TEKNOLOJİ - 19 Mayıs 2020 Salı 12:52

Acil yardım hizmetlerine ücretsiz hızlı ulaşım uygulaması

A
A
A
Acil yardım hizmetlerine ücretsiz hızlı ulaşım uygulaması

Tepe Güvenlik, Koronavirüs (Covid-19) salgınında en büyük risk grubunu oluşturan 65 yaş üstü bireylere ve sağlık çalışanlarına yönelik bir uygulama hayata geçirdi.

 Mobil uygulamada sunulan acil durum butonları sayesinde 65 yaş üstü bireyler ve salgın sürecinde hayati öneme sahip olan tüm sağlık çalışanları, ambulans, itfaiye ya da kolluk kuvvetlerinin desteğine yönelik hizmetlere en hızlı şekilde ücretsiz olarak ulaşabilecek.

Türkiye’nin öncü şirket toplulukları arasında yer alan Bilkent Holding’e bağlı Tepe Güvenlik, Koronavirüs (Covid-19) salgınında risk grubu içerisinde yer alan 65 yaş üstü bireylerin ve sağlık çalışanlarının güvenliği için örnek bir uygulama başlattı. Sektörde öncülük ettiği hizmetlerle hayatı kolaylaştırmayı amaçlayan Tepe Güvenlik, bu kapsamda en son olarak 65 yaş üstü bireyler ve tüm sağlık çalışanları için ücretsiz bir uygulamaya imza attı. Bu kapsamda 65 yaş üstü bireyler ve tüm sağlık çalışanları ile Tepe Güvenlik kullanıcıları; “Tepe Güvenlik Mobil” uygulamasında sunulan “panik”, “ambulans” ve “itfaiye” butonları aracılığıyla, söz konusu acil yardım hizmetlerinden 3 ay süreyle ücretsiz faydalanabilecekler. Uygulama sayesinde 65 yaş üstü bireyler, güvenliklerini tehdit eden bir olayla karşılaştıklarında, bir sağlık sorunu yaşadıklarında herhangi birinden yardım almak adına evlerinden çıkmadan ambulans ve itfaiye yardımından ya da kolluk güçlerinin desteğinden faydalanabilecekler.

Tepe mobil acil durum butonları

Geliştirilmiş içeriği ile güvenlik hizmetlerini cep telefonuna taşıyan uygulama, kullanıcıların hayatını kolaylaştırdığı gibi kullanıcılara ekstra güvenlik ve konfor da sunmayı amaçlıyor. Söz konusu hizmetlerden faydalanılması için öncelikle tüm kullanıcıların Tepe Mobil uygulamasını APP Store ve Play Store aracılığıyla cep telefonlarına indirmesi gerekiyor. Uygulamanın güncel sürümünü Play Store veya APP Store’dan indirdikten sonra uygulamayı açıp ‘Mobil Acil Durum Kullanıcısı Oluştur’ adımından bilgilerini doldurarak talebini ileten kullanıcılar en kısa sürede Tepe Güvenlik müşteri hizmetleri yetkilisi tarafından aranıyor ve yetkilinin yönlendirmeleri sonucu gerekli işlemlerin tamamlanmasıyla uygulama aktif hale geliyor. Uygulamada; “panik”, “ambulans” ve “itfaiye” başlıkları altında üç adet acil durum butonu yer alıyor. Söz konusu hizmetlerden yararlanabilmek için, mobil uygulama üzerinden “panik sinyali”, “ambulans sinyali” ve “itfaiye sinyali” butonlarına basılarak ya da IOS işletim sistemi kullanıcıları için sağa doğru kaydırılarak aktif hale getirilmesi gerekiyor. Daha sonra ise butonların aktif hale getirildiğini aktaran bir uyarı mesajı çıkıyor ve kullanıcıların onayı talep ediliyor. Onayın ardından kullanıcılar bu hizmetlerden faydalanabiliyor.

Destek taleplerini Alarm İzleme Merkezi iletiyor

Hizmetler ise aşama aşama şu şekilde ilerliyor; kullanıcılar, panik butonu acil durum hizmetini kullandığında Tepe Alarm İzleme Merkezi devreye giriyor ve kullanıcı tarafından alarm durumunda ulaşılması istenilen kişiler, sırasıyla merkez tarafından aranıyor. Alarm merkezi; ilk ulaşılan kişiye kolluk kuvvetlerinin desteğini talep edip etmediklerini soruyor ve talebe göre kayıtlı ya da belirtilen başka bir adrese kolluk kuvvetlerini yönlendiriyor. Kullanıcıya da kolluk kuvvetlerinin belirtilen adrese yönlendirildiğine dair mesaj gönderiliyor. Kullanıcılar ambulans ya da itfaiye butonu acil durum hizmetini kullandığında da süreç aynı şekilde ilerliyor. Ayrıca söz konusu mobil uygulamanın panik butonu özelliği akıllı saatler üzerinde de kontrol edilebiliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.