoruz" dedi.
Kastamonu Kurtlar, indikleri köyde köpeği boğdu Kastamonunun Bozkurt ilçesinde köye giren kurtlar, boğdukları köpeği ormana götürdü. Köpeklerin kurtlarla mücadele ettiği anlar kameraya yansıdı. Olay, Kastamonu’nun Bozkurt ilçesine bağlı Günvakti köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gece saatlerinde köye giren iki kurt, sokaklarda yürüyerek yiyecek aradı. Bu sırada kortlar ile karşılaştıkları köpekler kovalamaca yaşandı. Bir kurt, "Çamur" ismi verilen köpeği yakalayarak boğdu. Bu sırada diğer kurt ise çevredeki köpekleri uzak tutmaya çalıştı. Daha sonra kurtlar, boğdukları köpeği sürükleyerek ormanlık alana götürdü. Kurtların, köy merkezinde köpeklerle mücadelesi ve "Çamur" isimli köpeği boğduğu anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, kurdun köpeği takip ettiği ve yakaladığı köpeği boğduğu görülüyor. Bu sırada diğer kurdun ise köpeklerle mücadelesi kameraya yansıyor. Daha sonra kurtlar, boğdukları köpeği alıp köyden uzaklaşıyor. Yaşanan olayı anlatan Atacan Karagöz, "Köpeğim iki gün önce kayıptı, dağdan gelen kurtlar köpeğimi kaptı. Dağda yabani hayvanları aç bıraktıkları için benim köpeğim feda oldu. Her yere baktım ama bulamadım ve geriye dönük kamera kayıtlarına baktığımda, köpeğimi kurdun kaptığının farkına vardım. İki tane kurt vardı, dört tane köpeğim mücadele etti. Güvenlik kamerası kayıtlarında farkına vardım. Dağda kaldığı için köpeklere, köylere indiler ve doğal yaşamı döngüsünü bozulduğunu gördüm" dedi.
İstanbul Mahmut Nedim Akülke: "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, Afyonkarahisar’da 9. kez yapılacak MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın yanı sırada organizasyon Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacağını söyledi. 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest 2-6 Eylül tarihlerinde arasında Afyonkarahisar’da düzenlenecek. Yapılacak organizasyonlarla ilgili Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Türkiye’de bir dünya şampiyonasının üst üste 9 kez düzenlenmesinin ilk olduğunu vurgulayan Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, bundan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Akülke, "Dokuz yıl bir organizasyonu devam ettirmek Türkiye şartlarında gerçekten çok zor bir iş. Ama buradan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, geçmiş dönemden bugüne görev yapan tüm valilerimize, tüm belediye başkanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten ve Afyonkarahisar halkına çok teşekkür ediyoruz. Sahip çıktıkları bir işi devam ettirdiler. Biz bu işe başlarken acaba 3-5 yıl yapabilir miyiz, götürebilir miyiz derken 9 yıla geldi. İnanıyorum ki artık bu dokuzlar, on dokuzlar, yirmi dokuzlar, otuz dokuzlar biz olalım-olmayalım artık devam edecek. Çünkü devam da etmeli. Özellikle spor turizminin geleceğidir mottosuyla çıktığımız bir yolda bu kadar önemli bir organizasyonun 3 bin kişiyle 4 bin kişiyle başladığımız bu organizasyonun 500 yüz bin kişilere yerinde izleyici olarak bulunması çok önemli" değerlendirmesinde bulundu. "Bu organizasyon inşallah uzun yıllar Türkiye’nin gururu olmaya devam eder" Organizasyonun yıllardır devam etmesine katkı sağlayan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teşekkür eden Akülke, "Bunun yanı sıra beş yıl üst üste himayesine alarak bu organizasyonun büyümesinde büyük katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Aslında teşekkür edecek o kadar çok insan var ki. Çünkü dokuz yıl hakikaten çok önemli bir süreç. Aslında belki herkesin atladığı, bizim de gündeme getirmediğimiz bu şampiyona spor turizmi olarak, ekonomi olarak, tanıtım olarak hem Afyonkarahisar’a hem Türkiye’ye çok büyük katkılar yapıyor ama sportif olarak da ve gençler olarak da çok büyük katkıları var arka planda. Bugün özellikle çocuk sporcu sayımız yüz ellilere dayandı. Şampiyonların burada görülmesi çocuklarımız açısından, gençlerimiz açısından büyük bir motivasyon aracı oldu. Akademi olarak da 5 yaşından 12 yaşına kadar olan çocuklarımızın eğitiminde çok büyük katkı sağladı. Bunun yanı sıra eş zamanda yapılan NG Afyon MotoFest de aslında gençlerimizin şu andaki en büyük belası bağımlılığa karşı mücadelede de bence en önemli organizasyonlardan bir tane. Çünkü burada kontrollü olarak kültürü, sanatı, sporu ve yaklaşık 100’e yakın farklı spor etkinliğini de yapabilme şansı var. Aileleriyle beraber bu etkinliği yapabiliyor. Tabi bu da bizim için çok önemli. İnşallah bu organizasyon uzun yıllar devam eder. Türkiye’nin de gururu olmaya devam eder" ifadelerini kullandı. "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın her geçen yıl birçok açıdan önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Akülke, "Motofest gerçekten burada dokuzuncu kez kapılarını açacak. Her sene büyüyor. 500 binlere dayandı sayı olarak. Sadece sanatçı olarak bu sene ikisinde başlayıp altısında bitecek. 2-6 Eylül tarihlerinde Türkiye’nin birbirinden farklı 13 tane starı yer alacak. Biraz evvel de dediğim gibi 100’e yakın farklı spor etkinlikleri olacak. Kültürel etkinlikler olacak, sanat etkinlikleri olacak festival kapsamında. Sponsor ve katılımcı firmaların etkinlikleri olacak, test sürüşleri olacak. Yani motosiklet eğitimleri ve söyleşileri içinde gerçekleşecek. Aslında Türkiye’nin festival anlamında da Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacak 2026 yılında. Ben buradan sizlerin aracılığıyla tüm Türkiye’ye, özellikle Afyonkarahisar’a ve çevre illere 2-6 Eylül tarihlerini ajandalarına yazmalarını istiyorum. 2-6 Eylül tarihinde kimseye randevu vermeyin. Herkesi Afyonkarahisar’a, Dünya Motokros Şampiyonası’na bekliyoruz" şeklinde konuştu.